İÇİNDEKİLER
GİRİŞ...........................................................................................................................2
1)KORKUT ATA, ŞİRİN BABA ve
KUTSAL BİLGİ...............................................3
2)DEDE KORKUT ve ŞİRİNLERDEKİ
ADLANDIRMALAR................................5
3)ŞİRİNE, BANI ÇİÇEK ve
İDEALLEŞTİRME.......................................................6
4)ŞİRİNLER, DEDE KORKUT ve
YERALTININ TEMSİLCİLERİ........................7
5)ŞİRİNLER, DEDE KORKUT ve
RENKSEL ANLAMLANDIRMALAR.............8
SONUÇ.......................................................................................................................9
KISALTMALAR........................................................................................................9
KAYNAKÇA.............................................................................................................9
GİRİŞ
Her milletin sözlü
kültür tarihinde oluşturulmuş anlatıları mevcuttur. Bu tarz
anlatımları daha sonraki dönemlerde yazıya geçirilmesiyle
birlikte yeniden okuma ve değerlendirme imkanı buluruz. İşte
bu ürünlerden biri de sözlü kültür tarihimizin en önemli
anlatılarından olan Dede Korkut'tur. Bilindiği üzre Dede
Korkut, Oğuzların hayata bakışlarını, inançlarını,
yaşayışlarını bize aktarır. Böylelikle anlatıdaki toplumun
hayatı algılayışını öğrenme imkanı buluruz. Bu bize içinde
bulunduğumuz toplumsal sürecin tarihsel devamlılıktaki
gidişatını verir. Böylelikle dün ile bugünü kıyaslama imkanı
buluruz. Dün ile değişen ve değişmeyen unsurların tesbitini
yaparak milli yapının özünü keşfederiz. Diğer yandan sadece
sözlü dönemin anlatılarında değil, yazılı dönemin sofistike
eserlerinde de toplumsal unsurları bulmak mümkündür. Yazar
içinde bulunduğu toplumun bir parçası olarak topluma dair
unsurları eserine taşır. Öncesinde çocuk olarak yazar, zaten
hazır toplumsal kuralların içinde bulur kendini, çocukluktan
itibaren bu toplumsal kuralları öğrenerek kendinde eritir,
yetişkin bir birey haline geldiğinde bunları yazar olarak
tekrar topluma sunar. Buradan hareketle toplumun sağlıklı
yapılanmasında çocuk eğitiminin önemli bir yeri olduğu
ortaya çıkar. Bunun bilincinde olan aydın kesim, çocuklar
için oluşturulan metinlerde buna dikkat ederek ortaya
koydukları ürünlerdeki mesaj ve işlenen konularda toplumsal
öğelere yer veririler. Toplumdaki yapıyı çocuk yaştan
itibaren onlara vererek, onların sağlıklı birey olarak
toplumsallaşma sürecine katkıda bulunurlar.
Bu bilgilerin
ışığında sözlü kültür ürünü olan Dede Korkut ile bir çizgi
flim klasiği olan Şirinler'deki ortak yanları belirlemeye
çalışacağım. Dede Korkut ile Şirinler arasında örtüşen
yanların olduğu kanaatindeyim. Bunları beş başlık altında
toplayabiliriz:
1- Korkut Ata, Şirin Baba ve
Kutsal Bilgi
2-Dede Korkut ve Şirinlerdeki
Adlandırmalar
3-Şirine, Banı Çiçek ve
İdealleştirme
4-Şirinle, Dede Korkut ve
Yeraltının Temsilcileri
5-Şirinler, Dede Korkut ve
Renksel Anlamdırmalar
1) KORKUT ATA, ŞİRİN BABA ve
KUTSAL BİLGİ
Farklı
coğrafyalardadaki ilkel topluluklarda yaşayan mitlerde
benzer mitik yapıyı bulmak mümkündür. Her toplumun yapısında
bir inanç sistemi vardır. İlk dönemlerdeki tabiat olaylarına
cevap bulma çabası, beraberinde üstün bir gücün varlığını
ortaya koymuştur. İnanışa dair küçük farlılıklar olamakla
birlikte düzeni oluşturan her şeyin üstündeki güç bütün
toplumlarca kabul edilen bir gerçekliktir. Bu gücün,
yaradılışa dair destanlardan da öğrendiğimiz üzre göğe
ilişkin bir tasarı içinde yer aldığını görmekteyiz ( Bkz.
Ögel, 1998:419). Yaradıcı güç, yeryüzüne gönderdiği
temsilcilerle birlikte kendine dair bilgileri insanlara
aktarmaktadır; ayrıca insanlara iyiliklerine dair kötü
olaylar karşısında yardım etmekte, çözüm yolları
sunmaktadır. Bütün bunlar gönderilen, görevlendirilen
temsilcilerle olmaktadır. İşte Dede Korkut ve Şirin Baba
bu temsilciledendir. Her iki metnede baktığımızda onların,
benzer biçimde birlikte yaşadıkları insanların
sıkıntılarına, üzüntülerine çözüm bulmaya çalışdıklarını
görürüz. Problem çözücü olan bu iki karekter, ilahi kaynaklı
bilgilere sahiptir. Manevi birer baba olarak saadetin ve
ebedi hayatın yol göstericisi durumundadırlar. Dede Korkut
kitabının başında, Korkut Ata'ya dair tasvir anlatıcı
tarafından belirtilir. “ Resûl aleyhisselâm zamanına
yakın Bayat boyundan korkut Ata derler bir er ortaya çıktı.
Oğuz'un o kişi tam bilicisi idi. Ne derse olrdu. Gaipten
türlü haber söylerdi. Hak Teâla onun gönlüne ilham ederdi.”(
Ergin,2003:15). Aynı şekilde de Şirin Baba, Şirinlerin her
zaman danıştıkları, problemlerine yaptığı büyülü iksirlerle
çare bulan, ilahi boyuttakilerle iletişim halinde olan bir
karekterdir. Petra Fohrmann tarafından yazılan Şirinler'deki
Şirin Baba, çocuklara doğru olanı gösteren bir karekterdir.
Toplumsal zemindeki inanç sistemine ait bilgiyi çocuklara
aktarmaktadır. Şirin Baba'da bilgeliği yansıtacak fiziksel
görüntüyü de görmekteyiz. O, beyaz sakalları olan kırmızı
şapkalı bir çizgi kahramandır. Sakal, yaşlılığın yanı sıra
bilgeliğinin sembolüdür. Diğer Şirinler beyaz şapka
takarken, Şiirin Baba'nın ki kırmızıdır. Bütün bu ayrıntılar
onun farklılığını vurgulamak içindir.
Dede Korkut'taki
Korkut Ata, kültürel bağlam içinde önemli işlevlere
sahiptir. Sultanlara nasihatlarda bulunur. Onlara fikirler
verir. Begil Oğlu Emren'in hikâyesinde Bayındır Han'a içinde
bulunduğu durumun çözümü için “ Dede Korkut der: Hanım
bunun üçünü de bir yiğide verelim dedi, Oğuz iline karakol
olsun dedi.”( Ergin,2003:165). Kime verileceği konusunda
başka bir probleme ise 'Begil' adındaki alpi önerir. Böylece
sorun giderilmiş olur. Korkut Ata'ya karşı saygısızca
davrananlar cezalandırılır. Kam Püre'nin Oğlu Bamsı Beyrak
hikâyesinde, “Deli Bey diledi ki Dedeyi tepeden aşağı
çalsın. Dede Korkut dedi: çalarsan elin kurusun dedi. Hak
Taâla'nın emri ile Deli Kaçkar'ın eli yukarıda asılı kaldı.”
(Ergin,2003:66). Deli Kaçar'ın yalvarması üzerine Korkut
Ata, üç kez yemin eder ve günahının bağışlanması için dua
edince Deli Kaçar'ın eli iyleşir. Görüldüğü üzre Dede
Korkut, asla kendi çıkarları için kullanmaz. Daima erdem
sahibidir. Kültürel zeminde bir başka önemli yere sahip olan
'ad koyma veya vermede de' Dede Korkut'u görmekteyiz. Dirse
Han Oğlu Boğaç Han hikâyesinde, Boğaç Han'a boğayı yendiği
için ismi Korkut Ata verir. Birey toplumsallaşma sürecinde
liyakatını kazanmış olur. On iki hikâyeden oluşan Dede
Korkut'ta, hikâyelerin sonunda ortaya çıkan Korkut Ata,
toplumsal birlik ve bütünlük için dua eder.
Şirinler'e
baktığımızda Şirin Baba'nın Korkut Ata'dan farlı bir işlevi
olduğunu görüyoruz. O daha çok Şirinleri, Gargamel ve
Azman'ın elinden kurtarmak için büyülü iksirler
hazırlarlamaktadır. 'Büyücü Cadı' hikâyesinde, Gargamel
rüyasında Şirinleri yakaladığını görür, sevinçle uyanır;
fakat bunun rüya olduğunu anlayınca hazırladığı iksirle
kadın büyücü kılığına girer. Kedisi Azman'ı da akbaba
kılığına sokar. Bu yeni kılıklarıyla ormanda dolaşmaya
başlarlar Şirin Baba'yı görünce de bayılma numarası yapar.
Yardımsever Şirin Baba da onu tedavi etmek için köyüne
götürür. Böylece Gargamel, tıpkı rüyasındaki gibi bütün
Şirinleri yakalar yanlızca Şirin Baba kurtulur. Hazırladığı
iksirle Şirinlerini Gargamel'in elinden kurtarır. Yine 'Gargamel'in
Büyüsü' hikâyesinde; Gargamel, yaprak bitlerine çözüm bulmak
için büyü yapar ve işe yarar. Bu Gargamel'in aklına başka
bir fikir getirir. Şirinler için bu büyüyü kullanır fakat
alakasız pek çok canlı ( maymun, baykuş, kedicikler )
yaratır. Bu işi araştıran Şirin Baba, bulduğu sihirli
sözleri Gargamel'in kulağına uyuyunca fısıldar böylece bu
tuhaf yaratıklardan kurtulurlar. Şirin Baba ilahi yapıyla
iletişim halindedir. ' Gökkuşağı' hikâyesinde, Tabiat Ana
ile görüşen Şirin Baba, Tabiat Ana'nın çok yoğun olan
işlerini üstlenir ve gökkuşağının oluşması için ondan
edindiği bilgiyi uygulayarak, gökyüzünde gökkuşağı
oluşturur. Yine 'Şarlatan Doktor' hikâyesinde, sahte ilaçlar
satan kişiden Şirinleri, yaptığı iksirle kurtarır. Şirin
Baba, sadece iksirlerle çözüm bulmaz, aklî çözümler de
üretir. ' Şirine'nin Bahar Temizliği' hikâyesinde, Şirine'yi
temizlik hastalığından kurtarmak için yaptığı iksirler
yetersiz kalınca, büyü kitabını Gargamel'e yaktırmak için
çözüm bulur. Bunu Gargamel'e yaptırabilmek için kendi
büyüsünü kendine uygular. Gargamel de bu büyüden kurtulmak
için kitabı yakar. Görüldüğü üzre Şirin Baba, Şirinler için
doğru olanı bulan, onlara sıkıntılarında, problemlerinde
yardımcı olan kişidir. İksirlerini hazırladığı laboratuvarı
ile ilahi boyutla bağlantısı olan bir bilgedir.
Çizgi flim olan
Şirinler'deki Şirin Baba'nın mesajı, küçük yaştan itibaren
bilgiye, bilgili, tecrübeli büyüklere saygılı olmak
gerektiği ve onları dinlemenin ne kadar isabetli olduğunu
vurgulamaktır. Korkut Ata ve Şirin Baba, kutsal bilgi
ışığında yaşadıkları toplumun yol göstericileridir.
2-DEDE KORKUT ve ŞİRİNLERDEKİ
ADLANDIRMALAR
Adlandırma, toplumsal
bütünlükteki bireyselliğimizin bir kanıtıdır. Tüm
toplumların yapısında bu adlandırmaya rastlamaktayız. Dede
Korkut'ta adlandırma, Korkut Ata tarafından yapılmaktadır. 'Boğaç
Han ' hikâyesinde, Boğaç Han'a ismi bir boğayı öldürdüğü
için Korkut Ata tarafından veririlir ( Ergin,2003:20-36).
Adlandırma daha çok yapılan kahramanlığa göre verilir. Dede
Korkut'taki adlandırmalarda daha çok baba adı ile anılma
vardır. ' Kara Göne Oğlu Kara Budak, Pay Piçen'in kızı Banı
Çiçek, Aruz Koca Oğlu Basat v.b.', adlandırmalarda görüldüğü
üzre soyun vurgulandığını görmekteyiz. Baba, soyun
temsilcisi olarak çocuğun adından önce zikredilmelidir ki
adlandırmada temel amacın sosyal bütünlük ve birlik üzerine,
soy anlayışı üzerine kurulu olduğunu görürüz. Dede Korkut, “
Soy soyladı Boy Boyladı” ifadesi ile de bunu sıkça
vurgulamaktadır. Adlandırmalar, anlatının kurgusal ve
dönemsel bağlamı içinde kahramanlık temeline dayalı olarak
yapılmıştır.
Şirinler'deki
adlandırmaya baktığımızda ise daha çok günümüz toplum
yapısındaki iş bölümü olarak karşımıza çıkmaktadır.
Şirinler'in tamamı bir topluluk, her bir şirin yaptığı işle
de o topluluktaki iş, meslek grubunun temsilcisi, idealize
edilmiş, modellemesidir. Şirinler'de her şirinin bir işi
vardır ve adlandırma bu işe göre yapılmıştır. Aynı zamanda
bu adlandırmalar onların meslekleri hakkında bize bilgi
vermektedir. Örneğin; usta şirin, uykucu şirin, sporcu
şirin, aşçı şirin v.s.gibi adlandırmalar onların
özelliklerini bizlere vermektedir. Aşçı şirin, toplumun tüm
aşçılarını temsil eden bir şirindir. Tüm aşçılar gibi yeni
lezzetler üretmek için uğraşır. Bir tek şirinle ifade edilen
indirgemeler aynı zamanda idailize edilmişliği de içinde
barındırır. Her şirin ne yapması gerektiğini bilir. Bu
yüzden iş bölümünde problem çıkmaz. Çocuklara verilen mesaj,
sana düşen görevi yaparsan problem yaşamazsın. Bu da ruhsal
olarak
sağlıklı bir bireyin yetişmesi demektir. Aynı zamanda
başarıya giden yollardan biridir. Dikkat edilirse hem olumlu
hem de olumsuz nitelikler birlikte verilmiştir. Böylece
idealliğin içinde kendisi olmayı, insanın olumlu ve olumsuz
özellikler bütünü olduğunu da vurgulayan bir mesaj vardır.
Dede Korkut'ta adlandırma kendi bağlamında kahramanlık
üzerine yoğunlaşırken, Şirinler'deki adlandırmada ise daha
çok günümüz toplum temelindeki mesleki ve ahlaki değerler
üzerine yoğunlaşılmıştır.
3- ŞİRİNE, BANI ÇİÇEK ve
İDEALLEŞTİRME
Dede Korkut
anlatısında yiğitler kadar onlara eşlik eden, denk bayanlar
da önemli yer tutar. Elbette Dede Korkut'ta tek bayan Banı
Çiçek değildir ki diğer kahramanların eşleri de vardır.
Özellikle Banı Çiçek'i ele almamın nedeni o , babasının
evlat istemesi ve ağzı dualı beylerin duası ile dünyaya
gelmesidir ( Ergin,2003:58-59). İdeallize edilmiş bir bayan
sembolüdür. Dede Korkut'ta eşler daima kahramana denk
niteliklere sahiptir. Soyun devamında baba kadar annenin
nitelikleri de önemlidir. Neslin sağlıklı devamlılığı için
öylesine önemlidir ki gerektiğinde anne çocuklarını
korumalı, uyarmalı, yol gösterici olmalıdır. Bunu en iyi
örneklendirecek olan Dede Korkut bayanları arasında Banı
Çiçek'tir. “... Ben Banı Çiçeğin dadısıyım, gel şimdi
seninle ava çıkalım, eğer senin atın benim atımı geçerse
onun atını da geçersin, hem seninle ok atalım, beni geçersen
onu da geçersin ve hem seninle güreşelim, beni yenersen onu
da yenersin dedi.”(Ergin,2003:63). Kendini Beyrek'e Banı
Çiçek'in dadısı olarak tanıtır. Bu ifadelerden ortaya güçlü
ve yetenekli bir karakter çıkmaktadır. Bayanlar da beyler
kadar güçlüdür. Kahraman, kahramanlığın gerekli olduğu
zeminde kendisine denk kahraman bir eş istemektedir.
Görüldüğü üzre her kadının bu özelliklere sahip olması
mümkün değildir. Belki o koşullar ve coğrafya içinde
kadınsal nitelikler bunu gerektirse de bütün kadınlardan
aynı başarı beklenemez.
Şirinler'e
baktığımızda oradaki tek bayanın Şirine olduğunu
görmekteyiz. O, bütün kadınların idealleştirmesi olan bir
semboldür. Şirine'nin Banı Çiçek gibi görev ve işlevleri
yoktur. O, Şirinler'de anne, eş gibi niteliklerin hiçbir
özelliğini birebir yansıtmaz. Daha çok Şirin Baba'dan sonra
olaylara daha akıllıca yaklaşarak önplana çıkmaktadır. Şirin
Baba gibi her zaman diğer şirinleri uyarmak, doğru olanı
yapmak peşindedir. Şirin Baba'nın bir yardımcısı olsa da
aynı zamanda onun bayan versiyonu olarak işlev
yüklenmektedir. Öte yandan Banı Çiçek'teki eş olgunluğunu,
Şiirne'de de görmeyiz. Her ne kadar bebek şirinle
ilgilenerek bize anne koruyuculuğunu hatırlatsa da daha çok
bir yetişkin koruyuculuğu işlevi göstermektedir. Diğer
şirinler içinde o vakit geçirebilecekleri iyi bir
arkadaştır. ' Bahar Temizliği' hikâyesinde, bütün şirinlere
bahar temizliği yaptırır ve hiçbir şirirn ona itiraz etmez.
Yine Gargamel'in büyü ile yaptığı maymun hastalanınca bir
anne şevkatiyle ona bakar. Şirine'nin yaratılışında şevkat,
hoşgörü ve iyimserlik hakimdir. Şirinler'de panik
gerektirecek durumlarda bile belki tuhaf bir tezatlık
ifadesi olacak ama sakin bir paniklik gösterir. Şirine, tüm
olumlu davranişların toplandığı idealize bir karakterdir.
Şirine ile bir bayanın iyimserlik, kibarlık, naziklik
sevecenlik v.b. Verilmektedir. Öte yandan fiziki yetenek
olarak Banı Çiçek'e göre zayıf bir karakter çizer. Sarı
saçları, beyaz topuklu ayakkabısı ve mini beyaz elbisesi ile
20. yy kent kadınını küçük izleyicilere sunar.
Hem Dede Korkut'un
Banı Çiçek'i hem de Şirinler'in Şirine'si kadının idealleşen
çehresini bize sunmaktadır. Özellikle şevkat ve koruyuculuk
her iki bayan karakterde de mevcuttur. Şirine, 20. yy kent
kadınını bir profili iken Banı Çiçek, kendi bağlamının
idealize edilmiş kahraman kadın karakterini bize yansıtır.
4- ŞİİRİNLER, DEDE KORKUT ve
YERALTININ TEMSİLCİLERİ
Hemen hemen bütün
milletlerin yaradılışa dair mitlerinde üç unsuru ( gök,
yeraltı, yeryüzü ) görmekteyiz. Gök, ilahi yapıya ilişkin
iken yeraltı, şeytani yapıya ilişkindir. Her iki taraf da
temsilcilerini yeryüzüne gönderir. Göğe ait olanlar iyilik,
yeraltına ait olanlar kötülük sembolüdür. Buradan haraketle
Korkut Ata'nın iyiliğe ilişkin bir sistemi temsil ettiğini
ve kötülük temsilcileri ile sürekli mücadele içinde olduğu
söylenebilir. ' Dirse Han'ın oğlu Boğaç Han ' hikâyesinde
kötülük temsilcileri Dirse Han'ın yiğitleridir. Oğlu babadan
kıskanıp babaya, oğluyla ilgili yanlış bilgi verirler.
Sonunda yiğitler kaybeder ( Ergin,2003:20-36). Basat'la
Tepegöz'ün hikâyesinde, Tepegöz yeraltının temsilcisidir ve
yenilir ( Ergin,2003:151-162). Genellikle yeraltına ait
olanlar, kötülük temsilcileri tekfur, kara dinli kâfir
olarak nitelendirilir. Mesaj, daima iyi olan kazanırdır.
Şirinler'de ise
yeraltının temsilcisi olarak Gargamel ve kedisi Azman
alınabilir. Onlar sürekli şirinlerle mücadele içindedirler.
Gargamel de Şirin Baba gibi olağanüstü güç desteklidir ancak
bu güç şeytanidir. O, yaptığı iksirlerle şirinleri kandırma
ve ele geçirme çabası içindedir. Yaşadığı yer harabe bir
şatocuktur. Tek yardımcısı Azman'dır. Çizgi flimde sürekli
şirinleri yemekten bahsetmesine rağmen, asıl amacının onları
yemek olduğu kanaatinde değilim. Onların arasındaki bu
mücadele tıpkı kedilerle köpeklerin bitmek bilmeyen ezeli
mücadelesi gibidir. Gargamel, iyi-kötü mücadelesinin gereği
olarak şirinleri yakalamak ister. Onları yakaladıkça çorba
v.s gibi yemek tariflerine bakar fakat Gargamel'in asıl
amacı onları yemek değildir. Aynı şekilde Azman da öyledir.
Yaradılışı itibariyle yakaladığını yer kediler fakat Azman,
Gargamel gibi mücadelenin bir parçası olur. Gargamel, boyut
olarak da şirinlere göre daha büyüktür. Kötünün temsilcisi
güç yönünden Şirin Baba'dan daha güçlüdür. Fakat her zaman
yenilir zafer iyinindir. Gargamel, büyü ile onlarla başa
çıkmaya çalışır, başaramaz ama her seferinde de yeniden
dener. Bu tabiatın, düzenin bir gereğidir. İyi ile kötü
daima mücadele eder. Dünyanın huzuru için daima iyinin
kazanması gerekir. Kısaca her iki metinde de daima zafer
iyilerindir.
5-ŞİRİNLER, DEDE KORKUT ve
RENKSEL ANLAMLANDIRMALAR
Milletlerin tarihsel
sürecinde renklerin ayrı bir önemi vardır. Her toplumun
kendine ait yaşamında renkler farklı önemlere sahiptir. Yine
ortak olunan nokta açık ve iç açıcı renklerin iyi, koyu
renklerin kötü yapıya dahil olmalarıdır. Bütün milletlerde
olduğu gibi Türklerde de duygu ve düşüncelerin ifadesinde
renklerden faydalanmışlardır. Dede Korkut'a baktığımızda; ak
rengin, temizlik, arılık, ululuk, bilgelik sembolü olmasının
yanı sıra devlet sembolü olarak adaleti temsil ettiğini
görmekteyiz. Dede Korkut'taki 'ak alemlü' bayrak gücü ve
ululuğu temsil eder. Dede Korkut, ' ak süt emmiş olamyı'
nasihat eder. Bu iyi dilekte bulunmanın sembolüdür. Kara
renk, olumlu ve olumsuz olmak üzre iki anlama sahiptir. '
kara dağ' ululuk, yücelik sembolü iken, 'kara otağ'
eksikliğin sembolü, 'kara arpa ekmekli' uğursuzluğun
sembolüdür. ' Deli Dumrul' hikâyesinde ' al kanatlı Azrail'
ifadesinden al rengin olumsuzluk sembolü olduğunu
görmekteyiz. Diğer yandan al rengin eski Türklerde hanlık
sembolü olduğunu da hatırlatalım. Dede Korkut'ta kara-ak
üzerine iyi-kötünün sembolü niteliğinde ifadeleri
desteklemek için renk unsurlarının kullanıldığını
görmekteyiz.
Şirinlerde ise
yeraltının temsilcisi kara renk, kötü büyücü Gargamel'in
kıyafeti olarak karşımıza çıkmaktadır. Kara renkli giysi
onun yeraltının temsilcisi olduğunu vurgulamak için
kullanılmıştır. Kırmızı renk, Şirin Baba'nın şapkası ve
ayakkabılarında kullanılmıştır. Onun bilgeliğinin ve işine
bağlılığının sembolü durumundadır. Aynı şekilde Gargamel'in
de ayakkabısı kırmızıdır. Ayaklar önemli uzuvlardır. Giden
yolu temsil ettiklerini düşünürsek bu yoldaki samimiyet ve
bağlılığın temsili olarak değerlendirmek yanlış olmaz. Mavi
ve beyaz renk şirinlerin renkleridir. İyilik ve temizliği
temsil etmekdir. Ayrıca evleri mantardır ve beyazdır.
Gargamel'in evi ise siyahdır. Temsil edilen yerler,
renklerle de pekiştirilerek küçük izleyiciye daha iyi takip
etme ve algılama, ayırt etme imkanı sunmayı amaçlamıştır.
SONUÇ
Dede Korkut ve
Şirinler farklı kültürel zeminin, farklı yaradılış ve
oluşturuluş zeminin üzerinde meydana gelmesine rağmen pek
çok yönden örtüşmektedir. Toplumlar farklı coğrafyalarda
bulumsalar, farklı zamanlarda yaşasalar bile aynı
ihtiyaçlara sahip olmalarından dolayı sonuçlar itibariyle
aynı cevaplara ulaşmaktadırlar ki bunun en iyi örneği olarak
iki farklı zamana ve coğrafyaya sahip toplumun ürünlerinde
ortak noktaların tesbit edilebilirliği olduğu
kanaatindeyim.
KISALTMALAR
Bkz.
: Bakınız
v.b. : Ve benzeri
v.s. : Ve saire
KAYNAKÇA
* ERGİN, Prof. Dr. Muharrem, Dede
Korkut Kitabı,Boğaziçi yay. Ankara 2003
*FOHRMANN, Petra, Büyücü Cadı,
Doğan yay. 2004
*FOHRMANN,Petra,Gargamel'in
Büyüsü, Doğan yay. 2004
*FOHRMANN,Petra, Şirine'nin Bahar
Temizliği,Doğan yay. 2004
*ÖGEL, Prof. Dr. Bahaddin, Türk
Mitolojisi, TTK yay. Ankara 1998
Firdevs SARIKAYA
Picasa Slayt ve Fotoğraf Programı
En Güzel Paylaşımlar İçin Mail
Grubumuza Üye Olun