Türk dil kurumuna göre: Felsefe, "varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılmasıdır". Yine Türk dil kurumuna göre hayat, "canlı, sağ olma durumudur". Peki varlık olmadan hayat olabilir mi? Sanmıyorum. Tanrı değilseniz böyle bir durumun hakikati yoktur.
Kabullenmek: bir insanın yaşadığını kabullenmemesi aynı zamanda onun yaşamadığını ifade eder. Yani siz istediğiniz kadar yaşadığını isbat edin. Misal Delileri örnek verebiliriz. İstediğiniz kadar uğraşın bir deliyi yaşadığına ikna edemezsiniz. Felsefenin varlığı ve bilgiyi araştırdığından denvurmuştuk. Varlık olmadan bilginin olmasını gözardı edersek. Felsefenin sadece hayatı araştırdığını söyleyebiliriz. Peki varlığın insanlar için tek kanıtı canlı olmakmıdır.
"Bütün dünyevi yaşam bir hastalıktır, bir tür duygu oluşumudur. En iyisi hiç doğmamış olmaktır. Eğer insan bir felaket olupta doğmuşsa, en hızlı şekilde ölmeyi denemelidir." Diyen Aristoteles'e sormak lazım neden 60 yaşına kadar bekledin. Yada bunu söylerken çok yaşlıydı. Aslen sözde insanın dünya yaşamına uygun olmadığı anlatılmalıdır. Çünkü insanın doğası gereği olan sonsuzluk isteği bu dünyada hiç bir zaman dinmeyecek bir rüzgar gibidir. Hayatı boyunca savrulup eser, Doğası bunu gerektirir çünkü, sınırsızlık ve sahiplenmek. Bütün insanlar hiç ölmiycek gibi yaşar çünkü doğaları bu dünyaya uygun değildir. Doğaları sonsuzluk gerektirir ve bu dünyada olan herşey bir son üzerine kuruludur. Odunlar yanar ve biter. Irmaklar kurusun diye Dünya hiç durmadan döner... Tanrının Kursal kitaplarda insanı kötü şeyler yaptığı zaman tanrının onları cezalandıracağı yazılıdır. Yada çoğu inanca göre durum böyledir. Tanrının herşeye gücü yeter peki ozaman insan oğlunu neden yok edilmekle cezalandırmıyor. Bunun nedeni yaratılışımızdan gelen sonsuzluk hissi olabilir mi ? Bir kedi yavrusu için varlığın anlamı sabitken insanoğlunun amacının dünyaya sığmayacak bir sonsuzluğu içermesi anlaşılması güç ve yaratıcının hikmetinin bir göstergesidir. Halbuki aynı dünyada yaşıyoruz.
Kaynak:
www.kayyo.org