|
Lâle
|
 |
« Yanıtla #2 : Ocak 22, 2010, 05:02:45 ÖS » |
|
ŞANLIURFA İLİNİN COĞRAFİK YAPISI
Şanlıurfa, doğusunda Mardin, batısında Gaziantep, kuzeyinde Adıyaman, kuzeybatısında Diyarbakır illeri ile çevrilmiştir. Güneyinde ise 1921,1926,1929 yıllarında yapılan Ankara Antlaşması ve 1930 Halep protokolüyle çizilmiş bulunan Suriye sınırı ile çevrelenmiş bir sınır şehridir. Şanlıurfa, coğrafi konumu nedeniyle üzerinde tarih boyunca bir çok devlet ve beyliğin hüküm sürdüğü, değişik kültürlerin geçiş ve kaynaşma alanı olmuştur. İlk ve Orta çağda eski uygarlık merkezlerinden olan Mezopotamya ve Arap ülkeleri ile Avrupa arasındaki bazı yollar, Şanlıurfa üzerinden geçmekteydi. Şanlıurfa, doğuyu batıya bağlayan birçok tarihi, ticari ve askeri yolların üzerinde yer almış olması nedeniyle, geçmişte ve günümüzde önemli bir il olmuştur.Şanlıurfa, dünyanın ve Türkiye'nin en önemli bölgesel kalkınma projesi olan GAP'ın (Güneydoğu Anadolu Projesi) merkezi durumundadır. Şanlıurfa, Güneydoğu Toroslar'ın orta kısmının güney etekleri üzerindedir. İlin kuzeyinde yer alan dağlar ve yüksek tepeler genellikle güneye doğru gittikçe alçalır. Büyük ovalar Şanlıurfa'nın güneyinde yer almaktadır. Sıra tepeler oldukça yaygın olup bunların arasında batıdan doğuya doğru sıralanan Suruç, Harran ve Viranşehir ovaları bulunmaktadır. Şanlıurfa'nın yüzölçümü 18.584 km2’dir. (D.İ.E. 1997 Yıllığı). Bu yüzölçümü ile İlimiz Türkiye' nin 7. büyük şehridir. Şanlıurfa'nın ortalama yükseltisi ise 518 m. dir. Şanlıurfa İli’nin Merkez ilçe dışında; 10 ilçesi, 26 belediyesi, 30 bucağı, 1.080 köyü ve 1.624 köy altı yerleşim yeri bulunmaktadır. İdari yönden dağınık ve yoğun bir yerleşim özelliğine haizdir.
ŞANLIURFA İLİNİN TARİHİ
Yüzeysel araştırmalar ve arkeolojik kazılardan elde edilen buluntulardan Şanlıurfa bölgesi tarihinin Yontmataş Devrine kadar uzandığı tespit olunmuştur. M.Ö. 1500 yıllarına ait olan; Hititçe çivi yazılı tabletlerde geçen ve “Hur Ülkeleri“ adı ile anılan bölge İlimizi kapsamaktadır. Tarih boyunca çeşitli uygarlıklara sahne olan Şanlıurfa’ya Araplar Urhai, El-Ruha; Selevkoslar Edessa adını vermişlerdir. M.Ö. II. bin Hitit vesikalarında geçen Ursu’nun ve Asur vesikalarında geçen Ruhua veya Ru’ua’nun bugünkü Urfa olduğı söylenmektedir. Ele geçen en eski belgelere göre; Urfa bölgesi kısmen M.Ö. XXV. yüzyılda Kuzey Suriye’de Halep yakınlarında kurulmuş Ebla Krallığı’nın hâkimiyetine girmiştir. Bölgenin tarihini de bu dönemden başlatmak gerekir. Ardından Akkad Krallığı ve III.Sumer-ur Hanedanlığı ile devam eden tarihinde Edessa (Osrhoane) Krallığı (MÖ 132-MS 244)(bölgedeki ilk Şanlıurfa merkezli krallıktır.), Roma İmparatorluğu (244-395), Bizans İmparatorluğu ve Sâsâni Krallığı Dönemi(395-639), Dört Halife Dönemi (639-661), Emeviler Dönemi (661-750), Abbâsiler Dönemi (750- 990), Nûmeyroğullari Ve Mervânîler Dönemi (991-1031), Bizans İmparatorluğu’nun Iıı. Hâkimiyet Dönemi (1031-1087), Büyük Selçuklular Ve Suriye-Filistin Selçuklulari Dönemi (1087-1095), Ermeni Thoros Dönemi (1095-1098), Haçlı Kontluğu Dönemi (1098-1144), Musul Atabeyliği (Zengîler) Dönemi (1144-1182), Mısır Ve Suriye Eyyûbileri Dönemi (1182-1260), Memlûkler, Döger Aşireti, Timur Devleti, Akkoyunlu-Karakoyunlu, Dulkadir Beyliği Ve Safevi Devleti Dönemi (1260-1517), Osmanlı İmparatorluğu Dönemi (1517-1922) ile Şanlıurfa İlimiz M.Ö. 1500’lü yıllardan bu yana farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Bu sebepledir ki tarihi ve kültürel anlamda oldukça zengindir. Kurtuluş Savaşlarında verdiği mücadele ile 11 Nisan 1920’de Fransız Kuvvetlerinin Urfamızdan çıkarılmıştır. Urfa milletvekili Osman Doğan ve 17 arkadaşının, Kurtuluş Savaşında gösterdiği kahramanlıktan dolayı Urfa ili adının "Şanlıurfa" olarak değiştirilmesine ilişkin kanun teklifi TBMM tarafından 12.6.1984 tarihinde kabul edilerek kanunlaşmıştır.
ŞANLIURFA EKONOMİSİ
Şanlıurfa'nın ekonomik yapısı ağırlıklı olarak tarım sektörüne dayanmaktadır. Gayrisafi Yurtiçi Hasıla içinde tarım sektörünün payı %43, hizmet sektörünün payı %40, sanayi sektörünün payı %11 ve inşaat sektörünün payı % 6'dır. 2001 yılı GSYİH 1 katrilyon 793 trilyon 638 milyar, kişi başına gelir ise 1.300 Dolar’dır. GAP ile birlikte ilimizin ekonomik yapısında önemli gelişmeler yaşanmıştır. 1995 yılı itibari ile toplam 59 sanayi tesisi var iken; bu rakam 2004 yılı içerisinde 298'e ulaşmıştır. Tarımsal alanda sulu tarıma geçilmesine paralel olarak sanayi alanında da önemli adımlar atılmıştır. Öncelikle, 1992 yılında 1. Organize Sanayi Bölgesi çalışmaları başlatılmış ve arıtma tesisi dışında altyapı çalışmaları 2000 yılı içerisinde tamamlanmıştır. 291 hektar alan üzerindeki 295 sanayi parseli, 155 müteşebbise tahsis edilmiştir. Bugün itibari ile 137 fabrika işletmede, 21 fabrika inşaat aşamasında, 6 fabrika ise proje aşamasındadır. 5.000 kişinin istihdam edildiği 1. Organize Sanayi Bölgesi’nde, tüm tesisler tamamlandığında 8.000 kişi istihdam edilebilecektir. 1.Organize Sanayi Bölgesi’nin çok sayıdaki müteşebbisin taleplerine cevap vermemesi üzerine 2. Organize Sanayi Bölgesi çalışmaları başlatılmıştır. İl ekonomisi açısından önemli olan bir diğer husus da Akçakale Sınır Kapısı’dır. Sınır ticaretindeki önemi gelecek yıllarda daha da artacak olan 3. sınıf gümrük kapısında, 10 Nisan 2003 Bakanlar Kurulu Kararı ile oluşturulacak olan Sınır Ticaret Merkezinin kurulması için fizik şartlarının oluşturulması gerekmektedir. Bu amaçla yapımına başlanan modernizasyon çalışmaları Gümrük Müsteşarlığı, Ticaret ve Sanayi Odası ve Ticaret Borsasının katkısı ile tamamlanmıştır. Merkez ilçe, Birecik ve Siverek ilçelerinde faaliyet gösteren, ticaret ve sanayi odaları ile Ceylanpınar ve Viranşehir ajanslıklarına bağlı toplam kayıtlı üye sayısı 4.398’dir. İlde; 300 anonim, 2.556 limited ve 43 kollektif olmak üzere, toplam 2.899 şirket faaliyettedir. İl genelinde, 9 tarım satış kooperatifi, 2 tüketim kooperatifi, 67 motorlu taşıyıcılar kooperatifi, 4 toplu iş yeri kooperatifi, 242 konut yapı kooperatifi, 1 üretim kooperatifi ve 9 esnaf ve sanatkarlar kredi ve kefalet kooperatifi bulunmaktadır.
Şanlıurfa'nın köklü tarihi geçmişi, coğrafi ve kültürel yapısı turizm yönünden önemli bir potansiyel taşımaktadır. 2001 yılında 250.000’den fazla yerli ve yabancı turist ilimizi ziyaret etmiştir. En çok ziyaret edilen yerler Harran Harabeleri, Hz. İbrahim ve Hz. Eyüp Peygamber Makamları, Balıklıgöl, Şuayp Şehri, Soğmatar, Bazda Mağaraları, Ulucami, Gümrükhanı ve Çarmelik Kervansarayı'dır. Atatürk Barajı Gölü ve Fırat Nehri de turistik yönden dikkat çekmeye başlamıştır. Harran İlçesindeki tarihin en eski üniversitesi kalıntıları, Bazda Mağaraları, Han El Barur Kervansarayı, Şuayp Şehri ve Soğmatar Kenti ilimizin tarihi ve turistik yerleri arasındadır. Hz. İbrahim, Hz. Eyyub ve Hz. Şuayb (a.s.)’ın Şanlıurfa’da yaşamış olmaları, kente “PEYGAMBERLER ŞEHRİ” adının verilmesine neden olmuştur.
Hz. İBRAHİM (a.s.):
Devrin zalim hükümdarı Nemrud’un o yıl doğacak bütün çocukları öldüreteceğini söylemesi üzerine annesi Hz. İbrahim’i bir mağarada gizlice doğurdu ve İbrahim 10 yaşına gelinceye kadar bu mağarada yaşadı.mağaradan çıkıp baba evine gelen Hz. İbrahim, Nemrud ve halkının taptığı putlarla mücadele etmeye, onları kırp parçalamaya başlayınca Nemrud tarafından, bugünkü kalenin bulundüğu tepeden ateşe atıldı.Allah tarafından ateşe “Ey ateş İbrahim’e karşı serin ve selametli ol” emri verilince ateş su, odunlar da balık oldu. Hz. İbrahim (a.s.) bir gül bahçesinin içine düştü. Hz. İbrahim (a.s.)’ın Şanlıurfa’da doğduğu mağara, İbrahim Halilulah’ın Makamı (Dergah), düştüğü yer ise Halli-ür Rahman Gölü olarak ziyaret edilmektedir. Hz. Eyyub (a.s.) Allah, Şanlıurfa’da yaşayan Eyyub peygamberi imtihan etmek için önce malını ve çocuklarını elinden aldı ve daha sonra kendisine ağır bir hastalık verdi. Hasta yarttığı mağarada bütün vücuduna kurt düşen Eyyub (a.s.) bütün bunlara rağmen Allah’a ibadetten geri kalmayarak sabır ve şükür gösterdi. Cenab’ı Hak kendisinin bu şükrüne karşılık sıhhatini ve malını geri verdi. Hz. Eyyub bu sebepten sabır örneği kabul edilir. Hastalık çektiği mağara, Eyyub Peygamber Makamı olarak ziyaret edilm. Güneydoğu Anadolu Projesi Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Dünyanın 8. Büyük projesi olarak kabul edilmektedir. Güneydoğu Anadolu Projesinin kaya dolgu barajlarından olan Atatürk Barajı Şanlıurfa’nın Bozova ilçesi yakınlarında, Fırat Nehri üzerindedir. Yılda 8,9 milyar Kw.saat elektrik enerjisi ile Türkiye elektrik enerjisinin yaklaşık 1/3’ünü karşılamaktadır. Baraj gölünde biriken suyun hacmi 48.5 milyar m3’ tür. Yarıçapları 7.62m, uzunlıkları 26.4km olan 2 tünel vasıtasıyla baraj gölünün suları Şanlıurfa, Harran, Mardin, Ceylanpınar, Siverek, Hilvan ve Bozova ovalarını sulayacaktır.
(Alıntı)
|