|
Picasa Slayt ve Fotoğraf Programı
En Güzel
Paylaşımlar İçin Mail Grubumuza Üye Olun
ROMAN
ÖZETLERİ- 2
|
Mustafa Kemal
Atatürk (1881-1938)
Nutuk
|
|
1
Tür: Söylev (Nutuk)
Doğan Kitap
Beda
Yayınları
Kar Yayınları
İnkılap
Kitabevi
Alfa Yayınları
Karanfil Yayınları
Say Yayınları
Emre Yayınları
Sayfa Sayısı: 280-650
ISBN: |
Nutuk, Mustafa Kemal'in 15-20 Ekim 1927 tarihleri
arasında ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi binasının
salonunda milletvekillerine hitaben yaptığı,
aralıklı olarak altı gün ve toplam otuz altı saat
süren konuşmanın metnidir. Gazi bu uzun ve ayrıntılı
konuşmasıyla, 19 Mayıs 1919'da başlayan Ulusal
Kurtuluş Savaşımızın hangi koşullar içinde
yapıldığını, Cumhuriyetimizin nasıl kurulduğunu
anlatır ve sayısız belgeye dayandırdığı bu tarihi
konuşmasının sonunda, elde edilen başarıyı Türk
gençliğine emanet eder. Nutuk, bu özellikleriyle
yakın tarihimizi aydınlatan, eşsiz bir belgedir.
1919 yılı Mayısının Ondokuzuncu
Günü Samsun'a çıktım. Ülkenin genel durumu ve
görünüşü şöyleydi:
Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu grup, 1. Dünya
Savaşı'nda yenilmiş, Osmanlı Ordusu her tarafta
zedelenmiş, şartları ağır bir ateşkes anlaşması
imzalanmış, Büyük Savaş'ın uzun yılları boyunca
millet yorgun ve fakir bir durumda. Milleti ve
memleketi 1. Dünya Savaşı'na sürükleyenler, kendi
hayatlarını kurtarma kaygısına düşerek memleketten
kaçmışlar. Saltanat, Hilafet makamında oturan
Vahdettin soysuzlaşmış, şahsını ve bir de tahtını
koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler
araştırmakta.
....
|
|
Abbas Sayar
(1923–1999)
Yılkı Atı
|
|
2
Tür: Roman
Ötüken
Neşriyat
Sayfa Sayısı: 112
ISBN: 975-437-406-6 |
"Güçlü, hırslı bir at kişnemesi ovanın dört bir
yönüne dağıldı. Dağınık düzen otlayan sekiz on at
başlarını kaldırdılar ve kulaklarını diktiler. (…)
İçlerinde güçlü, kuvvetlileri vardı. Kimi kahra
uğramış zavallı, kimi yılkının alışığı…"
"hesaptan düşülmüş, defterden silinmiş"
roman kahramanı Doru Kısrak’ın yılkıya bırakılma
öyküsü ve Orta Anadolu’nun ağır kış doğasında yaşama
mücadelesi, halk dilinin zengin sözcük ve
deyimleriyle işlenerek, şiirsel bir anlatımla
ölümsüzleştirilmiş, eşsiz bir yapıt olan \"Yılkı
Atı\"; Abbas Sayar’ın,
Sekili’de çiftçilik
yaptığı yılların gözleminden yola çıkılarak yazılmış
ilk romanıdır.
1971 yılında TRT Roman Başarı ödülünü alan, çok
geniş okur çevresi olan \"Yılkı Atı\" romanını
severek okuyacaksınız
|
|
Yakup Kadri
Karaosmanoğlu (1889–1974)
Kiralık Konak
|
|
3
Tür: Roman
İletişim Yayınları
Sayfa Sayısı: 232
ISBN: 9754700087
|
İmparatorluğun çöküş çanlarının sesi işitilirken
kuşaklar arasında farklılaşan değer yargılarının,
yaşam biçimlerinin çatışmasını sergileyen bir roman.
Seniha-Faik-Hakkı Celis
üçgeni. Tedirgin, yerleşememiş insanlar topluluğunun
ortak ruh halleri, aranan nedenler, bulunan farklı
gerekçeler.
|
|
Yakup Kadri
Karaosmanoğlu (1889–1974)
Yaban
|
|
4
Tür: Roman
İletişim Yayınları
Sayfa Sayısı: 214
ISBN:
9754700060
|
Kendi dönemi içindeki gerçekçilik anlayışına uygun
olarak yazılmış olan Yaban'da Yakup Kadri, I. Dünya
Savaşı'nın bitimiyle birlikte Sakarya Savaşı'nın
sonuna kadar olan sürede bir Anadolu köyünde,
köylüleri, köyün durumunu, Milli Mücadele'ye ilişkin
tavırlarını bir aydının gözüyle
verir.
Millî Mücadele sırasında Orta Anadolu’da bir köy.
Tanzimat aydınının sosyo-psikolojik
özelliklerinin uzantılarını taşıyan Ahmet Celal.
Kendini kurtarıcı olarak gören, halkı eğitmeyi (ya
da adam etmeyi) görev edinmiş, kafasında yarattığı
gerçekle yaşanan gerçeğin çatışması sonucu
“yaban”laşan tipik aydındır. Yaban için 'bu eser
benliğimin çok derinlerinden adeta kendi kendine
sökülüp, koparak gelmiş bir şeydir ' diyen yazar, bu
romanda ortaya koyduğu birçok soruna daha sonra
yazacağı Ankara'da cevap bulmaya çalışacaktır.
|
|
Sabahattin Kudret
Aksal (1920–1993)
Gazoz Ağacı
|
|
5
Tür: Hikâye
Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı: 248
ISBN:
975-363-261-4
|
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan 100
Temel Eser arasında yer alan Gazoz Ağacı, çağdaş
öykücülüğümüzün en önemli isimlerinden Sabahattin
Kudret Aksal'ın
ustalığını gösteriyor. Sabahattin Kudret Aksal,
şairliği ve oyun yazarlığı yanında, çağdaş
öykücülüğümüzün yazık ki az yazmış. Ama her
yazdığında belli bir dil ve üslup kalitesini
titizlikle korumayı bilmiş, alçakgönüllü ustası.
Ustalığı, öykülerini topladığı iki kitabının önemli
ödüller almasıyla da belgelenmiş durumda; "Gazoz
Ağacı" 1955 Sait Faik Hikâye Armağanı'nı, "Yaralı
Hayvan" ise 1957 Türk Dil Kurumu sanat armağanı'nı
kazanmıştı.
|
|
Sabahattin Ali
(1907–1948)
Kuyucaklı Yusuf
|
|
6
Tür:
Roman
Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı: 216
ISBN: 975-08-0001-x |
"Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye
hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu.
Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için
büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey
değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar
sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf'un
hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi.
Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını
biliyordu, fakat Muazzez olmadan bunu aramaya
muktedir olamayacağını sanıyordu."
Kuyucaklı Yusuf Türk edebiyatının belki de en
romantik kahramanıdır. Hayatın ve insanların
zalimliği karşısındaki naif duruşu ile bir yandan
trajik bir sona ilerlerken, bir yandan da yaşadığı
lirik aşk hikâyesinin kahramanı olarak edebiyat
tarihinde yerini almıştır.
|
|
Kemal
Bilbaşar (1910–1983)
Cemo
|
|
7
Tür: roman
Sayfa Sayısı: 232
ISBN: 9750702689 |
Cumhuriyet'in ilk yılları... Doğu Anadolu'nun yaman
coğrafyasında, aman vermez havasında, bin bir
oyunuyla insanı coşturan, yoran doğasında yaşayan
bir söylence Cemo. Kömür
gözleri ocak alevi gibi yanan, kara saçları gök
ışıltıları taşıyan, çatıldığında hançere dönüşen
kaşlarıyla yürek yakan Cemo.
Başı eğdirilemeyen, Nuh dedi mi peygamber demeyen
Cemo, insanlarına da,
hayatına da dişiyle, tırnağıyla sahip çıkan yiğit
bir kadın. Doğu Anadolu'da bir masal gibi geçen
hayatıyla edebiyatımızın simge isimlerinden biri.
Kemal Bilbaşar'ın ağalık
düzenindeki insanları, aşiret törelerini,
inançlarını, yaşama biçimlerini olanca gerçekliğiyle
yansıtan bir dille yazdığı Cemo,
unutulmaz roman kahramanları arasında yer almış
biri. Bir direnişin son romanı.
Türk Dil Kurumu 1967 Roman Ödülünü
kazandı
|
|
Halide
Edib Adıvar (1884–1964)
Sinekli Bakkal
|
|
8
Tür: Roman
Özgür yayınları
Sayfa Sayısı: 156
ISBN: 9754471053 |
Halide Edib Adıvar'ın en
ünlü romanı, önce 'The
Clown
and His
Daughter', 'Soytarı ile
Kızı' adıyla 1935 yılında, Londra'da yayımlanmıştı.
Türkçe ilk basımı 1936'da İstanbul'da yapıldı.
Birçok yabancı dile çevrilen yapıt 1942'de CHP Roman
Armağanı'nı kazandı.
"İlk okuyuşumda, Sinekli
Bakkal’ı bir masal-roman gibi okumuş olmalıyım.
Öylesi coşkun tatlar anımsıyorum."Sinekli Bakkal,
kuşaktan kuşağa, bütün roman severleri adeta
büyülemiş bir romandır. Bu eserde romancı, bir yasam
boyu ödeştiği Doğu-Bati sorununa, kültürün, sanatın
eşiğinde sentezci yordamlar aranır.
"Fonda, II. Abdülhamit
dönemi ve imparatorluk başkenti İstanbul. Bir
İstanbul sokağı ki, bugün yerinde yeller esiyor. Ama
Halide Edib Adıvar’ın
klasikleşmiş denebilecek tasviriyle o sokağı
gönlümüzde yine hissediyoruz.
"Bir genç kız, Rabia. Bir müzisyen,
Peregrini. Bir Mevlevi
dedesi, Vehbi Dede. Alaturka ve alafranga musiki...
Bunlar hepsi el ele verince, istibdada bile karşı
çıkış yolu bulunamaz mı?! "İddiasını bugün de bütün
inceliğiyle
koruyan bir roman..."
Selim İleri
|
|
Refik Halit Karay
(1888 – 1965)
Gurbet Hikâyeleri
|
|
9
Tür: Hikâye
İnkılap Kitapevi
Sayfa Sayısı: 79
ISBN: 9751001064 |
Güneş çoktan batmıştı; fakat çiftlik gene, sabah
oluyormuş gibi, coşkunluğunu kaybetmeyen bir
aydınlık içinde, kuş cıvıltılarıyla dolu, gölgesiz,
üzüntüsüzdü.
Sıcak iklimlerin akşamlarında, aslında bizim
sabahları duyduğumuz bir gönül açıklığı daha
doğrusu, bir yaşama, rahata giriş mutluluğu
vardır.
(Kitabın İçinden)
|
|
Refik Halit Karay
(1888 – 1965)
Memleket Hikâyeleri
|
|
10
Tür: Hikâye
İnkılap Kitapevi
Sayfa Sayısı: 192
ISBN: 9751001064 |
Memleket Hikâyeleri Türk edebiyatında Anadolu'nun
ilk hakiki hikâyeleridir. Anadolu "Memleket
Hikâyeleri’nde bütün gerçek varlığı ve iç dünyasıyla
karşımıza getirilmiştir.
( Boğaz içinin Anadolu kıyısındaki ıssız, bayır ve
yarı boş köylerinden birinde bir akşamüstü Hayrullah
efendi evini düşünerek bayırı çıkıyordu. Tam evine
yaklaştığı anda anlına bir silah dayandı ve bir ses;
- Cüzdanını ver dedi. Hayrullah Efendi de mecburen
cüzdanını verdi. Cüzdanda yedi yüz elli bin olduğuna
rağmen hırsız beş bin aldı ve cüzdanı yere attı.
Sonrada oradan koşarak ayrıldı. Hayrullah Efendi de
meraklandı ve hırsızın peşine düştü. Bir bakkala
kadar izledi.) (Kitabın İçinden)
|
|
Memduh Şevket Esendal
(1883–1952)
Ayaşlı ile Kiracıları
|
|
11
Tür: Roman
Sayfa Sayısı: 248
ISBN:
9754940517 |
'Memduh Şevket Esendal Bütün Eserleri'
dizisinin ilk kitabı olan 'Ayaşlı ile Kiracıları',
yazarın en önemli yapıtlarından biridir. 1946 CHP
Roman Ödülü'nü de alan yapıtta Memduh Şevket Esendal,
cumhuriyetin ilk yıllarındaki Ankara'dan bir kesit
sunar. Eğitimleri, uğraşları, dünya görüşleri farklı
insanların ilişkilerini büyük bir ustalıkla
sergiler; onların kişiliklerinde, dönemin bütün
özelliklerini yansıtır. Memduh Şevket Esendal,
Ayaşlı ile Kiracıları'nda olduğu gibi diğer
romanlarında ve öykülerinde de, bireysel öğelerden
bir bütüne ulaşmanın en güzel örneğini verir. Yalın
ve akıcı bir dili vardır. Haklı olarak yazın
tarihimizde önemli bir yer edinmiştir.
|
|
Ahmet Hikmet
Müftüoğlu (1870–1927)
Çağlayanlar
|
|
12
Tür: Hikâye
Ötüken
Neşriyat
Sayfa Sayısı: 144
ISBN: 975-437-090-7 |
"Çağlayanları bir kitap tanıtma yazısının bilinen
ölçülerine göre inceleyip, değerlendiremem; elimden
gelmez. Sırf aklının sağlamlığına güvenip yazanın
noksanını bulmak güç değildir, yalnız öğrendiğini
satanın yanlışını yakalamak daha da kolaydır. Ama
aşk ile coşan bir Çağlayanın sürükleyici gücüne
karşı kim durabilir! Müftüoğlu
Ahmet Hikmet, sanki bir kitap yazmamış da
sayfalarının arasına yüreğini yerleştirmiş. Hâlâ
diri bir yürek, hâlâ büyük bir yürek! Öyle bir yürek
ki, katıksız bir imanın beslediği ölümsüz ve kocaman
bir sevgi ile çarptığını hâlâ duyabilirsiniz; azıcık
bir kabiliyetiniz kalmışsa, ıstırabı ile hâlâ
tutuşabilirsiniz; Böyle bir kitap için ne yazılır,
hele bencileyin bir garip ne yazabilir... Hiç!..
Sadece okunmasını isterim."
(Galip Erdem)
|
|
Hüseyin Rahmi
Gürpınar (1864- 1944)
Kuyruklu Yıldız
Altında Bir İzdivaç
|
|
13
Tür:
Roman
Özgür yayınları
Sayfa Sayısı: 376
ISBN: 9754470456 |
Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç (Evlenme)'de
1910 Halley kuyruklu
yıldızının dünyaya yaklaşmasıyla, bu olayın
İstanbul'da yarattığı heyecan anlatılır. Yazar bu
olayı eğlendirici bir anlatımla verirken, bilimin ve
düşüncenin savunmasını da yapmaktadır.
|
|
Halide
Edib Adıvar (1884–1964)
Mor Salkımlı Ev
|
|
14
Tür: Roman
Özgür yayınları
Sayfa Sayısı: 301
ISBN: 9754470766 |
Mor Salkımlı Ev, yakin
tarihimizin ruh iklimini anlamak, kavramak ve o
iklimde yasamak açısından essiz bir ani kitabidir.
Burada Halide Edib,
kendi çocukluğunu, yetişme yıllarını, ilk
yazılarını, ilk evliliğini, esinden ayrılışını,
Milli Mücadele'ye hangi sebeplerle başlandığını
kaleme getirirken; bir yandan da imparatorluğun son
dönem peyzajını çizer.
Bu eser, 'Hürriyet
İmtihanı’ndan kim bilir kaç kez alnının akıyla
geçmiş bir yazarın, o hürriyet imtihanına savruluş
çağını dile getirmektedir."
Selim
İleri
|
|
Reşat Nuri Güntekin
(1889–1956)
Çalıkuşu
|
|
15
Tür: Roman
İnkılap Kitapevi
Sayfa Sayısı: 408
ISBN:
9751000122 |
ÇALIKUŞU, Reşat Nuri
Güntekin'in en yaygın ününü kazandığı ilk romanı.
Romanda, iyi öğrenim görmüş bir İstanbul kızının,
Anadolu'nun çeşitli köy ve kasabalarında öğretmen
olarak yaşadığı serüven anlatılır. Dekorun yer
yer büyük bir güç
taşımasına karşın, Çalıkuşu duygusal bir sevgi
öyküsüdür. Serüven yönü ağır basan bu romanda,
kişilerin duygu dünyaları, ülke gerçeklerinden
soyutlanmadan verilir. Çalıkuşu, her yaştan insanın
rahatlıkla okuyup sevebileceği önemli
romanlarımızdan biridir. Feride, güzel insanların
sevgilisidir. Çalıkuşu bir ışıktır...
|
|
Reşat Nuri Güntekin
(1889–1956)
Anadolu Notları
|
|
16
Tür:Seyahat
(Gezi yazısı)
İnkılap Kitapevi
Sayfa Sayısı:287
ISBN: 9751002850 |
Reşat Nuri Güntekin'in, Anadolu'nun sosyal
ve kültürel hayatıyla ilgili çeşitli gözlemleri.
Yazar, Milli Eğitim Bakanlığı Müfettişliği
sırasında, uzun yıllar boyu Anadolu'da yaptığı
gezilerin sağladığı gözlemlerinden bir bölümünü bu
kitapta toplamıştır. Özellikle Anadolu'da sık
sık rastlanan tuluat
tiyatrolarına da değinilen kitap, yazarın çeşitli
yazılarından oluşuyor.
|
|
Peyami Safa
(1899–1961)
Fatih Harbiye
|
|
17
Tür: Roman
Ötüken
Neşriyat
Sayfa Sayısı: 128
ISBN:
975-437-023-0
|
Yazar bu romanında Tanzimat` tan kopup gelen, Millî
Mücadelede ve sonraki yıllarda alevlenen batılılaşma
hareketlerinin Türk tipindeki ve cemiyetindeki
etkilerini incelemektedir. |
|
Peyami Safa
(1899 – 1961)
Dokuzuncu Hariciye
Koğuşu
|
|
18
Tür: Roman
Alkım Yayınevi
Ötüken
Neşriyat
Sayfa Sayısı: 124 -110
ISBN: 9756363827 |
Roman, yalnız ve hasta bir çocuğun
ızdırabını, çocukça
aşkını ve kıskançlığını; mutlu olmak isteyen bir
genç kızın temiz sevgisini; inanmak arzusu bütün
benliğini saran bir insanın kuruntularını ve çıplak
hastane duvarı gerisindeki hıçkırıklarını anlatır.
İnsanın ruhuyla bedeni arasındaki korkunç
ilişkiyi anlatıyor Peyami Safa. Mutlulukların ve
felaketlerin bu derece kuvvetli anlatılabilmesi
unutulmaz klasikler arasına sokuyor bu kitabı. Çünkü
sevildiğini hissetmenin yarattığı mucizeler var bu
sayfalarda.
|
|
Kemal Tahir
(1910 – 1973)
Esir Şehrin İnsanları
|
|
19
Tür: Roman
İthaki
Yayınları
Sayfa Sayısı: 464
ISBN: 9752730760 |
'Esir Şehir Üçlemesi'
edebiyatımızın güçlü
ve klasikleşmiş ismi Kemal Tahir'in
başyapıtlarındandır. Her büyük ve klasik yapıt gibi,
bir ya da birden çok
problematiği mükemmel bir biçimde işleyen bu
nehir roman dizisinin ilk kitabı olan 'Esir Şehrin
İnsanları'nda Kemal Tahir, Mütareke Dönemi Osmanlı
aydınının ve İstanbul'unun destansı direnişinin ve
mücadelesinin benzersiz bir fotoğrafını çekmektedir.
Kurtuluş Savaşı öncesinin anlatıldığı pek
çok roman yazılmıştır kuşkusuz, ama hiçbiri bu denli
edebi ve ölümsüz olamamıştır.
'Türkiye'yi, Türkleri sahiden tanımak
isteyen yerli yabancı herkes Kemal Tahir'i okumak,
anlamak zorundadır.' (Halit
Refiğ)
|
|
Cevat
Şakir
Kabaağaçlı (Halikarnas
Balıkçısı)
(1890 – 1973)
Aganta
Burina
Burinata
|
|
20
Tür: Roman
Bilgi Yayınevi
Sayfa Sayısı: 208
ISBN: 9754941882 |
'Balıkçılar, sünger avcıları, dalgıçlar,
gemiciler...
Halikarnas Balıkçısı'nın hikaye ve
romanlarıyla gelen bu tipler, sadece edebiyata ilk
kez geldikleri için ilginç değillerdir. Balıkçı,
denize bağlı olarak, güzelliği, özgürlüğü,
başkaldırıyı, insanoğlunun geçmişteki ve gelecekteki
arayışlarını, kayıplarını, bunalımlarını,
korkularını, ışığı kırar gibi kendiliğinden
alabildiğine etkin bir anlatımla ortaya koyarak,
çağdaş insancıl bakışla eski uygarlıklar arasındaki
bağları göstermiştir.'
|
|
Sait Faik Abasıyanık
(1906 – 1954)
Kumpanya /
Kayıp
Aranıyor
|
|
21
Tür: Hikâye
Bilgi Yayınevi
Sayfa Sayısı: 240
ISBN: 9754941211 |
Bu kitap, Sait Faik'in, üç öyküden oluşan
'Kumpanya' kitabıyla, roman diyebileceğimiz uzun
soluklu bir öykü olan 'Kayıp
Aranıyor'u bir arada okuma şansını veriyor.
Tuluat tiyatrolarımızın, bütün yönleriyle
anlatıldığı 'Kumpanya'daki diğer iki öykü, toplumsal
eleştiri, insanın değeri üzerinde bazı tartışmalar
ve Grenoble yaşamından
alınmış görüntülerle örülmüştür.
'Kayıp Aranıyor'da;
yalansız, dolansız, özgür bir yaşayışı özleyen;
çevresine, törelere önem vermeyen ve mutluluğu
arayan Nevin'in yaşamı, bir bakıma
Sait Faik'in
yaşamıdır. Nevin, bulamadığı mutluluğun ardında
geçen yaşamından, kayıplara karışarak kurtulur. Sait
Faik de ölümle uzaklaşmıştır bu arayıştan.
|
|
Samim
Kocagöz (1916–1993)
Kalpaklılar
|
|
22
Tür: Roman
Dünya Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 352
ISBN: |
Kalpaklılar, Samim Kocagöz’ün
Kurtuluş Savaşımızı destansı bir dille anlattığı,
tarihimizin önemli bir bölümüne tanıklık eden
yaşamış kahramanların da yer aldığı belgesel bir
roman.
Doludizgin’le bir bütün oluşturan
Kalpaklılar’da Kurtuluş
Savaşı, İzmir’in işgalinden başlanarak anlatılıyor.
Bağımsızlık hareketi, iç ayaklanmalar,
Kuvayı Milliye ruhu,
Kurtuluş Savaşı’nın örgütlenme evresi
Kalpaklılar’da; sonraki
zorlu dönem ise Doludizgin’de veriliyor.
Kocagöz, çocukluğunun bu
zor günlerini sadece kendi çocuk gözüyle
değerlendirmemiş; Kalpaklılar’ı
belgelere dayandırarak ve tanıklardan dinleyerek
oluşturmuştur.
Kurtuluş Savaşı’nda, Kuvayı
Milliyecilerin sembolü
durumuna gelen 'kalpak', Samim
Kocagöz’ün romanına ad olmuştur; çünkü
Kurtuluş Savaşı serüveninin ayrıntılarıyla işlendiği
bu romanın ana izleklerinden olan Kemalistlerle
padişah yanlıları, başlarındaki sarık veya kalpakla
birbirinden ayırt edilirmiş.
Kocagöz’ün böyle güçlü bir simgeyle
adlandırdığı romanı, okuyucuya her satırda tarihin
sayfalarını yavaş yavaş
açarken gösterilen özeni ve duyarlılığı hissettirir.
Böylece Kurtuluş Savaşı anıları, Samim
Kocagöz’ün elinde her
yönüyle işlenilen destansı bir romana dönüşmüştür.
'Samim Kocagöz’ün asıl
başarısı, birbirini tamamlayan sayısız olayı romanın
gelişimi içinde birbirine bağlayarak kimi savaş
sahnelerinde, ‘ateş hattı’ndaki insanı kişi olarak
da koyabilmesidir.' (Şükran
Kurdakul)
|
|
Bahaettin
Özkişi
(1928–1975)
Sokakta
|
|
23
Tür: Roman
Ötüken
Neşriyat
Sayfa Sayısı: 152
ISBN: 9754370087
|
'Sokakta',1975 yılı 'Peyami Safa Roman Yarışması'nda
'Başarı Ödülü' almış bir eser.
Konusunu geçtiğimiz son yüzelli
yıldan alan bu kitapta, aldatılmış insanlığın
hikâyesi, bir kenar sokakta meydana gelen olaylara
anlatılmaya çalışılmış. Şu var ki, karamsar değil
yazar. Sanki, birbirine zıt kuvvetlerin ortaya
çıkaracağı mutlulukları inançla bekliyor.
|
|
Necati Cumalı (1921 -
)
Tütün Zamanı
|
|
24
Tür: Roman
Çağdaş Yayınları
Sayfa Sayısı: 255
ISBN: |
Edebiyatın her dalında verdiği
birbirinden başarılı ürünlerle Çağdaş Türk Sanatının
önde gelen adlarından biri olan "Necati Cumalı",
"Tütün Zamanı" genel adı altında düşündüğü üçlünün
ilk romanı "Zeliş"te
çarpıcı bir aşk öyküsünü eksen alarak tütün
ekicilerinin özel yaşayışlarını yansıtıyor. Romanın
yayınlandığı günden beri aşkını, aile çevresine
bütün bir kasaba halkına karşı, tek başına,
cesaretle savunan "Zeliş"
Türk Edebiyatının en sevilen kadın kahramanlarından
biri oldu. 1960'ta sinemaya 1973'te televizyona
aktarılan "Zeliş",
arkası yarın programına uygulanarak Türkiye
radyolarında tekrar tekrar
yayımlandı.
|
|
Tarık Buğra
(1918–1994)
Küçük Ağa
|
|
25
Tür:
Roman
İletişim Yayınları
Sayfa Sayısı: 479
ISBN: 9750501985 |
Küçük Ağa, Kurtuluş Savaşı yıllarında, siyasal karar
ve tartışma merkezlerinin uzağında,
Kuvvacı/Millici denilen,
ama ne oldukları, neyi temsil ettikleri pek
bilinmeyen birilerinin açtığı savaşa katılıp
katılmamanın vebalini tartarak bir karar verme
durumunda kalan insanları anlatır. Asırlardır sadece
“halife-i ruyi zemin”in,
padişahın açtığı sancağın altında savaşılacağı bilgi
ve inancıyla yaşamış taşra insanlarının,
halife-padişah çağrısının yokluğunda ve işgal
haberleri yayılırken yaşadıkları ikilemlerin, açmaz
ve iç çalkantıların, kendileri ve kaderlerine sahip
çıkma hakkında yeniden düşünmek zorunda kalışlarının
hikâyesidir. Tarık Buğra’nın kendi deyişiyle Küçük
Ağa, destanlara yakışır bir konuyu ele almasına
rağmen, destan değil, gerçekliği anlatan bir
romandır. İttihatçıların ve
Kuvvacıların değil, inanç ve gelenek
kalıtıyla baş başa, ilk kez kendisi ve kendi adına
geleceği için karar vermeye çalışan bir ahalinin
“kahraman”ı olduğu bir roman. Şimdilerde Küçük
Ağa’yı okumak, güncelliğini bir kez daha kazanmış
bir öyküyü, sorunsalı yeniden okumak demektir
|
|
Fakir
Baykurt (1929–1999)
Kaplumbağalar
|
|
26
Tür: Roman
Adam Yayınları
Sayfa Sayısı: 352
ISBN: 975-418-402-x
|
Kaplumbağalar Türk köylüsünün yaratıcı
gücüne inancın romanıdır; hiç sürülmemiş, üzerinde
ot çöp kalmamış, pur
taşlarıyla dolu topraklarda bağ yetiştirenlerin
(...) Bozkırın rengini değiştirenlerin romanı...
Fakir Baykurt köylülerin
yaratıcı gücünü gösterebilmek için, kavganın
tabiatla insan arasında olmasına özellikle önem
vermiş; köylülerin 'kara toprağın rengini
değiştirmek' için giriştikleri mücadelede bir
sınırlayıcı güçle karşılaşmamalarını istemiş. Alevi
köyünü seçmesi sanırım bundan: Ağa da yok. Egemen
güçlerin temsilcisi, çıkar koruyucusu bir muhtar da
yok; Muhtar Battal, köylülerin ortak çıkarları için,
köylülerle birlikte çalışan herhangi bir köylü.
|
|
Orhan
Hançerlioğlu
(1916–1991)
Bordamıza Vuran Deniz
/ Yedinci Gün
|
|
27
Tür: Roman
Remzi
Kitabevi
Sayfa Sayısı: 192
ISBN: 9751407281 |
Bordamıza Vuran Deniz
Antep'ten İstanbul'a göçen bir ailenin beş
çocuğundan her biri, aradan geçen yirmi beş yıl
içinde, kendine farklı bir hayat yolu çizmiştir.
Kardeşlerden yalnızca Sedat ve Vedat kendi
özkimliklerini sorgular,
ikisi de benlik yitimine karşı kendi yöntemleriyle
mücadele ederler... Ama aralarından biri,
mücadeleden kendi isteğiyle vazgeçecektir...
Yedinci Gün
Ömer, Bakanlıkta Müsteşar'a bağlı olarak
çalışmaktadır. Düzenli bir hayatı vardır. Ama
öldürücü rutinlikten sıkılmakta, adeta
boğulmaktadır. Ve bir gün Müsteşar'ın suratını üç
yumrukta darmadağın edip, İstanbul uçağına tek gidiş
bir bilet alır. Uçak bulutların üzerinde
yükselirken, Ömer'in önünde çok farklı bir kimliğin
kapıları aralanmaktadır. (Arka Kapak)
|
|
Cahit Uçuk (1909–2004)
Türk İkizleri
|
|
28
Tür: Roman
Bilge Kültür Sanat
Sayfa Sayısı: 270
ISBN: 9758509500 |
Kitabın kapağını açar açmaz bir sevgi ve güzellik
bulutu sizi sarıveriyor. Anadolu'nun şirin bir
köyünde yaşayan babasızlığın ezikliğini kalplerinde
duyan ama hayata dört elle sarılan ikiz kardeşler
Durak ve Parlak'ı tanıyıp da sevmemek mümkün mü?
Fatma bibi ve ikizlerin hikâyesi böylesine güzel,
böylesine seçkin ki, ülkemiz sınırlarını aşıp dünya
edebiyatına mal olmuş.
Hepimizin böyle sıcak, sevgi ve dostluk yüklü
satırları okumaya ihtiyacı var. Hele tatlı bir
sürprizle sona eriyorsa...
'Milletlerarası Andersen
Çocuk Kitapları Ödülünün şeref listesinde iki yıl
önce Eflatın Cem
Güney'in 'Açıl Sofram Açıl' adlı masalı, bu yıl da
Cahit Uçuk'un 'Türk İkizleri' adlı romanı yer
aldılar. Büyükler için yazılan romanlarımızın
hiçbiri böyle, milletlerarası ödüller kazanamazken,
iki çocuk kitabının ardı ardına şeref listesinde yer
almasını büyük bir 'kültür zaferi olarak
selamlamalıyız.
Vedat Nedim Tör-Tercüman
Gazetesi,1958
'Türk İkizleri' İngiltere'de ve bütün İngilizce
konuşan memleketlerde okunuyor. 1958'de Avustralya
Milli Eğitimi tarafından okul eğitim öğretimi için,
radyo-televizyon yayınları programına da alınmıştır.
Son zamanlarda 'Türk İkizleri'nin
Münih'de
The
National Section
for
the Hans
Christian
Andersen -
Award teşkilatı
tarafından açılan yarışmada 'Onör=Şeref'
ödülü aldığı bildiriliyor.
|
|
Rıfat Ilgaz
(1911–1993)
Karartma Geceleri
|
|
29
Tür: Roman
Çınar Yayınları
Sayfa Sayısı: 219
ISBN: 9753480245 |
Karatma Geceleri, 1944 lerin
İstanbul unda, Alman milliyetçiliğinin arttığı,
dünyayı ateşe veren savaşın kapımıza dayandığı
günlerde, hakkındaki iki tutuklama kararıyla
İstanbul sokaklarına sığınan bir kişinin serüven
dolu yaşamını anlatıyor. Karartma Geceleri, Rıfat
Ilgaz’ın anılarından kaynaklanır ama, bir anı-roman
değildir. Anılar harmanlanıp bir zaman kurgusunda
yeniden oluşturulmuştur. Yurdumuzda ve uluslararası
yarışmalarda birçok birincilik ödülü alan Karatma
Geceleri’nin filmi de, romanı kadar büyük bir ilgi
görmüştür. ...
|
|
Aziz Nesin
(1915–1995)
Yaşar Ne Yaşar Ne
Yaşamaz
|
|
30
Tür: Roman
Adam Yayınları
Sayfa Sayısı: 344
ISBN: 975-418-094-6 |
Yaşar Yaşamaz adlı bir kişinin
küçüklüğünde nüfusluğundaki bir hatadan dolayı
başından geçen garip olayları anlatıyor. |
|
Yaşar Kemal (1926 -)
İnce
Memed 1
|
|
31
Tür: Roman
Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı: 436
ISBN: 975-08-0714-6 |
Otuz iki yıllık bir zaman diliminde yazılan İnce
Memed dörtlüsü, düzene
başkaldıran Memed’in ve
insan ilişkileri, doğası ve renkleriyle Çukurova’nın
öyküsüdür. Yaşar Kemal’in söyleyişiyle “içinde
başkaldırma kurduyla doğmuş” bir insanın, “mecbur
adam”ın romanı.
Abdi Ağa’nın zulmüyle köyünü terk etmek zorunda
kalan Memed, Ağa’nın
yeğeniyle evlendirilmek üzere olan
Hatçe’yi kaçırır. Abdi
Ağa’yı yaralayan, yeğenini de öldüren
Memed eşkıya Deli
Dudu’ya katılır, ancak kıyıcılığına katlanamadığı
Deli Dudu’dan iki arkadaşıyla birlikte ayrılır.
Memed, sıradan bir köy
çocuğuyken, zulmedenler için eşkıyaya, köylüler
içinse bir kurtarıcıya dönüşür.
“Bir yaşam biçimini bir halkın portresi olarak
böylesine veren bu romandan daha iyisi yazılamazdı.”
The
New York Times
Book
Review, (A.B.D.)
“Şaşırtıcı, orijinal bir kitap.”
Sunday
Times, (İngiltere)
“Epik boyutlara ulaşan ve muhteşem bir sona ulaşmak
için hız kazanan öyküye kendinizi kaptırıyorsunuz.”
Sunday
Times, (İngiltere)
“Yaşar Kemal, şaşılacak ölçüde yaratıcı.”
The
Bookseller, (İngiltere)
“Yaşar Kemal, karakterlerini unutulmaz, seçkin ve
gerçek hayattan daha da gerçekçi kılan detay
zenginliği ile Rus edebiyatının kalitesine
ulaşıyor.”
Sunday
Telegraph, (İngiltere)
|
|
Orhan Kemal (1914–1970)
Eskici Dükkânı
|
|
32
Tür: Roman
Epsilon Yayınevi
Sayfa Sayısı: 374
ISBN: 9753316607 |
'Eskici Dükkânı', Orhan Kemal'in, ırgatlık ve el
işçiliğinden fabrika işçiliği ve makineleşmeye doğru
yol almakta olan toplumda, gitgide yoksullaşan bir
ailedeki kuşak çatışmalarını ve bireyin
sıkıntılarını birkaç katmanda anlattığı bir roman.
Yaşlı, küfürbaz Topal Eskici, el bebek gül bebek
büyütülmüş bir ağa torunuyken savaşa gitmiş;
Trablus'tan bir bacağını kaybetmiş olarak
döndüğünde, hayata çok aşağılardan başlamak zorunda
kalmıştır. Öfkeli, uyumsuz kişiliğine ve çocuklarını
sürekli itip kakmasına rağmen, çözülmeye doğru giden
ailesini bir arada tutma kaygısıyla, üç kuruş
kazanmak için didinip durmaktadır. Çocukları ise
babalarının boyunduruğundan kurtulmak istedikleri
halde, bir türlü ataerkil aile düzenini kırıp özgür
olamazlar. Sonunda her biri kendince bir hayale
kapılan aile bireyleri, Çukurova'ya pamuk toplamaya
giden büyük oğulla karısının peşine takılır.
Sonra... Sivrisinekler, açlık, sıtma...
Ancak 'kara gün kararıp gitmez' Orhan Kemal
kitaplarında, her zaman bir yerlerden sızan bir umut
ışığı vardır...
|
|
Orhan Kemal (1914–1970)
Baba Evi - Küçük Adamın Romanı 1
|
|
33
Tür: Roman
Epsilon Yayınevi
Sayfa Sayısı: 104
ISBN: 975331717-4 |
Kurtuluş Savaşı'na gönüllü olarak katılmış olan
hukukçu baba, savaştan sonra iktidarla çatışınca,
kalabalık ailesiyle birlikte Beyrut'a kaçmak zorunda
kalmıştır. Orada ufak bir lokanta açar ve iki
oğluyla birlikte çalışmaya başlar. Ancak işler kötü
gider ve aile geçinemez hale gelir; üstelik baba
ağır bir hastalığa yakalanmıştır. Aile çocukların
kazandığı üç-beş kuruşla hayatını sürdürmeye
çalışırken, babasının baskısından bunalan -aslında
çok genç yaştaki- büyük oğul işten atılır, bir türlü
yeni iş bulamaz, ailenin yükünü tek başına taşıyan
kardeşiyle çatışmaya başlar. Sonunda babasını razı
ederek yurda -Adana'ya- geri döner. Hala yoksuldur
ama baskıdan kurtulmuş, yaşama sevincini
yakalamıştır; arkadaş edinir, futbolda başarı
kazanır ve hayatına kızlar girer...
Tıkanmış yaşamlarında bireysel çıkış arayan küçük
insanları anlatan "Küçük Adam'ın Romanı" dizisinin
birinci kitabı olan 'Baba Evi',
Orhan Kemal'in
yokluk içinde, aile baskısıyla geçen çocukluğunun,
ilk gençliğinin öyküsü.
|
|
Ömer Seyfettin
(1884–1920)
(Falaka /
Kaşağı /
And / Boş İnançlar)
Bütün Eserleri
8
|
|
34
Tür: Hikâye
Bilgi Yayınevi
Sayfa Sayısı: 144
ISBN: 9754940827 |
Ömer Seyfettin Bütün Eserleri dizisinin sekizinci
kitabında, yazarın çocukluk ve anılarından
yararlanarak kaleme aldığı çok ünlü ve çok sevilen
beş hikâyesi ile, yakın zamanlara kadar kaybolduğu
sanılan ve birkaç yıl önce tekrar bulunan Balkan
Savaşı Günlüğü bir araya getirilmiştir.
|
|
Ömer Seyfettin
(1884–1920)
Eski Kahramanlar
(Pembe
İncili Kaftan /
Başını Vermeyen
Şehit / Topuz
Forsa / Ferman)
Bütün Eserleri
2
|
|
35
Tür: Hikâye
Bilgi Yayınevi
Sayfa Sayısı: 144
ISBN: 9754940290 |
Ömer Seyfettin, Birinci Dünya Savaşı yıllarında
halkın yiğitlik duygularını coşturmak amacıyla,
konularının çoğunu eski tarihlerden aldığı Eski
Kahramanlar başlıklı tarihi epik hikâyelerle,
konularını Çanakkale Savaşı'ndan aldığı Yeni
Kahramanlar başlıklı çağdaş epik hikâyeler
yazmıştır. Yenilgiyle sona eren savaş ertesinde
artık yiğitlik hikâyeleri yazmanın anlamı
kalmayınca, Zamane Yiğitleri genel başlığı altında
İstanbul kabadayılarını ele alarak, eski yiğitlerle
zamanın kof yiğitlerini karşılaştırma olanağı
hazırlamıştır.
|
|
Ömer Seyfettin
(1884–1920)
Bomba
Bütün Eserleri
3
|
|
36
Tür: Hikâye
Bilgi Yayınevi
Sayfa Sayısı: 152
ISBN: 9754940320 |
Bomba, Ömer Seyfettin'in hikâye kitapları arasında,
gördüğü ilgi bakımından en başta gelenlerinden
biridir. Bu kitapta Ömer Seyfettin'in sınır boyu
hikâyeleri bir araya getirilmiştir.
|
|
Ömer Seyfettin
(1884–1920)
Yalnız Efe
Bütün Eserleri
7
|
|
37
Tür: Hikâye
Bilgi Yayınevi
Sayfa Sayısı: 176
ISBN: 9754941815 |
Yalnız Efe yazarın, İstanbul ve taşra hayatını,
gündelik hayat içerisinde rastlanan çeşitli tipleri
ele alıp işlediği birçok hikâyesinin yer aldığı bir
derlemedir. Derlemeyi oluşturan öykülerde, yazarın
gerçekçi anlatımı, zaman zaman
ince bir alay, etkili bir taşlama niteliğini
kazanır.
|
|
Ömer Seyfettin
(1884–1920)
Aşk Dalgası
(
Bahar ve
Kelebekler / İlk Düşen Ak
)
Bütün Eserleri
9
|
|
38
Tür: Hikâye
Bilgi Yayınevi
Sayfa Sayısı: 152
ISBN: 9754940312 |
Yazarın en ünlü hikâyeleri arasında sayılan Bahar ve
Kelebekler, İlk Düşen Ak ve Tarih Ezeli Bir
Tekerrürdür'ün de
bulunduğu bu derleme; imparatorluğun son
yıllarındaki İstanbul yaşantısından, özellikle bazı
tatlısu frengi
çevrelerinden ilginç tipler, başarılı kesitler
vermektedir.
|
|
Ömer Seyfettin
(1884–1920)
Beyaz Lale (Zamane
Yiğitleri / Yeni Kahramanlar)
Bütün Eserleri
10
|
|
39
Tür: Hikâye
Bilgi Yayınevi
Sayfa Sayısı: 176
ISBN: 9754941505
|
Ömer Seyfettin'in Bütün Eserleri dizisinin onuncu
kitabında yazarın, işkence ve katliamla yurtlarından
sürülmeye ve yok edilmeye çalışılan Balkan
ülkelerindeki Türklerle ilgili hikâyeleri
biraraya toplanmıştır.
|
|
Ömer Seyfettin
(1884–1920)
Gizli Mabet
Bütün Eserleri
11
|
|
40
Tür: Hikâye
Bilgi Yayınevi
Sayfa Sayısı: 144
ISBN: 9754943435
|
Ömer Seyfettin Gizli Mabet'te, çağı ve koşulları ne
olursa olsun bir toplumun önemi hiçbir vakit
azalmayan çelişkilerini sergiliyor. Birbirinden
ilginç konuların ince bir duyarlılıkla yoğrulduğu
öyküler toplamıdır Gizli Mabet.
|
|
Sait Faik Abasıyanık
(1906–1954)
Son Kuşlar
|
|
41
Tür: Hikâye
Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı: 102
ISBN: 975-08-0487-2 |
“...Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde
gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler
göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında,
toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da
göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama, çocuklar,
sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri
çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden
hikâyesi.”
“…Bir başka uçağın sesi gelmeye başladı. Bizim Ada,
uçakların, üstünden geçtikleri bir yol güzergâhı
olmalı ki, hep ya üstümden ya da solumdan geçip
gidiyorlar. Kedi sustu. Köpeğim gözünü kapadı. Karga
sesleri geliyor şimdi de. Vaktiyle bu Ada’ya bu
zamanda kuşlar uğrardı. Cıvıl
cıvıl öterlerdi. Küme
küme bir ağaçtan ötekine konarlardı. İki
senedir gelmiyorlar.
Belki geliyorlar da ben farkına varmıyorum.
Sonbahara doğru birtakım insanların çoluk çocuk
ellerinde bir kafes, Ada’nın tek tepesine doğru
gittiklerini görürdüm. İçim cız ederdi.”
Sait Faik Abasıyanık’ın “Son Kuşlar” adlı
hikâyesinden
“Son devir hikâyecileri içinde en çok beğendiğim bir
genç yazardır. Türkçesi de çok mübalağalı değildi,
tabii idi. Kendine has bir konuşması ve yazması
vardı.”
Halide
Edip Adıvar
|
|
Sait Faik Abasıyanık
(1906–1954)
Mahalle Kahvesi
|
|
42
Tür: Hikâye
Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı: 105
ISBN: 975-08-0489-9 |
“Yazın bu küçük mahalle kahvesinin bahçesine sık
sık gittiğim için,
karayelin, tipinin çılgınca savrulduğu akşam,
içeriye girdiğim zaman yadırganmadım. Kahve sapa bir
yerde idi. Yapraklarını dökmüş iki söğüt ağacı ile
üzerinde hâlâ üç dört kuru yaprak sallanan bir
asmayı kar öyle işlemişti ki bahar akşamları, yaz
geceleri pek sevimli olan bahçenin mora kaçan beyaz
bir ışıkla dibinden aydınlık haldeki güzelliğine,
girerken şöyle bir göz attığım halde camın kenarına
yerleşip de buğuları silince uzun zaman daldım, hem
sevdalandım. Bu mor ışık o kadar çabuk koyulaştı ki
kahve daha ışıkları bile yakmamıştı. İnce belli çay
bardaklarının en güzelini önüme bırakıp giden
kahveci:
— Kışın da güzel değil mi, bahçe? dedi. Bahçedeki
mavi boyalı kasımpatılarının üzerine birikmiş
karları gösterdi.
— Morukların söylenmeyeceğini bilsem ışıkları daha
yakmazdım ya, dedi, neredeyse homurdanmaya
başlarlar.”
Sait Faik Abasıyanık’ın “Mahalle Kahvesi” adlı
hikâyesinden
“Onun dünya nimetlerine dört elle sarılan yaşamak
hırsını, şu dünyanın toprağını, suyunu, yemişini ve
güneşini yudum yudum
tadarken duyduğu yaşama sevincini düşünüyorum da,
Sait Faik'siz edebiyat
bana kasvetli
geliyor.”
Sabri Esat
Siyavuşgil
|
|
Yusuf Atılgan
(1921–1989)
Anayurt Oteli
|
|
43
Tür: Roman
İletişim Yayınları
Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı:140
ISBN: 97536300664 |
İnsanlar arasındaki iletişimsizliğin korkunç
sonuçlarıyla somutlanışı. “Sıradan
insanlar”ın kavranması
zor iç dünyaları. Çağımız insanının bireysellikten
toplumsallığa, yöresellikten evrenselliğe uzanan
kimlik arayışı. Çağdaş Türk edebiyatının, özgünlüğü
ve önemi gün geçtikçe anlaşılan yazarı Yusuf
Atılgan’ın, edebiyatımız açısından getirdiği
yenilikler ve değeri gün geçtikçe anlaşılan romanı.
İnsanın durmadan kaçtığı soruların cevaplarını arama
çabasının ürünü.
"Ne ölü, ne sağ" bir yaşamın kahramanı Zebercet.
Gözünü ilk açtığı ve yaşadığı Anayurt Oteli'yle aynı
kaderi paylaşıyor: Birbirine benzeyen geçici
ilişkilerle geçen günler, yalnız ve tek başına
sürüklenen bir hayat.
Gecikmeli Ankara treniyle gelen -adını bile
bilmediğimiz- kadın otelde bir gece kalır ve
Zebercet'in de, Anayurt Oteli'nin de sessiz akıp
giden günlerinin içeriği değişir. Küçük ayrıntıların
tekdüze şaşmazlığında nerdeyse takıntılarla
sürüklenen bir yaşamın öfkesi de, çaresizliği de
büyük oluyor.
Türk edebiyatının unutulmaz bir tipi ve
unutulmaz bir mekanı.
|
|
Salâh Birsel (1919–1999)
Boğaziçi Şıngır Mıngır
|
|
44
Tür: Deneme
Sel yayınları
Sayfa Sayısı: 456
ISBN:
9755701915 |
Boğaziçi, Dünya Coğrafyasının en güzel kesitlerinden
biri. Doğanın, Tarihin ve Şimdiki Zaman'ın benzersiz
bir alaşımı. Üzerine çok şey yazıldı iki bin yıldır,
ama Salâh Birsel'in 'Boğaziçi Şıngır
Mıngır'ı başka: Günün
her saatinde nasıl renk değiştiriyorsa, Birsel'in
üslubu da öyle.
Enis Batur (arka kapak) |
|
Orhan Kemal (1914–1970)
72'inci Koğuş
|
|
45
Tür: Roman
Tekin Yayınevi
Sayfa Sayısı: 102
ISBN: 975-478-199-0 |
Toplum düzensizliğinden gelen birer itilişle 72'nci
Koğuş'a düşmüş insanlar, sefaletin, insan
haysiyetsizliğinin uçurumlarına yuvarlanmışlardır.
Ama yuvarlanmışlardır ne olursa olsun.
Yuvarlanmışlar, insanlıklarından çok şeyler
kaybetmişlerdir. İtilmek, kakılmak, hor görülmek...
Ellerine üç beş kuruş sıkıştırıldığı zaman,
gözlerini kırpmadan birbirlerini kahpece
vurabilirler. Bütün bunlar yalnız 72'nci Koğuş'ta
değil, yaşadığımız dünyanın neresinde olursa olsun
böyledir. 'Aç it fırın yakar...' 72'nci Koğuş, somut
olduğu kadar soyut bir dramdır derim. Onda yalnızca
Kaptan'ın, Berbat'ın ve ötekilerin değil,
insanoğlunun olanca kirliliği yanındaki gururu,
direnişi, kafa kaldırışının destanı vardır. Ya da
ben böyle bir şey yapmak istedim. Orhan Kemal
(Arka Kapak)
|
|
Cemil Meriç
(1916–1987)
Bu Ülke
|
|
46
Tür:
Deneme
İletişim Yayınları
Sayfa Sayısı: 339
ISBN: 9754702810 |
Meriç’in “aynı kaynaktan fışkırdılar” dediği eserler
dizisinin önemli bir halkası. Bir çağın, bir ülkenin
vicdanı olmak isteği Meriç’in bütün çabasına her
zaman yön vermiştir: “Bu sayfalarda hayatımın
bütünü, yani bütün sevgilerim, bütün kinlerim, bütün
tecrübelerim var. Bana öyle geliyor ki, hayat denen
mülakata bu kitabı yazmak için geldim; etimin eti,
kemiğimin kemiği.” Bu Ülke, Meriç’in sürekli
etrafında dolandığı Doğu-Batı sorunu yanında,
sol-sağ kutuplaşmasına ve kalıplaşmasına ilişkin
önemli tesbit ve
aforizmalarını da içeriyor.
|
|
Haldun Taner
(1916–1986)
Onikiye
Bir Var (
Sancho'nun Sabah
Yürüyüşü / Gülerek Ölmek )
|
|
47
Tür: Hikâye
Bilgi Yayınevi
Sayfa Sayısı: 184
ISBN:
9754940452 |
Haldun Taner bu
kitabında, zamanı durdurmanın çaresi olmadığını,
onun yine her zamanki gibi akıp gideceğini; buna
karşın bu geçişin iyice hissedilmesini, adım
adım bilincine varılarak
şimdiki zamana gelinmesini ister.
"Yazarın ince, alaycı zekası, oyun aletlerini çok
iyi kullanan bir cambazın maharet ve ustalığı
hikayenen hemen her
cümlesinde kendini hissettiriyor."
-Mehmet Kaplan-
"Taner'in en belirgin niteliklerini üç temelde
toplayabiliriz. Önce dile ve anlatıma çok egemen,
gözlemlerinde çok başarılı bir usta. Sonra insanın
kişisel duygular evreni ile felsefenin temellerini
kaynaştırmış, olaylara ve kişilere göre otantik hava
veren bir düşünür. Nihayet yırtıcı ve alaycı da
olsa, derinden derine insan sevgisini, hümanizmayı
hiç yitirmeyen keskin ama örtülü bir mizahçı."
-Muhtar Körükçü-
Ödül: 1955 Sait Faik Öykü Ödülü
|
|
Haldun Taner
(1916–1986)
Şişhane'ye Yağmur
Yağıyordu /
Ayışığında
Çalışkur
|
|
48
Tür: Hikâye
Bilgi Yayınevi
Sayfa Sayısı: 204
ISBN: 9754943486 |
Yağmurlu bir günün
sabahında, yorgun da olsa görevini yerine getirmeye
gayret eden Kalender adlı bir atın öyküsü anlatılır
bu kitapta... Çok sık kişneyen, bu yüzden de bazı
olaylara sebebiyet veren Kalender, o gün belediyenin
meydana koydurduğu aynada kendini gördü ve
kişnemedi. Hayaline ters ters
bakıp, ağırbaşlılıkla, temkinli ve efendi
efendi yoluna devam
etti.
"Bence Haldun Taner, daha bugünden çağdaş
yazınımızın, özellikle öykücülüğümüzün bir
klasiğidir. Bunu kendine vergi anlatımına,
kişiliğine, öykülerinin insancıl özüne borçludur."
-Oktay Akbal
(Cumhuriyet, 10.5.1986)
"Derinlik, incelik ve kurgu işçiliği kadar, gözlem
ve ayrıntı çeşitliliği yönünden de zengindir Taner
öyküsü. Dili ve biçimi klasik sayılabilir, dünyaya
bakışı ve yorumları hep çağcıdır."
-Füsun Akatlı (Milliyet
Sanat, Mayıs 1986)
"Haldun Taner, öyküyle başladı yazarlığa,
Humour denen o ince
alayı ilk o getirdi -mizah ustaları dışında-
edebiyatımıza. Galatasaraylılıktan gelme bir olaydı
bu, ama incenin incesi."
-Vedat Günyol (Milliyet
Sanat, Mayıs 1986)
Ödül: 1953 New York
Herald Tribune
Öykü Ödülü
|
|
Haldun Taner
(1916–1986)
Yalıda Sabah
|
|
49
Tür: Hikâye
Bilgi Yayınevi
Sayfa Sayısı: 136
ISBN: 9754944598 |
Haldun Taner, bu
yapıtında çevresinde olup bitenleri, yaşanan acı
tatlı gerçekleri usta bir gözlemleme sonucunda
okuruna yansıtır. Bunu yaparken de hem eleştiriyi
hem de mizahi dili bir arada kullanır. Okuru anlatı
ile baş başa bırakır.
"Bir yazar için en önemli özelliklerden biri olan
kişisel biçem, onda olgun bir gözlemin hiç
zorlamasız kendiliğindenliğini ve okuru anlatı ile
baş başa bırakma ustalığını taşır. Haldun Taner'in
mizahını da bu özellik içinde değerlendirmeliyiz.
Taner için güldüren öğe, insan doğasının bir
parçasıdır, bundan dolayı da küçümsemeyi içermez her
zaman. Çünkü kişi, toplumsal doğasından,
koşullarından soyutlanmış olarak ele alınmaz,
eleştirel mizah da bu yüzden kişiyi aşar, dahası
masumlaşır kişi. Haldun Taner'i okurken ondaki bu
acımayı her zaman duymuşumdur."
-Melih Cevdet Anday-
"Taner, nice alışılmadık deyimleri ile karşımıza
çıktığında ilk önce hayret ediyoruz. Sonra
içerdikleri parıltı ve bu beklenmezlik, içimizde bir
ısınmaya yol açıyor. Beynimizde bir hoş titreşim
yaratıyor. Geçenlerde Ajda
Pekkan Cumhuriyet'te Yalçın
Pekşen'e 'Erkek dediğin
beni beynimden tavlamalı' demiş. İşte bizi böyle
beynimizden tavlar."
-Selçuk Erez-
Ödül: 1983 Sedat Simavi
Edebiyat Ödülü
|
|
Oğuz Atay (1934–1977)
Bir Bilim Adamının
Romanı
|
|
50
Tür: Roman
İletişim yayınları
Sayfa Sayısı: 280
ISBN: 9754700672 |
Ülkemizde pek benimsenmemiş bir dalda, biyografik
roman türünde, Oğuz Atay’ın, kendine özgü üslubu ve
kurgusuyla, kendi hocası da olan Mustafa İnan’ı
anlatışı. Bir halk çocuğunun uluslararası ün sahibi
bilim adamı oluşunun zorlu serüveni sergilenirken
toplumsal eleştiri kalıplarının da zorlanışı.
İnan’ın yaşamından kesitler veren fotoğraf albümüyle
birlikte.
|
|
Samipaşazade
Sezai (1860–1936)
Sergüzeşt
|
|
51
Tür: Roman
Şule Yayınları
Timaş
Yayınları
Bordo Siyah Yayınları
Beyaz Balina Yayınları
Parıltı Yayınları
Sayfa Sayısı: 112-130
ISBN: |
Sergüzeşt: Evinden, yurdundan, annesinin sevgiyle,
şevkatle sarıldığı
sıcacık kollarının arasından, acımasızca koparılarak
alınan ve esir pazarında satılarak, umut dolu
aydınlık hayatı, kapkara bir zindana dönüşen
Çerkes kızı küçük
Dilber'in, acıklı romanıdır.
Rusya'dan hareket edip, İstanbul'da Tophane limanına
yanaşan bir esir gemisinden indirilen küçük Dilber,
zengin bir ailenin yaşamakta olduğu konağın hanımı
tarafından satın alınır.
Bu konak artık, küçük Dilber'in yeni zindanıdır.
Konağın taş yürekli, kalbi nasır bağlamış hanımı
ise, küçük Dilber'in zindancı başıdır.
Acı ve üzüntü dolu günler birbirini izlerken her an,
annesinin sevgi dolu göğsüne başını dayayıp,
annesinin o ruh okşayıcı sesini dinleyerek uykuya
daldığı, fakat artık çok gerilerde kalan o güzel
günlerini hatırlar ve ruh acıları içinde kıvranıp,
bu zindan hayatından nasıl kurtulacağını düşünerek,
ucunda ölüm bile olsa da kurtuluş yolu göstermesi
için, Tanrı'ya yakarır. Ve ölüm; aydınlıkta bile
karanlık zindan hayatı yaşayan küçük
Çerkes kızı Dilber için,
bir kurtuluş, bir 'Hürriyet' ifadesidir!
|
|
Ahmet Hamdi Tanpınar
(1901–1962)
Sahnenin Dışındakiler
|
|
52
Tür: Roman
Dergâh Yayınları
Sayfa Sayısı: 343
ISBN: 9757032115 |
Sahnenin Dışındakiler, 1950'de tefrika edildikten
sonra ancak 1973 yılında kitap olarak
yayımlanabilmiştir. Yazarın diğer romanlarından
Mahur Beste ile Huzur bu kitapla birlikte bir Nehir
romanın parçaları olarak değerlendirilmiştir.
Sahnenin Dışındakiler'de
zaman 1920 yılıdır ve mekân İstanbul'dur. Türk
milletinin yaşadığı o ateşten günlerde İstanbul hem
bir sahnedir, hem de sahnenin dışı. Asıl sahne
Anadolu, bu sahne dışı İstanbul'da pek az görünür,
değişik aynalardan görülür.
Sahnenin Dışındakiler'de
kalabalık bir şahıs kadrosu vardır. Bunlar içinde
gözden düşmüş fakat kendilerinin her an
hatırlanacağını uman devlet adamları, harp
vurguncuları, idealistler, hainler, fedakar
kadınlar, düşmüş kadınlar, değişen hayat şartları
içinde yerlerini arayanlar,
ızdırabın hayatlarını kabarttığı insanlar yer
alır.
|
|
Şevket Süreyya
Aydemir (1897 – 1974)
Suyu Arayan Adam
|
|
53
Tür:
Tarih Anı İnceleme
Remzi
Kitabevi
Sayfa Sayısı: 488
ISBN: 9751403812 |
Bu kitap, ilkokul öğretmeni olarak yetişmek
üzereyken, Birinci Dünya Harbinde savaşa katılan ve
sonra Büyük Turan´ı kurmak yolunda Kafkas,
Hazer ülkelerine koşan
bir Türk gencinin hikâyesidir. şimdi bu yeni
baskısını sunduğumuz bu eserin yazarı şevket Süreyya
Aydemir; Rusya´da, Sovyet inkılâbı cereyan ederken,
aralarında Enver Paşanın da bulunduğu önemli
şahsiyetlerle karşılaşmıştı. Yazar, Rusya´da
tahsilini tamamlayarak memleketine dönmüş, hayatın
acı ve tatlı çeşitli olaylarını yaşamıştır. Sonra
devletin yüksek hizmet mevkilerinde çalışan şevket
Süreyya Aydemir´in hayat hikâyesi, Orta Anadolu
bozkırında bir “toprağa yöneliş“le
biter. “Suyu Arayan Adam“da yüzyılımızın, Avrupa´dan
Çin´e ve Himalayalara
kadar uzanan çeşitli problemlerini de bulacaksınız.
(arka kapak)
|
|
Ahmet Hamdi Tanpınar
(1901–1962)
Sahnenin Dışındakiler
|
|
54
Tür: Roman
Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı: 364
ISBN: 975-08-0176-8 |
Ömrünü "yekpare
zaman"ın arayışıyla sürdüren ve yazan Ahmet Hamdi
Tanpınar, ilk kez 1945'te basılan kitabında
İstanbul, Ankara, Bursa, Konya ve Erzurum'u doğal,
tarihsel ve kültürel dokusuyla anlatıyor... Okuru
şehirlerin dışından içine ve içinden dışına doğru
kültürel bir yolculuğa çıkarıyor. Fatih Andı'nın
kitabın ilk iki baskısını ve tefrikasını
karşılaştırarak hazırladığı bu eleştirel basım,
Tanpınar külliyatına da yeni bir boyut kazandırıyor.
Ahmet Hamdi Tanpınar kitabının önsözünde "Beş
Şehir'in asıl konusu hayatımızda kaybolan şeylerin
ardından duyulan üzüntü ile yeniye karşı beslenen
iştiyaktır. İlk bakışta çatışır gibi görünen bu iki
duyguyu sevgi kelimesinde birleştirebiliriz. Bu
sevginin kendisine çerçeve olarak seçtiği şehirler,
benim hayatımın tesadüfleridir. Bu itibarla, onların
arkasında kendi insanımızı ve hayatımızı, vatanın
manevi çehresi olan kültürümüzü görmek daha doğru
olur. (...) Sade millet ve cemiyetlerin değil,
şahsiyetlerin de asıl mana ve hüviyetini,
çekirdeğini tarihîlik denen şeyin yaptığı
düşünülürse, bu iç didişme hiç de yadırganmaz. Mazi
daima mevcuttur. Kendimiz olarak yaşayabilmek için,
onunla her ân hesaplaşmaya ve anlaşmaya mecburuz.
Beş Şehir işte bu hesaplaşma ihtiyacının doğurduğu
bir konuşmadır. Bu çetin konuşmayı, aslı olan
meselelere, daha açıkçası, biz neydik, neyiz ve
nereye gidiyoruz suallerine indirmek ve öyle
cevaplandırmak, belki daha vuzuhlu, hattâ daha çok
faydalı olurdu. Fakat ben bu meselelere hayatımın
arasında rastladım. Onlar bana Anadolu'yu dolduran
Selçuk eserlerini dolaşırken, Süleymaniye'nin
kubbesi altında küçüldüğümü hissederken, Bursa
manzaralarında yalnızlığımı avuturken, divanlarımızı
dolduran kervan seslerine karışmış su seslerinin
gurbetini, Itrî'nin Dede Efendi'nin musikisini
dinlerken geldiler" diyor. Beş Şehir, yazarın
anlattığı kentlere olduğu kadar hayata ve zamana da
bakışımızı yenileyecek, yeni bir kan verecek önemli
bir kitap.
|
|
Semiha
Ayverdi (1906-1993)
İbrahim Efendi Konağı
|
|
55
Tür: Roman
Kubbealtı Neşriyatı
Sayfa Sayısı: 476
ISBN: 9757663476 |
Bu kitap ne bir hikâyedir ne masal ne de roman...
zamanı, mekanı, vak’aları,
şahısları, isimleri hatta
vak’alarının seyri, sırası ve detaylarının
yüzde doksanı ile otantik ve yaşanmış bir devrin
gerçek ve yaşanmış bir hayat tablosudur” takdimi ile
başlar roman. Anlatılan, Meclis-i Maliye Reisi
İbrahim Efendi’nin konağının hikâyesidir. Kişiler ve
olaylar ikinci planda ve hatta siliktirler...
Ayverdi, Osmanlıcanın
bütün zenginliğini, biraz da üslupçuluğa kaçan bir
tarzda kullandığı romanında, konağı bir toplumun
bütün kültürel ve tarihi birikimini barındıran
gündelik yaşantısından renkli sahnelerle
canlandırırken, anlatının arka planında İstanbul’un
mistik ve görkemli atmosferi hissedilir.
|
|
Dede Korkut Hikâyeleri
|
|
56
Tür: Hikâye
|
Eski edebiyatımızın ve folklorumuzun en önemli
örneklerinden biri olan Dede korkut Hikayeleri o
çağlardan günümüze kalan yapıtların azlığı
dolayısıyla büyük bir değer taşır. Beş yüz yıl önce
yazı diline geçirilmiştir bu hikayeler. Halk ve
öğrenciler için hazırlanan bu kitapta okumayı ve
anlamayı kolaylaştırmak amacıyla günümüzün arı dili
kullanılmış, değişikliğin elden geldiğince az
olmasına çalışılmıştır. Bu kitapta, çok sevilen o
eski halk hikayelerimizi bir kat daha güzelleşmiş
bulacaksınız.
Oğuz İli'nde Duha
Kocaoğlu Deli
Dumrul denilen bir yiğit
yaşardı. Bir ırmağın üzerine köprü yaptırdı.
Geçenden otuz üç akçe, geçmeyenden döve
döve kırk akçe alırdı.
- Benden daha yiğit, benden daha güçlü var mı? Varsa
çıksın dövüşelim, yiğitliğim her yere duyulsun,
derdi.
|
|
Halid
Ziya Uşaklıgil (1866 – 1945)
Mai ve
Siyah
|
|
57
Tür: Roman
Özgür Yayınları
Sayfa Sayısı: 400
ISBN: 9754471436 |
'Henüz yirmi iki yaşında, bütün maneviyatı [ruh
haleti] yalnız bir ümidin tahakkukuna muntazır
[gerçekleşmesini beklemekte]... Şöhret bulmak, edip
olmak, herkesçe tanılmak,
bugün o kadar acılıklarına göğüs vermek için
hayatını zehirlediği bu edebiyat âleminin bir gün
yüksek zirvelerine [doruklarına] çıkmak ve ismini o
kadar yükseltmek ki... O tasavvur ettiği [hayalini
kurduğu] yüksek payeye [dereceye] bir had [sınır]
bulamıyor; sonra da bu derece [kadar] itila
emellerine [yükselme arzularına] kapılıyor
olduğundan kendi kendine utanıyordu. Edip olmak,
şöhret almak, senelerden beri bütün düşüncesi bu
değil miydi? '
Batılı anlamda Türk romanının başlangıcı sayılan ve
Tanpınar' ın 'Türkiye'de
nesli adına konuşan ilk eser' diye tanımladığı
Mai ve Siyah, döneminin
basın, edebiyat ve şiir hayatına ilişkin
gözlemleriyle de ayrı bir öneme sahiptir. |
|
|
|