2.Kitabın Kısa Özeti:
Altıyüzyıllık Osmanlı
tarihinde ilk kez padişah Mehmet Reşat, I nci Dünya
Savaşı’na yol açan olayın gerçek nedenini bilmeden, halka
savaş çağrısında bulunuyordu.Padişahtı ama ne var ki koskoca
imparatorluğu ildilendiren olaylara çok uzak
kalıyordu.Olayları sonradan öğreniyor, kendine anlatıldığı
şekilde kabul ediyordu.Harbiye Nazırlığına yükselen Enver
Paşa bir diktatör gibi davranıyordu.
Birinci Dünya
Savaşı’nda doğuda Ruslarla ilk karşılaşma Eleşkiri civarında
Köprüköy’de oldu.Karşı saldırıya geçen Türk Ordusu Azap Köyü
savaşını kazandı.Fakat iyi keşif yapılamadığı için eski
sınırına çekilemedi.İttifak Devletleri yanında savaşa
katılarak Almanlara yardım amacını güden Başkumandan Vekili,
14 Aralık 1914’te Köprüköye geldi.Askeri teftiş ettikten
sonra hemen Rusların elinde bulunan Sarıkamış’a taarruza
karar verdi. Verilen bu kararın uygulanmasının kötü hava ve
arazi şartlarıyla mümkün olmadığına inanan ve bu taarruzun
ilkbaharda yapılmasını isteyen III ncü Ordu Komutanı Hasan
İzzet Paşa’yı azlederek Ordu Komutanlığını üstüne aldı.Enver
Paşa kış ortasında bir buçuk metre kar altında, eksi 25
derecede ve 2000-3000 metre yükseklikte, arazinin dağlık ve
ancak patika yollarından yararlanılabildiği bir yerde yazlık
elbisesi, yarı çarıklı askerlerle taarruz yapıp amacına
ulaşacağını sanıyordu.Böylelikle bir an önce saldırıya
geçip ilkbahara kadar elden geldiğince Kafkasya içlerine
girip olası bir barışla elimize bir şeylerin geçeceğine
inanıyordu.Enver Paşa’nın temel düşüncesi başarı,dış görünüş
ve giysilerle değil, her askerin kalbindeki yiğitlih ve
cesaretle kazanılacağı idi.
Enver Paşa’nın
yanında yalnızca Alman subayları bulunuyordu.Birliklerin kış
koşulları altında yürüme ve savaşma yeteneklerini bilen Türk
subaylarının görüşünü ise pek dikkate almıyordu.X ncu
Kolordu’nun başında ise padişahın damadı olduğunu sık sık
tekrarlamaktan bir türlü geri duramayan Albay Hafız Hakkı
vardı.O da büyük zaferler kazanma hırsına kapılmıştı.
Tüm kötü
koşullara rağmen savaş başladı.Enver Paşa’nın planı
Sarıkamış-Erzurum arasında bulunan Rus asıl kuvvetlerini XI
nci Kolordu ile sıkıştırırken IX ncu Kolordu ile Bardız, XX
nci Kolordu ile Olyu yönlerinde ilerleyerek Rus Ordusunu
geriden kuşatıp yok etmekti.Enver Paşa, 25 Aralıkta geride
kalan öteki birlikleri beklemeksizin Sarıkamış üzerine
harekete geçti.Bardız geçitini tutan Rus kuvvetlerini gece
yarısına kadar süren çarpışmalar sonucunda Sarıkamış’a atan
29 ncu Tümen, 26 Aralık sabahı kendisine katılan 17 nci
Tümenle birlikte taarruza başladı.Ancak taarruz gelişemedi
ve durdu.Sarıkamış’a bir an önce ulaşmak için cebri
yürüyüşle Allahuekber Dağları’nı aşan X ncu Kolordu 28
Aralık günü Sarıkamış doğusuna varmayı başardı.Böylece iki
kolordu Sarıkamış’ta birleşti.Ancak IX ncu Kolordu Sarıkamış
Dağları’nda ,X ncu Kolordu Allahuekber Dağları’nda
çarpışmaları soğuk ve açlık yüzünden erimiş iki kolordunun
asker sayısı onbin kişiye kadar düşmüştü. İki kolordunun 20
Aralık öğleden sonra başlayan taarruzu gecede sürdü.Küçük
bir kuvvet Sarıkamış’a girdiysede geri çekilmek zorunda
kaldı.
Enver Paşa’nın
İstanbul hükümetine gönderdiği telgraf da bir ibret
belgesiydi.gerçekleri tamamen saptırıyordu.Hiçbir hesaba
kitaba dayanmayan giriştiği akıl almaz saldırı Enver Paşa’ya
göre Rus Ordusu’nun kesin saldırısıyla sonuçlanmamıştı.
Ortada ise büyük bir gerçek vardı.Türk ordusu tarihinde
görülmemiş bir yıkım ve bozguna uğramıştı. Ayrıca Enver Paşa
gönderdiği telgrafın son bölümünde olayların gizlenmesini de
istemişti.İstanbul’a varır varmaz bu işi bizzat kendi
üstlendi.Böylece bu başarısızlık İstanbul ve diğer
bölgelerde yeterince duyulmadı.
Sarıkamış’ta
kaybettiğimiz asker sayısında iki belge vardır. İlk belgeye
göre IX ncu Kolordu 36.784, X ncu Kolordu 46.743 , XI nci
Kolordu 21,819 ve II nci Süvari Tümeninin 3.928 kaybıyla
toplam kaybımız 109.274’e ulaşmaktadır.Diğer belgeye göre
ise XI nci Kolorduya 22 Aralık 1914 gününden sonra asker
desteği yapıldığı belirtilmektedir.Bu da belgeye göre 6
tabur kadardır.Bu duruma göre kaybettiğimiz asker sayısı
113.000-114.000’e ulaşmaktadır.En acı olay ise bu
askerlerimizin 90.000-96.000 kadarı donarak feci şekilde can
vermiştir.Tüm bunların sorumlusu gerçekleri bir türlü görmek
istemeyen hayalci Enver Paşa idi. Enver Paşa Kafkasya’yı
alacağım derken İngiltere ve Fransa’ya
Çanakkale Boğazı’na
saldırmaları için davetiye çıkarmıştır.
3.Kitabın Ana Fikri:
Her zaman yaptıklarımızın
sonucu görmeli, özellikle kendi menfaatlerimiz için
başkalarının hayatını riske atmamalıyız.
4.Kitapta Olayların ve
Şahısların Değerlendirilmesi:
Mehmet
Reşat:I
nci Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı tahtında bulunmasına
rağmen koskoca imparatorluğu ilgilendiren olaylara çok uzak
kalıyordu.
Enver
Paşa:Kişisel tutkularının
esiri olarak verdiği ve uygulattığı kararlarla doksan bini
aşkın Türk gencinin donarak ölmesine neden olmuştur.
Albay Hafız
Hakkı:Padişahın
damadı olmasının verdiği güven ve sahip olduğu kazanma hırsı
onu da etkilemiş ve gerçekleri görmesini engellemiştir.
Hasan İzzet
Paşa:III
ncü Kolordu komutanıyken alınan kararların yanlış olduğunu
belirtmiş,yaptıkları Enver Paşa ve adamlarının düşüncelerine
ters olduğu için görevinden azledilmiştir.
5.Kitap Hakkında Şahsı
Görüşler:
Türk
tarihi açısından bir dönüm noktası olabilecek bir
savaşın, yapılan hatalar zinciriyle nasır hezimetle
sonuçlandığını okudum.Belki hata yapanlar da bu ülkeyi en az
bizim kadar seven vatanperver insanlardı fakat liderlik
böyle anlarda meydana çıkar.
6.Kitabın
Yazarı Hakkında Kısa Bilgi:
Çocukluğundan beri Sarıkamış olayına ilgili
olan Müderrisoğlu,lise yıllarında okuduğu bir
tarih
dergisiyle inceleme yapmaya karar verir.Ayrıntılı bilgi
aramaya başlamasına rağmen Sarıkamış ile ilgili pek fazla
bilgiye ulaşamamış bunda, Enver Paşa’nın dramı unutturmak
istemesinin rolü olduğunu öğrenince konuyu derinlemesine
araştırmaya başlamıştır.Yazar,mozayık diye
tanımlayabileceğimiz çalışma türünü şeçmiştir.
Eserleri:Sarıkamış
Dramı, Yoksulların Zaferi, Fotoğraflarla Kurtuluş Savaşının
Maddi ve Mali Kaynakları.