EdebiyatOgretmeni.Net Forum
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Mayıs 25, 2012, 04:37:49 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bugün okulumuzda, sınıfımızda ne oldu?  (Okunma Sayısı 3681 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Günay
Ziyaretçi
« : Mart 07, 2009, 02:27:02 ÖS »

Öğretmen ve öğrencilerin okullarında yaşadığı veyahut şahit oldukları olayları, paylaşmak istediklerini bu başlık altında yazabilir.
Anılarınızdan aklınızda kalanları da yazabilirsiniz.
Hayırlı olsun.
« Son Düzenleme: Mart 07, 2009, 04:19:12 ÖS Gönderen: Güηคÿ » Logged
meryemozcan
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8580


Güzel olan sevgili değildir,sevgili olan güzeldir


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Mart 07, 2009, 02:36:45 ÖS »

Hayırlı olsun Günay.
Logged


Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
fuzuliye
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Mart 07, 2009, 03:20:25 ÖS »

İyi düşünmüşsün Gün. Hayattan, gerçek kesitleri paylaşmak geyik muhabbetlerinden daha yararlı olabilir.  Göz kırpan
Logged
fuzuliye
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : Mart 07, 2009, 04:21:34 ÖS »

Evet, bu yaş konusu liseler dört yıllık olunca daha da gün yüzüne çıktı. Öğrencilerden birkaçı "Seneye askerde mi olacağız üniversitede mi acaba?" diyorlardı.  Sırıtan
Logged
meryemozcan
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8580


Güzel olan sevgili değildir,sevgili olan güzeldir


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Mart 11, 2009, 03:59:06 ÖS »

Dokuzuncu sınıflarda edebiyat dersimizin bir saatini kitap okumaya ayırdık. Öğrencileri bilirsiniz şu kitap olur mu bu kitap olur mu diye soruyorlar. Ben de dersimizde adı geçen bütün edebiyatçıların kitapları olur dedim hatta şiir kitapları bile getirebileceklerini söyledim. Öğrencimin bir tanesi hocam Peyami Safa'nın şiir kitabı olur mu dedi? Ben de yok oğlum o şiir yazmamıştır, dedim. Çocuk da mesela dedi konu kapandı . Biraz önce edebi bir sitede Peyami Safa ile ilgili yazılmış bir makale okuyordum onun yazdığı şiirlerden bahsetmez mi? Biliyorsam da unutmuş olmalıyım aklımda kalmamış demek ki. Yazıyı aynen alıntılıyorum.

"Felsefeci Prof.Dr.Mustafa Şekip Tunç’u pes ettirecek kadar felsefe, ünlü Psikiyatrist Prof.Dr. Ayhan Songar’ı hayrete düşürecek kadar psikoloji bilgisine ve Nazım Hikmetle şiir yazarak polemiğe girecek kadar da şairliğe sahiptir."

O sınıfa derse girdiğimde bu hatamı hemen düzelteceğim ve elimde onun yazdığı bir şiir olmalı; hemen bulmalıyım.  Masum
Logged


Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
meryemozcan
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8580


Güzel olan sevgili değildir,sevgili olan güzeldir


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Mart 11, 2009, 04:37:53 ÖS »

Peyami Safa'nın şiiri bir arkadaşımın yardımıyla elime ulaştı. Zamanında Nazım Hikmet'le epey bozuşmuş olmalılar dudağımı uçuklatan bir şiir okudum aman Yarabbi bu polemik o yıllarda epey raiting almış olmalı. Şiiri aynen ekliyorum. Nazım Hikmet severler kusura bakmasın Peyami Safa bu şekilde yazmış.  Masum


"gel bakayım
lüle lüle, kıvrım kıvrım, samur saçlı,
pamuk tenli, al yanaklı sarı papam,
gel bakayım anam babam,
gel bakayım yetimlikle maytap eden paşazadem,
güzel âdem!

gel bakayım,
gel ki büyük babalarının:
enver paşa, nâzım paşa konağında,
alıştığın gibi,
alışıp yılıştığın gibi,
seni her gün dizlerimde hoplatayım,
şerefine bütün yetim çocukların
anasını satayım.

gel bakayım fidan boylum, asilzadem, güzel paşam
moda burniyle süreyya paşa locası arasına her akşam
maviş gözlerini süze süze mekik dokuyan
kadıköy'ün kübik salonlarında şiir okuyan
moda şair, kübik şair, kübiklerin kübiği
cevizliğin, kuşdilinin, mühürdarın bolşeviği!

ben ki -kıtır atma cicim!-
nuvel literer'den alma değil,
bolşevik şair maiakovsky'den de çalma değil,
senin tulum göbekli, kadayıf enseli burjuvalarından
halkı soyan bir kaçının yuvalarından,
para aşırdım.
neden mi, niçin
yolumu şaşırdım?
babası sürgünde öldürülen
bir çocuğu beslemek için!
fakat sen ki paşa konaklarında
kuş dilinde, kuş tüyünde, kuş sütüyle beslendin,
kuş beyninle bolşevizme heveslendin.
baban üç yıl önce ölünceye kadar
zavallıdan para kopardın,
nefesi kokan türk işçisinin vekâletini apardın.
götürüp onu sonra el altından,
enternasyonale zula ettin,
kimbilir kaç
aç biilaç
türk işçisinin ciğerini pirzola ettin!

gel bakayım seninle bir konuşayım
sencileyin bir coşayım.
bre toprak altında yatan
namık kemal'e safa'ya çatan
bre tümen tümen kıtır bom
bre tümen tümen palavra,
bre işçiye yalan
ölüye iftira atan
sağı sola katan
bre kaltaban
bre türk düşmanı, bre vatan
haini şarlatan!
bre propaganda broşürü âlimi,
bre sırtını ipek divanlara yaslıyan
sermaye'nin yüzde bire küçültülmüş posasını
yalayarak allâmelik taslayan
orak-çekiç markalı
sözüm ona komintern taktikalı
üfürükle şişirme, kuska balon komünisti
dandini bey, züppe salon komünisti!
sen misin "o kavganın kolu bağlı adsız neferi?"
yavaş gel, saçmalamaya başlıyorsun
kolun bağlıysa nasıl taşlıyorsun
piçler gibi ölülerin mezarını?
yanlış attın zarını:
görüyorsun şeşi beş
yemek için birkaç leş
sallayarak hemen uzun elini
oluyorsun mezarlara tebelleş.
sen misin adsız nefer? "eynelmeferr?"
iki metro boyu afişlerde
gazetelerin tüccar ilânı sayfalarında
kitapların üstünde, manzumelerin altında
bangır bangır bağıran nazım hikmet imzası
ad değil mi?
ne yalan söylersin?
sendeki surat, surat değil mi?

sen adsızsan,
zonguldak'taki maden kuyusu dibinde,
promete gibi, fakat gökten değil
yerin dibinden ateş alan
bize kalori yollayan
işçinin adı nedir?

adlısın, meşhur şairim, adlısın,
ama neyleyim
yırtık suratlısın.
sen ki iki papele her gün akşam
ulusla dil yazarsın,
önce yazdıklarını bozarsın.
sana her gün üç lira verebilsem ah!
vallah billah!
ey o kavganın adsız neferi
hemencecik soldan geri
çevrilerek
ulusalizma-faşizma gömleğini
sırtına geçirerek
bolşevizmin mezarını kazarsın!

nitekim
söyleyecek sözün bitince,
marks'ın sermaye'sini kediye yükletince
her renkli herşey adlı reklam gazetesinde
başmuharrirlik yapıyorsun,
şimdi de ipekçilerin sermayesine tapıyorsun!

bre toprak altında yatan
büyük türk ölülerine çatan
bre tümen tümen kıtır bom
bre tümen tümen palavra,
bre işçiye yalan
ölüye iftira atan
sağı sola katan
bre kaltaban
bre türk düşmanı, bre vatan
haini şarlatan!
artık sen buralarda
kolay dikiş tutturamazsın
sahte komintern taktikalı
dolmalarını yutturamazsın.
çekil!
bugün yaptığın gibi
metr-goldvin-mayer şirketinin
istanbul kolunun başına dikil
yüzünden maskeni, başından kasketi at
sermayenin altına yat!
yerini şimdi buldun işte:
hak berekât versin, asilzadem,
berekâaat!

cingöz recai
müstensihi server bedi
 
Logged


Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
fuzuliye
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : Mart 11, 2009, 07:35:32 ÖS »

Tarafsız değerlendirildiğinde bile, kötü yazılmış bir "şiir".  Nazım Hikmet, Safa evli bir kadına aşık olduğu için eleştirel bir şiir yazmış olsaydı; onu tartışacaktık belki de. Ama Nâzım'ın daha önemli işleri vardı belli ki.

Sınıfta bu şiiri okuyabildiniz mi Meryem?
« Son Düzenleme: Mart 11, 2009, 07:37:03 ÖS Gönderen: ƒuzuℓїyє » Logged
meryemozcan
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8580


Güzel olan sevgili değildir,sevgili olan güzeldir


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Mart 11, 2009, 08:29:07 ÖS »

Sınıfta okumadım şiiri eve geldikten sonra elime geçti bu şiir okumayı da düşünmüyorum kötü yazılmış bir şiir olduğu için değil elbette Nazım Hikmet hakkında etkilenmemeleri için; merak eden ilgi duyan hayatının bir bölümünde tanışacaktır bazı gerçeklerle tıpkı benim bu yaşta öğrendiğim gibi . Peyami Safa'nın şiir sanatından çok romanla ilgilendiğini hepimiz biliyoruz. Peyami Safa da zamanını pek şiire ayırmadığı için özentisiz şiir yazmış olabilir.
Logged


Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
Aybilgesi
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : Mart 11, 2009, 08:44:00 ÖS »

'Çırpıştırma yazı, kolay cümle, göz boyayıcı resim, şatafatlı isim, hoppa mevzu, züppe şekil, kübik çizgi, fütürist manzume, kötü kağıt, pis baskı istemiyor. Düne kadar en iyiyle en kötünün dirsek dirseğe kendini piyasaya arz ettiği disiplinsiz ve mertebesiz bir neşriyat kalabalığı önünde şaşıran okuyucu, bugün ne istediğini daha fazla biliyor' diyen kendisiydi ve kendi fikrine tezat olarak yukardaki şiiri yazmış... ben onun yazdığına inanmıyorum..
Logged
Günay
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : Mart 12, 2009, 08:05:18 ÖS »

Benim, şahsına münhasır zeki arkadaşlarım var!...
Bu hafta kritik 4 tane sınavız vardı. 3 tanesini yaptık, 1 tane kaldı şu an.

4 tane kafadar arkadaşım 3 günlük rapor alıp, sınavlara girmiyor. Mantıkları ise şöyle; rapor alıp yazılılara çalışmak!...  Dil çıkaran
Bu madolyonun görünen kısmı. Hiç kimsenin inanmayacağı kısmı yani.
Asıl amaçları; yazılıya girmeyip, soruları alıp, sonradan yazılıya girerek yüksek not almak.
1. sınavdan bu durum ifşa olunca, sağa sola sataşmaya başladılar, şu an aram bozuk onlarla...  Masum

Dil ve Anlatım hocamız çok despot. Onları sınıfta görmeyince ve anladı işin iç yüzünü. Ben onlara çok güzel sorular hazırlayacağım dedi.
Kendilerini uyanak sanan bu kişilerin, Dil ve Anlatım dersinden tökezleyecek olmaları nedense beni çok mutlu etti. Gülümseme
Logged
sudende
Üye
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 83



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : Mart 25, 2009, 07:24:19 ÖS »

Açıkçası şaşırdım anlattıklarınıza.
 Raporlu öğrencileri yapılmış sınavın sorularıyla sınav yapan öğretmenler var mı? Varsa çok yazık ilk anda sınav olanlara.
Logged

Heeey
Ne duruyorsun be, at kendini denize:
Geride bekleyenin varmış, aldırma;
Görmüyor musun, her yanda hürriyet;
Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol;
Git gidebildiğin yere...
hayat ve yaşam
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 26



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : Nisan 11, 2009, 10:39:02 ÖS »

derslerimizin hepsi boş geçti çünkü hocalar toplantıdaydı Gülümseme
Logged
*Çiğdem*
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1322



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : Nisan 13, 2009, 04:22:34 ÖS »

GEÇEN GÜN ÇOCUK EDEBİYATI DERSİNDEYKEN BAŞIMA GELDİ NE GELDİYSE.HOCA ANNESİNDEN AYRI ÇOCUKLARIN KARŞILACAKLARI PROBLEMLERİ ANLATIYORDU. İLK 5 YAŞA KADAR ANNENİN ÇOCUĞA DOKUNMASI GEREK DEDİ. ANNESİ ÇALIŞAN VAR MI DEDİ SONRA. BEN DE BENİM HOCAM DEDİM. "HAYATINDA EKSİK VAR MI?" DEDİ. BEN DE VARDIR GALİBA DEDİM. "BENCE VAR İYİ DÜŞÜN" DEDİ. BÜTÜN BİR DERS DÜŞÜNDÜM. ÇIKIŞTA SORDUM NE EKSİK HOCAM DİYE. "ANNEN O ZAMANLAR YANINDA OLMADIĞINDAN HALA KÜÇÜK BİR ÇOCUK GİBİSİN." DEDİ. "NERDEN ANLADINIZ." DEDİM, "BAKIŞINDAN." DEDİ. BENİM 20 YILDIR ANLAMADIĞIMI MEĞER HOCAM ANLAMIŞ. İYİ Kİ HOCALARIMIZ VAR.YAŞASIN EV ANNELERİ Gülümseme
« Son Düzenleme: Nisan 13, 2009, 05:51:18 ÖS Gönderen: EDEBİYAT ÖĞRETMENİ » Logged

GİTME KAL

Batan güneşe doğru

Sürerken atımı

'Gitme kal'

Demeni bekliyorum

Ama yalnızca

Rüzgar çekiştiriyor

atkımı
SUNAY AKIN
Edebiyat Öğretmeni
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6192


Calİmero


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #13 : Nisan 13, 2009, 05:58:45 ÖS »

Daha geçen hafta arakdaşın dersinde mesaj çekerken yakalanan öğrencimi bugün derste yine mesaj çekerken ben yakaladım. Üstüne üstlük arkadaş mesajlarını bir güzel okumuş. Hem benim hakkımda hem de kendisini hakkında yazılan mesajlarda kızımızın erkek arkadaşına atılıyor ve arkadaşınki epeyce de yanlış anlaşılacak bir şekilde yazılmış. Derse girerken öğrenciye dokunduracaktım ama unuttum. Biraz sonra elinde telefon bir şeyler yazarken görünce kan beyime sıçradı. "Çabuk o telefonunu buraya getiriyorsun!" diye bağırdım. Sonrasında da kız peşimde koşturdu. "Hocam" derken biel sakın ağzını açam" dedim kendisine. Günnü sonunda telefonu idareye verdiğimi, telefonun kendisine verilmeyeceğini, velisine verileceğini ve velisine verilirken de benim gözetmimde telefonun verileceğini söyledim. Kısa bir süre sonra veli toplantımız var ama sevgili(!) öğrencimin başı belda. Çünkü ailesi de telefondan şikayetçi.
Logged
Edebiyat Öğretmeni
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6192


Calİmero


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #14 : Nisan 13, 2009, 06:00:12 ÖS »

Cep telefonunu müdür yardımcımıza verirken müdür bey de vardı ama daha önceden böyle bir olayla karşılaştığında tatsızlıklar yaşandığı için hiç karışmadı. Bu da beni memnun etti doğrusu.
Logged
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM