|
Mevlânâ muhibbi
|
 |
« Yanıtla #75 : Temmuz 21, 2008, 07:48:19 ÖÖ » |
|
İskender Pala'dan Divane Güzelleri okudum. Sözün bittiği bir ifade kullanmak istiyorum, muhtevası ve anlam derinliği için. Kitap üç bölümden olumakta: Bilim ve Edebiyat, Aşk ve Mey, İnsan ve Şehir. Özellikle Aşk ve Mey bölümünü kitabı okumak isteyenler için tavsiye ediyorum. Sadece şunu diyorum, okuyunuz ve hissediniz... 
|
|
|
|
|
Logged
|
Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved An murâdet zudter hâsıl şeved
*Mesnevî* ''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
|
|
|
|
ÅŸems
|
 |
« Yanıtla #76 : AÄŸustos 29, 2008, 12:18:56 ÖÖ » |
|
Şu anda tiyatro eserleri okuyorum.Müjdat Gezen 'in Salak Oğlum ve Artiz Mektebi ,komedi biçimindeki güzel eserler.Salak Oğlum,Ortaoyunundan etkilenilerek yazılmış.Tabi kelime oyunları ile güldürü unsuru sağlanmış.
|
|
|
|
|
Logged
|
Ağlarım ağlatamam,hissederim söyleyemem Dili yok kalbimin ondan ne kadar bizarım.
|
|
|
|
Mevlânâ muhibbi
|
 |
« Yanıtla #77 : AÄŸustos 31, 2008, 08:44:51 ÖÖ » |
|
Mavi Lâle... ''Gülün anlamlı rakibi...'' ''Başlangıçta kır çiçeği... Sevimli ve yalnız... Kendine mahsus tatlı bir fıtriliğin içinde taşralı...'' '' Seven ve sevilen hakikatinde daima vedûd. Bu yüzden başlangıçta birken esma-ı hüsna mukabilince çoğaltıldı. İki binden fazla çeşidinin zuhuru bu yüzden...'' Gerçek hayatta mavi bir lâle yok. Gelin-okuyun- ve görün... 
|
|
|
|
|
Logged
|
Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved An murâdet zudter hâsıl şeved
*Mesnevî* ''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
|
|
|
|
ÅŸems
|
 |
« Yanıtla #78 : Eylül 01, 2008, 04:01:22 ÖÖ » |
|
Şu anda elimde Eugene Ionesco adlı Romanyalı bir yazarın Emedia,Ölüm Oyunları,Macbett(Toplu Oyunlar I) adlı eseri var.Öyle sürükleyici bir eser değil ;fakat düşündüren hafif de gülümseten bir eser.Bu kitapta gerçeküstücü yaklaşımın etkisi görülüyor,eserin içeriği iyi ama oyunların dekoru oldukça zahmetli ve oyuncu kadrosu da kalabalık. TUrgut Özakman'ın Bütün oyunları 4(Pembe Evin Kaderi,Ocak,Kaneviçe,Paramparça) adlı eserini de tavsiye ederim.Okulda tiyatro için kullanılabilir özellikle Pembe Evin Kaderi ve Kaneviçe gençler için eğlenceli olacaktır. Biz ,bir önceki sene "Ocak "adlı oyunu sahneledik okulda ve gayet güzel oldu.Yazarın oyunları ,dekor ve kostüm açısından çok zorluk oluşturmuyor insana.
|
|
|
|
|
Logged
|
Ağlarım ağlatamam,hissederim söyleyemem Dili yok kalbimin ondan ne kadar bizarım.
|
|
|
segah
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 3
|
 |
« Yanıtla #79 : Eylül 06, 2008, 12:01:11 ÖÖ » |
|
BEN SON GÜNLERDE ALEV ALATLI OKUYORUM. MÜTHİŞ BİR ZEKA. KİTAPLARIYLA TANIŞMAKTA GEÇ KALDIĞIM İÇİN DE ÜZGÜNÜM. İLK OLARAK ORDA KİMSE VAR MI ADLI DÖRTLÜSÜNE BAŞLADIM. BUNLARDAN İLKİ:VİVA LA MUERTE,YAŞASIN ÖLÜM. İKİNCİSİ DE ONUN DEVAMI: NUKE TÜRKİYE ŞEKLİNDE GİDİYOR. TÜRKİYE İÇİN HAZİNE DEĞERİNDE BİR YAZAR VE GEREKEN ÖNEM VERİLMİYOR MAALESEF. BİRİNCİ KİTABI OKURKEN ALATLININ TERİMLERİNE ALIŞIK OLMADIĞIM İÇİN BİRAZ ZORLANDIM. AMA ISRARLI BİR ŞEKİLDE OKUMAYADEVAM ETTİKÇE YEPYENİ UFUKLAR AÇILDI ÖNÜMDE. BELKİ DE SİZLER KİTAPLARINI ÇOKTANDIR OKUYORSUNUZDUR.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
türkiye
|
 |
« Yanıtla #80 : Eylül 13, 2008, 10:40:18 ÖS » |
|
Sadık Yalsızuçanlar 'Gezgin' tasavvufi içerikli bir kitap.Bu konuyu sevenler okuyabilir. Ancak Cihan Okuyucu'nun Mevlana Konuşuyor çok güzel
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
minerva_dada
|
 |
« Yanıtla #81 : Eylül 22, 2008, 09:40:27 ÖS » |
|
Adnan Binyazar Masalını Yitiren Dev, zorlu hayat koşulları sebebiyle ilkokula 14 yaşında başlayan Adnan Binyazar'ın çocukluğu ve gençlik yıllarında yaşadıklarından oluşuyor. Diyarbakır'da başlayan, yoksulluk içinde geçen çocukluk yılları, dağılmış bir aile, küçük yaşta başlanan çalışma hayatı. Adnan Binyazar'ın kendi kaleminden kendi hayatını yazmış olduğu bu kitap bir anı kitabı ancak roman gibi okunan bir anlatıma sahip. Yazar duygusallığa yer vermeden, nesnel bir üslupla anlatıyor yaşadıklarını. Ağın'dan Diyarbakır'a, Elazığ'dan İstanbul'a kadar uzanan bir coğrafyada, annesini - babasını, ustasını, Valentino'yu, Möho'yu, Leylo'yu, Zeko Bibi'yi birer roman kahramanı gibi canlı ve kalıcı kılıyor. Kendi yaşam öyküsünü anlatırken, o dönemin Türkiye'sine de ışık tutuyor. Yazar, kendi yaşamöyküsü için Masalını Yitiren Dev adını seçmesini, "Çocukluk bir dev masalıdır. Masalı bozulmuş çocukluk neyse masalını yitiren dev de odur. Birbirlerini yitirdiklerinde çocukluk devin, dev çocukluğun büyüsünü bozar. Büyüsü bozulan çocuk ise yaşamı boyunca masalını arayan birdev gibi savrulup durur." diye açıklıyor. http://www.ntvmsnbc.com/news/56930.aspinanılmaz bir hikaye.ama gerçek.bir anda okudum ve bitti.
|
|
|
|
|
Logged
|
Minerva'nın Baykuşu ancak ve ancak alacakaranlıkta uçmaya başlar.
|
|
|
|
enrıko
|
 |
« Yanıtla #82 : Eylül 22, 2008, 09:44:03 ÖS » |
|
john steinbec fareler ve insanlar hakikatten bügüne kadar okuduğum kitapların en güzeli.gercek bir dostluk hikayesi.
|
|
|
|
|
Logged
|
 نريكو ععع.وسمانليكنجليكجمييتي.ورك
|
|
|
|
minerva_dada
|
 |
« Yanıtla #83 : Ekim 10, 2008, 10:27:59 ÖS » |
|
john steinbec fareler ve insanlar hakikatten bügüne kadar okuduğum kitapların en güzeli.gercek bir dostluk hikayesi.
zeka geriliği olan,unutkan bir insanla (lennie) ile george'nin arkadaşlığı...... Bu ancak çocuk-ebeveyn ilişkisi olur.bu da dostluk değildir. Güzel kitaptı ama çok etkilendiğimi söyleyemem.
|
|
|
|
|
Logged
|
Minerva'nın Baykuşu ancak ve ancak alacakaranlıkta uçmaya başlar.
|
|
|
|
minerva_dada
|
 |
« Yanıtla #84 : Ekim 10, 2008, 10:35:36 ÖS » |
|
Leyla'nın Evi Zülfü Livaneli
Kimi zaman bir savaş bir kentin, bir ülkenin kaderini değiştirir, kimi zaman bir tek kişi koca bir ailenin... Leyla: Yalılarda doğmuş büyümüş bir paşazade, bir Osmanlı soylusu... Ali Yekta: Uşaklık kaderini değiştirme ihtirasıyla yanıp tutuşan bir İstanbullu... Rukiye-Roxy: Almanya’da doğmuş, seks modelliği yapmış bir hip-hop’çı.. Livaneli, birbirini hiç tanımayan bu üç ayrı kişiliğin yaşamını, bir 'İstanbul romanı'nda birleştiriyor. Kentlisi-köylüsü, varsılı-yoksulu, din hocası, söz sahibi bankacısı, gazetecisi... Her birinin bir nedenle ötekinin yaşamına girdiği, onu değiştirdiği, günümüz Türkiyesi... Ve bir roman kahramanı gibi öne çıkan pırıltılı Boğaziçi’nde, Bosnalılar Yalısı’nın ilginç dünyası...
Mutluluk romanından sonra bana basit sıradan bir roman olarak geldi.Sanki bazı düşüncelerini söylemek için bir hikaye oluşturmuş.Ama hikayenin kurmacası biraz sıkıntılı.Etkilendiğim yerler de var ama genel olarak beğenmedim.Kiralık Konak'la benzer noktaları var. İstanbul'daki yalılarda yaşam üzerine okuduklarından yola çıkarak bir roman oluşturmuş.
|
|
|
|
|
Logged
|
Minerva'nın Baykuşu ancak ve ancak alacakaranlıkta uçmaya başlar.
|
|
|
yekavaz
Newbie
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 8
|
 |
« Yanıtla #85 : Ekim 23, 2008, 11:31:16 ÖS » |
|
Segah arkadaşımız Alev Alatlı'dan söz etmiş ben de yazmak istedim Bahsettiği DÖRTLEME şeklindeki NEHİR ROMANLARINI okuldayken okumuştum.Shröndger'in(dilerim yazım doğrudur)Kedisi KABUS VE RÜYA ikilemeleri de leziz eserlerdi.Şuan da Gogol'un izinde ile başlayan üçlemesinin ilkini bitirdim. Gerçekten yanıbaşımızda duran ama yabancı olduğumuz Rus kültürüne ve insan çeşitlemesine dair düşünce dünyama ilginç açılımlar kattı keyifle,merakla ve öğrenerek okumayı sürdüreceğim.Alev Alatlı aydın bir insan ve tam anlamıyla donanımlı bir romancı bence.Naçizane tavsiye ederim.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|