EdebiyatOgretmeni.Net Forum
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Mayıs 25, 2012, 05:35:09 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: 1 2 3 [4]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Divan Edebiyatında Aşk Anlayışı  (Okunma Sayısı 9628 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Mevlânâ muhibbi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1371


AŞK, BİZİ BULDU...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #45 : Ağustos 28, 2009, 10:39:15 ÖÖ »

Kim demiş bayan divan şairleri aşk içre yoğrulmadan, sözde yazarlar...   Göz kırpan  Okuyalımm    Karizmatik



Enderunlu Vasıf Bey'e yazdığı bir nazirede,
                      İncitme sen ahbâbını incinmeye senden
                      Bu âlem-i fânîde zarâfet budur işte
                      Bir gün ben o mehpâreyi ağyâr ile gördüm
                      Hâlâ çekilen derd ü müşakkat budur işte


diyen şairin kadın oolduğunu söylesem inanır mısınız? Hem de hatırı sayılır gazeller, şarkılar, tahmisler, terkipler, mersiyeler söyleyen; tarih mısralarıyla XIX. asır İstanbulu'ndaki pek çok semti imar eden bir şair. Daha doğrusu bir şaire.
   Mevlâna müntesibi ve Galip Dede âşığıdır. Şiirlerinde bu yanını hemen sezebilirsiniz. Mevlevîlik onu mezara kadar yalnız bırakmayacak; hatta kabri Galata Mevlevîhanesi haziresine kazdırılacaktır.
   Kendisi şiirleri kadar güzel olmamakla birlikte ruhu asil ve rânâdır. Bir aralık balmumcu bir yiğide dildade olup sık sık balmumu dükkânına gider gelir ve o gençten alışveriş eder dururmuş. Bunu hisseden zariflerden biri delikanlıya bir mısra ezberletip, o hanım gelince okumasını ve vereceği cevabı unutmadan kaydetmesini tembihlemiş. Mısra şu imiş:
                 
                              Şem'-i rûhuma dikkat ile bakma yanarsın
   Beklenen an gelmiş. Dükkândan içeri onun girdiğini gören delikanlı talim edilen mısraı manalı manalı okumuş. O anda Fitnat hanım, elindeki balmumlarını tezgâhın üzerine fırlatıp aynı vezin ve kafiyede cevabı yapıştırmış:
     
                                  Hattın gelicek sen de beni mumla ararsın
   
Şu hâle bakınız; birincisi yanağının mumuna düşüp yanmayı, ikincisi çağı geçince mumla aratmayı dillendiriyor. Eh! Mumcu dükkânında başka ne sohbeti yapılır ki zaten?!..
   Doğruluğundan şüphe ettiğimiz bu rivayetin, hemen bütün eski kadın şairler gibi onun hakkında da toplumun bir uydurmasından ibaret olduğunu sanıyoruz. Ama eğer rivayet doğru ise biz onun hazırcevap, zeki, şiirde gayet yetenekli bir kadın olduğunu kabul etmek durumundayız. Divânındaki şiirlere bakıldığında lirik bir şair olduğu, kadın ruhunun zarafetinden kaynaklanan özge hayalleri mısralarına kolaylıkla nakşettiği görülür.
   O yıllarda sekerat-ı mevte hazırlanan klâsik şiirin bu şımarık kızı, 1847 İstanbulu'nun buz kesen günlerinden birinde son yolculuğuna çıkarken başka bir meslektaş ve hemcinsi Şeref Hanım ardından şu tarih mısralarını inşat etmekle meşguldür:

 Sağ olaydı derdi Mecnûn fevtinin tarihini
Adne aldı gitdi Leylâ Hanım'ı Kays-ı ecel
   

O, mısraları ile nice Kays'ları Mecnun'a döndüren bir Leyla'dır ki, kadınlığın verdiği nazenin eda ile nice gazeller yanında nadide naatler, münacatlar tertip etmiştir.
Logged

"Her çi gûyem 'ışk-râ şerh ü beyân
Çün be-'ışk âyem hacil başem ez-ân"

"Aşk üzerine ne zaman şerh ve beyanda bulunsam aşka gelirim ve ondan utanırım."
Sayfa: 1 2 3 [4]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM