GECE
Gecenin sesini dinliyorum..
Ağlamaktan yorgun gözlerim,bitkin düşmüş bedenim ve sonra sen geliyorsun aklıma…O gülüşün, o bakışın..
Gecenin karanlığı çöküyor üstüme..öyle bir karanlık ki bu bütün ruhumu kaplıyor adeta…Gözlerim o karanlıkta bir noktaya dalmış geceyi izliyorum.O karanlığıyla herkese hakim olmuş, bütün gezegen onun elinde sanki..Siyah bir örtüyle örtülmüş dünya..O siyah örtünün altında kalmış binlerce insan, kalplere konan hüzün, mutlu, mutsuz herkesi düşündüren bir gece..Kimisi evinde,kimisi dışarıda!!Gecenin insana getirdiği bir huzurla kötü düşüncelerden sıyrılmak..Herkesin istediği tek bir şey var o da bu geceyi mutlu ve huzurlu bir şekilde geçirmek..
Gökyüzüne bakıyorum..aya ve sabırsızlıkla birbirinin ardı sıra çıkan yıldızlara..Her şey o kadar güzel ki mutsuzluğumu alıp götürüyor, yerine içime sığmayan bir mutluluk doluyor.Bu öyle bir mutluluk ki beni bu dünyadan alıp başka hayallere götürüyor.
Gece yine tüm gizemiyle sürüyor.Herkes sabah olmasını beklerken,ben gecenin bu gizemindeki sırlarını çözmeye çalışan hülyalara dalıp gitmişim..Ardından yağmur yağmaya başlıyor ve ben yağmur damlacıklarını seyre dalmış bir şekilde gökyüzündeki o sonsuzluğa bakıyorum.Düşünmeye başlıyorum..O her yağan yağmur damlasının arkasında aslında şimdi yaşayan mutsuz gönüllerin kalplerine akıttıkları inci taneleri olduğunu düşünüyorum.O inci taneleri kimi zaman bir sır,kimi zaman bir arkadaş..Dökülen her bir yağmur damlasının ardından rüzgar esmeye başlıyor..Hafif bir esintiyle sanki gökten ve kalpten dökülen inci tanelerini alıp götürecekmiş gibi..Ama olmuyor işte..Her esen rüzgar alıp götürmüyor bu elemi, bu sıkıntıyı..Alıp götürse bile bir izi kalır bir yerinde..Evet rüzgar yoldaşı, gece sırdaşı olmuş…Kendini rüzgara kaptırmış o nereye eserse oraya gidiyor.Sırtını rüzgara yaslamış,tüm benliğiyle rüzgarın olmuş…Geceyse sadece onun yalnız kaldığı zamanlarda ona sırdaşlık edecek bir dost..Belki de dosttan daha da öte….Gece sessizlik ve hüzün müdür? Yoksa sevinç ve mutluluk mudur?Hangisini söylesem ki? Benim için mutluluktur başkası için hüzün, diğeri için sevinç..
Gece kimisi için uzun geçer,kimisi için kısa…Geceye sesleniyorum şimdi, onun sonsuzluğuyla kaybolmuş gözlerimin içine neşe ve ışık saçan yıldızlara…Onlarda bana sesleniyorlar sanki beni o sonsuzluğa götürmek istiyorlar gibi…Gökyüzündeki her bir yıldızın taşıdığı anlamlar…İlk çıkan yıldız benim derdim hep…Önce yalnız olmak istiyor gökyüzünde yalnızlığıyla parıldamaya başlıyor ve sonra diğer yıldızlar çıkıyor…Yalnızlığını unutmuş gibi diğerlerinin peşine takılıyor… Aslında hepsi yalnız…Sonuncu yıldızda çıkıyor işte…Gecikmiş bir vapuru bekler gibi hepsi…Hepsinin sığınacağı limanlar var ayrı ayrı…Son limanda kalmak istiyorlar hepsi de..Gökyüzünün ve gecenin kendilerini koruduğunu belki biliyorlar belki de bilmiyorlar…Ama hepsinin bildiği tek bir şey var o da gecenin bitmesiyle birlikte kendilerinin de kaybolacağı…Hepsini bir korku sarmış gecenin bitmesini istemiyorlar..Güneşe yalvarırcasına haykırıyorlar hep bir ağızdan..Ama bilmezler ki gündüzün sırası gelip geçtiğinde kendilerine geleceğini…her şeyi unutmuş kendi dertlerine yanıyorlar…Gece işte yine bitme sırası geldi sana…Erdemliğinle kaybolmanın zamanı geldi…her şeyi unut …Zamanı gelecektir elbet…Ama şimdi sıranı gündüze vermenin zamanı…
Gece de arkasına bakmadan gidiyor işte..Yıldızlara aldırmadan, onların ne halde olduğuna bakmadan..Bavulunu toplamış bir insan gibi her şeyini almış yanına…Yağmurla birlikte terk ediyor bu şehri…Belki dönecek ama ne zaman? İşte şimdi elveda demenin zamanı…Gidiyor herkes gibi o da..Son sözlerini söylemek istercesine fırtına bırakıp gidiyor…