çok değerli, asil asil oldukları kadar da saygıdeğer ve aziz dostlarım.
Benim anlayamadığım şu, Anadolu Lisesinde birileri edebiyat öğretmeniymiş, birilerine iyi ders anlatamıyormuş siz anlamıyormusunuz diyormuş. v..s..
birileri de gelmiş. "ben bu meseleyi ne yapacağım" sorusunu sormak gayesinden öte bir gayeyle, bir köylü kafası gafletiyle , kuyuya taş atma isteği ve hevesiyle bir şeyler sormuş etmiş falan.
Anlaşılması zor, sayın larkason. Söze tatlı başlamış, tatlı sözü abartmış bile larkason. Eyvallah, teşekkür ederiz, siz de çok değerlisiniz. Edebiyat Öğretmeni arkadaşımızın, iyi niyetli olduğuna dair kanaatimizde herhangi bir tereddüt olmamakla birlikte, yazdıklarının, kendisinin ön yargıları olabileceği veya yazdıklarıyla böyle bir izlenim bırakabileceğini ben de söyledim. Ancak, sevgili edebiyat Öğretmeni’nin ‘gizli bir gaye’, ‘köylü kafası gafleti’ içerisinde olduğunu söylemek için en ufak bir neden asla yoktur. Larkason’un ne olduğu belli olmayan, kontrolsüz bir öfkesinin yansımasından başka hiçbir durum söz konusu değildir. Larkason, beyin okumaya çalışmış belli ama, bu tutumun hiçbir önemi yoktur. Beyin okuyarak kimse kimseye bir fikir vermiş olamaz.
naçiz kanaatimi belirtmek isterim ki derken çok kalp kıracağımı düşünerek bu fikrimden vazgeçtim.
Larkason, kendisinin ne kadar tehlikeli olduğunu mu ima etmek istemiş, anlamak kolay olmuyor tabii ki. Arkadaşı için kalp kırma hassasiyeti olan birisinin, aynı arkadaşına bu sözcükleri kullanması mümkün değildir, bu sözcükleri kullanan birisinin ise kalp kırma hassasiyetinden bahsetmesi inandırıcı olamaz. Larkason, ne yapmaya çalıştığını kendisi de bilmiyor bence.
İlk kez bir Anadolu lisesi kompleksi gördüğümü düşünüyorum, bu da sayın çok değerli edebiyat öğretmeni dostumun olayları tahlil edişindeki isabetsizlikten kaynaklanıyor.
Bu nasıl bir dengesizlik ve düşünce kaabiliyetsizliğidir ki bu kadar kişiyi rencide edebilecek cümleler kurmuşsunuz. Beceriyi ya da beceriksizliği etikete mal edecek kadar sığ düşünceli bir muhakemeyi aktarabilmişsiniz ve hiç yüzünüz kızarmamış. Öğrenci psikolojisini hala bırakamamışsınız ve olgunlaşmanızı tam manasıyla tamamlayamamışsınız. Birileri de size karşı çıkmış onu da "sert" demeç vermekle suçlamışsınız.
Larkason öylesine öfkeli ki, kendisinden kolayca beklemediğim açıklar vermiş. Yer yer söz ve ifade bozukluklarından kendisini koruyamamış Larkason. ‘Anadolu lisesi kompleksi’ demiş. Sözden, sohbetten, dilden anlayan hiç kimse, ‘Anadolu lisesi kompleksi’ ifadesinden, ‘birinin, kendisini önemli görmesi’ gibi bir anlam asla çıkaramaz. Anadolu lisesi kompleksi ifadesinin bir tek anlamı vardır, o da, ‘birbiriyle bitişik veya ayrı konumlarda kompleks bir yapı’dır. Mesela, Ankara Hacettepe Hastahanesi bir kompleks yapıdır. Kompleks sözcüğü, aşağılık veya üstünlük sözcükleriyle kullanılmaz. Aşağılık veya üstünlük kompleksi olmaz. Bir isme sıfat olarak kullanılır. Mesela, kompleks bir durum, kompleks bir kişi. Ne demek? Anlaşılması zor bir durum, anlaşılması zor bir kişi demektir. Kompleks sözcüğüyle, ‘bazı psikolojik karmaşaları olan kişi’ anlamından bahsedemezsiniz. Olsa olsa şu olabilir, ‘aşağılık duygusundan kaynaklanan kompleks bir kişilik’ diyebilirsiniz.
‘Bu nasıl bir dengesizliktir…’ diye başlayıp devam eden cümleleri, Larkason’un cümleleri yani, edebiyat öğretmenlerinin derslerinde ‘bu ne perhiz, bu ne turşu’ deyiminin açıklamasını yapmak için güzel bir örnek teşkil etmektedir. Edebiyat öğretmeni olsaydım, sayın Larkason’un bu cümlelerini bir kenara kaydederdim.
O hocamın bu kadar rahat yazmamasının sebebi de belki bilinçaltından sizin gibi düşünmesi. Oysa benim böyle bir derdim yok.
Larkason ne diyosun sen? Bilinçaltı milinçaltı ne? Ayıptır ayıp. Bilinçaltı sözcüğünü birisine bu şekilde uluorta kullanamazsın Larkason. Lütfen akıllı ve nezaketli ol. Bilinçaltı sözü, klinik psikolojisine, derinlikler psikolojisine ait bir kavram olup, bazı psiko patolojik vak’aları ve cinsel bazı psikozları ifade etmek için kullanılır. Benim bilinçaltım mutlaka vardır veya olabilir, bazı karmaşalarım da olabilir belki, bilemem ama, bunu ima etmek sana düşmez ve şu forumda böyle bir yüzümle kimse karşılaşmamıştır sayın larkason. Benden sana tavsiye, bu sözcüğü, resmi olmak durumunda olduğun veya eşit ilişki içerisinde olduğunu düşünmediğin kişilere karşı asla kullanma. Sana, ‘ne biçim edebiyat öğretmenisin’ diyen çıkabilir ve zor durumda kalırsın. Lütfen bir kenara not et bunu. Mesela ben, bir amirime veya senli benli olmadığım birisine karşı, ‘senin bilinçaltın’ diye söze başlamam, böyle bir imada bulunmam mümkün olabilir mi? Ne kadar ayıp bir şey.
Önce düşüncelerinizi sonra cümlelerinizi düzgün kurmanızı tavsiye ederim.
saygılar sevgiler aziz dostlarım

Doğru söylüyosun Larkason, hem de çok doğru söylüyosun. Bilmukabele, sevgiler, saygılar tabii ki.