|
Mevlânâ muhibbi
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #15 : Haziran 19, 2008, 11:04:07 ÖÖ » |
|
''Yok muradım'' ü Şâdım ben, çünkü cihan sevincinden âzâdım, Mey içmediğim halde, sarhoş olmaktan şâdım! Hiç kimsenin durumunu aşağı görmedim, Gizli saltanatım kutlu olsun, yok muradım!
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
meryozcan
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #16 : Haziran 19, 2008, 11:11:05 ÖÖ » |
|
Her gün bir menzilden bir yerden kalkmak. Her gün bir konak yerini bırakmak,bir yerde kalmamak, Akar su gibi hep koşup gitmek,bir yerde donmamak ne güzel şeydir! Dünkü gün geçip gitti,düne ait sözde dün gibi geçti gitti.Bu gün yepyeni bir söz söylemek gerek.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Mevlânâ muhibbi
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #17 : Haziran 20, 2008, 12:31:38 ÖS » |
|
Gitti gönül, bizsiz iken hoş olan birine, Gam hoş değil, ancak onun gamları şahâne! Can istiyor yar, birkaç gün vermeyim bari, Can bir şey değil, hastayım isteme şekline!
Sadece gülüşü ve yüzü mü güzel yarin? Yaraşır ona;öfke, sertlik, hiddet ve kin! Başımı istedi yar, versem ne vermesem ne; Baş bir şey değil, mestiyim isteme şeklinin!
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Mevlânâ muhibbi
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #18 : Haziran 22, 2008, 10:30:14 ÖÖ » |
|
Zannetme ki ikilik görürüm âlemde ben, Hep yeni sırlar görürüm, açılan perdeden! Bilirim; canım, gönlüm ve cümle varım sensin, Görürüm;gözüm sendin, başım sensin hepsi sen!
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Mevlânâ muhibbi
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #19 : Haziran 22, 2008, 12:50:13 ÖS » |
|
Benim canım ve senin canın, birdir aslında, Gizlenmemiz de birdir, ortaya çıkmamız da! Bunu anlatmak için:'' canım, canındır!'' dedim, Zirâ, ben sen yoktur, benim ve senin aranda!
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Mevlânâ muhibbi
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #20 : Haziran 23, 2008, 11:14:53 ÖÖ » |
|
Yare kavuştunsa cennettir, bahçeli bağlı, Ayrı düştünse cehennemdir, ateşli dağlı! Cihanda, örtülü kalmış, kadîm bir sırdır aşk, Örtülen, örteni açar, oyun buna bağlı!
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Mevlânâ muhibbi
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #21 : Haziran 24, 2008, 05:05:36 ÖS » |
|
Ey gönül kapımı açıp, can evime giren, Senden başkasına bakmam, başkası yok zaten! Bir anlık, gönlümden kimi kovdumsa dedi ki; ''Beni kovma, oraya kimse girmez, sen varken!''
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Mevlânâ muhibbi
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #22 : Haziran 24, 2008, 06:26:39 ÖS » |
|
Delinmemiş bir inciyi, elde ettiğin dem, Başlar bir araya gelir, söylenir sırlar hem! Cihan samanlığı, rüzgârla savrulur gider, Mest uyursan, gözünde bir arpadır tüm âlem!
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Mevlânâ muhibbi
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #23 : Haziran 26, 2008, 03:59:42 ÖS » |
|
Öbür âlemin bulutundan bir şimşek çaksa, Kime faydası dokunur, yanmış biri yoksa! İki cihanda da yanmış biri olmal ki, Çakan şimşekler, hemen onu yaksın yakarsa!
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Mevlânâ muhibbi
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #24 : Temmuz 09, 2008, 02:17:29 ÖS » |
|
Canı aradım, tâ mercan denizinde buldum, Deniz köpüğü altına girdi, örtündü buldum! Karanlık ortasında, düştüm bir patikaya, Gittim... Gittim... Sonunda bir çöle çıktı yolum!
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
LiLyum
|
 |
« Yanıtla #25 : Temmuz 09, 2008, 09:06:41 ÖS » |
|
v Mevlana'dan Rubailer-86-87-88
aşıkların bu çığlıkları sevinçtendir mum gelince susar mı hiç pervaneler geceden de gündüzden de aydınlık sevgili gel gel ey can-can ışığı seni beklemektedir
şu gördüğümüz evren-şu dönüp duran gökyüzü tanrının kudretinde bir tek andan da önemsiz tekmili her zerre bir timsah kadar büyüse o sonsuz deryada birer balık gibi kalır her biri
daracık gönüllerde bitmeyen bu kötülük neden aşk ki nedendir insanın belini büken ten kafesinde gece gündüz her yere benimle giden onun için çırpınan bu gönlün savaşı neden
|
|
|
|
|
Logged
|
.. Bir gerçeği erken Bir açlığı tokken Anladınız mı? Özdemir ASAF
|
|
|
|
Elvitodella
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #26 : Temmuz 09, 2008, 09:08:51 ÖS » |
|
MEVLÂNA CELÂLEDDİN RÛMÎ'NİN RUBAİLERİNİ PAYLAŞIYORUZDaha önce hiçbir yerde yayınlanmamış sanmıştım. Paylaşıyoruz denilince şaşırdım 
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Temmuz 09, 2008, 09:12:57 ÖS Gönderen: meryozcan »
|
Logged
|
|
|
|
|
Mevlânâ muhibbi
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #27 : Temmuz 10, 2008, 07:59:20 ÖÖ » |
|
Aslında öyle biliyor musunuz. Bunlar özel çevirilerdir. Hocamızın bizzat kendi üslubuyla, derin Farsça bilgisiyle çevirdiği rubailer olup, henüz yayımlandı. Bence eşi ve benzeri bulunmamaktadır...
Paylaşıyoruz demekle ki niyetim de, herkesin ekleyerek çoğaltığını gösterebilmek adınadır. Tüm katılımcı arkadaşlarımız da paylaşıyorlar rubaileri... Umarım açıklayıcı olmuşumdur... 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Mevlânâ muhibbi
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #28 : Temmuz 10, 2008, 08:09:59 ÖÖ » |
|
v Mevlana'dan Rubailer-86-87-88
aşıkların bu çığlıkları sevinçtendir mum gelince susar mı hiç pervaneler geceden de gündüzden de aydınlık sevgili gel gel ey can-can ışığı seni beklemektedir
şu gördüğümüz evren-şu dönüp duran gökyüzü tanrının kudretinde bir tek andan da önemsiz tekmili her zerre bir timsah kadar büyüse o sonsuz deryada birer balık gibi kalır her biri
daracık gönüllerde bitmeyen bu kötülük neden aşk ki nedendir insanın belini büken ten kafesinde gece gündüz her yere benimle giden onun için çırpınan bu gönlün savaşı neden
Teşekkürler bu değerli paylaşımlarınıza... 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Mevlânâ muhibbi
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #29 : Temmuz 10, 2008, 10:56:34 ÖÖ » |
|
Eğer sabredip sussam, hem ten hem de can yanar! Sırf benim canım değil cümle âlemdeki can yanar, Susmaktan geçip feryât koparsam, ağzım yanar, Ağzımın ne önemi var, iki cihan yanar!
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|