EdebiyatOgretmeni.Net Forum
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Şubat 09, 2012, 08:51:41 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Şamanizmden gelen Türk adetleri  (Okunma Sayısı 3438 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
HÜSN-İ DİLÂRÂ
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1145


‎"Yaşadığım falan yok, sadece ölmezden geliyorum"


Üyelik Bilgileri
« : Temmuz 29, 2010, 09:42:50 ÖÖ »

Su dökerek uğurlama:

Gidenin arkasından su dökmek eski Türkler'deki su kültünün doğurduğu bir adettir.

Mum:

Câmi avlularında mum yakılması, ağaçlara bez ve çaput bağlanması da Şamanizm döneminden günümüze aktarılan geleneklerdir.

Tahtaya Vurmak:

Yine, istenmeyen bir olay duyulduğunda tahtaya el ile tokmak gibi üç kere vurulması da, kötülükten korunmak, kötü ruhların duymasını önlemek amacına yönelik eski bir Şaman inanışıdır.

Kurşun Dökme:

Kurşun Dökme de Şaman geleneklerinden kalan bir âdettir. Şamanlar bu ritüele “Kut Dökme” anlamına gelen “Kut Kuyma” adını vermişlerdi. İnsana musallat olan kötü ruhların olumsuz etkisini ortadan kaldırmaya yönelik olarak çok eski dönemlerde uygulanan sihir kökenli bir ritüeldi.

Kırmızı kurdale:

Loğusa kadınların başına bağlanan kırmızı kurdela Şaman döneminden günümüze kadar ulaşmış bir adettir. Bu kurdelanın anneyi ve yeni doğan çocuğu, albız denen şeytana karşı koruduğuna, özelikle Alevilik'de gözlemlenen mezarın başına bağlanan kırmızı kurdelanın da ölüye kötü ruhların musallat olmasını engellediğine inanılır

AY:

Anadolu'da yeni ayın görünmesi sırasında yere diz çökerek niyaz edilmekte, gökyüzüne, aya ve toprağa bakarak dilekte bulunulmaktadır. Yeni ayın yeni umutlara ve yeni başlangıçlara vesile olacağı düşünülür. Bu olgu da Türkler'in eski Göktanrı inancından kaynaklanmaktadır.

40 Sayısı:

Eski Türk inanışına göre ruh fizikî bedeni 40 gün sonra terk etmektedir. Türk destanlarında kırk sayısı çok yer alır ve kırk yiğitler, kırk kızlar epeyce geçer. Manas destanında olduğu gibi, Dede Korkut hikâyelerinde kırk yiğitler görülmektedir. Kırgız türeyiş efsânesinde de, Sağan Han’ın bir kızı ve otuz dokuz hizmetçisi ile kırk kız bir gölün kenarına giderek sudan gebe kalmışlardı. Oğuz’un verdiği şölende, diktirdiği sırıkların boyu kırk kulaç uzunluğunda idi. Hikâyelerde ve masallarda kırk gün ve kırk gece düğünler, kırk haremiler, kırk satır ve kırk katır çok geçer. Bazı ejderhalar vardır ki onlar yenilmez ve ölmezler, ancak bunların tılsımları bozulursa ölürler. Bu gibi ejderhaların kırk günlük bir uyku zamanı vardır. İşte bu zamanda ejderhanın yanına gidilir, üzerinden kırk tâne kıl koparılır, ateşe atılarak yakılırsa ejderha da ölür.40 sayısı da totemcilik döneminden kalma bir inanıştır. Semâvî dinler dâhil tüm dinlerde 40 sembolizmasının görülmesi dinlerin evrim süreci konusunda fikir vermektedir. İslâmiyet'te ölümün ardından 40 gün geçtikten sonra Kur'an ve Mevlit okutma âdetlerinin, Musa'nın Tanrı'nın buyruklarını Tur dağında 40 gün 40 gecede almasının, eski Mısır’da firavunun ölümünden kırk gün sonra cennete gidebilmek için bir boğa ile mücadele etmek zorunda kalmasının, Hıristiyanlar'ın paskalyaya 40 gün oruç tutarak hazırlanmasının, Ayasofya kilisesinin zemin katında 40 sütununun ve kubbesinde de 40 penceresi olmasının kökeninde o devirlerden kalma Şaman veya totem geleneklerine benzetilmektedir.

Mezartaşı:

Şaman âyin sırasında yardımcı ruhlarını kullanmaktadır. Ölülerin, âilenin vefat etmiş büyüklerinin, eski Şamanlar'ın ruhlarının, ormanın, suyun ve yerin yardımcı ruhlarının da Şaman'a yardım ettiği kabûl edilir. Ölen büyüklerin ruhlarının çoğalması sonucu bu ruhların en kıdemlisinin ruhların başına geçeceğine ve bunun da diğerlerinin yardımı ile Şaman'a yol göstereceğine inanılır. Kuş biçiminde düşünülen bu ruhlar Şaman'a gökyüzüne yapacağı yolculukta yardımcı olmaktadırlar. Toplumda ulu kabûl edilen kişilerin ölümünden sonra ruhlarından medet ummak mezarları kutsamış ve bu yerler medet umulan yerler hâline gelmişlerdir. Günümüzde mezar, türbe, yatır ve benzeri yerlerin ziyareti ve bunlardan medet umulması da bu inanç sisteminin devamı olarak ortaya çıkmıştır.Eski Türkler’de mezarları gizleme geleneği yoktur, aksine özellikle büyüklerin özel mezarları yapılıp, üzerlerine bir yapı (bark) yapılmış, barkın iç duvarları ölünün yaşarken katıldığı savaş sahnelerini gösteren resimlerle süslenmiştir. Ayrıca mezarın veya mezar yapısının üstüne Balballar dikilmiş, sıradan kişilerin mezarlarına da, belirli olması için tümsek biçimi verilmiştir.Arap dünyasında mezar taşı yoktur. Ölünün toprakla bütünleşmesi ve zaman içinde kaybolması istenir. Kutsanması günahtır. Mezarlara taş dikilmesi ve bu taşın san'at eseri hâline getirilecek kadar süslenmesi İslam coğrafyasında sadece Anadolu’da görülmektedir

Dilek tutma:


Göktanrı inancında kanlı kurbanlardan başka bir de kansız kurbanlar vardır. Saçı, yalma, yani ağaçlara veya kamın davuluna bağlanan paçavralar, ateşe yağ atma, tözlerin ağızlarını yağlama ve kımız serpme gibi törenler bu kansız kurbanlardır.
Ölüm:

Şamanizm'de köpek ruhun yaklaştığını uzaktan acı ulumayla haber verebilmektedir. Sıradan bir kişi bu ruhu görürse bu onun pek yakında öleceğine işaret sayılır. Anadolu’da günümüzde köpek uluması uğursuz sayılmaktadır. Köpeklerin bâzı olayları önceden algıladıklarına ve bunu uluyarak anlattıklarına inanılır.

İçki:

Şamanlar (kamlar), Tanrı ve koruyucu ruhlar için arak (rakı) saçı saçarlar, bu kansız kurban sayılır. Oysa İslâm’da içki içilmesi kesinlikle yasaklanmıştır. Eski Türk kültüründe içki içilmesi yaygın bir gelenektir. Özellikle düğünlerde ve mutlu günlerde müzik eşliğinde içki içilmesi geleneği vardır.

Kubbe:

Ayrıca, cami mimarisine kattığımız "kubbe" gök tanrı dini'nden taşıdığımız bir durumdur.

Nazar:

Anadolu’da halk arasında “nazar” olgusu çok yaygın bir inançtır. Bâzı insanların olağandışı özellikleri olduğu ve bunların bakışlarının karşılarındaki kimselere rahatsızlık verdiğine, kötülük yaptığına inanılır. Bunun önüne geçmek için “nazar boncuğu”, “deve boncuğu”, “göz boncuğu” v.s. takılır. Nazar olgusu da eski Türk inançlarındandır.
Halı Kilim Desenleri:

Şaman'ın üzerine giydiği giysiye yılan, akrep, çiyan, kunduz gibi yabanî ve zararlı hayvan şekilleri çizilerek onların kaçırılacağına inanılırdı. Bugün Anadolu’da Türkmen köylerinde dokunan halı, kilim gibi örgüler Şaman giysilerinin izleri taşımaktadır.
Müzik:

Şamanlar âyinlerinde davul ve kopuz kullanmışlardır. Müziksiz bir âyin düşünülemez. Oysa İslam dininde Kur'an dışındaki dinî eserlerin müzikle okunması günahtır. Şaman geleneğinin devamı olarak Anadolu’da Hz. Muhammed'in, Hz. Ali’nin hayatları müzikle okunmaktadır. Mevlit ve İlâhiler sâdece Anadolu’da uygulanan müzikli anlatımlardır.



http://www.internethaber.com/samanizmden-gelen-turk-adetleri-foto-galerisi-8788.htm
« Son Düzenleme: Temmuz 29, 2010, 09:45:10 ÖÖ Gönderen: HÜSN-İ DİLÂRÂ » Logged


‎"hayat boş geçti
geri kalan korkulu
her adımım dolu olsa
işe yaramaz katında
biliyorum
bağışlanmamı diliyorum
"
Edebiyat Öğretmeni
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6071


Calİmero


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Temmuz 29, 2010, 10:51:37 ÖÖ »

Kahve falı da Şamanizm'den kalma.
Logged
HÜSN-İ DİLÂRÂ
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1145


‎"Yaşadığım falan yok, sadece ölmezden geliyorum"


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Temmuz 29, 2010, 10:58:52 ÖÖ »

Kahve falı da Şamanizm'den kalma.
Bunu bilmiyordum hocam... Alıntı yaptığım kaynakta bahsetmemiş.
 Teşekkürler
Logged


‎"hayat boş geçti
geri kalan korkulu
her adımım dolu olsa
işe yaramaz katında
biliyorum
bağışlanmamı diliyorum
"
Edebiyat Öğretmeni
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6071


Calİmero


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Temmuz 29, 2010, 10:59:16 ÖÖ »

Rica ederim. Gülümseme
Logged
glsh142
Bölüm Yetkilisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2369


giden gitmiştir ağlamak boşa...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Temmuz 29, 2010, 11:21:15 ÖÖ »

Evet eski türkleri okuduğumuz da kültürler ögelerini yaşattığımızı göreceğiz.
Mesela o dönemde de çekirdek aile varmış.Her evlenen çifte yeni bi çadır verilirmiş.
Logged

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.


Edebiyat Öğretmeni
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6071


Calİmero


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Temmuz 29, 2010, 11:30:00 ÖÖ »

Bir kadınla evlenmek isteyen erkek onunla güreşirmiş.
Logged
HÜSN-İ DİLÂRÂ
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1145


‎"Yaşadığım falan yok, sadece ölmezden geliyorum"


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Temmuz 29, 2010, 11:30:57 ÖÖ »

Bir kadınla evlenmek isteyen erkek onunla güreşirmiş.
İşte bu çok ilginç ...  Şaşırmış
Logged


‎"hayat boş geçti
geri kalan korkulu
her adımım dolu olsa
işe yaramaz katında
biliyorum
bağışlanmamı diliyorum
"
LiLyum
VIP Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1770


Beni büyütün ağlatmayın,sevginiz nerde övündüğünüz


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Temmuz 29, 2010, 07:16:51 ÖS »

İşte bu çok ilginç ...  Şaşırmış
  çok mantıklı erkek kadına yenilirse hükmü geçer mi ..?o zamanlar bilek gücü yiğitlik çok  önemli...
Logged

..
Bir gerçeği erken
Bir açlığı tokken
Anladınız mı?
       Özdemir ASAF
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11335


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Temmuz 29, 2010, 08:58:43 ÖS »

Şamanizm bazı araştırmacıların ifade ettiği gibi bir din değil, bir yaşam biçimidir.Tanrılar,ruhlar ve insanlar arasında iletişimin devam ettiği varsayılan bir sistem.Batılı kaynaklar şamanlığın temelini büyü,sihir,tabiplik gibi ilkel kültür unsurlarına dayandırmaktadır.Türkler şamanlarına "Kam" demektedirler.Kam ise alim,tabip,kahin,filozof anlamlarına gelmektedir.Divan-ü Lügat-it Türk'te Kam kelimesi tabipin yanında hastayı dua ve efsunla iyileştiren kişi olarak tarif edilir.
Kamlar hastaları iyileştirmenin yanında,ölen adamın ruhunu öteki dünyaya götürmek,kısırlığı tedavi etmek,fal bakarak gelecekten haber vermek,avın bol olmasını sağlamak,evi kötü ruhlardan temizlemek,sığırlara ve atlara zarar veren kötü ruhları kovmak,kayıp şeylerden haber vermek gibi işleri de yerine getirirdi.
Şamanlığın ailevi olarak devam ettiğini düşündüğümüzde Anadolu'da aleviler arasında babadan oğula geçen dedeliğin o dönemden kalma olduğunu düşünebiliriz.Bazı yörelerde akşam karanlığı çöktükten sonra çocukların sokakta oynamasına izin verilmez."Ay basar" diye.Evin eşiğine oturulmaz.Akşam tırnak kesilmez.Üç,yedi,dokuz sayıları önemlidir.Vefat eden yakının ölümünün kırkıncı gününde ve birinci senesinde yemek verilmesi yine o dönemden kalma bir alışkanlık.
Logged
Edebiyat Öğretmeni
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6071


Calİmero


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Temmuz 29, 2010, 10:44:37 ÖS »

  çok mantıklı erkek kadına yenilirse hükmü geçer mi ..?o zamanlar bilek gücü yiğitlik çok  önemli...

Evet, kadınlar atın üzerindeydiler. Amazonların Türklerden olan İskitlerin kadınları olduğu rivayeti vardır hatta.
Logged
kurthan
Sürekli Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 110


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : Ağustos 02, 2010, 05:03:27 ÖS »

Bir kadınla evlenmek isteyen erkek onunla güreşirmiş.

Dede Korkut hikayelerinde bu durumun çok güzel bir örneği vardır.Kam Büre Bey Oğlu Bamsı Beyrek ile Banı Çiçek bir sebebten dolayı güreşe tutuşurlar.Bamsı Beyrek, ne yapar eder ama Banı Çiçek'i bir türlü yenemez.Bu durum gururuna dokunur ve kural ihlali yapan Bamsı Beyrek Banı Çiçek'e yumruk atar ve güreşi sözde! kazanır...
Logged

Geçer gözüm
İçimizden bir aşk geçer
Ve keder
Ve heder olmuş bir hayat
Nasıl geçerse zehir damarlarımızdan
Öyle yavaş öyle deşer de geçer
Çamur
Bölüm Yetkilisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2480


Sessizliğin sırrı, dudaklarında. ..


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : Ağustos 02, 2010, 08:58:12 ÖS »

Bamsı Beyrekle Banı Çiçek hikayesini anlatacaktım ben de ama benden önce davranmış Kurthan. Bu da mı, bu da mı dedim okurken. Bilgilendirdiğiniz için sağ olun.
Logged

Ölümünün üzerinden taaa 72 sene geçtikten sonra, hiç tanışmadığı, hiç görmediği insanların bedenine imzasını atan bir başka lider var mı dünyada?
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM