|
Babadan kalma
bir servete sahip olan Naim Efendi, memurluk
yapmakta ve bu serveti özenle idare etmektedir. Naim
Efendi, bir ana kadar müşfik, dul bir kadın kadar
titizdir. Beş yıl kadar önce karısı Nefise
Hanımefendi'yi kaybetmiştir. Naim Efendi, geçmişine
her yönüyle bağlı bir Osmanlı beyefendisidir. Naim
Efendi'nin kızı Sekine Hanım, tembel ve iradesiz bir
kadındır. Kocası Servet Bey ise; kırk-beş
yaşlarında, alafranga hayata düşkün bir insandır.
Düyûn-ı Umumiye Müfettişlerindendir. Müslümanlıktan
ve Türklükten nefret eder. Aldığı terbiye ve
yaşadığı muhit arasındaki çelişkiden dolayı daima
bir çırpınma ve isyan içerisindedir. Onun sayesinde
artık Naim Efendi konağında
Türkçe konuşulmaz olur. Yirmi yaşında bir
öğrenci olan Servet Bey'in oğlu Cemil, eğlence
hayatına çok düşkündür. Servet Bey'in kızı Seniha
ise, (renklerin asır sonu diye vasıflandırdığı bir
kızdır. Pazartesi günleri çay partisi tertip eder.
Buraya mürebbiyesi Kromaki vasıtasıyla tanıdığı
Beyoğlu madam ve matmazelleri, kendi çocukluk
arkadaşlarından genç kızlar ve aile dostu genç
kadınlar, kardeşi Cemil'in arkadaşlarından genç
erkekler gelir. Bunlar arasında Faik Bey, çay
günlerinin devamlı misafiridir. Avrupa'nın muhtelif
şehirlerini dolaşmış olan Faik Bey, Avrupai
hareketleriyle bu kadınlar tarafından beğenilen
birisidir. Çay günlerinin bir diğer müdavimi
Seniha'nın halasının oğlu Hakkı Celis'tir.
Çay günleri bitince, Seniha her zamanki gibi evin
içinde sıkıntılı anlar yaşar. O, paraya çok önem
vermeyen birisidir. Bütün güzel şeylerin
kendiliğinden önüne yığılmasını ister. Babasını
ağlanacak derecede züğürt, büyükbabasını lüzumundan
fazla pinti, kendisini de dünyanın en bedbaht ve en
yoksul kızlarından biri olarak düşünür. Bulunduğu
mekân Seniha'ya sıkıntı vermektedir. O, Avrupa'yı
hayal etmektedir.
Bütün bu israflar ve hesapsız harcamalar yüzünden
Naim Efendi maddî bakımdan zor duruma düşer. Yalı
kiraya verilir, araba satılır, Madam Kromaki'nin
maaşı ve Beyoğlu esnafına olan borçlar ödenemez.
Naim Efendi, Çemberli-taş'ta oturan
hemşiresi
Selma Hanımefendi'ye çok bağlıdır. Naim Efendi'ye
genç yaşından beri her konuda fikir veren Selma
Hanımefendi, torunlarını çok şımarttığı için ona
kızmaktadır. Naim Efendi, torunlarını çok sevdiği
için her türlü eziyete katlanır.
Seniha, sıkıntı dolu günler yaşamakta ve sinir
buhranları geçirmektedir. Naim Efendi, torununun
dertlerine çare arar. Sonunda bütün bunların evlenme
ve çocuk doğurma ile geçeceği kanaatine varır.
Seniha'yı evlendirmeyi düşünür. Fakat ne Seniha, ne
de babası Servet Bey böyle bir şeye yanaşmaz.
Seniha, Avrupa'nın aydınlık şehirlerinin büyülü
cazibesine kapılmıştır. Hatta Faik Bey'e Avrupa'dan
Türkiye'ye geldiği için çok şaşar. Faik Bey'le
Seniha arasında bazı ilişkiler gelişir. Faik Bey,
aşkta Seniha'yı çok
toy bulur; o, zengin bir izdivaç peşindedir.
Bu arada rahatsızlanan Seniha, Doktor tavsiyesi
üzerine, Madam Kromaki ile beraber halası Necibe
Hanımefendi'nin Büyükada'daki köşküne gider. Burada
sıkılması üzerine, arkadaşlarını çağırır. Bunlar
arasında Faik Bey de vardır. Adadaki bu günlerde
Faik Bey'le Seniha arasındaki ilişki çok ilerler. Bu
ilişki herkes tarafından duyulur. Büyükada'daki bu
günler Seniha'nın eski neşesini yerine getirir.
Seniha konağa döner. Faik Bey de her gün konaktadır.
Onun laubali hareketleri Naim Efendi'yi rahatsız
eder. Faik, Seniha'yı daima bir küçük çocuk gibi
avutmasını bilir. Genç adam, Seniha ile beraber, iki
hatta üç kadını idare edebilecek kabiliyettedir.
Fakat kumar denilen iptila Faik Bey'i zor durumda
bırakır. Bir sabah kumar yüzünden zor durumda kalan
Faik Bey, Seniha'dan para yardımı ister. Bu olaydan
sonra Seniha'nın Faik Bey'e karşı hisleri değişir.
Ondan ayrılır. Aslında her ikisi de birbirlerini
sevmektedirler. Fakat evlilik ikisi için de uygun
değildir. Faik Bey, zengin bir dul, Seniha ise
zengin bir adamla evlenmek arzusundadır.
Hakkı Çeliş, günden güne değişmektedir. Herkesten,
özellikle Seniha'dan kaçmaktadır. O, şiirdeki aşk
ile, gerçek hayattaki aşkın birbirinden çok farklı
olduğunu bilir. Seniha ise, Faik Bey'den ayrıldıktan
sonra eski dostlarıyla ilişkilerini tazeler. Bu
arada Hakkı Celis'i de arar.
Seniha ile Faik arasındaki ilişkiyi öğrenen Naim
Efendi onların evlenmesini ister. Naim Efendi'nin bu
isteği gerçekleşmez. Ayrıca ihtiyar adam, Seniha'nın
azar derecesindeki sitemlerine hedef olur.
Naim'Efendi, bu olay üzerine hastalanır. Tehlikeli
günler geçirir.
Seniha, bundan sonra dalgın, sinsi ve esrarlı bir
kişi haline gelir. Onun bu halinden şüphelenen Madam
Kromaki, Madam Kraft isminde zengin bir dulun evine
gidip geldiğini öğrenir. Seniha hakkında iyi olmayan
bir takım söylentiler dolaşır. Seniha, evden kaçarak
Madam Kraft ile beraber Trieste'e gider. Burada bir
pansiyona yerleşir, piyano dersleri alır. Faik de
daha sonra oraya gider.
Servet Bey, konaktan apartmana taşınmak
niyetindedir. Konağın terk edilmesinin sebeplerinden
biri de, Seniha'nın yakında dönecek olması ve Naim
Efendi'nin onu görmek istememesi endişesidir. Servet
Bey'in ayrılmasıyla Naim Efendi konakta yalnız
yaşamaya başlar. Hakkı Çeliş, bu günlerde onu hiç
yalnız bırakmaz. Ara sıra hemşiresi Selma
Hanımefendi de ziyaretine gelir. Naim Efendi'nin
hastalığının ilerlemesiyle, Selma Hanımefendi onu
kendi konağına götürür. Naim Efendi konağı kiraya
verilecektir. Yoksulluğa düşen ve artık hırçın bir
insan olan Naim Efendi'nin kalbi yalnız Seniha've
Hakkı Celis'e açıktır.
Hakkı Çeliş,
Çanakkale'de savaşmaya karar verir. Çanakkale'ye
giden Hakkı Çeliş, bir müddet için izinle geri
döner. Konakta Naim Efendi ile dertleşir. Naim
Efendi ona içini döker.
Bu arada Avrupa'dan dönmüş olan Seniha ile
evleneceği söylenen Necip adlı mebus, kısa bir süre
için gittiği yerden geri dönmez. Bu evlenme işinin
olmaması Seniha için büyük bir darbe olur. Faik Bey
ise bu işten büyük bir haz duyar. Hakkı Çeliş, .Faik
Bey ile buluşur. Faik Bey, ona Seniha hakkındaki
olumsuz düşüncelerini anlatır. Bu sırada arabayla
oradan geçmekte olan Seniha onları görür ve
arabasına alır. Birlikte Senihaların apartmanına
gelirler. Buradaki olaylar Hakkı Celis'e eski
günlerini hatırlatır.
Uzun bir zaman sonra Servet Beylerde düğünü andıran
bir ziyafet verilir. Naim Efendi, bu sıralarda can
çekişmektedir. Bu zıtlık içerisinde Hakkı Celis'in
Çanakkale'de şehit olduğu haberi Seniha'ya gelir.
Seniha, Hakkı Celis'in şehit olduğunu gören Hüsnü
Bey'e olayı anlatmasını söyler. Hüsnü Bey, etraflıca
anlatmaya başlar. Seniha sıkılır. |