Derufin
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 6
|
 |
« : Ekim 06, 2011, 01:07:24 ÖS » |
|
İlk başta sadece o vardı. Varlığı açıklanamayan. Tek ve bir bütün olarak sadece var oluşu simgeliyordu yokluğun, yani gizemli bir sır perdesinin içinde. Peşi sıra gelen anlamsız olaylar zincirinin ilk halkasıydı o. Yaratılmamıştı o, hep vardı. Var Oluşun Yıldızı... Şimdi sayılarla hesap edemeyeceğimiz kadar uzun bir süre boyunca yalnız kaldı. Büyüdü, büyüdükçe ışığı arttı, en sonunda zincirden ayrılmasının vakti geldi ve her yıldız gibi ömrü tükendi. Hayal bile edemeyeceğimiz bir güç ve enerjiyle patladı. Eskiden görüp görülebilecek en güzel şey olan dev yıldız şimdi bin parçaya bölünmüştü. Ne bir fazla ne bir eksik. Tamı tamına bin parça.
Her bir parçada ayrı bir zihin saklıydı. Her birinde farklı bir güç, farklı bir görünüş... Şekilleri aynı soyundan geldikleri yıldız gibi bir ışık kümesinden oluşuyordu aslında. Ama yıllar süren bir bekleyişin ardından şimdiki halk deyişiyle bebeklik evresini tamamlamış olanlar zekalarını tam gücüyle kullanmaya başladılar. Güçlerini ilk önce kendilerini şekillendirmekte kullandılar. Hepsi ayrı ayrı şekiller aldı. Ama bir çok benzerlikleri vardı. Bilinçaltı denilen şey hepsinin içinde aynıydı, ve hepsine aynı istekleri aşıladı. Bazıları güzel, narin kadınlara dönüştüler. Bazılarıda yakışıklı ve güçlü erkeklere. Her şeyde olduğu gibi yeniden zamana bıraktılar her şeyi. Evren denilen şey artık vardı. Ve içinde de artık şekillerine kavuşmuş kadimler yaşıyordu.
İçlerinde git gide büyüyen ve olgunlaşan bir şey vardı. Beklediler... Ve en sonunda gördülerki bunlar duygulardı. Sevgi, hırs, öfke, sevinç ve daha bir çoğu... Artık gerçekten kendilerini hissediyorlardı. Bedenlerinin içine gerçek ruhlarıda yerleşmişti şimdi. Bir süre duygularına göre hareket ettiler, bazen aşk ve şehvet bazende hırs onları ele geçirdi.
Evreni en çok etkileyen şey aşktı başlangıçta. Kadimler aşkın gizemini çözdüklerinde kendi yok oluşlarınıda getirmiş oldular. Kadimlerin çocukları ne annelerine benziyorlardı ne de babalarına. Onlar ya erkek ya da kız olarak doğuyorlardı. Buna kendileri karar veremiyorlardı. Ayrıca Kadimlerin keşfetmesi yıllar almış duygular doğdukları andan itibaren çocukların içinde vardı sanki. İlk başta ufak çocuklar olarak doğmuş Titanlar, büyüdüler. Kadimler asla büyümezlerdi, yaşlanmazlardı. Ama titanlar farklıydı. Şekilleri yıldan yıla değişiyor güçleri artıyordu. Bu şekilde şaşkınlıklarla bir nesil büyüdü. Evrenin boşluğunda geziniyorlar ne isterlerse onu yapıyorlardı. Sonra işler değişti... Hırs bir çok Kadimi ve hatta Titanları etkisi altına aldı.
Üstün olma çabasıyla ilk savaş başladı. Kadimler bir birleriyle savaşarak kendi soylarını tehlikeye attılar. On bin yıldan fazla süren savaşlarda Kadimlerin sayısı azaldı, Titanlar kendi aralarında çoğaldılar. Bu savaşlar hakkında çok az bilgi vardır en kadim kaynaklarda bile. Elde edilen en somut sonuç ise şudur; ''Bir şey fark etmişlerdi, yenilmez değillerdi...''
Savaşın bitimi ise en bilge Kadim olan Vgras`ın Evrenin başına geçmesi ile sağlandı ve Vgras`ın yasaları hüküm sayılmaya başlandı. Artık geriye kalmış yüz kadar kadim, kendilerine evrenin içinde dev gezegenler yaratmaya başladılar. Gezegenler ve yıldızlar zamanla o kadar çoğaldı ki bunlar galaksilere dönüştüler. Artık evrenin her köşesinde canlı hayatına rastlamak mümkündü.
Titanlar gezegenlerin yaratılmasıyla birlikte bir birlerinden ayrıldılar. Her bir aile farklı bir gezegene yerleşip orada yaşamaya başladı. İşler ilk kez umulmadığı kadar güzel gidiyordu. Ta ki yeni bir şey fark edilene dek; Yenilmez değillerdi, fakat ölümsüzlerdi...
Daha önce, öldüğü sanılan bir çok Kadim tekrardan canlanmıştı. Ve bu kez amaçları birdi, Vgras`ın iktidarı çökecekti. Uyanan Kadimler bir kez daha savaş için hazırlanıyorlardı. Daha önce kullandıkları vücutlarının yanı sıra şimdi çok daha farklı şeylerde vardı ellerinde. Ateş keşfedilmiş savaşlarda kullanılmaya başlanmıştı. Bir çok gezegen dirilen Kadimlerin gazabı önünde yanıp kül oldu, bazıları ise karşı koydu. Titanlar tüm güçleriyle savaşıyorlardı Kadimlere karşı. Savaşın bitimi bu sefer çok farklı olacaktı.
Tarihin yeniden yazılacağı o gün, Gosloren gezegeninde en büyük savaş yapıldı. Titanlar ve iyi tarafta kalmış az sayıda kadim gezegenin her yerinde hazırlıklarını yaptılar. Evrenin her tarafından yardım geliyordu. Ama sayıları çok azdı... Bu savaşı kazanmaları imkansızdı. Tüm düşünceleri bölen ise gezegende ki savaşa komuta edecek olan Uzun Torn oldu. Savaşta kullanmak üzere, yıldızdan gelenler dışındaki ilk ırk insanları yarattı...
|