Bilindiği
gibi Fatih, genç yaşta padişah olmuştur. Yaşı gençtir ama zekası ve
inançları çok kuvvetlidir. Yeni sultan olduğu yıllardır. Birgün bir
sefere gidilecekken ordunun başında babasının olmasını ister. Ancak
babası bu teklifi kabul etmez. Fatih'in maksadı babasının ilminden
ve tecrübesinden yararlanmaktır.
-"Eğer sen
padişahsan geç ordunun başına. Yok eğer ben padişahsam emrediyorum
ordunun başına geçeceksin!"
Babası Sultan Murat,
başka çare bulamaz ve orduya komutanlık yapar.
Osman
Yüksel Serdengeçti'den:
Osma
Yüksel'in milletvekili olduğu yıllardır. Birgün meclis kürsüsünde
kendisine laf atan vekillere dayanamaz ve:
-"Bu
meclistekilerin yarısı eşektir!" der ve iner kürsüden.
Bunun üzerine
meclis karışır ve herkes kendisinden sözünü geri almasını ister.
Arkadaşlarının da ricası ile tekrar kürsüye çıkar ve zekasını
gösteren ve vekilleri rahatlatan şu sözleri söyler:
-"Bu
meclistekilerin yarısı eşek değildir!"
Kant'tan:
Ünlü Alman
eğitimci Emmanuel Kant'ın bir sözü:
-"Her ne kadar
ben inanmasam da bir tanrının var olduğunu kabul etmek gerekir."
Kanuni
Sultan Süleyman'dan:
Süleymaniye Camiinin inşaası sırasında bir ermeni usta, yanlış duvar
yapması sonucu, Kanuni tarafından cezalandırılır. Ermeni usta,
sultandan şikayetçi olur. Kadı, ikisini de huzuruna çağırır. Kanuni
ve usta, kadının karşısında ayakta beklemektedirler. Karar
açıklanır: "Kısas!" yani Kanuni de aynı şekilde cezalandırılacaktır.
Ermeni usta, adalete hayret eder ve:
-"Madem dininiz bu kadar
adil, hem davamdan vazgeçiyorum hem de müslüman oluyorum"
Davadan sonra Kanuni,
kadıya:
-"Eğer ben
padişahım diye benim lehimde bir karar verseydin, seni bu kılıcımla
öldürürdüm"
Kadı, oturduğu
minderin altından bir hançer çıkarır ve :
-"Sultanım siz de
eğer 'ben padişahım' diye kararıma itiraz etseydiniz ben de bu
hançeri sizin kalbinize saplardım..."
Bir
Derviş:
Garip dervişin biri büyük bir köşkün önünden geçerken evin 'av
meraklısı ve zalim' olan beyi, yardımcıları ile ava gitmek için
evden çıkıyorlardır. Dervişle selamlaşırlar. Aksilik bu ya o gün hiç
birşey vuramadan dönerler. Bey çok sinirlidir:
-"Sabah
ava giderken karşılaştığımız o dervişi bulun çabuk! Onun yüzünden
işlerim ters gitti. Uğursuzu getirin bana!"
Yardımcıları hemen
dervişi bulup beyin huzuruna çıkarırlar. Bey kükrer:
-"Bre
uğursuz adam! Senin yüzünden elimiz boş geldik! Hiçbir şey
vuramadık! Tiz vurun kellesini!"
Derviş,
beye şöyle der:
-"Beyim sabah
selamlaştık. Siz hiçbir şey vuramadınız. Ben ise kellemi
kaybediyorum. Siz söyleyin, hangimiz daha uğursuzuz?"
Kanuni
Sultan Süleyman'dan:
Kanuni, şehzadelerini muhteşem bir törenle sünnet ettirir. Kısa bir
süre sonra da veziri İbrahim Paşa'nın oğlu sünnet olur. Törene
Kanuni de davetlidir. Birara Kanuni, vezirine der ki:
-"Söyle
bakalım İbrahim Paşa. Senin tören mi daha muhteşem, benimki mi?"
-"Elbette benimki
sultanım"
Kanuni
şaşırır. Sebebini sorar. Vezir:
-"Benim oğlanın
düğününe koskoca cihan padişahı davetliydi ve geldi. Sizinkinde
böyle bir davetli var mıydı?" der.