EdebiyatOgretmeni.Net Forum
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Mayıs 24, 2012, 10:43:37 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kuruluş ve Kurtuluş'un Beşiği  (Okunma Sayısı 4766 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
LEF
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2265



Üyelik Bilgileri WWW
« : Mart 10, 2009, 11:00:31 ÖS »

Tarih Öncesinde Bilecik

Bilecik’te ilk yerleşim MÖ 3000’den öncelere rastlamaktadır. Anadolu’da Tunç Çağına geçiş sürecinde önemli bir yeri olan Bilecik’ten MÖ 3000’lerde tunç yapımı için kalay çıkarıldığı bilinmektedir.

İlin bilinen en eski isimleri Agrilion ve Agrillum’dur. Daha sonraki dönemlerde Bilecik Bizans İmparatorluğu sınırları içine giren bir yerleşim yeri olmuştur. Doğu Roma (Bizans) döneminde şehir Belekoma ismiyle anılıyordu. Bilecik o zaman, şimdiki Bilecik’in doğusunda, Hamsu ve Tabakhane derelerinin oluşturduğu vadiler arasındaki bir kaya çıkıntısı üzerine inşa edilen kale çevresinde kurulmuştu.

Antik Çağda Bilecik

Antik Çağ’ da Bilecik’le ilgili özel bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle kentin bu çağdaki hayatı, tarih kaynaklarında Bilecik’i de içine alan Bitinya (Bithynia) bölgesinin genel tarihi içinde gösterilmektedir.

Bitinya bölgesinin bilinen tarihi MÖ 1950’lerde burada yaşayan Trakya kavimlerinden Thynler’le başlar.

Bölge Thynler’den sonra kronolojik sıra ile :
MÖ 1550-1400 Mısırlılar, 1400-1200 Hititler, 1200-676 Frigler, 676-595 Kimmerler, 595-546 Lidyalılar, 546-334 Persler, 334-326 Makedonyalılar, 326-297 Özgürlük dönemi, 297-74 Bitinya Krallığı, 74-395 Roma İmparatorluğu, 395-1299 Bizans (673-678 ve 714-718 döneminde bölge Emevi ve Abbasi hakimiyeti) dönemlerini yaşamıştır.

Bizans Döneminde Bilecik

Roma İmparatorluğu MS 395 yılında ikiye ayrılınca, Bitinya Bölgesi ve Bilecik Doğu Roma (Bizans) imparatorluğu sınırları içinde kaldı. Bizans döneminde Belekoma Kalesi Bilecik’te inşa edilmiştir. Bizans döneminde Bilecik bir Tekfurluk idi. Abbasi Halifesi Harun Reşid döneminde (797 yılında), Bitinya bölgesinin diğer şehirleri gibi Bilecik ve Söğüt civarı da fethedilerek Abbasi idaresine sokulmuştur. Çevresi kale ile korunan Belekoma kenti tarih içinde Bizanslılar-Emeviler ve Bizanslılar-Abbasiler arasında birkaç kez el değiştirmiştir.

Selçuklular Döneminde Bilecik

Selçukluların bir boyu olan Kayıların bir bölümü (400 çadırlık bir oba) Ertuğrul Bey yönetiminde batıya doğru yer değiştirerek Söğüt ilçesi ve çevresine gelmişlerdir.
Osmanlı vaka-i namelerinde Kayıların Söğüt ve çevresine yerleşme tarihi olarak 1230’lu yıllar gösterilmektedir. 1231 yılında İznik İmparatoru Selçuklu sınırına tecavüz edince Selçuklu Sultanı I. Aleaddin Keykubat Bizanslılara karşı bir sefer düzenlemiş, Ertuğrul Bey de bu sefere bir akıncı olarak katılmıştı. Selçuklu ve Bizans orduları arasında Sultanönü mevkiinde meydana gelen savaşın sonucunda Bizans ordusu yenilmiş, Karacadağ ve Söğüt dolayları Büyük Selçuklu Devleti’nin eline geçmişti. I. Aleaddin Keykubat Belekoma (Bilecik) Tekfurunu vergiye bağladı. Savaşta büyük yararlıklar gösteren Ertuğrul Bey’e Söğüt’ü mülk, Domaniç’i de yaylak olarak verdi.

Yine Osmanlı kaynaklarına göre Ertuğrul Bey 1281 yılında ölmüştür. Türbesi Söğüt ilçemizde bulunmakta ve her yıl Söğüt’te düzenlenen Ertuğrul Gazi Şenlikleri ile anılmaktadır.

Ertuğrul Bey, Kayı Türklerinin değerli önderidir. Kayı boyu ise Osmanlı Devletinin nüvesi, kurucusudur. Böylece Söğüt ve dolaylarında kök salan 400 çadırlık uçbeyliğinden bir Devlet doğmuştur.

Osmanlılar Döneminde Bilecik

Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra Kayıların başına Osman Bey geçti. Osman Bey ve silah arkadaşları Bizans’a karşı savaşıyor ve bu savaşlarda sürekli başarı kazanıyorlardı. Kayıların bu başarılarında Şeyh Edebali’nin büyük rolü olmuştu.
Şeyh Edebali Ahi idi. Ahilik; tarım dahil bütün zanaat dallarında halkı, çalışanları teşvik eden, herkesi kardeş bilen, çalışanlara her türlü yardım elini uzatan örnek bir örgüt anlayışı idi ve Fakih Şeyh Edebali Kayı Ahilerinin önderi idi. Şeyh Edebali o sıralar Eskişehir ili sınırları içindeki İtburnu Köyünde oturuyordu. Daha sonra medresesini Söğüt ve son olarak da Bilecik’e taşımıştır.

Osman Bey 1286 yılında İnegöl yakınındaki Hisarcık kalesini Bizanslılardan zaptetti. 1287 yılında İnegöl Tekfuru’nu Domaniç yakınındaki İkizce’de (Erice) yenilgiye uğrattı.

Osman Bey ve silah arkadaşlarının Bizans Tekfurları ile olan savaşlarını izleyen Selçuklu Sultanı III. Alaeddin Keykubat büyük bir ordu ile Karacahisar önlerine geldi. Osman Bey’in kuvvetleriyle birleşerek Bizans elindeki bu kaleyi kuşattı. Kuşatma sürerken Selçuklu Sultanı geri döndü. Osman Bey’e bir sancak, tuğ alem ve gümüş takımlı bir at göndererek Söğüt ve Eskişehir’i de içine alan bu sancağı Osman Bey’e verdi. Karacahisar’daki Rum kilisesini camiye çeviren Osman Bey ilk kez kendi adına hutbe okuttu(1289). Bu olaylar Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun ilk işaretleri olarak nitelendirilmektedir.

O sıralarda Bilecik henüz Türkler tarafından fethedilmemişti. Bizanslılara ait bir kentti. Bilecik (Belekoma) ve Yarhisar tekfurları vergiye bağlanmıştı. Osman Bey 1299 yılı yaz başında Belekoma kalesini ve peşinden Yarhisar kalesini fethetti.
Bilecik, Yıldırım Bayezid dönemine kadar Osmanlı yönetiminde kalmış, ancak, 1402 yılında Ankara meydan savaşında Bayezid’in Timur’a yenilmesi sonucunda 2 ay kadar Timur’un hakimiyetine geçmiş ve Çelebi Sultan Mehmet tarafından geri alınmıştır.

Bu tarihten sonra, Osmanlı yönetimi sırasında Bilecik giderek gelişmiş, ancak, şehrin kurulu bulunduğu alanın iskân için uygun olmaması daha hızlı gelişmesini engellemiştir. Bununla birlikte Bilecik Bursa ve İznik’ten Eskişehir’e ve Anadolu içlerine giden yol üzerinde önemli bir konaklama ve dinlenme yeri olarak önemini korumuştur.

Bilecik Trakya ve Marmara bölgelerini İç, Güney ve Güneydoğu Anadolu bölgeleriyle Ön Asya’ya bağlayan İstanbul-Bağdat demiryolu kenarında kurulmuştur. Roma ve Bizanslılar zamanında kent merkezinin küçük bir yer olduğu sanılmaktadır. Türklerin eline geçtikten sonra önem kazanmıştır. Osman Gazi’nin fethettiği ilk önemli kale olması ve Şeyh Edebali Türbesi’nin burada bulunması, şehre olan ilgiyi artırmıştır.

Önceleri kale çevresinde yerleşik kent daha sonra Şeyh Edebali Türbesi, Orhan Gazi camii ve yakınındaki medreseye doğru büyümeye başlamıştır. Şehir Türk hakimiyetine geçtikten sonra, önceleri Türkler ve Rumlar ayrı mahallelerde oturmuşlardır. Örneğin, Türkler daha çok Osman Gazi, Orhan Gazi ve Aşağı Camiler çevresine yerleşmiş, Rumlar ise bugünkü Bilecik merkezinin bulunduğu bölgede yoğunlaşmışlardı. Zamanla toplumlar arası sosyal ve ekonomik ilişkiler kurulmuş, iki toplumun ayrı mahallelerde oturması eğilimi ortadan kalkmış, devlet yapıları Yukarı Mahalleye yapılmaya başlanmış ve kent bugünkü yerleşim yerine doğru gelişmiştir.

Kurtuluş Savaşında Bilecik

İstiklal Savaşında T.B.M.M. hükümet ile İstanbul’da bulunan hükümet arasında ortaya çıkan ihtilafı gidermek amacı ile İstanbul’daki Tevfik Paşa hükümeti adına Dahiliye Nazırı Ahmet İzzet Paşa, Ankara Hükümeti ile bir görüşme yapmak istedi. Görüşmenin Bilecik İstasyon binasında yapılması kararlaştırıldı.

Heyetler 5 Aralık 1920 günü Bilecik İstasyon binasında bir araya geldiler. İstanbul Heyeti Ahmet İzzet Paşa, Salih Paşa, elçilerden Cevat Bey, Ziraat Nazırı Kazım Bey, Hukuk Danışmanı Münir Bey ve Hoca Fatih Efendi’den oluşmuştu. Ankara heyetine ise Mustafa Kemal Paşa başkanlık etmişti. Heyette İsmet Bey (İnönü) de bulunuyordu. Bilecik Mülakatından olumlu ve somut bir sonuç elde edilememiştir.

Yunan Ordusu 6 Ocak 1921 günü Bursa ve Uşak dolaylarından taarruza geçti. 8 Ocak 1921 akşamı Bilecik-Karaköy-Muratdere hattına kadar geldi. Böylece Bilecik işgal edilmiş oldu (Bilecik’in Yunanlılar tarafından ilk işgali).

I. İnönü Savaşı

I. İnönü Savaşı tümüyle Bilecik toprakları üzerinde geçmiştir. Akpınar, Oklubalı mevzilerinde göğüs göğüse kanlı çarpışmalar oldu. Üst üste yenilgiyi alan Yunan ordusu geri çekilmeye başladı. Öyle ki, 11 Ocak 1921 günü taarruzu ilk başlattıkları Zevvare Tepe, Tepeköy, Oluklu, Rızapaşa, Poyra, Beşkardeş Dağları, Zemzemiye ve Bursa’nın doğu mevzilerine kadar çekilmişlerdi. Bilecik’in ilk işgali 8-11 Ocak 1921 tarihleri arasında sadece 4 gün sürmüştür.

II. İnönü Savaşı

II. İnönü Savaşı, 23 Mart 1921’de Yunan ordusunun yeniden Bursa-Uşak kesimlerinden taarruzu üzerine başlamış ve Bilecik ili toprakları üzerinde geçmiştir.
Albay İsmet Bey yönetimindeki Türk kuvvetleri, Yunan birliklerini Bilecik-Pazaryeri ve İnegöl hattında karşılamış ve 26 Mart’ta ise Söğüt-Gündüzbey yolu, Yazıahlat-Karaköy demiryolu ve Bozüyük’ün batısı-Karasu çizgisinin oluşturduğu asıl mevzilerinde savaşmıştır.

İntikam Tepe, Zevvare Tepe ve Nazımbey Tepelerinde kanlı çarpışmalar oldu. Yunanlılar 1 Nisan 1921 akşamı 1. ve 61. tümenlerimizin yaptığı saldırılarla buralardan atıldılar. II. İnönü Savaşı şanlı Türk Ordusunun kesin zaferiyle sonuçlandı.

II. İnönü Savaşları sırasında Bilecik iki kez daha Yunanlılar tarafından işgal edildi (ikinci ve üçüncü işgal). Geri çekilirken 12 Temmuz’da Karaköy ve Yeniköy’ü işgal eden Yunan birlikleri 13 Temmuz 1921’ de Bilecik’e girdiler (ikinci işgal). Fakat, Türk Kuvvetlerinin karşı saldırıları sonucu şehri birkaç gün içinde boşalttılarsa da 22 Temmuz 1921’de yeniden Bilecik’e girdiler (üçüncü işgal). En uzun işgal de bu olmuştur. Ancak 30 Ağustos 1922’deki Başkomutanlık Meydan Muharebesiyle istilacı Yunan ordusuna karşı son ve kapsamlı zaferi kazanan Türk ordusu, 4 Eylül 1922’de Söğüt ve Bozüyük, 5 Eylül de Pazaryeri ve 6 Eylül l922’de ise Bilecik’i Yunan işgalinden kurtarmıştır.

Yunanlılar bu ilçeler ve il merkezini boşaltırken bir çok yerde yangınlar çıkararak buraları harabeye çevirdiler. Örneğin, Bilecik’te ancak Yukarı Mahalledeki birkaç evle, Tabakhane Mahallesi yangın ve tahripten kurtarılabilmiştir. Yangınlar sırasında 1956 ev, 331 dükkân, 18 han, hükümet konağı, tüm ipek fabrikaları, okul, cami ve türbeler yanarak kullanılamaz duruma gelmiştir.

Cumhuriyet Döneminde Bilecik

Böylece Bilecik Kurtuluş Savaşından çok büyük yaralar alarak çıkmış, savaşın getirdiği sosyal ve ekonomik çöküntü nedeniyle Cumhuriyet dönemine çok güçsüz başlamıştır.

Bilecik Halkı Kurtuluş Savaşına tüm varlığı ile katılmış, gerek milis kuvvetleri ve gerekse düzenli ordularımıza onbinlerce evladını vermiştir. Bilecik, Kurtuluş Savaşından yanmış-yıkılmış, tam bir enkaz halinde çıkmıştır. 1920’lerde 12.000 olduğu tahmin edilen şehir nüfusu, savaştan sonra 4.000’e inmiştir.

Savaştan önce Bilecik bölgenin en önemli ipek endüstrisi merkeziydi. Şehirde çok sayıda ipekçilik tesisi ve ipek kadife üreten fabrika bulunuyordu. Ancak, Yunanlıların çıkardığı intikam yangınlarında bu fabrika ve tesislerin tümü yandı. Bu arada diğer fabrika ve işyerlerinin de yanmış olması il ekonomisini çökertmiştir.
Logged

GÖZYAŞLARIMLA SULADIM MEZARINI 
LEFKER
LEF
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2265



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #1 : Mart 10, 2009, 11:00:49 ÖS »

ERTUĞRUL GAZİ TÜRBESİ





Bilecik’e hakim bir tepe üzerinde Anadolu Lisesi’nin bahçesindedir. Giriş kapısı üzerindeki kitabesinden 1907’de Ertuğrul mutasarrıfı Musa Kâzım Bey tarafından yaptırıldığı, 1987’de Bilecik Valisi Adil Yazar tarafından restore edildiği öğrenilmektedir.

Bilecik’in sembolü niteliğindeki saat kulesi, yukarıdan aşağıya doğru genişleyen dikdörtgen prizma şeklindedir. Alttan iki kat, köşeleri kesme taştan, cepheleri ise moloz taştan olup, üst katlar ahşaptır. En altta yuvarlak kemerli bir kapısı ile üzerinde yine yuvarlak bir pencere yer almaktadır. İkinci katta balkon bulunmaktadır. Balkon üzerindeki ahşap bloğun dört cephesinde birer kare kadranlı saat yer alır. Saat Kulesinin üzeri pramidal bir külahla örtülü olup h.1325 (1907) tarihli Hüdavendigâr salnamesindeki resmi ile onarım sonrası bugünkü görünümü arasında hiçbir fark bulunmamaktadır.

 



TÜRK BÜYÜKLERİ BÜSTÜ


YUNANLILARIN SÖĞÜTÜ İŞGALİNDE  MEZARA SIKTIKLARI KURŞUN İZLERİ







Logged

GÖZYAŞLARIMLA SULADIM MEZARINI 
LEFKER
LEF
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2265



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #2 : Mart 10, 2009, 11:01:22 ÖS »

OSMANELİ


OSMANELİ KİLİSE



OSMANELİ GÖKKUŞAĞI


BOZÜYÜK
“... Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makus talihini de yendiniz...”



Logged

GÖZYAŞLARIMLA SULADIM MEZARINI 
LEFKER
LEF
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2265



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #3 : Mart 10, 2009, 11:02:00 ÖS »

Tarihte Osmaneli



 
Lefke ve Pefka adlarının Rumca'da ‘’ ak kavaklık ’’ "Kavaklık ve çamlık güzel yer." ve "Bağlık, bahçelik ve kavaklık güzel yer." anlamlarını taşıdığını belirten üç farklı ifade vardır. İlçeden geçen Sakarya nehrinin kenarlarında bulunan kavaklıklar, çam ağaçlarının oluşturduğu ormanların bulunması ve üzüm bağlarının olması bu tanımları desteklemektedir.. Kent adının Luwi’ce olmasından en azından M.Ö. 2000’li yıllardan beri yerleşime sahne olduğu sanılmaktadır. İlçe yakınlarında bulunan Trak mezarı kalıntısı da yerleşimin kesin olarak M.Ö. 1000’li yıllarda var olduğunu ortaya çıkartmıştır.
 
İlk çağda küçük bir yerleşim birimi olarak bilinen Osmaneli, Ortaçağda önemli bir merkez oldu. İstanbul’dan Arap ve İran sınırına giden en önemli Bizans sefer yolunun üzerinde olması, Bursa, İznik ve Kastamonu yönünden gelen ana yolların merkezinde bulunması itibariyle önemli bir konaklama merkezi olmuştur. İznik’in doğu yönündeki kent kapısının adı Lefke Kapı’dır. Bu da İznik’ten Doğu’ya giden yol üzerindeki ilk merkezin Lefke, yani bugün ki adıyla Osmaneli olduğunu göstermektedir.
     
 

                 

1308 yılında Osmangazi tarafından fethedilerek Mekece ile birlikte Lefke’de Osmanlı ülkesine katılmıştır. . Ertuğrul Livasının kurulmasıyla (1885) merkez kazasına bağlı bir nahiye olarak Livaya bağlanmıştır. 1913 yılında ilçenin adı Osman Gazi'ye izafeten Osmaneli olarak değiştirilmiştir. 30 Nisan 1926 yılında ise Bilecik iline bağlı bir ilçe olmuştur
Osmanlı döneminde de önemli bir geçit yeri olmuş, ticari, seferi ve Hac yolu üzerinde bir menzil noktası olarak önemini korumuştur. Padişah tarafından bölgeye Cebecioğlu isminde bir yeniçeri gönderilmiştir. Halk uzun süre Cebecioğlu ailesinin oturduğu büyük konaktan idare edilmiştir. Osmaneli ilçesi 1874 yılında büyük bir yangın yaşamıştır. Sığırlık mahallesi olarak bilinen eski yerleşim bölgesinde bulunan yaklaşık 1200 evden 1000 kadarı yanmıştır. Büyük maddi ve manevi zarara uğrayan ilçe halkı, çok zor şartlar altında, uzun süre çadırlarda yaşamak zorunda kalmıştır Osmaneli'nin tarihini teşkil edecek olan ferman ve vesikalar yanmıştır.                                                         
 
 LEFKE TÜRKSÜ                                                                      
Şu lefkenin aman aman üstünü duman bürüdü
Zaptiyele kol kol oldu aman yürüdü
Herkes sevdiğini aman aldı aldı yürüdü
 Yandıda lefke cayır cayır aman evleri
Bize de mesken oldu çadır aman evleri

Şu lefkenin aman aman alt yanında bohçalar
Emine hanım bohçasını aman aman bohçalar
Senin için aman aman kazanılmış akçalar.
 


İlçe dahilinde Romalılara ve Bizanslılara ait tarihi eserler vardır. İlçeye bağlı Soğucakpınar, Kaşıkçı, Kazancı ve Büyükyenice köylerinde bulunan Timülüslerin (Kapalı Mezar) ve Medetli yolu taşları Romalılara aittir. Bereket ve Çiftlik köylerinde Bizanslılara ait lahitler görülmektedir. Kızılöz köyü sınırları içinde Osmanlı İmparatorluğuna ait kale harabeleri Boyunkaya ve Düzmeşe köyleri civarında su kemerleri bulunmaktadır.


Tarihi Yerler
Kilise:

 Osmaneli'nde çok ilginç bir kilise yapısı vardır. 1874'de eski kilise yanınca, yerine Macar bir mimar tarafından bu yapının yapıldığı sanılıyor. Yapının girişi, Avrupa'daki kiliseleri andırıyor.




Taş Köprü: Göksu nehri üzerinde bulunan köprü Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Bakım çalışmalarının yapılmaması, gerekli koruma önlemlerinin alınmaması sebebiyle yıkılarak Göksu nehrinin içinde bir taş yığını halini almıştır!!!!!
Tarihi Camiiler

Rüstem Paşa Camii
Kanuni Sultan Sülayman'ın damadı ve vezirlerinden Rüstem Paşa tarafından inşaatına başlanmıştır. İnşaat devam ederken vefatı üzerine çatısı ve minaresi eşi tarafından yaptırılmıştır. Mimarının Yüzgeç Mehmet Paşa olduğu bilinmektedir. Keskinzade Elcah Ali Ağa tarafından tamir edilmiştir. Ulu Camii ve Cami-i Kebir diye de adlandırılır.

Kırgıllı Camii:







Hamidi Hatun ve Şaban Ağa tarafından inşaatına başlanmıştır. Tavan kısımları tamamlanmadan ölümleri üzerine inşaat yarıda kalmıştır. Hacı Mustafa Ağa tarafından tamamlanarak ibadete açılmıştır.




Evliya Çelebi ünlü eseri “Seyahatname” de Lefke’yi şöyle anlatmaktadır;
“Köy halkı buraya lefke derler. Bursa toprağında ve eski Bursa krallarının yapısıdır. Sonra Osmanlıların ilk beyi olan Osman Bey, burayı Rumlardan almıştır. Kalesi dört köşe, küçük harap bir viranedir. Kendisi 150 açkalık bir kazadır. Yetmiş pare kadar köyleri vardır. Kadısına senede üç kese has olur. Ayrıca hekimi vardır. Şehri, Sakarya kenarında olup, bağlı, bahçeli, altı yüz evli, beş camili, dört hanlı, hamamlı, mektepli, küçük çarşılı şirin bir kasabadır. Sipahi kethüda yeri, yeniçeri Serdarı vardır. Nakib-ül eşrafı (Hükümetçe tayin olunun din işleri memuru) ve Şeyhülislamı yoktur. Lakin, bilginleri, ayan ve eşrafı vardır. Birer buçuk okka gelir sulu ayvası olur ki, Allah bilir, dünya yüzünde benzeri yoktur”

 1858 yılında Ertuğrul Livası kurulunca, Lefke bu livanın merkez kazasına bağlı bir Nahiye idi. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in anısına saygıyla 1913 yılında Osmaneli adını almıştır..


(Mustafa kemal Atatürk ve Osmaneli tren istasyonunda bir çocuk şiir okurken)
Kurtuluş Savaşında da İstanbul ile Ankara arasında önemli bir geçit yeri olmuştur.
Bu yıllarda Kurtuluş savaşımızın bazı ünlü kişileri, Geyve-Osmaneli yolunu kullanmış, burada konaklamışlardır. Halide Edip Adıvar’da Ankara’ya giderken Lefke’de kalmıştır. Lefke, işgalden sonra Abdurrahman Özgen komutasındaki Kuvayi Milliye süvarilerince kurtarılmıştır. Osmanlı döneminden beri önemli bir ipekböcekçiliği merkezi olmuştur.

Logged

GÖZYAŞLARIMLA SULADIM MEZARINI 
LEFKER
LEF
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2265



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #4 : Mart 10, 2009, 11:03:32 ÖS »














Logged

GÖZYAŞLARIMLA SULADIM MEZARINI 
LEFKER
LEF
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2265



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #5 : Mart 10, 2009, 11:06:44 ÖS »

OSMANELİ

























Logged

GÖZYAŞLARIMLA SULADIM MEZARINI 
LEFKER
meryemozcan
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8580


Güzel olan sevgili değildir,sevgili olan güzeldir


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Mart 10, 2009, 11:46:05 ÖS »

Teşekkürler lefker kardeşim Bilecik hakkındaki bilgi ve resimler harikaydı. Yol üzerindeki karpuzu görünce gülümsedim. Gidenlere dur nereye daha karpuz kesecedik demek mi istiyorlar diye düşündüm.
Logged


Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
LEF
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2265



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #7 : Mayıs 31, 2009, 11:30:44 ÖS »

OSMANELİ [ LEFKE ]

Logged

GÖZYAŞLARIMLA SULADIM MEZARINI 
LEFKER
LEF
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2265



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #8 : Mayıs 31, 2009, 11:31:03 ÖS »

Logged

GÖZYAŞLARIMLA SULADIM MEZARINI 
LEFKER
LEF
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2265



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #9 : Mayıs 31, 2009, 11:31:58 ÖS »

Logged

GÖZYAŞLARIMLA SULADIM MEZARINI 
LEFKER
LEF
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2265



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #10 : Mayıs 31, 2009, 11:32:41 ÖS »

Logged

GÖZYAŞLARIMLA SULADIM MEZARINI 
LEFKER
LEF
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2265



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #11 : Mayıs 31, 2009, 11:33:15 ÖS »

Logged

GÖZYAŞLARIMLA SULADIM MEZARINI 
LEFKER
LEF
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2265



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #12 : Mayıs 31, 2009, 11:33:27 ÖS »

Logged

GÖZYAŞLARIMLA SULADIM MEZARINI 
LEFKER
LEF
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2265



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #13 : Mayıs 31, 2009, 11:34:38 ÖS »



Logged

GÖZYAŞLARIMLA SULADIM MEZARINI 
LEFKER
LEF
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2265



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #14 : Mayıs 31, 2009, 11:35:39 ÖS »

Logged

GÖZYAŞLARIMLA SULADIM MEZARINI 
LEFKER
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM