EdebiyatOgretmeni.Net Forum
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Mayıs 25, 2012, 05:22:19 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1] 2 3 ... 5
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yeni Çıkanlar  (Okunma Sayısı 12164 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
fuzuliye
Ziyaretçi
« : Ağustos 30, 2008, 12:32:16 ÖS »

ATEŞİN GELİNİ GÂVUR İZMİR

Mehmet Coral,
Doğan Kitapçılık,
tarih,
305 sayfa

Daha önce de aynı konuya eğildiği bir kitabıyla hatırlanacak Mehmet Coral ‘Ateşin Gelini Gâvur İzmir’de, Kurtuluş Savaşı’nı kazanan Türk ordusunun İzmir’e girişinden kısa bir sonra şehrin ateşe verilmesinin izini sürüyor. Kaliteli baskısı ve görsel zenginliğiyle dikkat çeken kitabında Coral, 20. yüzyılın başındaki İzmir’le başlayıp, Kurtuluş Savaşı esnasında Yunan ordusunun geri çekilmesinin ardından başlayan ve hâlâ tartışılan yangının sorumlularını araştırıyor. Coral, Türk ordusunun İzmir’e girişinden sonra, 13 Eylül 1922’de başlayarak şehrin dörtte üçünü yok eden yangında Türklerin, Ermenilerin ve Rumların nasıl bir rol üstlendiğini belgelere dayanarak anlatıyor.
Logged
fuzuliye
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Ağustos 30, 2008, 12:33:17 ÖS »

DÜŞÜN VE TOPLUM

İlkay Sunar,
Doruk Yayımcılık,
felsefe,
227 sayfa

Felsefe profesörü İlkay Sunar’ın ‘Düşün ve Toplum’ isimli bu çalışmasının ilk baskısı 1979 yılında yapılmıştı. Aradan geçen yaklaşık otuz yıllık süre içerisinde kitabın kendi alanında önemli bir eser niteliği kazanması insan, toplum ve doğa ilişkileri üzerine geliştirilen görüşleri yetkin bir şekilde irdelemesinde saklı. Başta Platon olmak üzere Thomas Hobbes, David Hume, John Locke, Karl Marx, Ludwig Wittgenstein, Karl Popper, György Lukacs, Louis Althusser ve Jürgen Habermas’a kadar uzanan düşünürleri ile ve bu düşünürlerin temsil ettiği natüralist ve sembolik toplum modellerini değerlendiren eser,
ele aldığı konuyu derli toplu bir şekilde ve anlaşılabilir bir dille okuyucuya aktarıyor.
Logged
fuzuliye
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Ağustos 30, 2008, 12:34:36 ÖS »

KALBİN LİMON HALİ

Elif Ayla,
Hayy Kitap,
öykü,
140 sayfa

Elif Ayla ‘Kalbin Limon Hali’nde, ev işleriyle iştigal eden, hayatlarının daha çok ev ziyaretlerinden ibaret olduğu kadınları anlatıyor. Dolayısıyla Ayla’nın öykülerinden her biri, çoğunluğu ev kadını olarak yaşamını sürdüren Türkiyeli kadınların gündelik hayatlarından acı ve tatlı ayrıntılar sunuyor. Kitapta yer alan metinlerin, özellikle ev kadınlarının kendi aralarındaki ilişki biçimlerine ve duygu durumlarına dair keyifli ve hüzünlü ayrıntılar barındırmasıyla öne çıktığını söyleyebiliriz. Ayrıca Ayla her öyküyü bir şerbetle zenginleştiriyor. Kitaptaki her öykü aynı zamanda limon şerbeti, kayısı şerbeti, demirhindiba şerbeti, erik şerbeti ve gül şerbeti gibi şerbet tarifleriyle tatlanıyor. Kahkaha
Logged
fuzuliye
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : Ağustos 30, 2008, 12:35:34 ÖS »

UNUTULAN SESLER

Michael Connelly,
çeviren: Canan Kim,
Altın Kitaplar,
roman, 431 sayfa

Çok satan polisiye-gerilim yazarı Michael Connelly, ‘Unutulan Sesler’de, bazı cinayetleri engelleyebilecekken önemli bir ayrıntıyı unuttuğu için bunu beceremeyen dedektif karakteri Harry Bosch’un yaşadığı vicdan azabını anlatıyor. Marie Gesto adında bir kız kaçırılır ve kızı bulma görevi de Bosch’a verilir. Fakat aradan on üç yıl geçmiş ve kızın izi bulunamadığı için dosya kapanmıştır. Fakat günün birinde, bir katil Marie Gesto cinayeti de dahil birçok cinayeti işlediğini kabul eder. Bosch bu durumda, Gesto’nun kaybolduğu on üç yıl önce önemli bir ipucunu kaçırdığını, bu nedenle de Gesto’dan sonra işlenen dokuz cinayetin önlenebileceğini acıyla fark edecektir.
Logged
fuzuliye
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Ağustos 30, 2008, 12:36:17 ÖS »

NİKÂHTA KERAMET VARDIR

Osman Aysu,
İnkılap Kitabevi,
roman,
332 sayfa

Türkiye edebiyatında polisiye-gerilim türünün ünlü isimlerinden Osman Aysu, son romanı ‘Nikâhta Keramet Vardır’da, kırk yaşındaki şirket sahibi Orhan ile özel sekreter olarak işe aldığı Handan arasındaki aşkı hikâye ediyor. Fakat Orhan’ı geri dönüşsüz bir şekilde içine alan tutkulu aşk, bir süre sonra farklı bir yöne evrilecektir. Zira âşık olduğu Handan, aslında ona sadece bir yüzünü göstermiş ve iki arkadaşını da yanına alarak onunla oyun oynamıştır. Orhan’ın bir yandan tutkuyla sevip, öte yandan kadının öteki yüzünü öğrenmeye çalışması, kurgunun gerilim dozunu arttırıyor.
Logged
fuzuliye
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : Ağustos 30, 2008, 12:37:13 ÖS »

ÂŞIK OLMAK

Osho,
çeviren: Sangeet,
Ganj Yayınları,
deneme, 331 sayfa

Osho ‘Âşık Olmak’ta, âşık olmaya dair bilinen tüm verileri reddederek, özetle, bunun kendiliğinden gerçekleşen, oluşturulamaz ve doğuştan gelen bir durum olduğunu savunuyor. Dolayısıyla yazara göre aşk, birebir aydınlanma, erme halinden başka bir şeye işaret etmez. Osho aşka dair kavramsal çerçeveyi bu şekilde oluşturduktan sonra, toplumun dillendirdiği sevgiyi, anne-baba sevgisini ve erkek ile kadın arasındaki aşka dair bilinenleri analiz ediyor. Osho’nun vardığı duraksa, âşık olmanın aşkınlıkla birebir aynı anlama geldiği ve bireyin bu durumda âşık olmaktan çok aşkın ta kendisi olduğudur.
Logged
fuzuliye
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : Ağustos 30, 2008, 12:38:15 ÖS »

DOĞU-BATI DİVANI

Enis Batur,
Kırmızı Yayınları,
şiir,
2 cilt, 315 sayfa

Enis Batur’un ‘Doğu-Batı Divanı’, kendisinin ‘Gri’, ‘Seferî’, ‘Alaca’ ve ‘Barok’ ismini verdiği dört divanını bir araya getiriyor. Batur’un 1985-1996 yılları arasında yazdığı şiirler, dramatik yönleriyle öne çıkıyor. İlk divandaki ‘Bekleyiş’ şiiri şöyle: “Cehennem kimdir demiştiniz?/ Keder kuşlarını ben de gördüm/ flütün ucundan bir oraya bir buraya/ evet, biliyorum, her şey benim düşgücümün/ şeyi, nasıl söylenebilir, bu kelimeler/ böyledir işte: Tam tutacakken...// Yağmur yürüyüşüne çıkmıştık o gün,/ unutmam ben ayrıntıları, kimdi/ hatırlamıyorum tabi, ne önemi olabilir/ isimlerin, evet yüzünü de getiremiyorum/ gözümün önüne, eylüldü, eylüllerden/ biri, cehennem kimdir diyordunuz?”
Logged
Mevlânâ muhibbi
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : Ağustos 30, 2008, 03:23:02 ÖS »

Çok teşekkür ederiz, değerli paylaşımlar...    Göz kırpan
Logged
meryozcan
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : Ağustos 30, 2008, 04:17:15 ÖS »

Teşekkürler Fuzuliye haberdar ettiğin için... Gülümseme
Kitaplarla haşır neşir olmak en büyük dileğimiz.
İnşallah e-kitapları çıkar da arkadaşların istifadesine sunarız. Biraz çalıntı oluyor ama ilim adına paylaşmak vicdanen rahatsızlık vermiyor bana... Göz kırpan 
Logged
As
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3724



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Ağustos 30, 2008, 05:43:57 ÖS »

Teşekkürler  Gülümseme
Logged

Sevda kuşun kanadında ürkütürsen tutamazsın
Ökse ile sapanla vurursun da saramazsın
Hayat sırrının suyunu çeşmelerden bulamazsın
Ansızın bir deli çaydan içersin de kanamazsın
fuzuliye
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : Eylül 04, 2008, 01:35:58 ÖS »


BİR ŞARKIYI DİNLERKEN

Kemal Ateş, İmge Kitabevi, öykü, 103 sayfa

Kemal Ateş’in, 1995 PEN - Orhan Kemal Başarı Ödülü kazanan ‘Bir Şarkıyı Dinlerken’ isimli bu kitabı, yazarın usta işi dokuz öyküsünü bir araya getiriyor. Kemal Ateş, Türkçeyi en iyi kullanan, duyarlılığı ve gerçekçi sosyolojik-siyasal gözlemleriyle öne çıkan bir yazar. Elimizdeki kitapta yer alan öyküler de, Ateş’in bu tarzının en yetkin örneklerinden oluşuyor. Örneğin kitaba adını veren öykü, Baran isimli çocuğun baba özlemini hikâye ediyor. Tanınmış bir yazar olan Baran’ın babası Kemal, ülkedeki baskıcı darbe zihniyeti yüzünden kaçak yaşamak zorunda kalmıştır. Bu kaçaklık halinin duygusallığa düşmeden, çocuksu duyarlıkla anlatılması, metni samimi ve gerçekçi kılan başlıca unsur.
Logged
fuzuliye
Ziyaretçi
« Yanıtla #11 : Eylül 04, 2008, 01:36:51 ÖS »


İTFAİYE YAKIYOR

Ömer Lütfi Mete, Profil Yayıncılık, roman, 143 sayfa

Ömer Lütfi Mete, ‘İtfaiye Yanıyor’un devamı olan ‘İtfaye Yakıyor’ başlıklı bu kara mizah romanında, “derin devlet” edebiyatıyla alay ediyor. Orta yaşlarda bir gazetecinin, İtfaiye Genel Koordinatörlüğü’nün gizli ve özel çalışma toplantısına çağrılmasıyla başlayan roman, bu kurumun başındaki Tekin Batur’un “derin” çalışmalarını esprili bir üslupla anlatıyor. Ülke içinde kutuplaşmanın doruğa ulaştığı bu dönemde, koordinatörlük ülkenin “gerçek ve gizli” devleti olmaya çalışır. Romanın baş kahramanı gazeteci, bir yandan demokrasinin hayata geçmesi için mücadele ederken, bu karmaşa ortamında her şeyi daha da girift hale getiren “derin” ilişkileri de deşifre etmeye çalışacaktır.

Logged
fuzuliye
Ziyaretçi
« Yanıtla #12 : Eylül 04, 2008, 01:38:05 ÖS »


NEREDEN GELİYORSUN? KUZEYDEN

Sargun A. Tont, Arkadaş Yayınevi, gezi, 151 sayfa

ODTÜ Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Sargun A. Tont, ‘Nereden Geliyorsun? Kuzeyden’ başlıklı kitabında, bisikletle dolaştığı farklı şehirleri, bu şehirlere dair gözlemlerini okurla paylaşıyor. Tont’un gezi yazıları, özellikle Türkiye’de henüz pek gelişmemiş bisikletli gezi kültürüne dair deneyimler sunmasıyla dikkat çekiyor. Ayrıca, Tont’un daha
önce yayınlanan ve doğa tarihi ile doğa felsefesine eğilen ‘Sulak Bir Gezegenden Öyküler’ kitabındaki bakış açısının burada da okuru beklediğini söylemekte  fayda var. Dolayısıyla doğa aşığı Tont’un kitabı, gezilip görülen yerleri sunmasının yanı sıra, bu yerleri insan-doğa ilişkisi ve doğa felsefesiyle de çerçeveleyerek anlatıyor.
Logged
fuzuliye
Ziyaretçi
« Yanıtla #13 : Eylül 04, 2008, 01:38:49 ÖS »


ÇAĞIN SONU

Adrian Gilbert, çeviren: E. Özlem Gültekin, İnkılap Kitabevi, mitoloji, 376 sayfa

Maya gizemciliği, şu ana kadar birçok kitabın konusu oldu. Adrian Gilbert de ‘Çağın Sonu’ başlıklı bu kitabında, Maya medeniyetine ait kehanetleri anlatıyor. Gilbert ağırlıklı olarak, Maya takviminde dünyanın sonu olarak belirtilen 21 Aralık 2012 tarihinin gerçek olup olmadığına kafa yoruyor. Gilbert, Mayalara ait arkeolojik kazı alanlarını ziyaret ederek, bu iddianın kökenini araştırıyor. Yazar, araştırmalarının sonuçlarını barındıran bu kitabında, gökyüzünün daha önceki çağlarda ne tür bir oluşum sergilediği, söz konusu kıyamet kehanetinin gerçekleşmesi halinde günümüz dünyasını nelerin beklediği ve böylesi bir durumda neler yapılabileceğini anlatıyor.

Logged
fuzuliye
Ziyaretçi
« Yanıtla #14 : Eylül 04, 2008, 01:40:07 ÖS »


DENİZ KABUKLARI

Üstün Dökmen, Remzi Kitabevi, psikoloji, 165 sayfa

‘Deniz Kabukları’, bir süredir televizyonda ‘Küçük Şeyler’ isimli bir program hazırlayan Üstün Dökmen’in söz konusu programda ele aldığı bazı konuları genişletme-si ve bunlara yeni konular ekleme- siyle oluşmuş. Dökmen kitabında, insan ilişkileri, iletişim hataları, yaşama sevinci, çocukla iletişim, eşlerle iletişim, roller ve kadın-erkek eşitliği gibi birçok konuya değiniyor. Dökmen, televizyon programında olduğu gibi toplumda belli bir ağırlığı olan temel sorunları, teknik bilgilere boğmadan, anlaşı-labilir bir dille ve bazen de örnekle- me yoluna başvurarak anlatıyor.

Logged
Sayfa: [1] 2 3 ... 5
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM