EdebiyatOgretmeni.Net Forum
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Mayıs 25, 2012, 07:04:55 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: Öğrenciler ve Ödev İstekleri  (Okunma Sayısı 4957 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
aytoldı
Uzman Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 411



Üyelik Bilgileri
« : Eylül 25, 2007, 08:11:12 ÖS »





Merhaba Arkadaşlar,
Son zamanlarda öğrencilerimizin sık sık ödevlerine foruma yazarak bu ödevlerin cevaplarını istediklerine şahit oluyoruz.

Sizleri bilmiyorum; ama ben bu durumu "hazırcılık" olarak değerlendiriyorum. Bu site "öğrencilerin ödevlerini yapmak için bir dolu öğretmenin bulunduğu bir site" kimliğine bürünmemeli bence.

Öğrenci arkadaşlarımızdan önce konuyu iyice araştırmalarını daha sonra bizden yardım istemelerini rica ediyorum.
« Son Düzenleme: Eylül 19, 2008, 05:35:20 ÖS Gönderen: Aybüke » Logged

Bu Ay Toldı aydı, söz asgı ulug
Yirinçe tüşürse bedütür kulug
son_nur
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 23


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Eylül 26, 2007, 04:22:49 ÖS »

Tümden cevap verilmese de yol göstermek iyidir, fazla katı olmayın
Logged
rotinda
Yeni Üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 12



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Eylül 30, 2007, 09:57:16 ÖÖ »

bende bir öğrenciyim ve buraya sormadan önce iyice araştırıyorum biraz yardım edebilirsiniz bazen aradığımız odevleri bulamıyoruz.
Logged
aslı
Sürekli Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 189



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Eylül 30, 2007, 11:38:14 ÖS »

bu müfredatta düşünerek bulnmaycak pek bir şey yok. sorular yardım istemeye ve öğrenmeye yönelik değil, ders kitabındaki sorunun aynısı bu da üzerinde düşünülmediğini gösteriyor.
Logged
rotinda
Yeni Üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 12



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Ekim 02, 2007, 12:05:34 ÖS »

bıze dusunmeye yonelık degıl daha cok arastırma odevlerı verılıyo.
Logged
vatikannüshası
Uzman Üye
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 312


kişisel mesajım yoktur.mesajlarım toplumsaldır.


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #5 : Ekim 02, 2007, 12:40:02 ÖS »

bıze dusunmeye yonelık degıl daha cok arastırma odevlerı verılıyo.

sevgili rotinda,
haklısın. bizlerin bir çok eksikleri olduğu gibi bizleri sınırlayan,yönlendiren yönetmelikler de var.Ayrıca biz de aynı eğitim sistemi içinde yetiştiğimizden düşünebildiğimiz için  değil kitapları ezberleyebildiğimiz için öğretmen olmamıza izin verdiler. yoksa mazallah "düşünce suçlusu" olarak şimdi kimbilir nerede gün sayıyor olurduk, şansımız varsa tabii. ya şansımız yoksa? Samet Behrengi öğretmenin başına gelenler gelir miyidi başımıza acaba?

samet behrengi'yi bilirsin.Hani şu küçük kırmızı balık'ın yazarı. masal yazarı... ama ne masallar...dünyanın gerçeklerini anlatan masalları yazıyordu behrengi öğretmen.
sana onun bir mektubunu gönderiyorum.
sevgiyle kal.

                                        vatikannüshası

Alıntı
Çocuklar,

Şimdiden iyi ya da kötü olacağınızı bilmediğiniz geleceğinizi ellerinizde tutuyorsunuz.

Büyüyeceksiniz, zamanla birlikte siz de ilerleyeceksiniz. Babalarınızın ve büyük babalarınızın bulundukları yerlere geleceksiniz, onların yerini alacaksınız. Onlarda gördüğünüz sizin de başınıza gelecek fakirlik, baskı, şiddet, adalet, dostluk, üzüntü, terkedilmişlik, dayak, çalışma, işsizlik, hapishane, özgürlük, hastalık, açlık, yırtık-pırtık elbise; toplumsal yaşamın yüzlerce güzel ve çirkin aşamalarından siz de geçeceksiniz.

Hastalıkların tedavisi için, önce nedenlerinin bilinmesi gerekli. Örneğin, hastanın tedavisinde doktorlar önce hastalığın nedenlerini araştırırlar.

Ve hastalığın nedenlerine göre, hastalarına yazmaları gereken ilaçları yazarlar. Toplumsal hastalıkları iyileştirmede de böyle davranmak zorundayız.

Sağlıklı bir vücudun hiçbir eziyete uğratılmaması gerektiğini biliyoruz. Aynı şekilde sağlıklı bir toplumda da eziyetin hiçbir çeşidi olmamalı. Sömürü, eziyet, aldatma, suç işleme, savaş, hastalıklar sadece sağlıklı olmayan bir toplumda görülür.

Biz tüm toplumsal hastalıkların tedavisini, bunların nedenlerine bakarak ararız.

Kendimize hep sorarız: daha bir çocuk olan arkadaşım niye halı fabrikasına gönderilir?

Bazıları niye hırsız olur?

Niye şurada burada savaş çıkar ve kan dökülür?

Ölümümüzden sonra neler olur?

Doğmadan önce ben neydim?

Savaş, fakirlik ve açlık ne zaman son bulacak?

Ve binlerce ama binlerce sorun gözlerinizin önünde olup bitiyor. Ayrıca toplumsal olayların sadece sizin dört duvarınız arasında olup bitmediğini bilmelisiniz. Toplum yaşamımızın her noktasındadır, bu toplumda ülkemizin insanları yaşar. Çok uzak köylerden, küçük, büyük kentlere dek... Çamur ve pislikle kaplı köy yollarından, kentlerin bakımlı caddelerine dek... Küçük, karanlık, fakir köylülerin sinekli kulübelerinden, kentlerdeki zengin yurttaşların saraylarına dek uzanır. Ücret kölelerinden, fakirlerden, serseriliğe düşmüş köylü çocuklarından, halı dokuyan çocuklardan, çerez gibi tavuk, hindi, muz, portakal yiyen çocuklara dek...

Bu toplum babalarınızın size miras bıraktığı toplumdur. Yaramazlıklarınızı aza indirmeli ya da hatta tümüyle bırakmalısınız. Daha çok iyilik yapmalısınız. Bu toplumun üstesinden gelecek araçları aramalı ya da hastalıkları yok etmelisiniz. Toplumu sonsuza kadar değişmeden, olduğu gibi bırakabilecek hiçbir şey yoktur.

Toplumu tanımanın birkaç yolu vardır. Köylere ve kentlere gitmek, çeşitli insanlarla bağ kurmak bunun sağlam yollarından biridir. Bir başka yolu da okumaktır. Doğal olarak her kitabı değil. En azından her kitabın bir kez okunmasının yararlı olacağını iddia eden bazı kimseler bulunabilir. Bu iddia anlamsızdır. Dünyada dörtte birini okuyabileceğimiz, yaşamımızı zenginleştirecek o kadar iyi kitap yoktur.

Bize sunulan kitapların hem en iyisini seçmeliyiz, hem de bizim çeşitli sorunlarımıza cevap verenlerini. Toplumsal ilişkilerin nedenlerini cevaplandıran, oluşumlarını açıklayanlarını. Kitaplar toplumumuzu ve öteki ulusları bilgilendirmek ve bize toplumsal hastalıkları göstermek zorundadır.

Tümüyle değerli olan öyküler bize, toplumumuzun resmini çizebilir ve nedenlerini açıklayabilir. Öyküler sadece kendilerini okuyanları eğlendirmezler. Bu yüzden ben de, akıllı çocukların benim öykülerimi eğlenmek için değil, öğrenip bilgilenmeleri için okumalarını istiyorum.

                                                                Samet Behrengi
« Son Düzenleme: Ekim 03, 2007, 07:45:42 ÖÖ Gönderen: vatikannüshası » Logged

Bir uçurumun içine baktığınızda uçurum da sizin içinize bakar.
yoskatarum
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Ekim 04, 2007, 01:11:35 ÖÖ »

Bence öğrencilere karşı katı olmayın. Direkt cevabı vermeseniz de cevabı bulabilecekleri ipuçları verebilirsiniz.
Logged
nazike
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Ekim 05, 2007, 07:27:14 ÖS »

Bilgiye ulaşmayı öğrenmeleri gerekiyor bence, bu nedenle ancak nereden ulaşabilecekleri ile ilgili cevaplar verilmeli. Bire bir cevap vermek hazırcılığa alıştırmak olur ve bu müfredata da oldukça ters bir şey. Bırakalım nasıl öğrenebileceklerini öğrensinler. Bizim görevimiz yalnızca yönlendirmek.
Logged
ahmer
Uzman Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 468



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Ekim 15, 2007, 09:03:21 ÖS »

Arkadaşlar, Aytoldı öğretmenimin de belirttiği gibi öğrenciler hazırcı bir anlayışla doğrudan soruyu sorabiliyorlar. Bir kısmının - örneğin Rotinda'nın- bunu art niyetli yapmadığını biliyorum. Ama "arkadaşlar, hoca ödev verdi acilen yapın, gönderin" gibi ifadeler beni çok rahatsız ediyor. Ben elimden geldiğince sadece yönlendiriyorum. VAtikannüshası öğretmenimin de belirttiği gibi pek çoğumuz ezberci bir sistemde yetiştik. Ama biz de bizim yetiştiğimiz gibi yetiştirmeye kalkarsak öğrencileri bir kuşak boyunca eğitimde hiçbir şey değişmemiş demektir. Değişim kendiliğinden olmaz, bizlerin sayesinde yeni sistem amacına ulaşır ve bizim yetiştirdiğimiz öğrenciler öğrenmeyi öğrenirler. Değişimi biz önce kendimizde başlatmak zorundayız.
Sevgili Rotinda düşünmeden ziyade araştırmaya yönelik ödevler verildiğinden dem vurmuş. Canım Rotinda'm , bir düşün bakalım, hiç bilmediğin, görmediğin bir konu hakkında düşünce üretebilir misin? Olsa olsa ürettiğin şeyin adı hayal olur, hayal de gerçeğe yakın mı olur, onu da gerçeği bilmeden söyleyemeyiz değil mi?Araştırma bu yüzden veriliyor. Araştırarak önce bilgiye ulaşacaksın ama bilgiye ulaşmak yeterli değil. Bu bilgiyi beyninde bir süzgeçten geçirerek işine yarar kısmını almalısın. Unutma bilgi yoksa düşünce de yok. Bilgiyi kaydeden yalnızca bilgisayarlardır ve onlar da makinedir. Sen bilgiyi işleyeceksin. Kendini bir heykeltıraş gibi düşün. Bilgi senin elindeki malzemen. Ona istediğin şekli ya da olması gereken şekli sen vereceksin. Sevgilerimle.
Logged

bazı şeyler için iyi olmak yetmiyor
uzunyaylali
Yeni Üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 9


GELDİLER, ACI ÇEKTİLER VE GİTTİLER...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Ekim 19, 2007, 06:08:29 ÖS »

Ödevler de araştırmaya yönelik olmalı. Roman özeti veya hikaye özeti verdiğinizde öğrenci rahatlıkla buluyor. Onun yerine en az beş on kayanak gerektiren - tabii kaynak listesi de verilmeli- ödevler daha iyi olur. Mesela, Cumhuriyet Dönemi şairlerinin şiir poetikaları vs. gibi.
Selamlar
Logged

Dünyaya fazla bağlanma ki ayrılırken çok acı çekmeyesin...
oguz80
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 14


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : Ekim 19, 2007, 11:28:59 ÖS »

Hocam hangi öğrenci 10 kaynaktan araştırma yapacak çok merak ediyorum
Logged
fuzuliye
Ziyaretçi
« Yanıtla #11 : Ekim 20, 2007, 12:21:52 ÖÖ »

ödevler yorumlamayla ilgili olmalı ki öğrenciler önce bilgiye ulaşmak gerektiğini anlasınlar. tabi bu üniversite öğrencileriyle ilgili bir durum. sadece teorik bilgi içeren ödevlerin değerlendirilmesi bir işe yaramaz. hele teknolojiden bu kdar yoğun yararlanılan bir dönemde.
Logged
aruz
Yeni Üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 9



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : Kasım 22, 2007, 10:22:23 ÖÖ »

bence öğrencilere elimizden geldiğince yardım edelim. biz de bir zamanlar öğrenciydik.
Logged

Bahçemin perişanlığı baharımdandır
mina
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 18


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #13 : Kasım 22, 2007, 07:44:37 ÖS »

ben  ödevimi şu şekilde hazırladım yanlışlarım varsa düzeltir misiniz şeklinde  ancak öğrenci inandırıcı olabilir.çalışmanızı yayınlayıp yardım istemek daha uygun.
Logged
zekeriyametin
Ziyaretçi
« Yanıtla #14 : Ağustos 20, 2008, 03:01:46 ÖS »

Bence öğrencilere karşı katı olmayın. Direkt cevabı vermeseniz de cevabı bulabilecekleri ipuçları verebilirsiniz.
Bilgi paylaşıldıkça artar öyle veya böyle ... Kimileri çok zor ulaşır , kimileri anında.
Bence işi zorlaştırmak yerine kolaylaşyırmalıyız arkadaşlar.
Diyelim ki bir öğrenci sınav soru ve cevaplarını sitemizden indirdi. Bu öğrencinin öğretmeni de o sınavı aynen sordu.
Öğrenci notu haketmemiş mi olacak yani?..
Diğerleri de araştırsın değil mi ama?..
Logged
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM