|
kemaltrbz
|
 |
« : Ekim 13, 2007, 10:46:58 ÖS » |
|
Devriye
Devir kuramını anlatan şiirlere denir. Devir kuramı Muhammed'in "Ben nebî iken Âdem su ile çamur arasındaydı." hadisi ile ilgilidir. Mutasavvıflara göre vücut halindeki Muhammed, yeryüzüne sonradan gelmiştir. Halbuki ruh halindeki Muhammed ezelden beri vardı. Vakti gelen ruh maddi aleme iner. Önce cemâdata (cansız varlıklara) sonra nebata (bitkilere), hayvana, insana en sonra da İnsan-ı Kamil'e geçer. Oradan da Allah'a döner ve onunla birleşir. Bu inişe nüzul, tekrar Allah'a dönüşe de huruc denir. Bu inişi ve çıkışı anlatan şiirlere devriye denir.
Lâ mekân ilinde bir nokta iken İsmi var, cismi yok yerden gelirim Daha hiçbir nesne yaratılmadan Kandilin içinde Nûr’dan gelirim.
Dört nesneden yoğrulup da yapıldım Şekillendim, fırınlara atıldım Mevla’m ruh verince ayağa kalktım Adem denen bir beşer’den gelirim.
Kabil, Hâbil olup dünyaya geldim Öldüren ben idim, ölen ben oldum İdris ile bile cennete girdim Nâciye’den pâk mâder’den gelirim.
Nûh Peygamber ile bir gemi yaptım Her mahluktan bir çift içine attım Tûfanda münkîri suya gark ettim Mü’minlerle bir sefer’den gelirim.
Hûd Peygamber ile gezdim bir zaman Zalimler elinden dedim el’aman Salih ile taştan çıkardım bir can Mucize gösterdim Bir’den gelirim.
İbrahim’le bile putları kırdım Nemrûd’un emrine ben karşı durdum Elim kolum bağlı ateşe girdim Nârı nûr eyledim kor’dan gelirim.
İsmâil, Hâcer’le çöle atıldım Yâkup ile figanlara katıldım Yusuf ile kul oluban satıldım Mısır ülkesinden var’dan gelirim.
Eyyüb ile derde düştüm, küsmedim Kurt yedi vücudum, şükrüm kesmedim Şuâyb ile doğruluktan geçmedim Lâl ü mercan satan şâr’dan gelirim.
Tûvâ vadisinde Allah’ı gördüm Tûr dağına çıktım, Tevrat’ı aldım Âsâm canlı idi ben onu bildim Küntü kenz sırr-ı esrâr’dan gelirim.
Hızır ile âb-ı hayâtı içtim İlyas ile bile göklere uçtum Yûnus Peygamberle ummana düştüm Balığın karnından gâr’dan gelirim.
Lokman oldum, ölüme çâre buldum Danyal ile rahmet suyunda yundum Üzeyr’e yeniden bir Tevrat sundum Zülkarneyn’le bile sır’dan gelirim.
Dâvud oldum sapanımla taş attım Calût’u öldüren kahraman zâttım Süleymân’la inse cine hükmettim Kuş dilini bilen Pîr’den gelirim.
Zekeriyyâ ile beni biçtiler Yahyâ ile bile başım kestiler İsâ ile çarmıhlara astılar Bedenim bıraktım, dâr’dan gelirim.
Muhammed Mustafâ şefâat kâni Ona tâbi olan buldu îmânı Aliyy’el Mürtezâ Velîler Şâhı Kamber, Selmân oldum, yâr’dan gelirim.
Mansur geldim, âzâlarım kestiler Nesîmî’ydim, bedenimi yüzdüler Bu gelmemde adın Nizam dediler Bir gerçek evlâdı er’den gelirim.
|