MOLİERE
Moliere, sarayın döşemelerini yapan bir mobilyacının
oğluydu. Paris'in en nitelikli okullarından College de
Clermont'da eeğitim gördü. 1643'te Illustre- Theatre adlı
bir tiyatro topluluğu kurdu, sahne adı olarak Moliere'i
seçti. Moliere'in bilinen ilk eserleri, 1655'te Lyon'da
sahnelenen L'Etourdi ou contretemps Moliere ve
topluluğunun ilk başarılı gösterisi ise 1658'de Louvre
Sarayı'nda Kral XIV. Louis önünde oynanan Corneille'in
Nicomede'iydi. Moliere, bir sonraki sene ilk önemli komedisi
kabul edilen ve Paris'te sahnelenen ilk tiyatrosu olan Les
Precieuses'ü kaleme aldı. Sosyetenin kibar
davranışlarına özenen iki taşralı genç kızı konu alan bu
oyun, Moliere'in bütün yapıtlarında öne çıkan bir temanın
ilk işlenişiydi: Moliere burada, toplumsal kuralların
gerektirdiği yüzeysel kibarlıkla altta yatan içgüdüsel
davranış arasındaki uyumsuzluğun yarattığı gülünçlüğü konu
edindi.
Moliere'in topluluğu 1661'de, Kardinal Richelieu'nün bir
tiyatro binası olarak yaptırdığı Palais Royal'deki (Kraliyet
Sarayı) bir salona taşındı. Moliere'in bütün "Paris"
oyunları burada sahnelenecekti. 1662'de sahneye konan ünlü
oyunu L'Ecole des femmes (oynanışı Kadınlar Mektebi, 1876;
yayımlanışı Kadınlar Mektebi, 1941) daha ilk gecesinde
skandal yarattı. Seyirciler ve yetkililer, artık hiçbir
değere saygısı kalmamış bir komedyenle karşı karşıya
olduklarını düşünüyorlardı. Oyun, kadınlardan çekinen ve bu
yüzden de saf, gözü açılmamış bir genç kızla evlenerek onu
kendi ilkeleri doğrultusunda yönetmek isteyen bir erkeği
konu alıyordu. Oyunun sonunda adam genç eşine aşık oluyor,
ama aşkı dile getirmesini ve kadınlara bir sevgili gibi
yaklaşmasını bilmediği için gülünç durumlara düşüyordu.
Moliere oyuna gelen eleştirilere 1663'te La Critique de
L'Ecole des femmes (Kadınlar Mektebinin Tenkidi, 1944) ve
L'Impromptu de Versailles (Versailles Tulûatı, 1944) adlı
tek perdelik oyunlarıyla karşılık verdi. Bunlardan ilkinde
komedi anlayışını yansıtıyor, ikincisinde ise oyuncuların
dinlenme odasını ve prova sırasında sahne arkasındaki
konuşmaları çok gerçekçi bir bakışla anlatıyordu.
Moliere 1662'de Armande Bejart'la evlendi. Üç çocuğu oldu,
ama bunlardan yalnızca biri yaşadı. 1664'te sahnelenen Le
Tartuffe, ou I'imposteur (oynanışı Tartüf, 1876 ve Riyanın
Encamı, 1881; yayımlanışı Tartuffe, 1944) adlı oyunun
Kadınlar Mektebi'nden de daha büyük bir gürültünün kopmasına
yol açtı. Oyun kilisenin baskısıyla yasaklandı ve ancak
1669'da yeniden oynanma olanağı buldu. Tartuffe, bir tür
danışmanlık ve eğitmenlik rolüyle bir burjuvanın evine
kapağı atmış, dindar görünüşlü bir sahtekarın serüvenleri
üzerine kuruluydu. Moliere Tartuffe'ün yasaklanmasına
karşın, daha da kışkırtıcı bir oyun olan Dom Juan, ou le
festin de Pierre'i (oynanışı Don Civani, 1876; yayımlanışı
Don Juan, 1943) sahneye koydu. Don Juan, aristokratik
bağımsızlık ilkesini hiçbir borç ya da yükümlülük tanımamak
ve Tanrı'yı da hiçe saymak noktasına kadar vardıran, ama
herkesin kendisine karşı yükümlülüklerini yerine getirmesini
de istemekten geri kalmayan tipik bir Moliere kahramanıydı.
Uşağı Sganarelle ise gerçekliği, dindarlığı ve ürkekliğiyle
her bakımdan efendisinin tersiydi. Bu iki kahraman,
Cervantes'in Don Quijote ile Sancho Panza'sının Fransız
edebiyatındaki karşılığı olarak da görülebilir. Ama Don
Quijote'nin saf hayalciliğinin yerini, Don Juan'da
edepsizlik almıştır. Sonunda Don Juan, tanrıtanımazlığından
ötürü cehenneme gönderilir; ama bu arada seyirciyi
eğlendirmeyi ve onların ikiyüzlülüklerini de açığa çıkarmayı
başarmıştır.
www.edebiyatogretmeni.net
En Güzel Paylaşımlar İçin Mail
Grubumuza Üye Olun