Hocam bugün işlediğimiz şiirin şairinin resmini yapraken bir öğrencim tahtaya -ki ciddi anlamda resim yeteneği var-, bir diğeri şairin bestelenmiş bir şiirini mırıldandı. (Onun seste pek yeteneği yok.

) Bir ara ben bu şairin şiirlerini sevmediğimi söyledim; öğrenciler şairi bana sevdirmeye çalıştılar, şairle ilgili bir kaç ilginç bilgi vererek dikkatimi derse çekmeyi de ihmal etmediler. Bunların bir “oyun” olduğunun farkındalar, alıştılar. İlk kez dersine girilen bir sınıfta aynı şekilde gelişmez tabi olay.
Her ders, her konuda farklılıklar oluyor, kendiliğinden gelişen. Ders saatinde eğlendimse o ders verimli geçmiştir, yüzüm gülerek sınıftan çıkmazsam hasta olurum.
Üniversitede bir hocam "öğretmen tiyatrocudur." demişti, "sınıf da sahnesi." Oynadığımız role alışıyoruz zamanla. Rolü iyi seçmek lazım o yüzden.