*
Yakup Kadri
Karaosmanoğlu,
Yaban
adlı romanında, Yunanlıların
Türklere yaptığı zulmü çok ayrıntılı
bir şekilde anlatmış ve bazı Türk
köylülerinin Yunanlılara kucak
açmasını eleştirmiştir.(çöz de
görelim )
* Kalp Arapça bir sözcüktür ve bu
sözcüğün sonu sert ünsüzle
bitmektedir. (çöz çözebilirsen )
* Ağlayan kadın, yaşlı gözlerle
kendisine sorulanları cevaplıyordu.
(çöz çözebilirsen)
*Zaman zaman
şiir yazıyor ve yayımlıyorum;
ama ben şiiri hiçbir zaman köşe
yazarlığı olarak görmüyorum. (Çöz
çözebilirsen)
*Yeni yapılan bir müze törenle
hizmete açıldı. ( Çözermiş :) )
*Adana'da otobüs bileti fiyatları
yeniden ayarlandı. (çöz çözebilirsen
)
*Bütün gün anlattığın o işi
düşündüm.
*Mehtaplı pırıl pırıl bir gecede
çiseleyen yağmur altında
dolaşıyorduk.
*Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne
de bir kol.
*Birçok seneler geçti dönen yok
seferinden
*Seçim döneminde her çeşit siyasal
etkinliklerin yasaklanması gerekir.
*Bahçe sahibi gelince yavaş yavaş
kaçıverdik.
*Son yazdığı romanına, isim bulmakta
bir hayli zorlandı.
*Bu ayrılık hasreti canıma yetti.
*Politikacıların çoğu
taraftarlarının oylarını cepte
keklik sayıyorlar.
*Ankara,
bir zamanlar surlarla kaplı bir
şehirdi.
*Televizyon bize çok ucuza patladı.
*İşlediğin cezaların sonucuna
katlanman gerekiyor.**
*Bölgedeki yangınların sabotaj
sonucu çıktığı öngörülüyor.
*Takımlar son final maçının
hazırlıklarını tamamladı.
*Bu konuda değişik alternatiflerimiz
de vardı.
*Deriden yapılmış meşin bir çanta
vardı elinde.
*Giyiminize ve kuşamınıza dikkat
edin.
*Evleri denize karşıydı; fakat güzel
bir evdi.
*Sergideki resimlerimin hepsi benim
eserimdir.
*Geçen hafta kaybolan Ahmet'in
kalemi bulundu.
*Babası istedi diye başka bir semte
taşınan komşularına yardım ediyordu.
*Ağır ağır uzandığı yerden kalkarak
balkon kapısını araladı.
*Her zaman için açıkça
düşündüklerini ifade eder.
*Bu yemeğin kokusu fırında pişmiş
köfteyi andırıyor.
*Seni kardeşim kadar seviyorum.
*Bana benziyordu oğlumun gözleri.
*Ekmek bulamıyorlarsa pasta
yesinler.
*Bu adam ortanca oğluna benziyordu.
*Annem ve babam aynı gün evlenmiş.
*Öldüğü günden beri onu hiç
görmedim.
*Elleri bir yılanınki kadar soğuktu.
*Kitabımı komşunun oğluna verecektim
;ama onu evde bulamadım.
*Çocuklar üstlerini başlarını
batırmışlar ,onları yıkamalıyım.
*Arkadaşımla gezerken babam telefon
açtı,işim olduğunu söyleyip ondan
özür diledim. (çöz çözebilirsen)
*İnsanlık, deprem ve sel gibi beşeri
afetlerden çok zarar gördü.
*Yemekler yenildi çaylar içildi.**
*Benim buraya geldiğimi kimse
istemiyor.
*Olay, arkadaşlarının ters
davrandığından kaynaklandı.
*İki yılda şirketin karını dört kat
arttırdık.
*Kadının saçları ağarmış olmasına
rağmen hala güzeldi.
* Tavanın sapı çıktığı için artık
kullanılamıyor.
*Herkes içeri girsin dışarı
çıkmasın.
*Ay bir yandan sen bir yandan sar
beni.**
*Çok çalışmaktan yorgun düşmüş
,sağlığım bozulmuştu.
*Saksı 2. kattan aşağı düştü.
*Kardeşini bulmak için bir aşağı bir
yukarı çıkıyor.*
*Suçlunun evini bastılar yakalayıp
polise teslim ettiler.
*Bu adamların ve kadınların çocuğu
da bizim okuldaydı.
*Dayımın üç kız çocuklarından biri
liseye gidiyor.
*Dün yağan yağmur ekinlere zarar
verdi.
*Araba çekilmeye çalıştıkça daha da
batıyordu çamura.
*Marmara'da ölmüş bir kadın cesedi
bulundu.
*Yüzme en iyi denizde öğrenilir.
*Hem kendinde hem de arabada epey
hasar varmış.
*Parayı önemserim ;ama gereğinden
fazla da değer vermem.
*Bana unut dediler seni,
unuttum.(çöz çözebilirsen)
* Bu şehrin üç yerinde üç ayrı
gözyaşım var: Biri seni ilk gördüğüm
yerde, biri beni ilk öptüğün yerde,
biri de ya beni terk edip gideceğin
ya da daima seveceğin yerde.
*Dünyaya yoksul geldim, yoksul
gideceğim.
*Kimi insanlar odaya girdiğinde
aydınlatır kimisi çıktığında
*Yıllar sonra doğduğu kasabaya
gitmeyi hiçbir zaman istemedi.
*Hangi işe elimi atsam yüzüme gözüme
bulaştırıyorum.
*Sen doğdun herkes güldü, bir tek
sen ağladın.Öyle yaşa ki sen
öldüğünde herkes ağlasın ,yalnız sen
gül.
*Senin gibi çok duyarlı bir insanın
aşk ile sevgi
arasındaki farkı anlamaması
beklenemezdi.
* Türkler, İslamiyet'i kabul
ettikten sonra , hayata bakış
açılarında önemli değişiklikler
olmuştur.
*Meyveler çok dolapta kaldığı için
tatları değişmiş.
*Sen bunca zorluğa nasıl
dayandın,nasıl başa çıktın?
*Bu durumda karşıdan gelen araçlar
bizi,biz de onları görürüz.
*Sanatçı eserlerine duygularını
katarak ölümsüzleştirebilir.
*Komisyon başkanının açıklamaları
hiç şüphesiz olayın aydınlanmasına
yardımcı olabilir.
*Koltuğuna oturmuş soğuk kanlı bir
biçimde heyecanla maçı izliyordu.
*Bu tür kazalar ölüme hatta
yaralanmalara yol açabilir.
*Konuyu çok değişik farklı
kaynaklardan araştırdım.
*İnsanlar arasında sevgi tohumları
dikmek için uğraşıyor.
*Herkes birbirini tanıyor;ama
birbiriyle konuşacak konu
bulamıyordu.
*Bu olay hepimizin ilgisini çekti ve
derinden sarstı.
*Türk ve yabancı basında sinema
üzerine yazıları ilk kez 1947
yılında yayımlandı.
*Her kuruluş bu konuda gereken
önlemi alması gerekir.
*Ali'yi top oynarken gördüm.(çöz
çözebilirsen )
*Kimi rüyalar insanların gelecekleri
hakkında önemli ipuçları
verebilirler.
*Eski eserlere önem vermeli,gelecek
kuşaklara tanıtmalıyız.
*Kitapçıdaki sorular incelendi ve
öğrencilere dağıtıldı.*
*Herkes bu davanın çok uzayacağına
inanıyor ,kısa sürede
sonuçlanacağına ihtimal vermiyordu.
*Onları görmek istemediğini dolaylı
yoldan ima etti.
*Galiba hepimiz güncel hayatın
karmaşası içinde sevdiklerimizi
ihmal ediyoruz.
*O yıllarda evimizin bütün gerekli
ihtiyacını amcam karşılıyordu.
*Bundan sonra ek ilave önlemlerin
alınmasını sağlamalıyız.
*Boş vakitlerimde korku romanları
okumasını çok seviyorum.
*Büyük şairlerin eserleri ne düşünce
dünyasıyla ne de hayal dünyasıyla
tam olarak bağdaşmaz.
*Öğretmenin yüksek sesle
bağrışı,sınıfta bir sessizlik
yarattı.
*Hayat herkes için kıymetlidir
;fakat anlamı kişiye göre değişir.
*Henüz uçak kazasından daha hiçbir
haber alınmadı.
*Bu uçsuz bucaksız çölün ortasında
bir atım ,bir de ben varım.
*Evin balkonundan akan insan selini
büyük bir dikkatle izliyordu.
*Bir topluluk olarak onlar bizi ,biz
de onları önemsemiyoruz.
*Pencereden uçan kuş sürülerini
seyrediyorum.
*Bazı olayları sıcağı sıcağına hiç
bekletmeden aktarmak gerekir.
*Bizimle birlikte sinemaya gelenler
el kaldırsın.
*Bahçeye çam fidanı ,tarlaya buğday
ekeceğiz.
*Bu lekeler çiçek hastalığının ilk
belirtileriydi.
*Öğrencisinin başarısını övmek için
yaptığı konuşmada sözünü esirgemedi.
*Çocukları aşağılık duygusuna iten
ve güvensizlik veren davranışlardan
sakınmalıyız.
*Annem sokağa çıkarken eşarbını ve
yakası kürklü mantosunu giyer ,öyle
çıkardı.
*Seni uyarmamın nedeni çok
sevdiğimdendir.
*Bu sorunları sosyal ve hukuk
devleti kurallarıyla çözümleyeceğiz.
*Ekmeğini ve suyunu içtiğim bu
insanlara ihanet edemem.
*Yaşamı boyunca ülkesini tanıtmak
,yararlı olmak amacıyla çalıştı.
*Sanatçı yazın yaşamına şiirle
başlamış ,romanla sürdürmüştür.
*O ,iş dönüşünde bize uğrar, beş on
dakika sohbet ederdi.
*Hiçbiri düzenli çalışmamış,bu
nedenle de sınıfta kalmıştı.
*Bazı öğrenciler bahçede
toplanmışlardı.
*El dokuması kilimlerimiz,dünyanın
büyük müzelerinde sergilenmesi beni
mutlu ediyor.
*Şairin şiir yazdığı ortam rahatsa
daha güzel şiirler yazar.
*Onunla ilgili yaşadığım anıları
hatırladıkça kendimi gülmekten
alıkoyamıyordum.
*Ben ansiklopedileri,arkadaşım da
bilim teknik dergilerini
inceliyordu.
*Birçok okuyucu bana bu konuda
katılıyorlar.
*Seni bu kadar sevdiğimi bu kadar
bağlandığımı bilmiyordum.
*Hazırlıksız öğrencilerin karşısına
çıkmak yeni bir öğretmeni zor
durumda bırakır.
*Yaşlı kadın kapıdaki çocuğa senden
büyük ağabeyin var mı diye sordu.
*Gazetedeki
çalışan herkes aylığının az
olmasından şikayetçiydi.
*Çocuğu yönlendirirken sık sık öğüt
vermek yanlıştır.
*Bana yanlış ithamlarda
bulunuyorsunuz.
*Haberi hem gazetelerden hem de
televizyondan izledim.
*Koca salonda ben ve bir yabancı
kalmıştı.
*Ülkemizi yarın ziyarete gelen
Fransa devlet başkanı iki gün sonra
geri dönecek.
*Herkes sorumluluğunun bilincinde
olması gerekir.
*Ülkemizdeki oto yedek parçalarının
büyük bir kısmı yurt dışından ithal
ediliyor.
*Ülkemizde çıkarılan bor mineralleri
yurt dışına ham olarak ihraç
ediliyor.
*Öğretmenler
bilgiye ulaşmada öğrencilere rehber
olup yol gösterendir.
*Uzanıp tutuver elimi, ne olur geri
dön.(Sezen Aksu)
*Bir çizik attın gönlüme,
kanattın(Tarkan)
*Eğer yazdığım şiirler tarafsız bir
gözle incelenirse gerçek değeri
anlaşılır.
*Bu küçük çantadan tomar tomar
paralar çıktı.
*Yarışmada hepinize bol şanslar
diliyorum.*
*Gerektiğinde susmasını bilmek
gerekir.*
*Eldeki verilere bakarak eğitimin
daha da kötüye gideceğini savundu.
*Ülkemizdeki enerji
yetersizliğinden, bazı yörelerimizde
elektrik kısıntısı başlayacak.
*Yaptığı resimleri ve karikatürleri
bize gösterdi.
*Yazar bu romanda köy gerçekliğini
ele almış.
*Testleri bizim öğretmenler
hazırlamış, bir kurul tarafından da
denetlenmiş.
*Eski dostları ara sıra aramak ve
sohbet etmek iyi oluyor.
*Dün konuştuklarımızı anlattığını
sanmıştım.
*Futbolda ortaya çıkan bu skandal
nedeniyle birçok futbolcuların
takımdan uzaklaştırılacağı
söyleniyor.
*Bütün eski kitapların ciltlerini
yeniledikten sonra raflara dizdik.
*Ben şiiri senden daha çok severim.
*Müdürümüz, sizin ve yeni işe
başlayan Aslı Hanımın raporunu çok
beğendi.
*Mahalledeki fakirlerle ilgilenen
,yardım eden bu adamı kimse
tanımıyordu.
*Depremin olacağını herkes biliyor
ama önlem almayı düşünmüyordu.
*Yemeğe arkadaşını da yanında
getirdi.
*Arkadaşım eve ben sinemaya gittim.
*Başkaları için de olsa çalışmak
bize zarar getirmez ,aksine
yüceltir.
*Onların Orhan adında bir çocukları
doğdu.
*Beğendinizse herkese,
beğenmedinizse hiç kimseye
söylemeyin.
*Ülkemiz giderek, Batı'ya yaklaşıyor
mu, uzaklaşıyor mu bu bir tartışma
konusu.
*Bilime ne denli önem verirseniz, o
ölçüde yararlanırsınız.
*Dinleyicileri coşturdu,neşeli
dakikalar yaşattı.
*Adlaşmış sıfat ve zamirlerden sonra
virgül kullanılır.
*Yeni evleri biter bitmez
taşınacaklarmış.
*Adamı tanımadığım birine benzettim.
*Müdür beyin sinirleri bir hayli
bozulmuş ve ziyadesiyle üzülmüştü.
*Çocuğun elindeki balonlar
patladılar.
*Sanatçı Avrupa kültürüne hayran
olmuş, yakından tanımıştı.
*Türkçede sayı ve belgisiz
sıfatlardan sonra gelen adlar çoğul
eki almaz.
*Herkese başarılarını anlatır,
kendine hayran olmasını isterdi.
*Geçirdiğim rahatsızlığı büyük bir
başarıyla ameliyat ederek sağlığıma
kavuşturdu.*
*O kurumda
eğitim görmüş
herkes,saygılı ,hoşgörülü ve esnek
olmak gibi çok önemli erdemler
kazanmışlardır.** öss
*Yaptıklarını kendi ağzıyla itiraf
etti.öss
*Ozan, 1940 yıllarında yeni
şiirimizin başta gelen adlarından
biriydi.*öss
*Ekonomileri daha çok,
yetiştirdikleri hayvancılığa
dayalı.*öss
*Birçok okullarda on yıl süreyle
öğretim görmüştü.
*Bu tembellik onun sınıfta kalmasına
hatta zayıf almasına sebep olacak.
*Ne sen onu ne o seni anlıyor.
*Ne sen beni unut ne de ben seni.
*Ne onlar beni aldattı ne de ben
onları.
*Otobüs yoğun sis yüzünden karşıdan
gelmekte olan kamyonla çarpıştı.
*Sanır mısın ki bu sözleri millet
dinler ve inanır.
*Genç yabancıya doktorun evini tarif
etti.
*Üç saat süreyle görüştükten sonra
basına bir açıklama yaptılar.
*Seni ömür boyu seveceğim ve değer
vereceğim.
*Yaklaşık olarak tam üç yıl kaldık o
şehirde.
*Yeni kurulan üniversite rektörleri
cumhurbaşkanınca atanır.
*Onun tanıklığı ticari itibarımı
sarsabilir, belki de hapse
attırabilir.
*İyi
romanlar
yazmak isteniyorsa, bu romanların
dil ve anlatımına özen
gösterilmelidir.
*Bir işin yapılmasını istiyorsan
kendin ,yapılmasını istemiyorsan
başkasını gönder.
*İnsanlığın nefretine yol açan
nükleer silahsızlanma görüşmeleri
çıkmaza girdi.**
*Fen ve askeri liselere hazırlık
kurslarımız başlamıştır.
*Spor kulübünün en iyi ciritçisi
,kulübünde branşının en iyisi olmaya
çalıştığını söyledi.
*Gençlik sorunlarını iyi biliyor.
*Genel Kurul, bu kararı 68'e karşı
59 oyla almıştır.
*Arkadaşını kutladı ve tebrik etti.
*Siyasal düşüncelerinde ısrarlı ama
inatçı değildi.
*Onu ne gördüm ne de bir şey
söyledim.
*Arkadaşını çağırdı ve teşekkür
etti.
*Asıl yanılgısı romanla öykü
arasındaki ayrıcalığı göremeyişinden
doğuyor.
*Sorumluluğunu kötüye kullanıp
kullanılmadığı araştırılıyor.
*Üniversitelerimizin durumu
düzelmedikçe, çağdaş üniversite olma
niteliklerini büsbütün yitirebilir.
*Görevliler halka hizmet etmeli ve
hor görmemelidir.
*İşveren, işçilerin bu çok haklı
itirazlarına da göz yummuştu.
*Yazarın yetişmesine elverişli
ekonomik ve kültür ortamı hazır
mıdır?
*Anne ve çocuk ölümlerinde büyük
ilerlemeler kaydedildi.
*Biz okula, onlar eve gidecekler.
*Harf devrimi 3 Kasım 1928 yılında
yapıldı.
*Kar yağışının durması üzerine
ulaşıma kapanan köy yolları
açıldı.***
*Pislikten ve her türlü sağlık
koşulundan yoksun olan lokanta
kapatıldı.
*Çocuğu ailesi serbest bırakırsa
,çevresindeki kötü kişilerle arkadaş
olabilir.
*Bu yıl ÖSS sınavı iptal edildi.
*Arkadaşım bir ,bense iki tost
yedim.
*Yokuşa gelince trenin hızı
yavaşlar.*
*Bu yüzden hepimiz yorgun
düşer,çoğumuzun sağlığı bozulurdu.
*Tehlikenin boyutları kavranmış ve
alınan tedbirlerle önlenmişti.
*Bazı gıda maddelerinin fiyatları
gün geçtikçe artıyor ,önlenemez
oluyor.
*Kıldığımız namazları ve oruçları
kabul et,dedi.
*Çocuğu bir süre bekleyip gitti.
(çöz çözebilirsen )
*Arkadaşımla, tiyatroya gitmek için
akşam 20.30'da buluşacağız.**
*Kardeşim, toplantıdan hemen
ayrılmak istediğini kulağıma yavaşça
fısıldadı.
*Bu yıl da yine sınıfta kaldı.
*Ne engel ne sınır tanımaz.
*Uzun yıllardan bu yana bu köyde
yaşardı.
*Giderken ders notlarını da yanında
götürdü.
*Bundan böyle artık evin içinde
sigara içmeye ve kitap okumak için
daha çok zaman ayırmaya karar
verdim.
*Korkunç bir patlama sesi duyuldu.
*Çok yetenekli bir çocuk ama bir o
kadar da yetenekli.
*Fedakar öğretmenimiz, öğrencilerine
tüm bildiklerini ve bilmediklerini
öğretmeye çalışıyordu.
*Burada gördüklerini sen birine
anlatmadığın sürece aramızda bir sır
olarak kalacaktır.
*Bu çocuk eninde sonunda bu işi
başaracak.
*Ne kadar ayrılık
şarkısı
varsa bu gece benim için çal.
*Bu bizim için önemli bir başarıdır
,öteki partiler de bundan ibret
almalıdır.
* Tarihte bu uluslar, öteki
ulusların arasına kaynaşmışlardır. (
ÖSS
2004)
* Çok çalıştığımız için başarı
grafiğimiz ister istemez yükseliyor.
(ÖSS 2004)
*Çayı demledikten sonra biraz
bekletirseniz, ham olmaz.
*Nöbetçiyi çağır da şu bulaşık
bardakları yıkayıversin.
*Seni üzen ve acı çektiren herkesten
hesap soracağım.
*Başarılı bir öğretmen
,öğrencilerine bilgi verir ve
başarabilecekleri alanlara
yönlendirir.
*İddiaları yersiz ve bence pek doğru
da değil
*O yaz birlikte birçok seyahat ,
birçok konser izlemiştik.
*Bütün sebzeler iki günde ,sanırım
soğuktan, kurudular.
*Tam olmasa da altı yıl kadar orada
çalıştım.
*Hem işi bırakmış hem de üstüne
üstlük adamı mahkemeye vermiş.
*Dün de benimle bir buçuk saat
süreyle görüştüler.
*Elimizdeki mevcut bilgiler bu işi
halletmemiz için yeterli.
*Bugün ülkemizde yeni yeni insanlar
sporun yararına inanıyor.
*Bu sanatçımız kendisinden on üç yaş
küçük komşusunun oğluyla evlenmiş.
*Güzel güzel konuşuyor biz de onu
dinliyorduk.
*Hafta sonlarında değil sadece
bayram ve özel günlerde
dinleniyordu.
*Gözlerinde büyük bir korkunun
tedirginliği var.
*Öğleden sonra 15.45'te okulda mı
yoksa daha önceden gittiğimiz çay
bahçesinde mi buluşalım?(çöz
çözebilirsen )
*Bayatlamış olan ekmeklerinizi de
inek sahiplerine vererek ziyan
etmemiş olursunuz.**
*Hasta olanlarla yaşlı olanlar bu
kaplıcaya mutlaka gitmeliler bence.*
*Hükümetin deniz kenarında
fabrikalar kurulması eleştiriliyor.
*Bu soruyu ne sen ne de ben
çözebilirim.
*Türkler en zor koşullarda bile
gülmesini ihmal etmiyor.
*Sanki birileri engellemeye
çalışıyorlar bizi.
*Ağzından çıkan dumanlar gökyüzüne
doğru yukarılara yükseldi.
*İnsanlar şu sıralarda çok satan
kitaplara yöneliyorlar.
*Onun bu söylediklerini kulaklarımla
duymasam kesinlikle inanmazdım.
*Ne kadar ayrılık
şarkısı varsa bu gece benim için
çal!..
*Meydanın kenarına kurulmuş olan
kürsüye çıkan birinin işaret vermesi
üzerine,yüz binlerce işçi, bir
dakika ölen çocukların anısına saygı
duruşuna geçiyor.
*Bütün bildiklerimi ve
bilmediklerimi oğluma öğreteceğim.
*Kaderde bir köşe başında ölü olarak
uyanmak da var.
*Baharın en güzel aylarından biridir
nisan, mayıs.
*Beni duymayan arkadaşlar lütfen
ellerini kaldırsın.
*Trafik kazasında hayatını
kaybedenlere baş sağlığı dilendi.
*Cenazede sayıları on binin üzerinde
yedi bin güvenlik görevlisi vardı.
*Galatasaray 2 - 0 yenilgiden 3 - 0
öne geçti.
*Geçtiğimiz hafta otelin toplantı
salonunda saatlerce süren bir
toplantı yapıldı;ancak arkadaş-
larımdan hiçbiri katılmamıştı. (çöz
çözebilirsen :) )
*Bu yıl karınızı ortaklarınızla
paylaştınız mı?
* Arabada hava yastığı varsa hiçbir
şey olmaz.
*Dün hastalandığımda arkadaşlarımın
hiçbirisi bu duruma aldırmamıştı.
(çöz çözebilirsen )
*Küllük, Tekin'in birbiri ardınca
yaktığı sigara izmaritleriyle
dolmuştu.(çöz çözebilirsen )
*Kısaca öğrendiklerimi beni
dinleyenlere anlatacağım.
*Müzikli toplantıların düzenlendiği
yerlerde gençlerden çok orta yaşlı
insanlara daha fazla rastlarsınız
*Genel kurul Doğu Karadeniz'in
bölgesel sorunlarını gündeme
getirdi.
*Derginin ikinci cildi 12. sayfadan
itibaren başlıyor.
*Herhalde hiçbirimizin başka çaresi
yok gibi görünüyor.
*Onun çekimser yapısı, ilk gözümüze
çarpan özelliğiydi.
*Birçok kişiler çevre sağlığı
konusunda bilinçli değil.
*Bucağın beş sınıflı bir ilkokulu,
bir mescidi, sayısız hocaları vardı.
*Çalıkuşu, Yaban, Vurun Kahpeye
romanı Kurtuluş Savaşı yıllarını
yansıtır..
*Bunlar aslında pek basit,
çözümlenmesi oldukça kolay
problemlerdi.
*Ne yalan söyleyeyim, biraz senden
kuşku ettim.
*Arkadaşımla, tiyatroya gitmek için
akşam 20.3'da buluşacağız.
*Kardeşim, toplantıdan hemen
ayrılmak istediğini kulağıma yavaşça
fısıldadı.
*Ahmet,hiç dersine çalışmıyor,bu yıl
da yine sınıfta kaldı.
*Ne engel ne sınır tanımaz.
*Uzun yıllardan bu yana bu köyde
yaşardı.
*Giderken ders notlarını da yanında
götürdü.
*Bundan böyle artık evin içinde
sigara içmemeye ve kitap okumaya
daha çok zaman ayırmaya karar
verdim.
*Her sağlığına önem veren insan,her
gün spor yapmalıdır.
*Çocuğu bir süre bekleyip gitti.
(çöz çözebilirsen )
*.Amaç ve ereklerini saptamış
bilinçli gençler yetiştirmeliyiz.
*Yaşlı,düşen çocuğun yüzüne baktı ve
onu ellerinden tutarak yerden
kaldırdı.
*Genç bakkal amcasının bütün
şekerlemelerini yiyip bitirmişti.
*Yabancı diller arasında İngilizce
dilini hep merak etmişimdir.
*İçinizden hiçbirinizin bu
duygularımı anlayabileceğini
zannetmiyorum.
*Suçlu olduğuna öylesine emindim
ki;bütün hareketlerinden kuşku
duymuyordum.
*Daha ilk yanıma geldiğinde
kafasının bozuk olduğunu
anlayabilmiştim.
* Korkunç bir patlama sesi duyuldu.
*1983'te kurulan azınlık hükümetine
başbakan olarak görev yapmıştı.
*Ola ki senin düşüncelerine belki
katılmaz,sen yine de ısrar et.
*Kadın
misafirlerine Hoş geldiniz!dedikten
sonra kolonya tuttu.
*Küçük yaramaz,dün ağaca tırmanayım
derken merdivenden aşağı düştü.
*Müdür,bayan memurları odasında
toplayıp onlara işyerinde nasıl
giyinmelerini anlattı.
*Senin buraya geldiğini eminim ki o
da duymuş olmalıdır.
*Bu sözlerini ciddiye alsaydım
elbette böyle olmazdı.
*Takımımızın aldığı mağlubiyet ve
yenilgiler taraftarları çileden
çıkarıyor.
*Marmara, nüfus sayısı bakımından
Türkiye'nin en kalabalık bölgesidir.
*Bana armağan edilenler benden çok,
kardeşlerimin işine daha fazla
yaradı.
*İnsan bir haksızlık karşısında
ister istemez elinde olmadan tepki
gösteriyor.
*Üzerimdeki pantolonu geçen ay
çarşıdaki pazardan satın almış.
*Bu konuyu birbirimizle görüşerek
halletmeliyiz.
*Her cuma yaklaşık sabah on
sularında Atike'yle ders yaparız.
*Adana'da ilk defa başlattığımız bu
kampanya ile ürünlerimizi beş
taksitle vereceğiz.***
*İnsanı konu edinmeyen yapıtların
gelecekte yaşama şansı yoktur. (çöz
çözebilirsen )
*Bu romanların hepsi farklı türde
yazılmış eserlerdir.***
*Onur,başını çevirdi,sisli gökyüzüne
baktı,iri iri kar tanecikleri ağır
ağır,döne döne sanki birbirleriyle
dans ediyormuşçasına yağıyordu. (çöz
çözebilirsen )
*Arkadaşımla üç saat süresince
anılarımızdan bahsettik.
*Bakanımız bir hafta içinde petrol
üreten ülkeleri gezecek
*Sınav
tarihi yaklaştıkça ailelerin
heyecanı artıyordu.
*Son zamanlarda durmaksızın,devamlı
çalışıyor sınıfını geçmek için
uğraşıyordu.
*Tsunami faciasında ölenlerin
sayısının çok olması bizi
düşündürüyor.
*Yaşadığı bunca olaydan sonra
anasından doğduğuna pişman oldu.
*Sanat adına bir yenilik
getirmeyen,eskiden beri alıştığınız
biçimdeki bir yapıtı uğraşmaksızın
anlamakla yetiniyorsanız sanatı
gerçekten sevmiyorsunuz demektir.
(çöz çözebilirsen )
*Yirmi katlı bu bina, çevredeki
küçük binaların yanında dağ gibi
kalıyordu
*Arkadaşıma Cağaloğlu'nda bir
kitapçıda tesadüfen rastladım.
*Öldüğü günden beri onu hiç
görmedim.
*Elleri bir yılanınki kadar soğuktu.
*Kitabımı komşunun oğluna verecektim
;ama onu evde bulamadım.
*Çocuklar üstlerini başlarını
batırmışlar ,onları yıkamalıyım.
*Arkadaşımla gezerken babam telefon
açtı,işim olduğunu söyleyip ondan
özür diledim.
*İnsanlık, deprem ve sel gibi beşeri
afetlerden çok zarar gördü.
*Yemekler
yenildi çaylar içildi.
*Benim buraya geldiğimi kimse
istemiyor.
*Olay, arkadaşlarının ters
davrandığından kaynaklandı.
*İki yılda şirketin karını dört kat
arttırdık.
*Kadının
saçları ağarmış olmasına rağmen hala
güzeldi.
* Tavanın sapı çıktığı için artık
kullanılamıyor.
*Herkes içeri girsin dışarı
çıkmasın.
*Ay bir yandan sen bir yandan sar
beni.
*Çok çalışmaktan yorgun düşmüş
,sağlığım bozulmuştu.
*Saksı 2. kattan aşağı düştü.
*Kardeşini bulmak için bir aşağı bir
yukarı çıkıyor.
*Suçlunun evini bastılar yakalayıp
polise teslim ettiler.
*Bu adamların ve kadınların çocuğu
da bizim okuldaydı.
*Dayımın üç kız çocuklarından biri
liseye gidiyor.
*Dün yağan yağmur ekinlere zarar
verdi.
*Araba çekilmeye çalıştıkça daha da
batıyordu çamura.
*Marmara'da ölmüş bir kadın cesedi
bulundu.
*Yüzme en iyi denizde öğrenilir.
*Hem kendinde hem de arabada epey
hasar varmış.
*Parayı önemserim ;ama gereğinden
fazla da değer vermem.
*Bana unut dediler seni, unuttum.
* Bu şehrin üç yerinde üç ayrı
gözyaşım var: Biri seni ilk gördüğüm
yerde, biri beni ilk öptüğün yerde,
biri de ya beni terk edip gideceğin
ya da daima seveceğin yerde.
*Dünyaya yoksul geldim, yoksul
gideceğim.
*Kimi insanlar odaya girdiğinde
aydınlatır kimisi çıktığında
*Yıllar sonra doğduğu kasabaya
gitmeyi hiçbir zaman istemedi.
*Hangi işe elimi atsam yüzüme gözüme
bulaştırıyorum.
*Bir yalan ne kadar hızlı olursa
olsun, hakikat ona yetişip geçer.
* S. D. in vücudunda estetik
(ameliyat) var mı?
*80 bin civarında göz taramasından
geçirilmiş ( ) hastamız var.
*Alkollü araç kullanmayın. (Aracı,
alkollü kullanmayın.)
*En doğal vatandaşın ( ) hakkını
koruyamıyorlar.*
*Mobilyalarınız ücretsiz evinize ( )
teslim edilir.
*Y. Dershanesi herkesi ücretsiz
üniversite sınavına ( ) hazırlıyor.
*Su gibi şarapların ( ) içildiği
düğünde olay çıktı
*Yeni eve ( ) geldim. (evin sıfatı
söylenmek istenmiyorsa)
*Çırılçıplak gazetecilere ( )
yakalanan M.U. olay çıkardı.
(gazeteciler çırılçıplak değilse)
*Mazeretsiz sınava ( ) girmeyenler
az değildi.
*Dünyanın ilk üç bıçaklı ( ) tıraş
makinesi
* Komutan gidince askerler kafasız
kaldı. (baş)
*Küllük, Tekin'in birbiri ardınca
yaktığı sigara (-ların)
izmaritleriyle dolmuştu. (Tamlayan
eki kullanılmazsa yakılan, sigara
izmaritleri olur.)
*Allah misafiri. (Tanrı misafiri)
* Beni de düş kırıklığına uğrattın.
(hayâl)
*Ne hayâllerle başlamıştık bu işe.
Birlikte az mı çile paylaştık.
(çektik)
*Reklâm aramız var şimdi onu
izleyelim.
*Talihsiz bir kaza sonucu araba
devriliyor.
*Çok üzgün bir haberle bültenimizi
sonluyoruz.
*Mehmet
Âkif ölümünün 15. yılında
törenlerle kutlandı.
*Dinleyicilerimiz bu programları
tepkileriyle desteklesinler.
*Tevfik
Fikret yaşantısının son
dönemlerini bunalım içinde
geçirmiştir.
*Bu olay onun hasta olmasını
sağladı.
*O gece şehrin ortasında bir ölü
ölmüştü.
*Atalarımız zaman, nakittir
demişler. (vakit)
*Sütten dili yanan ayranı üfleyerek
içer. (yoğurdu, yer)
*Matematikten
geçtiğini öğrenince etekleri tef
çalmaya başladı.(zil)
*Kurt kocayınca ayının maskarası
olurmuş. (köpeğin)
*Anlayana sivrisinek az. (Anlayana
sivrisinek saz, anlamayana davul
zurna az.)
*Hoşça kalın diyorum size.
*Bir cümle daha söylemek isteyeyim.
(Bir cümle daha söyleyeyim.)
*Kurumuş olan çiçekleri vazodan
çıkardım.
*Ne kadar ayıp, kulaklarımla
duymasam inanmazdım.
*Karşılıklı selâmlaşıyoruz.
Fazlalık, genellikle eş anlamlı
kelimelerin bir arada
kullanılmasından kaynaklanır:
Yarı karanlık, loş bir yerde
oturdular.
Henüz sınava daha var.
Size bir örnek daha vereyim meselâ.
İptal edilen sınav yinelenecek ve
tekrarlanacak.
Hayat bir yaşam mücadelesidir.
Problemi çözebilecek alternatif
seçenekler sunulabilir aslında.
Çocukların eğitim ve terbiyesiyle
ilgilenmeliyiz.
Eğer merak etmezseniz anlatmayayım.
Yaklaşık iki yıla yakın bir zamandır
Konya'da oturuyorlar.
Sorunlarımızı çözmeden
meselelerimizi halledemeyiz. İşte
bütün problemimiz bu!.
Kısaltmalardan sonra, kısaltmaya
dahil kelimenin tekrar söylenmesi
fazlalıktır: ÖSS sınavı (Öğrenci
Seçme Sınavı sınavı), ÖSYM merkezi
(Öğrenci Seçme ve Yerleştirme
Merkezi merkezi), GAP projesi
(Güneydoğu Anadolu Projesi projesi),
TBMM meclisi (Türkiye Büyük Millet
Meclisi meclisi), ÜNTV televizyonu
(Üniversite Televizyonu televizyonu)
gibi.
Geçen Ramazan Bayramında Oktay'ı,
Oktay'ın köydeki amcasını ve
Oktay'ın büyük kardeşini de ziyaret
ettik.
Bu yıl okuyacağımız dersler arasında
ortak dersler denen dersler de
varmış.
Televizyon kanallarında yeni program
arayışı, aslında programlardan değil
program içeriklerinden
kaynaklanmaktadır.
Burkay'ın dayısının oğlunun
çantasının fiyatı.
Selçuk Üniversitesinin Fen-Edebiyat
Fakültesinin Doğu Dilleri ve
Edebiyatları Bölümünün Urdu Dili ve
Edebiyatı Ana Bilim Dalının öğretim
üyesi.
Merdiveni dayayıp, kayısı ağacına
çıkıp, kalınca bir dala oturup,
kayı¬sıları koparıp, sepetine
doldurup, sepeti aşağı sarkıtıp
yerdeki kovayı istedi.
Sekretere sormadan, izin almadan,
kapıyı vurmadan içeri girdi.
Yerinden hızla kalkarak, pencereyi
açarak, aşağıya bağırarak kardeşini
çağırdı.
Biraz önce hışımla içeri giren,
müdür yok mu diye bağıran, masaya
vuran, yerinde tepinen sen değil
miydin?
Bütün bildiklerimi ve bilmediklerimi
oğluma öğreteceğim.
Kaderde bir köşe başında ölü olarak
uyanmak da var.
Baharın en güzel aylarından biridir
nisan, mayıs.
Beni duymayan arkadaşlar lütfen
ellerini kaldırsın.
Trafik kazasında hayatını
kaybedenlere baş sağlığı dilendi.
Cenazede sayıları on binin üzerinde
yedi bin güvenlik görevlisi vardı.
Galatasaray 2 0 yenilgiden 3 0 öne
geçti.
Geçtiğimiz hafta bir toplantı
yapıldı. (Zaman yerinde duruyor biz
mi geçiyoruz yoksa geçen zaman mı?
Doğrusu geçen hafta olmalıdır.)
İfade kesinliği de bazen cümlelerin
düşünce veya bilgi bakımından
yanlışlığına yol açar:
Yahya Kemal'in
Han Duvarları adlı şiir kitabı çok
güzeldir. (Han Duvarları
Faruk Nafiz
Çamlıbel'in bir şiir
kitabıdır.)
Selçuk Üniversitesinde 75.000
öğrenci (?) okuyor.
Arabada hava yastığı varsa hiçbir
şey olmaz.
Kesin olarak bilinmeyen durumların
veya olayların ifadesinde galiba,
yanılmıyorsam, herhalde, zannedersem
gibi ihtimal anlamı taşıyan bir
kelime söylenirse yalancı durumuna
düşülmez: Selçuk Üniversitesinde,
yanılmıyorsam, 75.000
öğrenci
okuyor. gibi.
Konunun olumlu ve olumsuz yönleri
göz önünde bulundurularak bütün,
daima, en çok, hepsi, herkes, hepsi,
her zaman, hiç, hiç kimse gibi genel
anlamlı kelimeler dikkatli
kullanılmalıdır:
Herkes
müzik dinlemekten hoşlanır.
Okulda başarılı olan herkes hayatta
da başarılı olur.
Sen beni hiç dinlemezsin ki.
Dilimize Arapçadan çokluk biçimiyle
giren beyanat (beyanlar), efkâr
(fikirler), erzak (rızıklar), enbiya
(nebiler, peygamberler), evliya
(veliler), maruzat (arz edilenler)
gibi kelimeler zaten çokluk
olduklarından bunların Türkçe çokluk
ekiyle (-lar, -ler) tekrar çokluk
yapılması yanlıştır.
Dilde olmayan gramer biçimleriyle
kelimeler oluşturmak da yanlıştır:
abicim (ağabeyciğim), alıkoyulan
(alıkonulan), alolaşırız
(telefonlaşırız), ayıpsın (ayıp
ediyorsun), bakkalcı (bakkal), bi
drink aliim (bir şey içeyim),
bissürü (bir sürü), cep to cep (-),
cepleşiriz (-), cevaplamak
(cevaplandırmak), çekilebilinir
(çekilebilir), çirkinletmek
(çirkinleştirmek), demincek (demin),
dolayında (dolaylarında), erdemliği
(erdemliliği), free takıl- (-),
fulle, ful yap (doldur, tamamla),
geçebilemedi (geçemedi),
gidebilemedi (gidemedi), güzel¬letmek
(güzelleştirmek), hacın (haccın),
hanımdan muhtar (hanım muhtar),
haremlik (harem), icad ol- (icad
olun-, icad edil-), iptal ol- (iptal
edil-), kaçtırıldı (kaçırıldı),
kardeşâne (kardeşçe), kasapçı
(kasap), koktur- (kokut-), madden
(maddeten), manavcı (manav), napcaz
(ne yapacağız), ne ki (ne var ki),
özelliklen (özellikle), pahalılatmak
(pahalılaştırmak), redetti
(reddetti), sericen (sereceksin),
sordu kine (sordu ki), sormiyyim
(sormayayım), sorurdur (sorar),
takıl bana (benimle gel), tayin ol-
(tayin olun-, tayin edil-),
vericeyiz (vereceğiz),
verilebilinir (verilebilir),
yaparaktan (yaparak), yeyildi
(yenildi) gibi.
Hâl eklerinden birini diğerinin
yerine kullanmak da yanlıştır: beni
bi çay yap (bana bir çay yap),
Selçuklu mağazamız saata kadar
açıktır., nereyesun (neredesin)
gibi.
ayar yap-( ayarla-), bekleme yap-
(bekle-), bülten yap- (bülten
çıkar-), dersini yap- (dersini
ver-), etki et- (etkile-), film yap-
(film çevir-), gecikme yap-
(gecik-), kuşku et- (kuşkulan-),
şüphe et- (şüphelen-), umut et-
(um-) gibi.
Son zamanlarda bilhassa batı
dillerinden yapılan yanlış çevriler
sebebiyle al- fiili de yardımcı
fiil gibi kullanılmaya başlanmıştır:
banyo al-, duş al-, çay al- (çay
iç-), istek al- (isten-), kahve al-,
yenilgi al- (yenil-) vb. gibi.
Sen içeri (giriyorsun) ben dışarı
doğru çıkıyorum. (yüklem eksikliği)
Ekonomik kriz böyle devam ederse ben
işimden (olacağım) sen de parandan
olacaksın. (yüklem eksikliği)
Sigarayı az, (içerim) içkiyi hiç
içmem. (yüklem eksikliği)
Hastanın kanlı gömleğini çıkarıp ( )
soydu. (neyi, kimi soydu?)
Kanserin tedavisini artık bulalım ve
(kanseri) yenelim. (nesne eksikliği)
Dişçi, çürük dişi çekip (çocuğu) eve
yolladı. (nesne eksikliği)
Aybike'nin tehlikede olduğunu ben de
biliyordum ve (onu) uyardım. (nesne
eksikliği)
Yaralılarla konuşan ve
(gazetecilere) bilgi veren
Sağlık
Bakanıdır. (dolaylı tümleç
eksikliği)
Erbay ve Gürdal bu yıl sınava
girecek.
Karahanlı Türkçesi, XIV. yüzyılda
gelişerek, Cengiz Han'ın ikinci
oğlunun adı ile Çağatay devletini
kurarak, Çağatay Türkçesi ismi
altında, Çağatayca ve edebiyatını
meydana getirir.
Resmi ve İş
Mektupları (Resmî
Mektuplar ve İş Mektupları)
Hangi tür konuşma olursa olsun
herhangi bir konuşmada başarılı
olmak için bir takım hazırlıklar
yapmak ve bazı kurallara
uyulmalıdır.
ne.......ne bağlama edatı kullanılan
cümlede yüklem olumsuz olursa
anlatım bozukluğu meydana gelir:
Çocuğun ne annesi yokmuş ne babası.
Dahası, ne o nezahet ve nükte ne de
edep ve terbiye artık kalmamış;
argo, yerini yavaş yavaş küfürlere
bırakmıştır.
Nesne alması gereken (geçişli)
fiilden önce nesnenin kullanılmaması
hâlinde, nesne-yüklem uyumsuzluğu
olur. Sıralı veya bağlı cümlelerde
geçişsiz (nesne almayan) fiili takip
eden cümlenin geçişli (nesne alan)
fiille
kurulması hâlinde nesne mutlaka
kullanılmalıdır:
Trafik kurallarına uyun,
(uymayanları) uyarın.
Herkes uyanıkken siz uyumayın,
(uyuyanları) uyandırın.
Sıfat tamlamalarında sıfat ile
nitelenen veya belirtilen isim
arasında anlam bakımından mutlaka
bir uyum olmalıdır:
Bunlar akıllı işlerdir. (akıllı
sıfatı, iş ismine uygun değildir)
Geçen yıl sıfır kollu elbiseler
modaydı.(kolsuz elbise)
Sıfır hatayla projesini tamamladı.
(Projesini hatasız tamamladı.)
Sıfatların veya zarfların derecesini
göstermek üzere kullanılan çok,
daha, en, pek gibi zarfların yerine
korkunç, dehşet, inanılmaz, felâket,
müthiş gibi olumsuz anlamlı
kelimelerin kullanılması yanlıştır:
Babam manyak para gönderiyor.
Korkunç güzel bir programdı.
(korkunç olan güzel değildir)
Şarkılarınızı inanılmaz güzel
buluyorum.
Müthiş konserimize bekliyoruz.
(müthiş: dehşetli, korkunç)
Birkaç, her, herhangi bir gibi
kelimeler veya sayı isimleri sıfat
tamla¬masının tamlayanı olursa isim
mutlaka teklik olmalıdır: birkaç iyi
adam, her zaman, herhangi bir
anlayış; iki masa, beş öğrenci, bin
konut gibi.
Beşevler, Çifte Minareler, Kırk
Haramiler, Üç Kuyular, Üç
Silâhşorlar, Yedi Cüceler gibi özel
isim hâline gelenler müstesnadır.
İsim tamlamaları ve sıfat
tamlamalarında eksik unsurların
bulunması da uyumsuzluktan
kaynaklanan anlatım bozukluklarına
sebep olur:
Yaklaşık 80 (santimetre) ya da 1
metre çapında bir daire çizin.
Ben diyeyim 25 (gün) siz deyin bir
ay sonra terhis oluyorum.
Yabancı
dil yayınlar (ı) merkezi.
Yine aşık olmuş.(aşık: eklem
yerindeki kemik, âşık: seven)
Bu yıl karınızı ortaklarınızla
paylaştınız mı? (Bu yıl kârınızı ...
biçi¬minde yazılmazsa paylaşılan kâr
olmaz.)
Farklı hizmet, karlı alış
veriş.(Farklı hizmet, kârlı alış
veriş.)
Kendisini taktir ediyoruz.(taktir:
damıtma, takdir:beğenip değer verme)
Bir kelimenin kendinden sonra gelen
kelimeyle yapı ve anlam bakımın¬dan
ilgisi olmadığını göstermek için
virgül işareti konur:
Genç doktora şikâyetini
anlattı.cümlesinde anlatım bozukluğu
yoktur. Genç ve doktor kelimeleri
arasına virgül konmadığı için genç
kelimesi doktorun sıfatı olarak
kullanılmıştır. Bu cümlede genç sözü
özne olarak kullanılacaksa genç
kelimesinden sonra virgül işareti
mutlaka konulmalıdır.
Aşağıdaki örneklerde virgül işareti
kullanılmadığı için cümlelerde
belirsizlik vardır:
Gürültüden ürktüğü için Ali Ağa
eşeğine yollu küfürler savurdu.
Benim gibi çalışmazsan kazanamazsın.
İnsanlar ancak anadillerinin
derinliklerine nüfus edebilir
*Hiçbir şiire başlarken ,bunu umuda
,umutsuzluğa, sevince ya da acıya
yönlendireyim, diye başlamıyorum.
(2005 öss)
*Sözünü ettiğiniz binayı ne gördüm
ne de yerini bilirim. (2005 ÖSS)
*Bir ailenin verdiği insanüstü bir
çabanın öyküsüdür bu. (2005 ÖSS)
* Bu kazada can kaybı yaşanmadı.
(2005
ÖSS)
*Gelişme çağındaki gençler, kendinin
ve çevrenin yönlendirmesiyle yanlış
yapabilirler. (2005 ÖSS)
*Bir fil elektrik direğinden daha
yükseğe zıplayabilir mi?
(elektrik direği zıplayamaz ki :) )