AD
AKTARMASI (MECAZ-I MÜRSEL)
Bir sözcüğün benzetme amacı güdülmeden
başka bir sözcüğün yerine kullanılmasıdır. Buna Düz Değişmece ya da
Mecaz-ı Mürsel adı verilir.
İç-dış ilişkisi:
Bir varlığın dışı söylenerek içi ya da
içi
söylenerek dışı kastedilir.
Örnek: Evi
gelecek hafta taşıyoruz. (Evin eşyalarını)
Çayı ocağa koyuver. (
Çaydanlığı)
Bütün-Parça İlişkisi:
Bir varlığın bütünü söylenerek parçası,
parçası söylenerek bütünü kastedilir.
Örnek:
Sokağın ilk girişindeki
apartmanda oturuyorum. (Apartmanın
dairesi)
Herkes başının üstünde bir
çatı olmasını ister (Ev)
Somut-Soyut İlişkisi:
Soyut bir kavram söylenerek somut
bir varlık kastedilir.
Örnek:
Düşük bir maaşla beş canı besliyor.
(İnsan)
Sanatçı-Eser İlişkisi:
Sanatçının adı söylenerek eseri
ya da eserleri kastedilir.
Örnek:
Biz Yahya
Kemal’ i okuyarak yetiştik.
(Romanını)
Yer (Şehir, Kasaba, Köy)- İnsan
İlişkisi: Yer adı söylenerek
insan adı kastedilir.
Örnek:
Takımı şampiyon olunca tüm
Adana bayram etti. (Şehir halkı)
Törende bütün
kasaba meydanda toplanmıştı. (Kasaba
halkı)
Şehir-Yönetim ilişkisi:
Bir ülkenin başkenti söylenerek
yöneticileri kastedilir.
Örnek:
Ankara
bu olayda duyarsız kaldı. (Devlet yöneticileri)
Yön-Bölge, İnsan İlişkisi:
Yön adı söylenerek o yerde
oturan insanlar kastedilir.
Örnek:
Batı’nın tavrını
anlamak güç. (Avrupa ülkeleri)
Bir Kap Söyleyip İçindekileri
Çağrıştırma:
Örnek:
Bardağını bitir de
sana çay doldurayım. (Çayını bitir)
Soru: Marmara’da her yelken
Uçar gibi neşeli
Yukarıdaki dizelerde olduğu gibi , kimi
sözler benzetme
amacı gütmeden kendi anlamı dışında
kullanılır.
Aşağıdaki dizelerin hangisinde bu
örnektekine
benzer bir kullanım vardır?
A)
Dalgalan sen de
şafaklar gibi ey şanlı hilâl.
B)
Ben ezelden beridir
hür yaşadım hür yaşarım.
C)
Etmesin tek
vatanımdan beni dünyada cüda.
D)
Bastığın yerleri
toprak diyerek geçme tanı.
E)
Kim bu cennet vatanın
uğruna olmaz ki feda.
(1995-ÖSS)
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Halil İbrahim ASLANHAN