EdebiyatOgretmeni.Net Forum
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Mayıs 25, 2012, 03:11:20 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 36
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sevilen Dizeler...  (Okunma Sayısı 78898 defa)
0 Üye ve 5 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
canan75
Ziyaretçi
« Yanıtla #15 : Şubat 07, 2009, 03:41:55 ÖS »

RİNDLERİN ÖLÜMÜ   

 

Hâfız'ın kabri olan bahçede bir gül varmış;

Yeniden hergün açarmış kanayan rengiyle,

Gece, bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış


Eski Şiraz'ı hayâl ettiren âhengiyle.

 

Ölüm âsûde bahar ülkesidir bir rinde;

Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter,

Ve serin serviler altında kalan kabrinde

Her seher bir gül açar; her gece bir bülbül öter
Logged
meryemozcan
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8580


Güzel olan sevgili değildir,sevgili olan güzeldir


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #16 : Şubat 07, 2009, 04:30:05 ÖS »

Sevgili Canan Yahya Kemal'i anıp da Rindlerin Akşamı'ndan bir esinti almazsak yazık olacak.  Göz kırpan

Rindlerin Akşamı

Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Geçince başlayacak bitmeyen sükunlu gece.
Guruba karşı bu son bahçelerde, keyfince,
Ya şevk içinde harab ol, ya aşk içinde gönül!
Ya lale açmalıdır göğsümüzde yahud gül.
Logged


Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
rengârenk
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1605



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #17 : Şubat 09, 2009, 03:20:54 ÖS »

Adımla Nasıl Berabersem

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan
koşar gibi yürüyüşün
karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kainatin
karanlık boşluklarında akıp giderken zaman

adımla nasıl berabersem öylece beraberiz
seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye
gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat
koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz
ve sonra her zaman her ölümlüye
aynı şartlar altında kısmet olmayan
gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın.


Attilâ İlhan
« Son Düzenleme: Şubat 09, 2009, 04:41:33 ÖS Gönderen: rengârenk » Logged

...
rengârenk
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1605



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #18 : Şubat 09, 2009, 03:26:21 ÖS »

Sevmek İçin Geç Ölmek İçin Erken

akşamın acı su karanlığı içinden
soğuk kadife teması yalnızlığın
şuh bir kahkaha balkonun birinden
gizli işareti midir bir başlangıcın

sevmek için geç ölmek için erken

başbaşa çay elele yürümek derken
boğaz vapurları mı iskele sancak
telefonda kaybolmak sesini beklerken
insan insanı yeniler doğrudur ancak

sevmek için geç ölmek için erken

içimdeki gökkuşağı besbelli neden
bulutların içinden kuşlar yağıyor
bir şiire başlarsın birini bitirmeden
hiç kimse gözlerine inanamıyor

sevmek için geç ölmek için erken

sevmek sevildiğini bile farketmeden
yaklaştıkça ölüm soğuk bir yağmur gibi
sevmek zehir zemberek ve yürekten
gecikerek de olsa vuruşur gibi

sevmek için geç ölmek için erken


Attilâ İlhan
Logged

...
rengârenk
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1605



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #19 : Şubat 13, 2009, 05:37:24 ÖS »

Gidiyorum

Çölde bir yolcu gibi yalnızlığım içinde
        Kavrulup gidiyorum.
Serseri bir rüzgar gibi hep ganimet peşinde
        Savrulup gidiyorum.

Serçe kadar pervasız, bir günden ötekine
        Atlayıp gidiyorum.
Bütün kumaşlarını açtığım gibi yine
        Katlayıp gidiyorum.

Bir kış güneşi gibi ben keyfimin esiri
        Görünüp gidiyorum.
Ne belli yerim var, ne de sevdiğim biri
        Sürünüp gidiyorum.



Cahit Sıtkı TARANCI
Logged

...
rengârenk
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1605



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #20 : Şubat 17, 2009, 04:21:34 ÖS »

Fikir Sancısı

Lafımın dostusunuz, çilemin yabancısı,
Yok mudur, sizin köyde, çeken fikir sancısı?

Necip Fazıl KISAKÜREK
Logged

...
rengârenk
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1605



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #21 : Şubat 17, 2009, 04:22:55 ÖS »

Susmak

Bir insan olsun
Olsun da burada
Bir insan olsun
Orada

Nerede olursa olsun
Bir insan
Gitse olsun, kalsa olsun
Giderse olan, gitmezse duran

Aranır bir insan bir insanı
Arar bir insanı bir insan

Söylenemiyor çok şey
Susmadan...



Özdemir ASAF
Logged

...
rengârenk
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1605



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #22 : Şubat 17, 2009, 04:26:07 ÖS »

DUYDUM Kİ HİÇBİR ŞEY ÖĞRENMEK İSTEMİYORMUŞSUNUZ
 
Duydum ki hiçbir şey öğrenmek istemiyormuşsunuz
Milyoner olmalısınız böyle olduğuna göre
Güvenceye alınmış geleceğiniz
Yolunuz açık ve aydınlık
Ayağınızın hiç tökezlememesini sağlamış ana babanız
Öyleyse öğrenmen gerekmez hiçbir şey
Olduğun gibi kalman yeter
Gene de çıkarsa bir güçlük
Yaşadığımız dönem duyduğuma göre güvencesizmiş iyice
Yöneticilerin var ya senin
Ne yapman gerektiğini söyleyen
Neyin doğru neyin eğri olduğunu bilen,
Onlar ki her zaman geçerli olan doğruları
Ve her derde deva hazır reçeteleri olanların kitaplarını okuyup yutmuşlar
Bu kadar çok insan
Senden yanaysa eğer
Gerekmez parmağını bile oynatman
Ancak başka türlü olsaydı eğer,
O zaman gerekecekti ÖĞRENMEN.


Bertolt BRECHT
Logged

...
rengârenk
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1605



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #23 : Şubat 26, 2009, 02:37:20 ÖÖ »

Leyla Köşesi

Bir de bakalım Leyla köşesinden
Aşkın kadın adlı penceresinden

Bırakmıştı kendini yazılmış olana
Susmak ve konuşmamak denen cana
Evlenmişti ve görünüşte mutlu
Şimdiden memnun ve gelecekten umutlu
Fakat bir eksiklik ufacık bir nokta
Kalbi kurcalıyordu hala
Mecnun ne olmuştu neredeydi
Nasıldı ne yapıyordu hali neydi
Geceleri loş gölgeler arasında
Kum tepelerinde ay yarasında
Mecnuna benzeyen hayaller olurdu
Bu anlarda sanki kalbi dururdu
Bitmiş olan bir daha mı başlayacak
Ne çare başlayan başlamamış
Bitmiş bitmemiş olacak
Gibi gelirdi Ona
Ürküntü geçmiş ama erememişti huzura
Karanlık bitmiş fakat erememişti huzura
Ay tutulmuş tutulmuş kurtulmuştu
Gönlü zaman zaman tutmuştu muştu
Gün kırmıştı siyah çerçevesini
Yarmıştı ışıkta ötesini berisini
Baskın korkusuyla ürperen çadırların
Bugün düzen ve güven, ama yarın!!
Yarına bir güvence olmayan
Neye yarar böyle bir şimdiki zaman

Acıyla da olsa dopdolu olan hayat
Boşalmıştı zembereği boşalmış bir saat
Gibi. Dönmüştü bomboş bir kağıda
Ağızdaki tad benzemiyor eski tada
Irmak kurumuş rüzgar esmiyor
Yakıcı güneşi bir parçacık bulut örtmüyor
Arzu ve korku iki karanlık duygu
Yüreğinde birbirini kovalayıp duruyordu
Ya bir gün geri dönerse Mecnun
Yine altüst olursa ortalık bütün
Daha mı iyi olur daha mı kötü bilmiyordu
Bir umut vardı gönlünde eksilmiyordu
Sonra kızıyordu kendine kınıyordu kendini
Kapamak istiyordu içinde eskinin kepengini
Eski oldu diyelim ama neydi yeni
Ve nasıl eskitmeli eskimiyeni
Nasıl öldürmeli ölmeyeni
Nasıl diri sayarsın ölü olanı
Eski bir zehirdi belki ama yeni
Andırıyordu tatsız tuzsuz bir yemeği
Beklemek neyi beklediğini bilmeden
Gün günü ay ayı kovalarken
Beklemek bir vaktin doluşunu
Öç alan kaderin zalim oyunu
Her şey akılla kurulu akılla düzgün
Ama aklın içinde olmalı baharat gibi
Bir parça delilik
Oysa mecnun almış bütün deliliği gitmiş

Kupkuru bir hayat kalmış ve adeta oyun bitmiş
Arzulanan zenginlik, at kumaş ve ziyafet
Yetmez olur insana bir gün elbet
İnsan hep birşey umar bekler
Ne olduğunu bilmez fakat
Fakat sonradan duruldu Leyla
Tevekkülle huzuru buldu Leyla
Ruhta kopan fırtınalar dindi
Gökten gönle sükunet indi

Anladı ki acı tatlı soğuk sıcak
Geçmiş ve gelecek ayrılmak ve kavuşmak
Hep aynı varoluşun dönüşümleri
Aydınlanışları ve sönüşümleri
Her şey havada döner durur
Sonunda Tanrı varlığında yok olur
Ruh hürdür vücut esir
Ruh baldır beden zehir
Ruh hürdür Tanrı aşkıyla
Bağlı değil yer ve zaman kaydıyla
Farketmez gelse gelmese Kays (Mecnun) Ona
Gitse gitmese Ona Leyla
Tanrı katında buluşmuşlardır
Hakikat yurduna kavuşmuşlardır


Sezai KARAKOÇ
Logged

...
enrıko
Uzman Üye
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 489

ععع.وسمانليكنجليكجمييتي.ورك


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #24 : Şubat 26, 2009, 03:08:34 ÖS »

Ben böyle bakip durmayacaktim, dili bagli,
Islam'i uyandirmak için haykiracaktim.
Gür hisli, gür imanli beyinler, cosar ancak,
Ben zaten uzunboylu düsünmekten uzaktim!
Haykir! Kime, lakin? Hani sahipleri yurdun?
Ellerdi yatanlar, saga baktim, sola baktim;
Feryadimi artik bogarak, na'sini, tuttum,
Bin parça ettim si'irime gömdüm de biraktim.
Seller gibi vadiyi eninim saracakken,
Hiç çaglamadan, gizli inen yas gibi aktim.
Yoktur elemimden su sagir kubbede bir iz;
Inler 'Safahat'imdaki hüsran bile sessiz!
Logged

نريكو        ثىقهنخ


   
rengârenk
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1605



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #25 : Şubat 27, 2009, 10:09:29 ÖS »

"Yağmurum"a

KÖŞE

Sen geldin benim deli köşemde durdun
Bulutlar geldi üstünde durdu
Merhametin ta kendisiydi gözlerin
Merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu
Bulutlar geldi altında durduk

Konuştun güneşi hatırlıyordum
Gariptin yepyeni bir sesin vardı
Bu ses öyle benim öyle yabancı
Bu ses saçlarımı ıslatan sessiz bir kardı

Dişlerin öpülen çocuk yüzleri
Güneşe açılan küçük aynalar
Sert içkiler keskin kokular dişlerin
İçinden geçilen küçük aynalar

Ve güldün rengarenk yağmurlar yağdı
İnsanı ağlatan yağmurlar yağdı
Yaralı bir ceylan gözleri kadar sıcak
Yaralı bir ceylan kalbi gibi içli bir sesin vardı

Sen geldin benim deli köşemde durdun
Bulutlar geldi üstünde durdu
Merhametin ta kendisiydi gözlerin

Sezai KARAKOÇ
« Son Düzenleme: Şubat 27, 2009, 10:13:31 ÖS Gönderen: rengârenk » Logged

...
canan75
Ziyaretçi
« Yanıtla #26 : Şubat 27, 2009, 10:22:51 ÖS »

...
merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu
....
konuştun güneşi hatırlıyorum
gariptin yepyeni bir sesin vardı
bu ses öyle benim öyle yabacı
bu ses saçlarımı ıslatan sessiz bir kardı
....
sen geldin benim deli köşeme durdun.
..

yagmur'un bu gece hediyesini aldı sagol LiLi
« Son Düzenleme: Şubat 27, 2009, 10:46:52 ÖS Gönderen: canan_canan » Logged
rengârenk
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1605



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #27 : Şubat 27, 2009, 10:26:55 ÖS »

...
merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu
....
konuştun güneşi hatırlıyorum
gariptin yepyeni bir sesin vardı
bu ses öyle benim öyle yabacı
bu ses saçlarımı ıslatan sessiz bir kardı
....
sen geldin benim deli köşeme durdun.
..

yagmur'un bu gece hediyesini aldı sagol LiLi

...
Sen istesen de taş yürekli olamazsın
...
Ben konuşmasını bilmem Lili
...


Lili konuşamaz; ama Lili yağmurunu çok sever... Öpücük
« Son Düzenleme: Şubat 27, 2009, 11:06:31 ÖS Gönderen: canan_canan » Logged

...
canan75
Ziyaretçi
« Yanıtla #28 : Şubat 27, 2009, 10:43:09 ÖS »

gidiyorsun ya gene gel LiLi
Logged
canan75
Ziyaretçi
« Yanıtla #29 : Mart 01, 2009, 09:22:01 ÖS »

bu gün de yoksun
yok musun LiLi
Logged
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 36
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM