edebiyatogretmeni.net forum
Aralık 03, 2008, 03:07:21 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1] 2 3 ... 13
  Yazdır  
Gönderen Konu: Güne Günaydın derken Bir Åžiir hediyesine ne dersiniz?  (Okunma Sayısı 6483 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Belce
Ziyaretçi
« : Nisan 28, 2008, 10:25:28 ÖÖ »

 Güne gülümsererek baÅŸlamak umutla bakmak adına. Åžiir dileniyorum...
Logged
meryozcan
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Nisan 28, 2008, 11:27:39 ÖÖ »

NOKTALI VİRGÜL
Sunay AKIN

Virgül
hiç susmayan
bir davulun tokmağı
çağırır kelimeleri
kağıtlardaki düğüne

Nokta
tepeden inme
sonradan görme
son verir
yazının özgürlüğüne

Bir araya geldiklerinde
hemen çıkar üste
acımasız nokta
virgül ise gariban
boynu bükük
ezilir altta

Logged
derin
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1255



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Nisan 28, 2008, 05:54:45 ÖS »

 
Afşar Timuçin

Ağacın İkindi Türküsü

Açıklara çıkalım boğulmamak için
Günün kuytu yerleri şimdi harap
İçimizde bir ezgi inceden inceye
Bizi kendimize baÄŸlarken akÅŸam olur
Karanlığı gümüş rengine boyar mehtap

Oturup uzun uzun konuşsaydık
Sevişmek nasıl olsa gene olur, iyi kötü
Bir ıhlamur sıcaklığı yayılırken odamıza
Herşeyi ince ince düşünseydik
Ölümü, kırgınlığı, inceliği en başta
Bütün eksiklerimize gülüp geçerek

Belki de boşa geçti onca zaman
Bu da bir tür geçip gitme duygusudur
Ne güzel olurdu yeniden başlasak
Ne yapsan en başa dönülemiyor
Ne yapıp yapıp dalı unutmalı
Rüzgârla yere düşen sarı yaprak


Afşar Timuçin
Logged

vaz-geç-tim
Belce
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : Nisan 29, 2008, 10:40:52 ÖÖ »

HÜRRİYETE DOĞRU

Gün doğmadan,
Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola.
Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında,
İçinde bir iş görmenin saadeti,
Gideceksin
Gideceksin ırıpların çalkantısında.
Balıklar çıkacak yoluna, karşıcı;
Sevineceksin.
Ağları silkeledikce
Deniz gelecek eline pul pul;
Ruhları sustuğu vakit martıların,
Kayalıklardaki mezarlarında,
Birden
Bir kıyamettir kopacak ufuklarda.
Denizkızları mı dersin, kuşlar mı dersin;
Bayramlar seyranlar mı dersin,
Şenlikler cümbüşler mi?
Gelin alayları, teller, duvaklar,
Donanmalar mı?
Heeey
Ne duruyorsun be, at kendini denize:
Geride bekliyenin varmış, aldırma;
Görmüyor musun, Her yanda hürriyet;
Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol;
Git gidebildiÄŸin yere...
 
ORHAN VELİ KANIK
Logged
hüsamdikit
Full Member
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 106



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Nisan 29, 2008, 11:51:44 ÖS »

GERİ DÖNEN MEKTUP

Ruhun mu ateş,yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem,bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervane olan,kendini gizler mi alevden?
Sen istedin,ondan bu gönül zorla tutuştu..

Gün senden ışık alsa da bir renge bürünse;
Ay secde edip çehrene,yerlerde sürünse;
Her şey silinip kaybolurken nazarımdan,
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...

Ey sen ki,kül ettin beni onmaz yakışınla,
Ey sen ki,gönüller tutuşur her bakışınla!
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince

Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki,birer parçasıdır senden ilah'ın,
Gözler ki,senin en katı zulmün ve silahın,

Vur şanlı silahınla,gönül mülkü düzelsin;
Sen vururken de,öldürürken de güzelsin!
Bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden,
Bir yüz ki,yapılmış dişi kaplanla hüzünden...

Hasret sana,ey yirmi yılın taze baharı,
Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.
Dinmez! Gönülün,tapmanın,aşkın sesidir bu!
Dinmez!Ebedi özleyişin bestesidir bu!

Hasret çekerek uğruna ölmek kolaydı,
Görmek seni ukbadan eğer mümkün olaydı..
Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
Tek bendeki volkanları söndürse denizler!

Hala yaşıyor gizlenerek ruhuma "Kaabil",
İmkanı bulunsaydı,bütün ömre mukabil
Sırretmeye elden seni,bir perde olurdum.
Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.

Mehtaplı yüzün Tanrı'yı kıskandırıyordur,
En hisli şiirden de örülmez bu güzellik.
Yaklaşması güç,senden uzaklaşması zordur;
Kalbin işidir,gözle görülmez bu güzellik...

Hüseyin Nihal Atsız
Logged

Şirler bile pençe-i kahrımda olurken lerzan
Beni bir gözleri âhuya zebun etti felek
                             Yavuz Sultan Selim Han
Belce
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : Nisan 30, 2008, 03:46:53 ÖS »

Nerdesin 
 
Geceleyin bir ses böler uykumu,
İçim ürpermeyle dolar: - Nerdesin?
Arıyorum yıllar var ki ben onu,
Aşığıyım beni çağıran bu sesin.

Gün olur sürüyüp beni derbeder,
Bu ses rüzgârlara karışıp gider.
Gün olur peşimden yürür beraber,
Ansızın haykırır bana: -Nerdesin?

Bütün sevgileri atıp içimden,
Varlığımı yalnız ona verdim ben.
Elverir ki bir gün bana derinden,
Ta derinden bir gün bana: -Gel desin.
 

Ahmet Kutsi Tecer
Logged
Belce
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : Mayıs 02, 2008, 11:01:37 ÖÖ »

"Kırgın umutta
Keder tortusunda

Acıda, zehirde, pusuda

Yılma

Doğan günü bekle

Çünkü tutar bir erik ağacı sunar sana

Doğan gün

Van gölünden bir sabah

Bir kıvılcım, bir titreşim

Bir tutam Akdeniz

Suphanci bir serinlik

Ve genç bir gerinme

Usulcacık sac hışırtıları

Bir dudaktan buğulanan sıcaklık

Tutar getirir

Doğan gün

Öpücük gibi konar gözlerinde bir melodi

Sevgilin gibi dokunur parmaklarına bir kedi

Ve kavga ve zulüm ve ateş

Hep birlikte örülen bir türkü

Güzel yapmak için, güzel olmak için

Çünkü hayat dönen, kıvrılan

Yanan bir ibriÅŸimdir

Tutar getirir

Doğan gün"

                                    Kemal BURKAY
Logged
meryozcan
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : Mayıs 02, 2008, 11:28:33 ÖÖ »

abbas

haydi abbas, vakit tamam;
akÅŸam diyordun iÅŸte oldu akÅŸam.
kur bakalım çilingir soframızı;
dinsin artık bu kalp ağrısı.
şu ağacın gölgesinde olsun;
tam kenarında havuzun.
aya haber sal çıksın bu gece;
görünsün şöyle gönlümce.
bas kırbacı sihirli seccadeye,
göster hükmettiğini mesafeye
ve zamana.
katıp tozu dumana,
var git,
böyle ferman etti Cahit,
al getir ilk sevgiliyi BeÅŸiktaÅŸ'tan;
yaşamak istiyorum gençliğimi baştan.


Cahit Sıtkı
« Son Düzenleme: Mayıs 02, 2008, 11:30:34 ÖÖ Gönderen: meryozcan » Logged
Belce
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : Mayıs 02, 2008, 02:23:52 ÖS »

'Çevrende herkes şaşırsa,
bunuda senden bilse,
sen aklı başında kalabilirsen eğer,
herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır,
hem kendine güvenirsen eger,
bekleyebilirsen usanmadan,
yalanla karşılık vermezsen yalana,
kendini evliya sanmadan,
kin tutmayabilirsen kin tutana,
düşlere kapılmadan düş kurabilir,
yolunu saptırmadan düşünebilirsen eger,
ne kazandım diye sevinir,ne yıkıldım diye yerinir,
ikisinede vermeyebilirsen deÄŸer,
söylediğin gerçeği eğip büken düzenbaz,
kandırabilir diye safları,dert edinmezsen,
ömür verdiğin işler bozulsa sa yılmaz,
koyulabilirsen iÅŸe yeniden,
döküp ortaya varını yogunu,
bir yazı turada yitirsen bile,
yitirdiklerini dolamaksızın dile,
baÅŸtan tutabilirsen yolunu
yüreğine sinirine dayan diyecek
direncinden baÅŸka ÅŸeyin kalmasa da,
herkesin bırakıp gittiği noktada,
sen dayabailirsen tek
herkesle düşüp kalkar erdemli kalabilirsen,
unutmayabilirsen halkı,krallarla gezerken
dost da düşman da incitemezse seni,
ne küçümser ne büyütürsen çevreni
her saatin her dakikasına
emeğini katarsan hakçasına
her şeyi ile dünya önüne serilir
üstelik oglum,adam oldun demektir.'
Rudyard KİPLİNG
Logged
Belce
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : Mayıs 09, 2008, 01:13:24 ÖS »

MENDİLİMDE KAN SESLERİ
 
Her yere yetiÅŸilir
Hiçbir şeye geç kalınmaz ama
Çocuğum beni bağışla
Ahmet Abi sen de bağışla
Boynu bükük duruyorsam eğer
İçimden öyle geldiği için değil
Ama hiç değil
Ah güzel Ahmet abim benim
İnsan yaşadığı yere benzer
O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
Suyunda yüzen balığa
Toprağını iten çiçeğe
Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine
Konyanın beyaz
Antebin kırmızı düzlüğüne benzer
Göğüne benzer ki gözyaşları mavidir
Denize benzer ki dalgalıdır bakışları
Evlerine, sokaklarına, köşebaşlarına
Öylesine benzer ki
Ve avlularına
(Bir kuyu halkasıyla sıkıştırılmıştır kalbi)
Ve sözlerine
(Yani bir cep aynası alım-satımına belki)
Ve bir gün birinin adres sormasına benzer
Sorarken sorarken üzünçlü bir görüntüsüne
Camcının cam kesmesine, dülgerin rende tutmasına
Öyle bir cıgara yakımına, birinin gazoz açmasına
Minibüslerine, gecekondularına
Hasretine, yalanına benzer
Anısı işsizliktir
Acısı bilincidir
Bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan
Gülemiyorsun ya, gülmek
Bir halk gülüyorsa gülmektir
Ne kadar benziyoruz Türkiye'ye Ahmet Abi.
Bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden
Dirseğin iskemleye dayalı
- Bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben -
Cıgara paketinde yazılar resimler
Resimler: cezaevleri
Resimler: özlem
Resimler: eskidenberi
Ve bir kaşın yukarı kalkık
Sevmen acele
Dostluğun çabuk
Bakıyorum da simdi
O kadeh bir küfür gibi duruyor elinde.
Ve zaman dediÄŸimiz nedir ki Ahmet Abi
Biz eskiden seninle
İstasyonları dolaşırdık bir bir
O zamanlar Malatya kokardı istasyonlar
Nazilli kokardı
Ve yağmurdan ıslandıkça Edirne postası
Kıl gibi ince İstanbul yağmurunun altında
Esmer bir kadın sevmiş gibi olurdun sen
Kadının ütülü patiskalardan bir teni
Upuzun boynu
Kirpikleri
Ve sana Ahmet Abi
uzaktan uzaktan domates peynir keserdi sanki
Sofranı kurardı
Elini bir suya koyar gibi kalbinden akana koyardı
Cezaevlerine düşsen cıgaranı getirirdi
Çocuklar doğururdu
Ve o çocukların dünyayı düzeltecek ellerini işlerdi bir dantel gibi
O çocuklar büyüyecek
O çocuklar büyüyecek
O çocuklar...
Bilmezlikten gelme Ahmet Abi
Umudu dürt
Umutsuzluğu yatıştır
DiyeceÄŸim ÅŸu ki
Yok olan bir ÅŸeylere benzerdi o zaman trenler
Oysa o kadar kullanışlı ki şimdi
Hayalsiz yaşıyoruz nerdeyse
Çocuklar, kadınlar, erkekler
Trenler tıklım tıklım
Trenler cepheye giden trenler gibi
İşçiler
Almanya yolcusu işçiler
Kadınlar
Kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi
Ellerinde bavullar, fileler
Kolonyalar, su ÅŸiÅŸeleri, paketler
Onlar ki, hepsi
Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler
Ah güzel Ahmet Abim benim
Gördün mü bak
Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar
Ve dağılmış pazar yerlerine memleket
Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile
Gelse de
Öyle sürekli değil
Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
O kadar çabuk
O kadar kısa
İşte o kadar.

Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar
Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
Mendilimde kan sesleri.

Edip CANSEVER
 [/i]
Logged
As
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3731



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : Mayıs 09, 2008, 02:01:17 ÖS »

YOK

Kitabımı sana adamak istedim
Gözlerine baktım
Gözlerin yok
Öpmek istedim
Yüzüne baktım
Yüzün yok
Tutmak istedim elini
Elin yok
Isıt sözlerimi yüreğe işleyen kulakların yok
Anlat bana biÅŸey anlat
Dilin yok
Haydi yanyana yanın yok
Kitabımı sana adamak istedim
Adın yok
Güvercin getirdi şiirimi geriye
Bu dünyada anlattığın kadın yok..

 AZİZ NESİN
Logged

Sevda kuşun kanadında ürkütürsen tutamazsın
Ökse ile sapanla vurursun da saramazsın
Hayat sırrının suyunu çeşmelerden bulamazsın
Ansızın bir deli çaydan içersin de kanamazsın
derin
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1255



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : Mayıs 09, 2008, 10:39:07 ÖS »



SESSİZ SENFONİ


Ellerin vardı, sıcak ve masum.
Ellerin, hayal gibi, düş gibi...
O zaman talihime yardı ellerin.
Beyaz bir gecede, iki kuÅŸ gibi,
Omzuma nasıl da konardı ellerin?..

Hangi rüzgarlarda şimdi kim bilir?
O değirmen altı, o zümrüt koru,
İlk dörtlü yoncayı bulduğumuz yer,
Ya o çapkın çapkın kestanecikler!...
Hani bir yerleri çimdiklenir hafifçe,
Kanardı ellerin!
Mendilimi sarardım üstüne,
Avcumda sahici bir hasta gibi
İncecik incecik yanardı ellerin!

Bazan kızar hırçınlaşırdı birden;
Ruhumu kaldırır, kaldırır boşlukta,
Oysa bilmez miyim atamazdı!
Geceler sonsuzdu, geceler derin;
Bir şeyler düşünür anlatamazdı
Kahrından kaskatı donardı ellerin!

İnsan, soyununca hissediyor,
Gittikçe katılaştığını yerin!..
Tanıdık bir film geçiyordu gözlerimden,
Gel gör ki, en güzel yerinde,
Ansızın kopardı ellerin!

Sonra, dört yabancı el,
Dört yorgun omuz,
Mezat kapısında bir kuşluk vakti,
Çekince ipini mesafelerin;
Ayak uçlarıma yığıldı sonsuz!..
Bir tünel gerindi sefil, kapkara!
Bir yokluk hıçkıra hıçkıra güldü!
Büyüdü göz çukurları kırık heykellerin!
Böyle bilmediğim uzak yollara,
Beni bırakmasa ne vardı ellerin!

Romanımız, ne kadar güzel başlamıştı,
Ve işte böyle sonu!..
Şimdi, ışıklar sığ,
Gölgeler derin...
Mor sarmaşıklarla örtük balkonu,
Kafur kokusundan, od ağacından,
Dört arşın geceye sardı ellerin…
 
 
 BEKİR SITKI ERDOÄžAN
 

 
Logged

vaz-geç-tim
nergis
Jr. Member
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 61



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : Mayıs 11, 2008, 10:11:15 ÖÖ »

pazarlık

gözlerin gözlerime değdiğinde
ne kızgınlık, ne kin kalır dünyada
benimle kavgaya geldiÄŸinde
gözlerini getirme

ellerin ellerime deÄŸdiÄŸinde
ne zerrede, ne kürede hiçbir şey ayrılmaz
benimle vedalaÅŸmaya geldiÄŸinde
ellerini getirme

sen yanımda oladığında
ne ışık vardır, ne ses, ne zaman
karanlık ay çölüdür yüreğim
beni cezalandırmak istediğinde
hiç gelme yeter

                     haluk mahmutoÄŸlu



















Logged

Sername-i muhabbeti cânâna yazmışam<br />Hasret risâlesin varak-ı câna yazmışam
nergis
Jr. Member
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 61



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #13 : Mayıs 11, 2008, 10:15:12 ÖÖ »

sitem

benden anlamadın, şiirden anla
senin gülüşünle yaşadığımı
akşamı ettiğim senden kalanla
sabaha seninle başladığımı
benden anlamadın, şiirden anla






Logged

Sername-i muhabbeti cânâna yazmışam<br />Hasret risâlesin varak-ı câna yazmışam
Alufte
Sr. Member
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 309



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #14 : Mayıs 11, 2008, 02:42:38 ÖS »

    Tecelli
Nedir bu benim çilem
Hesap bilmem
Muhasebede memurum
En sevdiğim yemek imam bayıldı
Dokunur
Bir kız tanırım çilli
Ben onu severim
O beni sevmez.

    OKTAY RIFAT
Logged

"Ya çaresizsiniz ya da çare sizsiniz
Ya ümitsizsiniz ya da ümit sizsiniz"
Sayfa: [1] 2 3 ... 13
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Hosting Hizmetleri Saglik
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!