TÜRKÇE
TARAMA - 2
1.
- Klübe geliyorsunuz değil mi?
-
Her halde
yâni...
Yukarıdaki altı çizili sözün cümleye kattığı
anlam aşağıdakilerden hangisinde vardır?
A)
Bir an için teklifini kabul ettiğimi
düşünelim.
B)
İyi de her durumda biz zararlı
çıkıyoruz.
C)
Tüm olasılıkları gözden
geçirmeden kabul etmeyin.
D)
Büyük bir ihtimalle yarınki
yemekte ben yokum.
E)
Babam bütün veli toplantılarına
mutlaka gelirdi.
2.
Yazacaksanız adam gibi yazacaksınız. Ne o öyle bin
dereden su getirmeler, allayıp pullamalar,
ısıtıp ısıtıp yeniden sürmeler... Yazarlık ciddiyet ve
sorumluluk ister.
Bu
parçada altı çizili sözlerin cümleye kattığı anlamlar,
sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?
A)
sözü gereksiz yere uzatmak – süslü bir
anlatım kullanmak – tekrara düşmek
B)
kapalı bir anlatım denemek -
süslü bir anlatım kullanmak – özgün olamamak
C)
süslü bir anlatım kullanmak –
dil yanlışları yapmak – eskiyi sürekli kullanmak
D)
sözü gereksiz yere uzatmak –
yapmacık bir üslup – geçmişe özlem
E)
açık olamamak - yapmacık bir
üslup – eski kelime konusunda ısrar
3.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tam bir
(benzeyen, benzetilen, benzetme yönü, benzetme edatı
bulunan) benzetme kullanılmıştır?
A) Ne
yaptıysak misafir gibi davranmasını
engelleyemedik.
B)
Zahmet etmeyiniz, yemiş kadar
olduk.
C)
Akşama kadar ölü gibi
hareketsiz bir şekilde yattı.
D)
Sen gidene kadar burada kalmaya
kararlıyım.
E)
Güzelim karanfiller, vazonun
içinde pek öksüzdü.
4.
"
Şiirlerinde
tutuculuğu bir türlü bırakamadı, yirmi yıl önceki
imgeleri, hâlâ baş tacı eder.”
Bu
cümledeki altı çizili sözcüğün cümleye kattığı anlam
aşağıdakilerden hangisinde vardır?
A)
Yarını iyi göremeyen, son
derece sorumsuz biriydi.
B)
Dinine son derece bağlıydı.
C)
Her türlü yenilik ve gelişmeye
kapalıdır.
D)
Örf ve âdetlere bağlılık
konusunda taviz vermez.
E)
Şiir sahasındaki eski
ihtişamı hala devam eder.
5.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde
deyim yanlış
kullanılmıştır?
A)
Utanmazın tekidir, yüzüne
tükürsen yağmur yağıyor sanır.
B)
Öyle korktum ki o an yer
yarılsa da içine geçseydim.
C)
Ağzı çok sıkıdır, ser verir sır
vermez.
D)
Böyle yalın ayaklara laf
düşürüyorsun.
E)
Artık bıçak kemiğe dayandı,
para bulmalıyız.
6. Aşağıdaki
cümlelerde yer alan
ikilemelerden hangisi
görev bakımından diğerlerinden farklıdır?
A)
Bu dükkândan, paralı parasız alabiliriz her
şeyi.
B)
Adam olanları görünce sessiz sedasız
uzaklaştı.
C)
Duyduklarını, oradaki herkese uzun uzun
anlattı.
D)
Alınan kararları duyunca birer ikişer
çıktılar.
E)
Manava irili ufaklı karpuzları doldurmuşlar.
7.
“Birçok insan ölmekle dertlerinden
kurtulmuştur ama kimse ölmekle daha kötü
olmamıştır”
Yukarıdaki düşünce aşağıdakilerden hangisinin gerekçesi
durumundadır?
A)
Ölüm kimi durumlarda bir nîmet
olabilmektedir.
B)
Ölümü düşünmeden yaşamak sorumsuz insanların
işidir.
C)
Hiçbir yaşam, ölüm kadar gerçek değildir.
D)
Ölümü özlemek, idealsiz insanların işidir.
E)
Ölüm, gerçeklik kazandığında, yaşamanın tadı
iyi anlaşılır.
8.
“
Yazarların çoğunda yazan
adamı görüyorum, Montaigne’de ise düşünen adamı.”
diyen bir yazar,
Montaigne’ in hangi yönünü vurgulamak istemektedir?
A)
Eserlerinin biçimden yoksun olduğunu
B)
Yazarken başkalarının fikirlerini
önemsemediğini
C)
Hayatını yazmaktan çok, düşünerek kazandığını
D)
Eserlerinin, düşünsel açıdan nitelikli
olduğunu
E)
Eserlerinin hâlen çok
sevildiğini
9.
“Hayatlarının bir döneminde şiir yazanlar, şiir kitapları ve
dergileri satın alsaydılar, yeryüzünde en fazla şiir kitabı
satılan ülke olurdu Türkiye.”
Yukarıdaki cümle ile özdeş olan düşünce
aşağıdakilerden hangisidir?
A)
Ülke olarak, şiire
gösterdiğimiz ilgiyi, şiirle ilgili yayınlar konusunda
gösteremiyoruz.
B)
Türkiye, gençlerinin şiire ilgi
göstermesi bakımından dünyanın sayılı ülkelerindendir.
C)
Diğer edebi türler yanında
şiir, ilgi çeken bir tür değildir.
D)
Türk şiiri, insanların aşırı
duyarsızlığı yüzünden bugün ciddi çıkmazlar içindedir.
E)
Şiir, ülkemizde sadece
gençlerin ilgi gösterip desteklediği bir türdür.
10.
(I) Şair işini en iyi bilen adamdır. (II)
Çünkü o bir
öykücüden, bir romancıdan, bir
denemeciden,
bir
oyun yazarından daha çok oynar sözcüklerle. (III)
Yani ortaya koyduğu yaratının her parçasını, her an bir
kartal gibi kavrar.(IV) Bir romancı yapıtının sekizinci,
onuncu ya da on beşinci bölümlerini yazarken daha önceki
bölümlerde hangi sözcükleri, hangi tümceleri kullanmış
olduğunu bilmeyebilir. (V) Ama bir şair için böyle bir şey
söz konusu olamaz; o, şiirini tek bir soluk halinde içine
çeker.
Bu parçada numaralandırılmış cümlelerin hangisinde
“olmasa da olur” anlamı vardır?
A) I B) II C) III D) IV
E) V
11.
“Güncel yargılardan hiç etkilenmedim, zamana
inanırım ben, sınavımı zaman karşısında vereceğimi bilirim.”
Bu düşüncede olan bir şairin aşağıdaki-lerden hangisini
söylemesi kesinlikle beklenemez?
A)
Sanat eserlerinden anlayanların
sayısı gerçekten üç beş kişiyi geçmiyor.
B)
Bir şaheser de yaratsanız, onun
değeri, onu okuyanların sayısı kadardır.
C)
Sanat eserlerini
değerlendirecek olan halk değil, zamandır.
D)
Eserlerimde halkı eğitmek, onu
ileriye götürmek gibi bir kaygım olmadı hiç.
E)
Kişinin çok eser vermesi, onun
ideal bir sanatçı olduğunu göstermez.
12.
(I)Bir ülkenin yönetim işiyle
görevlendirildiğinde ne yapması gerektiği sorulan Konfüçyüs,
"dil" der; "İlk iş olarak dili gözden geçirirdim." (II)
Çünkü dil kusurlu olursa sözcükler düşünceyi doğru
anlamlandıramaz. (III). Görev ve sorumlulukların gerektiği
gibi yerine getirilemediği ülkede kanun ve kurallar bozulur.
(IV) Kanun ve kurallar bozulunca da adalet yanlış yola
sapar. (V) Adalet yoldan çıkınca da şaşıran halk, ne
yapacağını, nasıl davranacağını bilemeyeceği için ürkü ve
kargaşa baş gösterir.
Bu parçaya, düşünce akışını düzeltmek
için, hangi cümleden sonra bir cümle eklemek gerekir?
A)
I B) II C) III
D) IV E) V
13.
(I) Ben
edebiyata düz yazı ile başladım. (II) Sekiz yaşında iken
bir öykü yazdım. (III) Sonra on beş yaşıma kadar da bir
sürü roman yazdım. (IV) Şimdi çok şükür onların hiçbiri
ortalarda değil. (V) Ama düzyazı tutkum daha sonraki
yıllarda beni gölgem gibi izledi.
Numaralandırılmış cümlelerin hangilerinde yazarın kişisel
düşüncelerine yer verilmiştir?
A) I – II
B) II - III C) III – IV D)
IV – V E) V - II
14.
“Kimi sözcükler türetilirken ses düşmesine
uğrarlar.”
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde türerken ünlü
düşmesine uğrayan sözcük, belirtili nesne görevinde
kullanılmıştır?
A)
Kardeşimin uykusu, hepimizinkinden ağırdır.
B)
Tekerleğin bulunması tam
anlamıyla bir devrimdir.
C)
Buyruklarınızı, emrinizdeki
insanlara yöneltin.
D)
Kazayı küçük sıyrıklarla
atlatmışlar.
E)
Uygar ülkeler, benzini daha az
kullanıyor.
15.
“Eserlerinde insanlık tarihinin
serüvenlerini,
I II
III
zevklerini, acılarını dile getirmeye çalıştı.”
IV V
Numaralanmış sözcüklerin hangisi
“ seçim”
sözcüğüyle yapıca özdeştir?
A) I
B) II C) III D) IV E) V
16.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir
yazım yanlışı
yoktur?
A)
Söylediğinde
şarkı olsa bari.
B)
Karşı ki eve taşınmışlar.
C)
Söylediklerini duymuşmu ki
bağırıyor.
D)
Beni dikkatli dinle ki faydalı
olsun.
E)
Kızdığındanmı gelmemiş
toplantıya.
17.
“Kaynaştırma ünsüzü
olan ‘n’, iki ünlü harf arasına girer.”
Aşağıdakilerin hangisinde bu
açıklamaya aykırı bir kullanım vardır?
A)
Eline aldığın her şeyi bozuyorsun.
B)
Derenin ağıdını dinledik bütün gece.
C)
İşte geldim kapına,çaresizim şimdi.
D)
Yeterince konuştuğumuzu sanmıştım.
E)
Zamanında gelmeseydiniz, mahvolmuştum.
18. XVII()
yüzyılın sonlarına doğru Osmanlı devletinin zayıfladığını()
Rönesans ve reformun hareketlendirdiği() özgür düşüncenin
altın çağının yaşandığı Avrupa’nın ise sürekli yükseldiğini
görüyoruz()
Yukarıdaki parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla hangi
noktalama işaretleri getirilmelidir?
A)
(.), (,), (,),
(.)
B)
(‘), (,), (;),
(.)
C)
(‘), (,), (,),
(.)
D)
(.), (;), (,),
(.)
E)
(.), (;), (;),
(.)
19.
Halit Ziya ile ilk yetkin örneklerini veren Türk
romanı()
Yakup Kadri ile daha
gelişti()
Ömer Seyfettin ise
hikâyecilikte
zirvedir()diye düşünüyorum()
Parçada parantezlerle gösterilen yerlere
sırasıyla aşağıdaki
noktalama işaretlerinden hangileri
getirilmelidir?
A)
(,), (.), (,),
(.)
B)
(,), (;), (,),
(.)
C)
(.), (.), (;),
(.)
D)
(;), (;), (.),
(.)
E)
(,), (,), (;),
(!)
20.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde
noktalı virgül ( ; ) ün kullanım amacı
diğerlerinden farklıdır?
A)
Biraz durdu; öfkeli,şaşkın bir
hali vardı.
B)
Makale,
deneme,
söyleşi
düşünsel;
mektup,
anı ve
günlük ise duyuşsal
türlerdir.
C)
Romanın,
öykünün
bir iç yapısı vardır; bunu değiştiremezsiniz.
D)
Ömründe ilk defa yalan
söylüyordu; babasını, “Aman yalan söyleme !” diyen annesini
düşündü.
E)
Edebiyat içsel çatışmalardan
doğar; ikiyüzlülüğün, sahtekarlığın mekânı olamaz.
21.
“Edebiyata şiirle giren sanatçı, içinde
yetiştiği günlerin etkisiyle hep hüzünlü eserler verdi.”
Yukarıdaki cümle için aşağıdakilerden hangisi
söylenemez?
A)
Birden çok türemiş sözcük
vardır.
B)
Birden çok yapım eki almış
sözcük vardır.
C)
İyelik eki kullanılmamıştır.
D)
Hâl eki kullanılmıştır.
E)
Zaman eki kullanılmıştır.
22.
Herkes bilir bunu, ne kadar dikkat edilirse
edilsin, bir kitapta, bir dergide yanlışlar bulunur (I).
Bunu söylemiyorlar mı tepem atıyor (II). Dizgi yanlışı
ortak yazgısı mıdır toplumun (III). Bizim kültürde yanlışlar
ne kadar da mubahlaştırılmış böyle(IV).
Numaralandırılmış cümlelerin hangi ikisinde iyelik
( aitlik ) eki kullanılmıştır?
A)
I – II B) I - III
C) III – IV D) II – IV E) II – III
23.
Eğitimine,
yetiştirilmesine özen gösteren bir anne babanın varlığı
küçük yaşlarda kişiliğini belirlemiş; ama o, hayatı
boyunca kendini yetiştirmekten geri
kalmamıştır.
Yukarıdaki cümlede yer alan altı çizili sözcüklerin ortak
özelliği nedir?
A)
Fiilden türemiş olmaları
B)
Türemiş olmaları
C)
Basit yapılı olmaları
D)
Hâl eki almaları
E) Hem
yapım hem çekim eki almaları
24.
"Edebiyat yapıtının tek amacının
estetik olduğuna
I
inanmasam da hiçbir edebiyat yapıtının hayatı
düzenleme
II
III
yolunda
reçete olarak kullanılmaması gerektiğini
IV
düşünüyorum."
V
Numaralandırılmış sözcüklerin hangisi,
yapı yönüyle diğerlerinden farklıdır?
A)
I B) II
C) III D) IV
E) V
25.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gövdeden
türemiş sözcük kullanılmamıştır?
A)
Çağdaş insan, gündelik
yaşantıyı, şiirde görmek istiyor.
B)
Günümüzde iyi şiir, kötülerden
ayrılıp gerekli beğeniyi toplar.
C)
Güzel sanatların amacı,
sıradan insanı farklı kılmak olmalı.
D)
Doğru dürüst tartışamayan
insanla tartışmaya girmemeliyiz.
E)
Gerçek edebiyat eserleri,
kişiye yaşamın doğruları konusunda yol gösterici olanlardır.
26.
En büyük zevkimiz dertlerimizle dostlarımızı
acındırmak, kendimize vah vah dedirtmek. Başımıza gelenleri
büyütür, şişirir, karşımızdakini ağlatmak isteriz neredeyse.
Başkalarını kendi dertleri karşısında soğukkanlı gördük mü
överiz ama soğukkanlılığı bizim dertlerimize karşı
gösterdiler mi darılırız, kızarız. Dertlerimizi anlamaları
yetmez, yanıp yakılmalarını isteriz.
Bu paragraftan çıkarılabilecek en kapsamlı yargı
aşağıdakilerden hangisidir?
A)
Dostlarımızın, bizim dertlerimize bizden daha
fazla üzülmeleri bizi keyiflendirir.
B)
Dostlarımızı üzmek, onları sıkıntıya sokmak
en büyük zevkimizdir.
C)
Dertlerimizi bir dosta anlatarak hafiflemek,
çoğu kez bizi neşelendirir.
D)
Dostun dosta yapabileceği en büyük kötülük,
dertlerini anlatmasıdır.
E)
Başkalarının dertlerini dinlemekten çok,
kendi dertlerimizden bahsetmeyi severiz.
27.
“Niçin hayat sofrasından karnı doymuş bir
davetli gibi kalkıp gitmek istemiyorsun; niçin günlerine,
yine sefalet içinde yaşanacak, yine boşu boşuna geçip
gidecek başka günler katmak istiyorsun? Yoksa.......
Bu
paragraf düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisiyle
sürdürülemez?
A)
ölümün tüm sıkıntılarını sona erdireceğini
düşünemiyor musun?
B)
bu dünyada sonsuza kadar, hiç değişmeden
kalabileceğini mi zannediyorsun?
C)
hayatın ve tüm zevklerin sonsuza kadar
süreceği düşüncesinde misin?
D)
daha nasıl olsa sıra bana gelmemiştir deyip,
yaşama sımsıkı sarılmak niyetinde misin?
E)
ölümün seni şimdikinden daha iyi koşullara
kavuşturacağını mı zannediyorsun?
28.
".... Örneğin Geothe'ye bakalım. Genç
Werther'in Acıları adlı o güzelim romanın yazarının, "Ben
Werther değilim." demesi kimi inandırabilir? Sekseninde on
sekiz yaşında bir kıza aşık olacak kadar kafaca, yürekçe
genç kalabilen bir yazarın gençlik dönemindeki coşkusunu
Werther'le dile getirmesi övünülesi bir genç atılım değil
mi?
Düşüncenin akışına göre parçanın giriş cümlesi
aşağıdakilerden hangisidir?
A)
Alman edebiyat oldukça yetkin isimler yetiştirdi.
B)
En büyük yazar, eserde didaktizmi en iyi gizleyendir.
C)
Yaşam öyküsü yazanlar kervanı her geçen kalabalıklaşıyor.
D)
İnsan, kendini genç hissettiği müddetçe gençtir.
E)
Tüm yazarlar romanlarında az çok kendilerinden bahsederler.
29.
Ve gittim. Her şeyin beyaz olduğu bir odaya.
Işıkların bile beyaz olduğu bir odaya. İnsanların bile beyaz
olduğu bir odaya. Üstüme eğilmiş bütün gözlerin tümüyle
beyaz olduğu bir odaya. Sesler bile beyazdı. Bana dedi ki:
"Ölür müyüm doktor diye soruyorsun öyle mi? Ölürsen...
Tıp
tarihine mide ameliyatından ölen ilk hasta diye geçersin,
bil!"
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin
hangisinden yararlanılmamıştır?
A)
Öykülemeden
B)
Kişileştirmeden
C)
Görsel öğelerden
D)
Betimlemeden
E)
Nitelemelerden
30.
Şiir coşkuyla yazılmaz. Coşkuyla yazılmış
etkisini uyandıran şiirler bile hesaplı bir düşünce, hesaplı
bir duyguyla düzülmüştür. Gerçek şu ki ozanlar, coşkuyu
duyularıyla değil uslarıyla kavramak istemeyi yeğlerler.
Benim şiirlerimin kimi dizelerindeki korkunç başarısızlık, o
şiirleri yazdığım zamanki coşkularımın bir sanat eserini yok
edecek kadar güçlü oluşuna dayanmaktadır. Coşku, şiire değil
günah çıkartma ya da evlenme önerisi yapma gibi yürek
hoplatıcı sahnelere yakışır ancak.
Bu paragraftan aşağıdakilerden hangisi
çıkarılamaz?
A)
En coşkulu şiirler bile, üzerinde kafa
yorularak hazırlanmıştır.
B)
Şair, şiirini oluştururken
duygularının dizginini sürekli kontrol altında tutmalıdır.
C)
Duygu yönü eksik olan şiirlerin
düşünce bakımından da birtakım eksikleri vardır.
D)
Şiir ciddi bir iştir, dingin
bir ruh ve düşünme ister.
E)
İyi şair, şiirlerini
oluştururken akla dayalı bir duygusallık oluşturur.
31.
Gogol'un 'Yeni Bir
Oyunun İlk Oynanışından Sonra
Tiyatrodan Çıkış' adlı
oyununda, iki seyirciden biri ötekine, "Oyunu nasıl buldun?"
diye sorar. Öteki de, "Eleştirmenler düşüncelerini yazmadan
bir şey söylenemez." der.
Yukarıdaki cevabı veren kişiyi en iyi anlatan cümle
aşağıdakilerden hangisidir?
A) Eleştirmenlerin görüşlerine son derece
saygılıdır.
B) Oyunu değerlendirebilecek sanat
birikimi yoktur
C) Kendi beğenisine güvenmemektedir.
D) Oyunu beğenmemiş; fakat bunu
söylememektedir.
E)
Oyun, beğeni sınırlarının
çok altındadır
32.Kesinlikle
hayır. Eğitmenliğe yakışmadığını düşünüyorum bunun. Çünkü
genç insanlarımıza eğitim verir görünürken, aslında kendi
kalıplarımıza göre düşünmeyi öğretmek, yalnız onlar için
değil, bütün toplum için de zararlı bir tutum. Düşünmeyi
öğrenmeden yetişen genç, günü gelir, öğretilenlerin dışında
kalan yeni durumlar karşısında şaşkınlaşır, kendi yerini
bilemez ve rüzgarlar önünde savrulur durur.
Yukarıdaki sözler, aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı
olabilir?
A) Hocalık
yaptığınız yıllarda, fikirlerinizi ve dünya görüşünüzü
öğrencilerinize aktarmayı hiç düşündünüz mü?
B) Eğitmenlik
yaptığınız yıllarda sizin gibi düşünmeyen insanlara tahammül
edebilir miydiniz?
C) Sizce
eğitmenliğin ilk koşulu, öğrencilerdeki örf ve âdetlerimize
uymayan davranışları düzeltmek midir?
D) Hocalıkla
eğitmenliğin farklı kavramlar olduğu ve iyi bir hocanın, iyi
bir eğitmen olamayacağı fikrine katılır mısınız.
E) Sizin
gibi düşünmeyen
öğrencilerinize karşı da
son derece demokrat olduğunuz düşüncesi doğru mu?
34.
Türk hikâye ve romanının daha yeni yeni
başlamakta olduğu bir dönemde bu alanın en gerçekçi
örneklerini verdi. Hatta realizmi aşarak natüralizme uzanan
bir yazar karakterinde göründü. Memleket manzaralarına ve
gerçeklerine yönelik hikâye ve romanlarının yanı sıra
İstanbul'u anlatan şeyler de yazdı. Köy yaşamını anlatan
büyük hikâyesi bu alanda ilk olma özelliğini de
taşımaktadır.
Yukarıdaki parçada, sözü edilen yazarla
ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine
değinilmemiştir?
A)
Türk yazınının önder şahsiyetlerinden biri
olduğuna
B)
Eserlerinde gerçekçiliğe önem verdiğine
C)
Edebiyatımızdaki ilk köy hikâyesinin ona ait
olduğuna
D)
Mekân seçiminde tutucu olmadığına
E)
Konu seçimindeki titizliğine
35.
Bir yazar , gördüğünü, bildiğini, düşündüğünü
yazıyorsa, bunu toplumsal bir fayda için yapıyordur. Benim
görevim duyurmaktır, anlatmaktır diye düşünüyordur. Bunu
yaparsa insanlar ve toplumlar daha mutlu olacak
inancındadır. Yazar vurulmayı, acıyı, ölmeyi göze alıyorsa,
korumak istediği değerleri kendi yaşamından üstün tutuyor
demektir.
Bu düşünceleri savunan bir kişinin,
aşağıdakilerden hangisini söylemesi beklenemez?
A)
Yazar olmanın ilk koşulu, doğruları toplumdan
gizlememektir.
B)
Yazar, içinde yaşadığı topluma
karşı sorumludur, onu eğitmeye çalışmalıdır.
C)
Birtakım zorluklar, yazarı,
bildiklerini söyleme konusunda kısıtlayamaz.
D)
Edebi eserlerin belli bir düzeyi olmalıdır, hiçbir amaç
uğruna, bu düzey düşürülemez.
E)
Okuyucusunun seviyesini
gözetmeden yazan kişi, topluma faydalı olamaz.
Cevaplar :
1.
E
2.
A
3.
C
4.
C
5.
B
6.
E
7.
A
8.
D
9.
A
10.
D
11.
B
12.
C
13.
D
14.
C
15.
A
16.
D
17.
E
18.
D
19.
A
20.
B
21.
C
22.
E
23.
D
24.
B
25.
C
26.
A
27.
E
28.
E
29.
B
30.
C
31.
C
32.
A
33.
E
34.
D
www.edebiyatogretmeni.net
Picasa Slayt ve Fotoğraf Programı
En Güzel Paylaşımlar İçin Mail
Grubumuza Üye Olun