A) TANZİMAT EDEBİYATINA GİRİŞ
I- TANZİMAT'A DOĞRU
Türk- Avrupa ilişkileri,Kanuni Sultan Süleyman döneminde,
Fransa'ya yapılan Osmanlı devletinin yardımı nedeniyle,
Türk- Fransız dostuluğu başlamış ve Fransız kültürünün
yayılmasına zemin oluşturmuştur.
Osmanlı devletinin Avrupalılaşma yolunda attığı ilk önemli
adım, 1839 yılında Abdülmecit devrinde yapılan TANZİMAT
FERMANI'DIR. Bu ferman Avrupadaki yeniliklerin Osmanlıya
girmesidir.
II-TANZİMAT
EDEBİYATI KAYNAKLARI
Bilindiği üzre Fransız Edebiyatı'nın etkisi ki 18.yy Fransız
uygarlığının İspanya, İtalya ve İngiltere'yi etkisi altına
alan evrensel bir düzeye varmış olmasıdır ki bu dönemde
başta Amerika olmak üzre pek çok ülke bilim ve felsefi
yönden edebi akımların etkisinde kalmıştır. Bizimde bu
akımdan etkilenmemiz kaçınılmazdı. Bunun yanı sıra Fatih in
İtalyan ressamı Bellini 'ye resmini yaptırması,Katip
Çelebi'nin “ Cihan-nüma”sı, 17. yy dan sonra Avrupaya giden
Çelebi Mehmet'in “Paris Sefaretnamesi”gibi eserler Avrupa
kültürünü bize getirmiştir.
III-
TANZİMAT ÖNCESİ VE TANZİMAT NESRİNE GENEL BİR BAKIŞ
Genel olarak edebiyatımıza baktığımızda düz yazıyı 3 kısıma
ayırabiliriz:
a)Divan
edebiyatında açık ve edebi nesir ile yazılan eserler:
Süslü nesir ile divan şiiri arasında paralellik vardır. Amaç
ustalık ve hünerini göstermektir. Arapça ve Farsça
tamlamalarla doludur. Seciler ağırlıklıdır.
b) Halk
edebiyatında yazılan eserler: süsten, söz sanatlarından
uzaktır. Bu dönemdeki tasavvufi eserler, halk hikayeleri,
kur'an tevsirleri, menakıpnameler, halk hikayeleri vb
nitelikteki eserlerhalka bir şeyler öğretme amacı güderek,
sade bir dil ile öğretici nitelikte yazılmıştır.
c)
Tanzimat edebiyatında yazılan eserler: Edebiımızda
gerçek nesir Tanzimatla başlar. Gazete ile birlikte batılı
pek çok yeni nesir türü edebiyatımıza girer. Bu dönem fikri
ön plana çıkaran kısa ve öz cümleler kullanılmıştır.artık
seciler atılmış, kısa cümleler kullanılmış, doğrudan konuya
girilmiş, ilk defa
noktalama işaretleri
kullanılmıştır.
IV-TANZİMAT
EDEBİYATI
Tanzimat Fermanı ile siyaset, idare, ve eğitim alanlarında
Batı uygarlığına resmen katıldıktan sonra Batı'yı örnek
edinen Avrupai Türk Edebiyatının 1. dönemidir. Tanzimat
Edebiyatı, 1860'da
Şinasi'nin Tercümal-i Ahval
gazetesini çıkarmakla başlar. Tanzimat Edebiyatı, eski
kuruluşlarla, düşüncelerin karşısına tpolumsal ve siyasal
düzenlemelerle çıkar. Basımevlerinin gelişmesi,
gazeteciliğin Batı'dan geniş ölçüde esinlenmesi, güçlü
edebiyatçıların yetişmesi, etkili bir kamoyu yaratır.
Batı'ya yönünü dönen bu edebiyat ile toplum hayatımızın
hızlı değişmesinde ve gelişmesinde etkili akımların fikir
dünyamıza katılmaları sağlamıştır. Özellikle Tanzimatile
birlikte batıdaki pek çok yeni nesir türleri( tiyatro,
gazete, roman, çeviri vb.) edebiyatımıza girer. Düz yazının
gelişmesinde gazeteciliğin büyük payı vardır. Tanzimatile
edebiyatımıza yeni bir dünya görüşü girer, bu dönem
yazarları, toplumcudur, doğrunun, iyinin peşindedir,
edebiyatile ulusu yükseltmek, baskıları ortadan kaldırmak
hedeflenirken kendilerini halka karşı sorumlu hissederler.
Geşilmeye katkı sağlayacak batıdaki yeni nesir türlerinin
yanı sıra romantizm, realizm, naturalizm, sembolizm ve
parnasizm gibi pek çok batılı edebi akım edebi hayatımıza
girmiştir. Nesir ve nazımda konu alanları genişlemiştir.
Sade dil ile yazılırken bir önceki dönemde de işlenen vatan,
millet, hürriyet, halk sevgisi gibi konular bu dönemde de
işlenmiştir.
B) TANZİMAT
DÖNEMİ NESRİ
I-
İLETİŞİMİN TARİHSEL GELİŞİMİ
I.A) ANADOLU İMPARATORLUKLARINDA İLETİŞİM
Anadolu tarihsel süreçde pek çok
imparatorlukların hakimiyeti altına girmiştir. Anadoludaki
ilk iletişim biçimleri, yazının gelişmişliğine paralel
olarak daha çok tabletler ve yazıtlarla gerçekleşmiştir.bu
yazıtların içeriğine baktığımızda ülkenin siyasal durumunun
yıllıkları ,krallıkla ilgili eski olaylar, yönetim sınıfı
içindeki çekişmeler, komşu ülkelerle olan yazışmalar,
yönetim, yasa ve kulralları hakkında bilgi içerdiğini
görüyoruz.
I.B) OSMANLI DEVLETİNDE İLETİŞİM
Osmanlıda iletişim devletin idari ve
bürokratik kararlarının hiyerarşik bir düzen içinde
merkezden taşraya iletilmesi ihtiyacının bir sonucu olarak
resmi bir özellik taşır.fermanlar, kanunnameler,
nizamnameler vb. Yazılar gerekli bürokratik yerlere
“menzil”sistemi ağı ile iletiliyordu.iletişim, koşucu, ulak,
çapar, tatar isimleri verilen özel olarak yetiştirilmiş
mesaj taşıyıcılar tarafından yapılırdı.yollarda bu
taşıyıcılar için at tutulurdu. Bu süreç II.Mahmut dönemine
kadar devlet ile halk arasındaki iletişim, devletin halka
duyuruları telleklarla halka iletilirdi.bir de iletşimin
resmi olm ayan kısmı vardı. Edebiyat ürünleri de Osmanlıda
iletşim vasıtası olmuştur. Aşık tarzı sözlü şiir geleneği,
halkın haberleşme aracı haline gelmiştir. Köy köy kasaba
kasaba dolaşarak bulundukları yerdeki olayları bir sonraki
durakta anlatarak halkın kitle iletişim aracı görevini
üstlenmişlerdir.
I.C) MODERN ANLAMDA İLETİŞİM
Osmanlıda ilk gazete, 1796 da
İstanbul'daki Fransızlara Fransadaki yaşama dair bilgi
vermek amacıyla “Gazette Française de Constantinople” adında
15 günde bir yayınlanan gazete çıkarılmıştır.bunun akabinde
bir kaç tane daha Fransız gazetesi çıkarılmış Fransız
menfaatlerini gözeten bu gazetelerden bir kısmı
kapatılmıştır. Bir kısmı da önemini yitirince kendiliğinden
kapanmıştır. İlk Türk gazetesi, 11- kasım- 1831 de Takvim-i
Vekayi haftada bir defa yayınlanmak üzre resmi olarak
kurulmuştur.
II-TANZİMAT
GAZETECİLİĞİ
Bu dönemde edebiyatımıza giren yeni türlerin içinde
diğerlerine nazaran gazeteciliğin önemi büyüktür. Çünkü;
makale,
fıkra, haber, röportaj, sohbet,
mülakat, anı,
gezi,şiir,
inceleme vb. Pek çok türün gelişmesinde ve yaygınlaşmasında
gazetenin payı büyüktür. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın ifade
ettiği üzre “bu devirde gazete hemen tüm yeniliği idare
eder.” (www.meb.gov.tr-13.10.07)Gazete, her gün bir
toplumdan, bir sorun üzerinde fikir ve görüşe sahip ikinci
bir toplum çıkarabilecek kudrette bir çözümleme ve
birleştirme organıdır. Gazetenin diğer toplumlara göre bizde
farklı bir yere sahiptir. Tanpınar'ın da dediği gibi “hiçbir
yerde gazete bizdeki role benzer bir rol oynamamıştır. (...)
bütün işaretler ondan gelir. Kalabalık onun etrafında
kurulur. Okumayı o yazar. Mekteplerin uzak bir gelecek için
hazırladığı ocağı o tutuşturur.”(www.meb.gov.tr-13.10.07).
Gazete
sayfaları her gün milyonlarca kişinin beraber toplanıp
beraber düşündükleri, konuştukları bir toplantı meydanı
gibidir.
Demokratik toplumların hayatında en önemli rolü fikirler
oynamaktadır.Fikir özgürlüğününün olduğu her yerde kişiler,
çeşitli olanak ve araçlardan faydalanarak fikirlerini
savunmak isterler. İşte bu araçların en önemlisi ve etkilisi
gazetedir. Gazete: dünyadaki bütün olup biten olayları günü
gününe halka bildiren, haberleri kendi görüşü ile
yorumlayan, ufkumuzu her türlü bilgiler vererek genişleten
düşüncelerimizi aydınlığa götüren basılmış kağıtlar
topluluğudur. Tanzimat
gazeteciliği ise, halkın görüşünün yanı sıra edebiyatı
da değiştirir. Bu gazeteleri okuyanlar, batıdaki yeni dünya
görüşü ile karşılaşırlar.özellikle dergilerin çıkışı
gazetelerden sonra geldiği için edebiyatla ilgili ilk
yazılar gazetelerde yaynlanır.
C) TANZİMAT
DÖNEMİNDE ÇIKARILAN GAZETELER
I-TAKVİM-İ
VEKÂYİ ( 1831)
Toplumlarda gazetenin iki önemli görevi vardır. İktidarın
bildirdiklerini halka iletmek ve halkı siyasi güncel olaylar
hakkında bilgilendirmek. 1826 yılında Yeniçeri Ocağını
kaldıran ve devlet yönetiminde reform hareketlerine girişen
II. Mahmut'un bu gelişmelere paralel olarak 1831 de Takvim-i
Vekayinin Osmanlıca ilk resmi gazete sıfatı ile çıkması
tesadüf olamaz. 1830 yıllar II.Mahmut'un iktidarı
merkezleştirmeyi amaçladığı bir dönemdir. Padişah,
reformlarının gerçekleşmesinde siyasi basın gücünün
farkındadır. Yurt içinde kamoyu oluşturmayı hedeflediği
kadar imparatorluktaki reform ve değişileri batı dünyasına
duyurma arzusu içinde Arapça, Ermenice,Farsça, Fransızca, ve
Rumca baskılarıda yayımlanmıştır. Ayrıca Mısır 'da Kavalalı
Mehmet Ali Paşa'nın teşebbüsü ile 1831 de Takvim-i
Mısriyye yayımlanmıştır. Osmanlı Devletine karşı etkin bir
propaganda aracı olarak kullanılmıştır. Takvim-i Vakayi
haftalık olarak yayınlanan bir gazetedir. Resmi ilanların
yanı sıra iç ve dış gelişmelere ilişkin haberler yer
almaktaydı. Resmi bir gazete olmasından dolayı makale
içerikleri devletin görüşleri doğrultusundaydı. 1860'tan
sonra sadece resmi duyurular ve kabul edilen yasa metinleri
yayınlanır oldu. II.Abdülhamit devrinin büyük bir kısmında
yayınlanmasına karşın, 1878 yılından 1891 yılına kadar
yayınlanmadı. 1892 de yeniden yayın hayatı durdu. 1908 de
Jön Türk İhtilali sırasında yenıden yayınlandı. Türkiye
Cumhuriyeti döneminde onun yerini Resmi Gazete almıştır.
II-CERİDE-İ
HAVADİS( 1840)
Ceride-İ Havadis, Türk basın tarihinin ilk özel türkçe
gazetesi olarak kabul edilir ancak devletten yardım alması
yarı resmi bir yapı doğurmuştur. William Churchill adında
bir ingiliz tarafından 1840 yılında çıkarılmaya
başlanmıştır. sadece haber içerikli olan gazete ilk
yayınlandığı günlerde hiç ilgi görmemiş, ilk üç sayı bedava
dağıtılmıştır. gazete haftalık olarak çıkarılmaya başlanmış
ardından on günde bir çıkarılması kararlaştırılmıştır.
ardından William Churchill siyasi nüfuz kullanarak devletten
ayda 2500 kuruşluk yardım almayı başarmıştır. gazetede, dış
ülkelerden muhabirleri vasıtasıyla dış haberlere yer
verilmiştir. bu özelliği nedeniyle gazete seçkin zümre
tarafından takip edilmiştir. gazeteye iskenderiye’den haber
gönderen bir muhabir türk basın tarihinin ilk muhabiri
sayılmaktadır. Gazetenin diğer bir özelliği ilanlara yer
vermesidir. ilk ölüm ilanları bu gazetede yer almıştır. 1854
Kırım savaşına, gazete savaş muhabirlerini göndermiştir,
gazete 1864 yılında 1212 sayıyı geride bırakarak
kapanmıştır.
III-
TERCÜMAN-I AHVAL(1860)
Tercüman-ı Ahvâl, İstanbul'da 1860-1866 arasında yayımlanan
ilk özel Türkçe gazetedir. Bu gazete hem gazetecilik hem de
edebiyat yönünden tam bir dönüm noktası olmuştur. Sosyal ve
siyasal olayların yoğunluk arzettiği halk tarafından merak
ve heyecanla izlenen olaylar bu gazetede yayınlanmıştır.Bir
övgü gazetesi değil , düşünceve tartışma gazetesi
olmuş,fertlerin düşünce ve kanatlarını açığa vurulmasına
katkı sağlamış, imtiyazlı baş yazı geleneği ilk bu gazetede
başlamış, tefrika ve tartışmalar, haberi ön plana çıkaran
araştırmalar, eğitim sisteminin aksaklıkları ve siyasi
elaştiri örnekleri yine ilk bu gazetede yer almıştır 22 Ekim
1860'ta Agah Efendi tarafından çıkarıldı. Önceleri pazar
günleri çıkan gazete 22 Nisan 1861'deki 25. sayısıyla
birlikte haftada üç gün yayımlanmaya başladı. Gazete zamanla
Ceride-i Havadis gazetesiyle rekabet edebilmek için yayınını
beş güne çıkardı. Bahçekapı'da bir matbaada basılan gazete,
matbaanın altındaki bir tütüncü dükkanından satılıyordu.
Şinasi,
Ahmed Vefik Paşa, Ziya
Paşa, Refik Bey'in sık sık bu gazetede yazıları yer aldı. Bu
yazılarda Osmanlı toplumunun geri kalma nedenleri ve ülkede
olup bitenler tartışılıyordu.Ayrıca edebi eserlerin de
yayımlandığı gazetede, batılı anlamda ilk Türkçe oyun olan
Şinasi'nin Şair Evlenmesi
de (1860) dizi olarak yayınlamıştı.
Gazete, Ziya Paşa'nın kaleme aldığı sanılan ve eğitim
sistemine sert eleştirilerde bulunan bir yazı yüzünden Mayıs
1861'de iki hafta süreyle kapatıldı. Bu olay Türk basınında
yayın durdurmanın ilk örneği oldu. 792 sayı yayımlanan
Tercüman-ı Ahval 11 Mart 1866'da yayınına son verdi.
NOT:
Mukaddemesi ilk makale özelliği taşır.
IV-
TASVİR-İ EFKÂR( 1862)
Tercüman-ı Ahvalin açtığı yolda çok emek ve titizlikle yayın
hayatına giren, daha ileri bir adam atan (Tasvir-i Efkar)
olmuştur. Şinasi’nin kalemiyle özgürlük düşüncesini yayması
bakımından bu gazetenin Türk basın
tarihinde çok önemli bir
yeri vardır. O dönemin en özlü ve kültürlü yazıları onun
kaleminden çıkmıştır.
.
İlk sayıdaki giriş bölümünde gazetenin amacının haber
ulaştırmak, halkın kendi yaraları düşünmeyi, kendi sorunları
üzerinde durmayı, öğretmek olduğu belirtilmiş bulunmaktadır.
padişahın tahta çıkış ve doğum günlerinde övgüler koymayı
reddeden Şinasi
parlamenter sistemi savunmuş, bu konuyla ilgili olarak
Avrupa Basınından çeviriler yayınlanmıştır.
Şinasi’ye göre gazete bilimin ve eğitimin gelişmesi
sorunları ele alacak ve halkın anlayacağı dille
yayınlanacaktır. bu amaçla yayın ve eğitimle ilgili
haberlere önem vermiş, hatta bunlarla ilgili ilanları
parasız basmıştır.Tasvir-i Efkar haftada iki gün çıkıyordu.
Gazete iç ve dış haberler için ayrı ayrı sütunlar ayırmış ve
bunlar ‘’Havadis-i Dahiliye ve ‘’Havadis-i Hariciye’’ diye
süslü başlıklarla verilmiştir. Şinasi, kamuoyu, düşünce
özgürlüğü gibi konularda uyarıcı başyazılar yazıyordu.
.Gazeteyi üç yıla yakın bir süre Şinasi çıkardı.O sıralarda
bir arkadaşının tutuklanmasından tedirgin olan Şinasi,1865
İlk baharında Paris’e kaçtı.Fazıl Mustafa Paşanın kendisini
bu yolda desteklemiş olduğu öne sürülür.
Şinasi’nin ayrılışından sonra gazetenin başına Namık Kemalin
geçtiğini görüyoruz. Şinasi’nin etkisi altında kalan Namık
Kemal daha 25 yaşında iken başyazı yazmaya başladı.
Yazılarında özgürlük konularına değiniyor ve aydın
çevrelerde geniş yankılar uyandırıyordu. 1867de çıkan ‘’Şark
meşalesi ‘’ başlıklı bir yazı dizisi üzerine Namık Kemal in
gazeteciliği yasak değildi. Bunun üzerine Namık Kemal de
Avrupa ya kaçtı ve gazetenin yönetimi
Recaizade Mahmut Ekrem'e kaldı. . Tasvir-i Efkar
835 sayı yayınlanmıştır.Tasviri Efkarın eğitim ve edebiyat
alanlarında yepyeni bir yaklaşım oluşturduğu da kabul
edilir. Halk dilini ön plana çıkarması, sade anlatım ve
keskin fikirli stili, gazetesine izin için yaptığı
başvurusundaki olabildiğince Türkçe anlatım ilgisine sadık
kaldığını gösterir. Okuyucu mektuplarına ve fikirlerine
sütunlarını açmıştır. Arap harfleriyle dizgiyi
kolaylaştırmak için dizgi kasasındaki harf sayısını 112 ye
indirmiştir.
V-AYİNE-İ
VATAN (1866)
Ayine-i Vatan,Eğribozlu Mehmed Arif Bey’in gazetesi 1866’da
çıkmıştır.İlk resimli gazetedir. Kapatıldıktan sonra
İstanbul adıyla yeniden çıkmıştır.
VI- MUHBİR
GAZETESİ (1866)
Kurucusu Ali Suavi’dir..Hükümeti sert bir dille
eleştirdiğindinden gazete kapanmıştır. Yurt dışında çıkan bu
muhalif basının ekseriyeti Türkçe olmakla birlikte;
Fransızca, Arapça, Almanca, İngilizce ve hatta İbranice
olarak yayın yapıyordu. Bu gazetelerin en eskisi, Ali
Süavi’nin Avrupa’ya kaçmasından sonra Londra’da yayınlamaya
başladığı Muhbir’dir. Fransızca ve İngilizce ekler de veren
Muhbir, Mustafa Fazıl Paşanın maddi desteğiyle 1867-1868
yıllarında 50 sayı kadar yayınlandı. Muhbir’den sonra Yeni
Osmanlıların yayın organı olan Hürriyet,
Ziya Paşa
ve Namık Kemal tarafından 1868-1869 yıllarında Londra’da
seksen dokuz sayı çıkarıldı. Ali Süavi’nin, Sadrazam Ali
Paşa hakkındaki bir yazısı üzerine, İngiltere adliyesi
tarafından takibata uğrayınca, 1870 yılında Cenevre’de Ziya
Paşa tarafından on bir sayı olarak çıkarıldı. Altmış üçüncü
sayıdan itibaren Namık Kemal gazeteden ayrıldı ve 1869’da
yurda döndü. Ziya Paşa ise 1871’de döndü. Ali Süavi, Mustafa
Fazıl Paşanın verdiği para ile Paris’te Ulum adlı bir gazete
çıkarmaya başladı. İnkılap fikirlerini yayan ilk gazetedir
VII-TERAKKİ
GAZETESİ (1868)
Terakki, 1868’de Ali Raşid ve Filip Efendi’lerin çıkarttığı
gazetenin bir hususiyeti haftada bir kadınlara mahsus bir
gazete çıkarmasıdır. Yine haftalık mizah nüshası da vardır.
VIII-MÜMEYYİZ
GAZETESİ (1869)
Mümeyyiz,1869’da çıkan gazetenin sahibi Sıtkı Efendi’dir. En
büyük meziyeti çocuklar ait bir nüshasının olmasıdır.hafta
içi 5 gün yayımlanan bir gazete idi. İlk sayısı Çarşamba’ya
denk düşmesine rağmen geri kalan baskıları gazetenin Cuma
günkü baskılarının yanında ve aynı ismi, Mümeyyiz ismini
taşıyan, yanında ise “çocuklar için gazetedir” yazısı
bulunan bir ilave olarak Mümeyyiz, dönemin Süpyan
Mektepleri’nde (ilkokul) verilen eğitime ek olarak
çocuklara, daha çağdaş daha Batılı eğitimle destek vermeyi
ve bu yolla uzun vadede de olsa Türk toplumunun daha
eğitimli ve daha
çağdaş bir konuma gelmesi hatta Batılı ülkelere karşı
yitirdiği eski itibarını ve gücünü yakalaması için çözüm
üretmeyi hedeflemişti.
IX-İBRET
GAZETESİ (1870)
1870 yılında yayın hayatı başlayan gazetenin adı iki yıllık
çalkantılı bir dönem geçirdikten sonra Ahmet Mithat Efendi
tarafından “kiralanır” ve 1872’den başlayarak Namık Kemal,
Ebüzziya Tevfik gibi ünlü adların bulunduğu kadrosuyla
çıkmaya başlar. Başyazarı Namık Kemal’dir. Özellikle Namık
Kemal’in yazıları nedeniyle ilgi gören gazete, yine Namık
kemal yüzünden 1873’de kapatılır. Sebebi de yazarın “Vatan
Yahut Silistire” adlı oyunudur. Oyunu beğenen ve
tezahüratlarla İbret gazetesi önünde toplanan halkın
heyecanı Osmanyı Sarayını ayağa kaldırınca gazete 1873 yılı
Nisan ayında kapatılır. Ebüzziye Tevfik ile Ahmet Mithat
Efendi Rodos adasına gönderilir. Gazete ancak 132 sayı
yayınlanabilmiştir. Namık Kemal bu gazetede, özgürlükçü
fikirleri savunmuş, basının işlevlerini ve önemini
vurgulamıştır.
X-MUSAVVER
GAZETESİ (1872)
Musavver,1872’de çıktı. En önemli özelliği tercümelere yer
vermesi ve
Fotoğraflı olarak
yayımlanan ilk gazete olmasıdır.
XI-TERCÜMAN-I
HAKİKAT( 1878)
II. Abdülhamid döneminde yayımlanan en önemli gazete,1878’de
çıkmaya başlayan Tercüman-ı Hakikat Gazetesi, Ahmed Mithad
Efendinin başarılı kalemi ile ve hükumeti tenkid etmeyen
büyüklere şantaj, sansasyon özelliğinde olmayan ciddi
haberciliğiyle bu devrin en uzun ömürlü ve itibarlı gazetesi
oldu. Daha sonraki senelerde
Ahmet Midhat Efendinin
damadı Muallim Naci’nin idare ettiği bir edebi ilave verdi.
Bu son derece ciddi ve terbiyevi bir edebiyat mecmuasıydı.
Çocuklar için haftalık ilaveler verdi. Bu gazetede telif
romanlar tefrika edildiği gibi, batı klasikleri de
veriliyordu. Midhat Efendi bu arada 150’den fazla roman ve
ilmi kitap yayınladı. Kitaplar, çekici ve akılcı bir üsluba
sahib olduğundan, okutucu ve öğreticiydi. On dört ciltlik
Avrupa Tarihi, üç ciltlik Dünya Tarihi serileri, o devirde
halk tarafından merakla okundu.
Ayrıca, Tercüman-ı Hakikat gazetesi tarafından açılan yardım
kampanyası Osmanlı hükûmetinin yaptığı yardımların
paralelinde olarak, İstanbul’da yayımlanan ve Ertuğrul’un
battığını ilk kez Bahriye bakanı da dahil kamuoyuna duyuran
Tercüman-ı Hakikat gazetesi tarafından da şehit ailelerine
ve yetimlerine yardım toplanmaya başlanmıştı. Bu gazete
gericiliğe ve tutuculuğa savaş açmıştır. Daha sonraları
Ağaoğlu Ahmet’inde sert yazılar yazdığı gazete , devamlı
suretle ittihatçılarla yapılan tartışmaların yayın aracı
olmuştur. Balkan Harbi’nden sonra Ahmet Mithat’ın ölümü
üzerine gazete Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar yayınlarını
sürdütmüş daha sonra kapanmıştır.
XII-MİZAN
GAZETESİ (1886)
Mizan Gazetesi : 21 Ağustos 1886’da haftalık mizan gazetesi
çıkarılmıştır. bu gazeteyi Mizancı Murat adıyla anılan Murat
bey çıkarmıştır. Gazetede iç ve dış politika konularına ,
ekonomi
eğitim , maliye ile ilgili
çeşili problemlerin çözümüne yer verilmiştir.Mizan Gazetesi
1897’de kapatılmıştır.
Not:
tasvir-i Efkar, Tercüman-ı Hakikat, Mizan gazeteleri halkın
okuma alışkanlığının artmasında etkili olmuşlardır.
XIII-İKDAM
GAZETESİ (1894)
Ahmet Cevdet tarafından İstanbul’da çıkarılan günlük
gazete.
Yazarları Bâbanzade İsmail Hakkı, Abdullah Zühtü,
Ahmet Rasim idi. 24 Temmuz günü Hüseyin Cahit’te onlara
katılmıştır. Abdülhamid döneminde birkaç defa kapatılmıştır.
Ahmed Cevdet (Oran) kurduğu bu gazeteyi “siyasi Türk
Gazetesi” olarak nitelemiştir
Sonuç olarak baktığımızda,
Tanzimat ile birlikte Batı
ya ait pek çok edebi tür edebiyatımıza başarıyla
uyarlanmıştır. Günümüzdeki yayınlanan pek çok yayın
çeşidinin temelleri bu dönemde atılmıştır. Yukarıda
belirtilen gazetenin
dışında pek çok gazete bu dönemde yayınlanmış halkı
bilgilendirme görevini başarıyla yapmıştır. Bu dönemde
dikkat çeken bir başka önemli konu 1860 ta Türk basınının
devlet ve hükümete karşı tavır alması,diğer dillerde
yayınlanan gazetelerinde devletin birlik ve bütünlüğünü
bozucu yayınlar yapması üzerine devlet bazı tedbirler
almıştır.1864 te Matbuat Nizamnamesi düzenlenmiştir.
Nizamname ile daha önce kurulmuş olan Babıali Tercüme odası,
Matbuat müdürlüğü gibi kurumlara yeni görevler veriliyordu.
Bunlar; siyasi nitelikteki yayınlara ruhsat vermek,
yayınların içeriğini kontrol etmek,
gazetelere
verilecek resmi ilanları düzenlemek, Avrupa'da ülke aleyhi
yayınlar yapan mecmuaların ülke içine girmesine engel
olmak,aykırı davrananlara para ve hapis cezası uygulamak.
Böylece devlet başta padişah ve diğer mensuplarını koruma
altına almış oluyordu. Bu durum 1909 a kadar devam etmiştir.
KAYNAKÇA
AKYÜZ,Kenan;
Vatan yahıt Silistre, meb,İst.1969
AKYÜZ,
Kenan; Batı Tesirinde Türk Şiir Antolojiisi, İst. 1986
AKYÜZ,
Kenan; Finten, Türkoloji dergisi, 1964,
AKYÜZ,
Kenan; Modern Türk Edebiyatının Ana Çizgileri, İst. 2001
BANARLI,
Nihad Sami; Namık Kemal ve
Türk Osmanlı Milliyetçiliği,İst. 1947.
BANARLI,
Nihad Sami;Resimli Türk edebiyatı
Tarihi İst. !971
İNUĞUR,
M.Nuri; Türk Basınında İz Bırkanlar,
KAPLAN
Mehmet; Şiir Tahlilleri I, İst.
1954
KUDRET
,Cevdet; Şair Evlenmesi,
ist, 1959
KOLOĞLU,
Orhan; Basın Tarihi,
TANPINAR,
Ahmet Hamdi; 19. Asır
Türk edebiyatı Tarihi, 1.cilt
TOPUZ,
Hıfzı; Türk Basın Tarihi,