EdebiyatOgretmeni.Net Forum
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Mayıs 24, 2012, 10:36:25 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kars İli Tarihi,Turistik ve Kültürel Özellikleri  (Okunma Sayısı 6924 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11344


Üyelik Bilgileri
« : Eylül 10, 2009, 06:56:07 ÖS »

Kars
Kars Şehir Tanıtımı
(Azerice: Qars, Kürtçe: Qers, Gürcüce:ყარსი, Rusça: Карс),
Türkiye'nin kuzeydoğu kesiminde yer alan aynı adlı ilin merkez ilçesidir.
Kars, geçmişte Ermeni Bagratlı Krallığına ve Cenub-i Garbi Kafkas Hükümetine (Güneybatı Kafkasya Cumhuriyeti) başkentlik yapmış bir sınır şehridir Kars'ta merkeze bağlı toplam yetmiş köy vardır.
Türkiye´nin Orta Asya´ya açılan kapısı konumundaki bu şehir, Kafkas Üniversitesi´nin açılmasıyla hızla gelişmeye başlamış ve zaman içinde bir öğrenci kenti durumuna gelmiştir. Ayrıca şehir merkezine altı kilometre uzaklıktaki havalimanı sayesinde de bölgesinde ulaşım ağının kesiştiği bir noktada yer alır. Kent Doğu Anadolu´da yabancı bir ülkenin (Azerbaycan) başkonsolosluğuna sahip tek şehirdir.

Coğrafi konumu

Kars merkez ilçesi, Doğu Anadolu Bölgesi´nin, Erzurum - Kars Bölümü´nde yer alır. Kuzeyinde; Susuz, Arpaçay ve Akyaka´yla, doğusunda; Ermenistan´la, güneyinde; Digor ve Kağızman´la, batısında ise Selim ve Erzurum sınırlarıyla çevrilidir. Serhat Şehri
Rakımı ortalama 1768 metre´yi bulan Kars arazisinin büyük bölümü yaylalardan oluşur. Akarsu vadileriyle yer yer parçalanan ilde yaylalar dalgalı düzlüklerden oluşur. Kars ilinde yer alan önemli yükseltiler olan Allahuekber Dağları, Kısır Dağı, Akbaba Dağı, Aladağ ve Aşağıdağ merkez ilçe sınırları içersindedir. Kars Çayı, kentin güneybatısından geçer. Kent aynı adlı ovanın üzerinde kurulmuştur.

İklimi

Kars´ta karasal İklim hakimdir. Kışları kurak, yazları ise yağışlı geçen ilde kışın sıcaklıklar zaman zaman -39 °C´ye kadar düşer. Karla kaplı gün sayısı ortalama 120´den fazladır. Burada don vakalarına sıklıkla rastlanmaktadır.
AylarOcaŞubMarNisMayHazTemAğuEylEkiKasArlOrt.En Yüksek °C8.48.818.824.027.031.435.435.432.626.819.013.2Or t.En Düşük °C-31.6-33.1-30.2-18.4-6.0-2.81.81.6-3.8-15.8-29.4-30.4  

Bitki örtüsü

Şehrin doğal bitki örtüsü bozkır´dır. Kars coğrafyası, önemli ekolojik sistemlerden sayılan plato ve dağ ça*yırlarına ev sahipliği yapmaktadır. Burada 1250´ye yakın tohumlu bitki doğal olarak yetişir. Bu bitkilerden 100 adeti dünyada başka hiçbir yerde yetişmeyen nadir bitki türleridir. Kars adını taşıyan birçok bitki çeşidi vardır. Örnek olarak: lathyrus karsianus, festuka karsiana, allium karsianum, caucalis karsianum ve nonea karsensis bunlardan birkaçıdır.
İlkbaharın gelmesi ile birlikte yörede kardelenler ve düğün çiçekleri açar. Ayrıca bahar aylarında yapılan tarla sürümlerinde ortaya çıkan lathyrus tuberosus yani koşkoz, yumrularının soyulması ile yenir. Bunun yanı sıra topuz dikeni, deli haşhaş, ısırgan otu, mantar, evelik, aş otu, kuşyemi ve yemlik gibi doğal bir şekilde yetişen bitkiler kaynatılarak yenir
Kars'ta sanayinin yeterince gelişmemesi olumsuzluk olarak değerlendirilsede toprak ve su kirlenmesinin pek yaşanmadığı bir olumlu özellik söz konusudur.

Etimoloji

Kars isminin anlamı çeşitli kaynaklara göre ; yiğitlik ve menkıbe diyarı, şeklinde geçer. Kaşgarlı Mahmut eserlerinde Kars kelimesi için: deve veya koyun yününden yapılan elbise ve karsak derisinden güzel kürk yapılan bir hayvan, bozkır tilkisi, olarak söz eder.

Bir kaynağa göre Kars adı, M.Ö. 130-127 tarihleri arasında Kafkas Dağlarının kuzeyinden gelen BulgarTürklerinin Velentur boyunun Karsak Oymağından gelmektedir. Türkiye'de bundan daha eski Türkçe isim taşıyan bir şehrin daha olmadığı sanılmaktadır. Bir diğer kaynak ise birinci kaynağın tam tersi bilgi içermektedir. Buna göre; Kars, adını Gürcüce dilinde kapı kenti anlamına gelen Kariskalaki kelimesinden almıştır.

Tarih Öncesi Dönemler


Paleolitik Dönem

Alt Paleolitik Dönem

Kars yöresinde bu dönemin hareketli olduğu kazılarda ele geçen buluntulardan saptanmıştır. Susuz, Cılavuz Dere, Ani Harabeleri ve Tombultepe´de bu döneme ait şölyen-aşölyen tipte işlenmiş el baltaları ve büyük yongalar bulunmuştur.

Orta Paleolitik Dönem

Merkez ilçenin yaklaşık 18 kilometre uzaklığında bulunan Borluk Vadisinde musteryen tipte araç; Ağzıacık Suyu'nun batısında ise bazalttan yapılmış ve çok aşınmış bir uç bulunmuştur.

Üst Paleolitik Dönem

Yöre insanlarının bu dönemde avcılık ve toplayıcılık ile ilgilendiklerine dair bilgi yapılan kazılar sonucunda elde edilen araç-gereçlerden tespit edilmiştir. Ayrıca bu dönemde Camışlı Köyü´nde dağ keçileri ve geyiklerinin resmedildiği duvarlar bulunmuştur.

Mezolitik Dönem

Paleolitik Dönemin hemen ardından gelen Mezolitik Dönem´de mikrolit adı verilen küçük araç ve gereçlere rastlanmıştır.

Neolitik Dönem

Bu dönemde yörede henüz doğru anlamda yerleşmelerden sözetmek mümkün değildir. Çıldır Gölü üzerinde bulunan Akçakale Adası´nda bu döneme ait taş anıtlar ve duvar resimleri bulunmuştur. Burada o dönem menhirlerine, dolmenlerine ve kromleklerine rastlanmıştır. Avrupa kültürüne has bu dolmenler doğuda ilk kez Kars´ta görülmüştür.

Kalkolitik Dönem

Bakır madeninin kullanılmaya başlandığı Kalkolitik Dönem´de yapılan araç-gereçlere Kars´ın güneyinde bulunan Kağızman´da rastlanmıştır. Bunun dışında Ani Harabeleri´nde ve Azat Köyü´nde bulunan bir höyükte bakır çağına ait buluntular elde edilmiştir.

Yazılı Tarih Dönemleri

Urartular Dönemi

Kars yöresinde yazılı tarih Urartuların bölgede hüküm sürmesi ile başlamaktadır. M.Ö. IX. ve VI.yüzyılları arasında bölgeyi hakimiyeti altına alan Urartular büyük bir krallıktı. Ayrıca bu krallığa bağlı yerli krallıklar da mevcuttu. Kars´taki krallığın ismi Diauekhi Krallığı idi. Yöre insanlarının o dönem vergi olarak hükümrana altın, gümüş, tunç, at, sığır ve koyun ödedikleri saptanmıştır

Persler Dönemi

M.Ö. 550 yılında Urartular´ın Persler egemenliğine girmesiyle yöre için yeni bir tarih sayfası açılmıştı. Pers hükümdarı Krallar kralı lakaplı İmparator I. Darius ülkeyi satraplık adı verilen 23 büyük ve 127 küçük birime bölüp yönetmiştir. Kars o dönem 18. Saptraklık içinde yer almıştır. Bu yöre, Kral Darius´a her yıl 400 gümüş talent ve 20.000 at göndermekle yükümlüydü. Perslerin ardından bu yöre sırasıyla Arakslar, Tigranlar ve Sasanilerin eline geçti.

İslamiyet'in Yayılış Dönemi

Bugünkü Doğu Anadolu Bölgesi´ni ele geçirme amacıyla 638 yılında Araplar ilk seferine başlamışlardır. Halife Ömer döneminde İslam ordusunun kumandanı olan Ilyas Bin Gazem komutasındaki Arap ordusu bu yılda ancak Van Gölü yöresine kadar ilerledi. 642 yılında bölgeye bu seferde Habib Bin Mesleme komutasındaki ordu sefere girişti. O dönem Kars´ı da ele geçirmek isteyen kuvvetler sadece Divin'i almışlardı. Kars 646 yılında Araplar'a kendiliğinden teslim olmuş ama halkın büyük bir kısmı Selçuklular'ın bu bölgeye geldiği 1064 yılına kadar yani 420 yıl boyunca Hristiyan olarak kalmışlardı. Bu dört asırda Müslüman Araplar, Bagratlılar ve Bizanslılar arasında sürekli el değiştiren yöre nihayetinde Sultan Alparslan´ın Malazgirt Zaferi´nden sonra Türkler´in eline geçmiştir. Bu dönemde bilinmesi gereken en önemli hususlardan bir tanesi de Kars´ın, Ermeni Bagrat Krallığı´na başkentlik yaptığıdır

Selçuklular Dönemi

Selçuklu Devleti bayrağı

Alparslan'ın 1064 yılında Anadolu´ya düzenlediği sefer neticesinde bölge Selçuklular egemenliğine girmiştir. Alparslan ve oğlu Melikşah´ın dönemlerinde yöre savaş yüzü görmemiştir ancak Melikşah´ın vefatı ile onun oğulları olan Muhammed Tapar, Berkyark ve Sencer arasında tahta çıkma mücadelesi baş göstermiştir. Bununla birlikte artan düzensizlik Kars yöresini de etkilemiştir. Muhammed Tapar ile Berkyaruk 1103 yılında o dönemin en önemli şehirleri arasında sayılan Ani´de karşı karşıya geldiler. Tarihte Divin Savaşı adını alan bu çarpışmanın galibi Berkyaruk oldu. Bölgeyi bir süre idare eden Berkyaruk´un ölümüyle idare yetkisini Muhammed Tapar aldı. Bundan kısa bir süre sonra Saltuklular Ani şehrine girmiş fakat Gürcülerle yaptıkları savaşı kaybedince yöreyi onlara bırakmışlardır. 1164'te, yöre tekrar Selçuklular'ın eline geçti. Bu zamandan sonra tekrar bir Gürcü akını olmaması için yöredeki önemli kalelerin surları ve burçları onarıldı ancak 1164'te Gürcü Kralı III. Georgi'nin saldırısıyla yöre yeniden el değiştirdi. Netice de yapılan bakım ve onarım çalışmalarının yetersiz kaldığı anlaşıldı. 1243 yılında yapılan Kösedağ Savaşı´nın ardından tüm bölge Moğollar´ın hakimiyeti altına girdi. Yöre daha sonra Altınordu Devleti, Karakoyunlular ve Akkoyunlular´ın egemenliği altına girdi.

Osmanlılar Dönemi

Kanuni Sultan Süleyman

Yavuz Sultan Selim doğuya yapmış olduğu son seferinde yöreyi Osmanlı topraklarına katmak istemişsede bunu gerçekleştiremeden İstanbul´a dönmüştür. 1534 yılında ise oğlu Kanuni Sultan Süleyman tarafından Osmanlı Devleti topraklarına bu yöre dahil edilmiştir. Kars 19. yüzyıla kadar birçok kez Ruslar ve İranlılar´ın saldırısına uğradı. Bu yüzyılda Ruslar ve Osmanlılar arasında el değiştiren yöre, 1877-1878 yılları arasında Ruslar tarafından alındı. 1918´de Bolşevik İhtilali´nin ardından yapılan Brest-Litovsk Antlaşması ile Osmanlılar´a bırakıldı. Kısa bir süre sonra, önce Ermeni egemenliğine giren yöreyi daha sonra İngilizler ele geçirdi. Kars´ı daha sonra Ermeniler´e ve Gürcüler´e bırakan İngilizler buradan çekildi.
25 Nisan 1918´de Kars, kırk yıldan sonra tekrar Osmanlı topraklarına dahil edildi. Mart-Nisan 1918'de Ermeniler tekrar şehre girmiş, ordu buradan çekilmeye mecbur kalmıştır. Buna engel olmak isteyen Karslılar kendi imkanları dahilinde, Wilson Prensiplerine uyarak 5 Kasım 1918´de Milli İslam Şurası adıyla demokratik bir yerli hükümet kurdular. Batum, Artvin, Ahıska, Ahılkelek, Nahcıvan ve Ordubad´daki halk Kars'taki bu yerli hükümete katılarak sancak ve ilçe teşkilatını kurdular. Böylece, başkenti Kars olan 36.000 km²'lik bölgede yerli Türk hükümeti kuruldu. Bu hükümet 18 Ocak 1919'da 131 temsilcinin katılımıyla gerçekleştirilen Büyük Kongre ile Güneybatı Kafkasya Cumhuriyeti adını aldı
Kars, Kurtuluş Savaşı´yla 30 ekim 1920´de kurtarıldı. Kars halkının milli mücadelede gösterdiği fedakarlıktan ötürü şehre Gazi ünvanı verildi. 1921 yılında yapılan Moskova ve Kars Antlaşmalarıyla yeni sınırlarına kavuşan Kars, Cumhuriyet´in ilanından sonra aynı adlı ilin merkezi yapıldı.

Ekonomi ve sanayi

Ekonomi

Kars´ın en önemli geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Yaylaların yüksek olması küçük ve büyük baş hayvanların yetiştirilmesine olanak sağlar. Kümes Hayvancılığı da oldukça gelişmiştir. Ayrıca hayvan ürünleri de halkın en büyük geçim kaynaklarındandır. Zavod denilen mandıralarda bu ürünler işlenerek Türkiye´nin dört bir yanına dağıtılır. Özellikle, Kars Kaşarı ve Kars Balı´na Türkiye genelinde ciddi talep vardır. Kars Kaşarı, İzmir Enternasyonal Fuarı'da yine burada üretilen gravyer, beyaz peynir ve kreması ile birlikte 1937’den 1950’ye kadar Türkiye birincilik ödülünü almıştır. Kars Balı ise tamamen organik bir üründür. Bu bal Kars ve Ardahan'ın mera ve yaylalarında doğal olarak yetişmekte olan çok sayıda polen ve nektar kaynağı çiçekten üretilmektedir. Bu bitkilerin yetişebilmesi için herhangi bir ilaçlama ve gübreleme işlemi yapılmamaktadır. Bu balı Kafkas Arısı ırkı yapmaktadır. İlde; arpa, buğday, şeker pancarı, yulaf, patates gibi ürünler de sıkça yetiştirilir. Yeraltı kaynakları bakımından oldukça fakir olan yöre de magnezit ve asbest yatakları mevcuttur

Çalışan nüfus

Aşağıda çalışan nüfusun sektörlere dağılımı görülmektedir. Buradan da anlaşılacağı üzere bu nüfusun çok büyük bir kısmı tarım ve hayvancılık sektöründe çalışmaktadır.
Çalışan nüfusun sektörlere göre dağılımı (rakamlar %´lik ifade etmektedir)iyi tanımlanmamış sektör0,19toplum hizmetleri ile sosyal ve kişisel hizmet sektörü13,21Mali kurumlar, sigorta, taşınmaz mallar ve kurumlarda0,49Ulaştırma, haberleşme ve depolama sektöründe1,40Toptan, perakende, lokanta ve otellerde2,66İnşaat sektöründe1,70Elektrik, gaz ve su hizmetlerinde0,19İmalat sanayinde2,71Madencilik ve balıkçılık0,02Tarım ve hayvancılık sektöründe77,43

Tarım ve hayvancılık sektörü

Merkez ilçe genelindeki uzun süren kış mevsimi tarımsal üretimi etkilemektedir. Yılda sadece bir kez ekin biçin yapılır. Hububat ve yem bitkileri üretiminden sadece buğday, arpa, korunga, yonca ve fiğ yetiştirilirken, endüstri bitkilerinden sadece şeker pancarı ve patates üretimi yapılmaktadır. Baklagil üretiminde ise sadece fasulye ve yeşil mercimekten bahsedilebilir. Sebze ve meyve üretimi konusunda Kars iline bağlı en fakir yer olan merkez ilçede sadece salatalık, maydanoz, soğan ve marul yetiştirilmekte ve buda üretici olan kesim tarafından tüketilmektedir. Yani bu ürünlerin pazarlanması söz konusu değildir. Yörenin büyük bir kısmında tarımsal mekanizazyondan bahsetmek mümkündür. Son yıllarda tarım için gerekli olan araç ve gereç sayılarında bir artış sözkonusudur Kars merkez ilçesi ve buraya bağlı köylerdeki en temel ekonomik sektör hayvancılıktır. Yöredeki coğrafi şartların kısıtladığı tarımsal üretimden ele geçen gelirin yetersiz kalması beraberinde hayvancılık sektörünün güçlenmesini getirmektedir. Yöre insanı mera ve çayırların fazlalığı sayesinde hayvancılıkla uğraşarak geçimlerini sağlamaktadırlar. Ancak otlak alanların çok oluşu bile yörede modern usullerle hayvancılığın yapılmasına katkı sağlamamaktadır. İlçe genelinde hayvancılık genellikle aile ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapılan bir faaliyettir. Burada üretilen kaşar ve bal haricindeki ürünler pazarlanmamaktadır. Ticari amaçlı hayvancılığa geçilebilmesi için son dönemlerde özellikle köyler başta olmak üzere Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri açılmaktadır. 2005 verilerine göre il merkezinde 43.450 koyun, 12.549 keçi, 53.494 sığır ve 5.050 tek tırnaklı hayvan bulunmaktadır. Bunun dışında merkez ilçe genelinde 25.000 kaz, 9.000 hindi ve 30.000 adet tavuk bulunmaktadır. Bu tavuklardan elde edilen yumurta sayısı ise yıllık 1.800.000´dir. Yetmiş köyün yarısında ise bal üretimi yapılmaktadır. Toplam 6.050 kovan sayısına sahip ilçe genelinde yıllık 121 ton bal üretilip satılmaktadır.

Sosyo-ekonomik gelişmişliği

Kars merkez ilçesi Türkiye genelindeki gelişmişlik grubu içinde üçüncü gelişmiş ilçeler grubunda yer almaktadır. Sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksi 0,48958 olan yöre gelişmişlik bakımından Türkiye´deki tüm ilçeler arasında 189. sırada yer almaktadır. Kars ili genelinde ise birinci sıradadır. Merkez ilçeler gelişmişlik sıralamasında ise 70. sırada kendine yer bulmaktadır.
Merkez ilçedeki sosyo-ekonomik göstergeler ise şöyle sıralanabilir
şehirleşme oranı %68,79nüfus artış hızı‰-5,96nüfus bağımlılık oranı %54,29ortalama hane halkı büyüklüğü %5,28işsizlik oranı %11,49okur-yazar oranı %87,33bebek ölüm oranı‰60,24vergi gelirlerinin ülke içindeki payı %0,05191tarımsal üretimin ülke içindeki payı %0,05045

Sanayi

Sanayi alanında son dönemlerde gittikçe büyüme gösteren Kars´ta irili - ufaklı birçok fabrika kurulmaya başladı. Şehirdeki; yem, şeker, çimento, tuğla ve ayakkabı fabrikaları ile mandıralar işsizlik oranının yüksekliğine engel olamamaktadır. Özellikle bu durum nedeniyle kent, Türkiye´nin en fazla göç veren şehirlerinden birisidir. Tahminlere göre şehir nüfusunun 4 ila 5 katı diğer şehirlerde veya yurt dışında ikamet etmektedir.

Fabrikalar

Kars genelinde sadece beş büyük fabrika vardır. Bunun dışında buradaki sanayiyi ayakta tutan Kars-Paşaçayır´da 7 Kasım 1975´te Bakanlar Kurulunun 7 Kasım 1975 gün ve 7/10992 sayılı kararnamesi ile kurulan Kars Organize Sanayi Bölgesi´ni de saymak mümkündür. Bu bölge 1.947.000 m2'lik bir alan üzerinde 75 parselden oluşmaktadır. Kars´ta bulunan en önemli fabrikalar hakkında kısa bilgiler şu şekildedir:
Üçyıldız Değirmen Taşı Fabrikası:
Kars´ın en eski fabrikasıdır. 1961 yılında kurulmuştur. Yılda 72 çift değirmen taşı imal edilmektedir. Bu tesisde 10 kişi çalışmaktadır.
Kars Şeker Fabrikası A.Ş.:
Erzurum-Kars karayolu üzerinde kurulu ve şehir merkezine 6 kilometre uzaklıkta 1993 yılında açılan fabrika da 267 işçi, 196 geçici işçi ve 105 memur çalışmaktadır.
Kars Yem Fabrikası A.Ş.:
Merkeze yakın bir arazi üzerindeki bu fabrika 1969 yılında kuruldu ama ilk üretim 1975 yılında gerçekleşti. 1993 yılında bu fabrika özelleştirilmiştir. Kars Yem Fabrikası son yıllarda, ilde en yüksek kurumlar vergisini ödeyerek il genelinde vergi birinciliğini elinde bulundurdu. Fabrikada altı idari görevli ve 15 işçi çalışmaktadır.
Kars Et Kombinası:
1972 yılında Et ve Balık Kurumu bünyesinde kurulan tesis 1995 yılında özelleştirilmiştir. Bu tesisin şimdiki adı Çelikler Turizm Gıda Sanayi Ticaret A.Ş. (Kars Et Kombinası)´dir. Bu fabrikada 20 idari personel ve 79 işçi çalışmaktadır.
Kars Çimento Sanayi Ticaret A.Ş.:
Çimento Fabrikasının 1969 yılında temeli atılarak; 1976'da işletmeye açılmıştır. 1985 yılında Türkiye Çimento Sanayi T.A.Ş.´nin bir işletmesi olarak müesseseye, 1987 yılı itibariyle de bağlı ortaklık haline getirilen tesis 1996'da özelleştirildiğinde Çimentaş İzmir Çimento Fabrikası T.A.Ş. tarafından satın alındı. Fabrikada 85 idari görevli ve 110 işçi çalışmaktadır.

Diğer Sanayi Tesisleri:

Kars Ortakapı Mahallesindeki Faikbey Cad./Kazım Karabekir Cad. Köşesi, Kars Çarşısı
Kayalar Patoz İmalat Fabrikası
Kağızman Kristal Tuz Rafinerisi (bakım-onarım sebebiyle kapalı)
Figaro Endüstriyel Süt Ürünleri Sanayi Ticaret A.Ş.
Çelik Hayvancılık Sanayi Ticaret A.Ş.
Bilgir Kardeşler Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
Doğu Metal Sanayi Ticaret A.Ş.
Gökalp Mobilya Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
Kars Süt Ürünleri Sanayi (bakım-onarımda)

Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11344


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Eylül 10, 2009, 06:58:32 ÖS »


<a href="http://www.vidoko.com/player.swf?config=http://www.vidoko.com/vidoko-rpmn-tl7m-Q&amp;streamer=lighttpd&amp;autostart=true" target="_blank">http://www.vidoko.com/player.swf?config=http://www.vidoko.com/vidoko-rpmn-tl7m-Q&amp;streamer=lighttpd&amp;autostart=true</a>

Zeynep Atagur-Iğdırın Al Alması




Kars ili ingilizce tanıtımı

Kars (Armenian: Ղարս or Կարս, Kurdish: Qers, Greek: Καρς, Russian: Карс, Azeri: Qars) is a city in northeast Turkey and the capital of Kars Province Population: 8,672 (1878); 20,891 (1897); 54,000 (1970); 142,145 (1990); 130,361 (2000)

History

The early history of Kars is little known, beyond the fact that it had its own dynasty of Armenian rulers and was the capital of a region known as Vanand At some point in the 9th century (at least by 888) it became part of the territory of the Armenian Bagratids For a short time (from 928 to 961) Kars became the capital of their kingdom It was during this period that the Cathedral, later known as the Church of the Apostles, was built

In 963, shortly after the Bagratid capital was transferred to Ani, Kars became the capital of a separate independent kingdom, again called Vanand However, the extent of its actual independence from the Kingdom of Ani is uncertain For example, it was always held by relatives of the rulers of Ani, and after Ani's capture by the Byzantine Empire in 1045 the Bagratid royal title "King of Kings" held by the ruler of Ani was transferred to the ruler of Kars

In 1064, just after the capture of Ani by the Seljuk Turks, the last Armenian king of Kars, Gagik II, paid homage to the victorious Turks to avoid them laying siege to his city In 1065 Gagik ceded control of Kars to the Byzantine Empire, but soon afterwards they lost it to the Seljuk Turks In 1206/1207 the city was captured by the Georgians and given to the same Zakarid family who ruled Ani They retained control of Kars until the late 1230s, after which it was ruled by a series of petty Turkish emirs

In 1387 the city surrendered to Timur (Tamerlane) and its fortifications were slighted More petty Turkish emirs followed until 1534, when the Ottoman army captured the city The fortifications of the city were rebuilt by the Ottoman Sultan Murad III and were strong enough to withstand a siege by Nadir Shah of Persia, in 1731 It became the head of a sanjak in the Turkish vilayet of Erzurum

In 1807 it successfully resisted the Russians, but after another siege in 1828 it was surrendered on June 23, 1828 to the Russian general Count Ivan Paskevich, 11,000 men becoming prisoners of war Although it was afterwards returned to Turkey, the new border between Turkey and Russia lay much closer to Kars During the Crimean War the Turkish garrison, led by General William Fenwick Williams and other foreign officers, kept the Russians at bay during a protracted siege; but after the garrison had been devastated by cholera and food had utterly failed, nothing was left but to surrender to General Mouravieff in November 1855

The fortress was again stormed by the Russians in the Battle of Kars during the Russo-Turkish War, 1877-78 under generals Loris-Melikov and Ivan Lazarev and on its conclusion was transferred to Russia by the Treaty of San Stefano Kars became the capital of Kars Oblast (province), comprising the districts of Kars, Ardahan, Kağızman, and Oltu

After the subjection to Russia more than 82000 Muslims emigrated to Turkey within the period of 1878-1881, of them more than 11 000 left the city itself At the same time, many Armenians, Greeks and Russians migrated to the region from other regions of Turkey and Transcaucasia According to the Russian census data, by 1892 Russians made 7%, Greeks 135%, Kurds 15%, Armenians 21,5%, Turks 24%, Karapapakhs 14%, and Turkmen 5% of the population of Kars oblast of the Russian empire

In the First World War, the city became one of the main objectives of the Ottoman army during the Battle of Sarıkamış in the Caucasus Campaign

Russia ceded Kars, Ardahan and Batum to the Ottoman Empire under the Treaty of Brest-Litovsk on March 3, 1918 However, by then Kars was under the effective control of Armenian and non-Bolshevik Russian forces The Ottoman empire captured Kars on April 25, 1918 and the Republic of Southwest Caucasus was established in the zone, but when the Armistice of Mudros (October 1918) was established the Ottoman army was required to withdraw to the 1914 frontiers The British occupied Batumi but the Ottomans refused to relinquish Kars; its military governor instead constituting a provisional government led by Fahrettin Pirioglu that claimed Turkish sovereignty over Kars and the Turkish-speaking and Islamic neighbouring regions as far as Batumi and Alexandropol (Gyumri) The region was occupied by the Democratic Republic of Armenia (DRA) in January 1919 but the pro-Turkish government remained in the city until the arrival of the British troops, who dissolved it on April 19, 1919, sending its leaders to Malta May 1919, Kars came under full administration of the DRA and became the capital of the Vanand province (named after the historic Armenian region that the city was once the capital of)

Throughout all the obstacles of Kars, a heroic leader, priest and renaissance man by the name of Ter Hovhaness Avak Dourian Hadjian, was essential in the preservation of Kars and has published a biography on his life and the events surrounding Kars He has also writings in his personal collection, "The Last Days of Kars"(Karsi Verchin Orere) and many other diaries

However, skirmishes between Turkish revolutionaries and Armenian border troops in Oltu, led to an invasion of the DRA by four Turkish battalions under the command of General Kazım Karabekir, thus triggering the Turkish-Armenian War The Turkish-Armenian War led to the capture of Kars by Turkish forces on October 30, 1920 The terms of the Treaty of Alexandropol, signed by the representatives of Armenia and Turkey on December 2, 1920, forced the DRA to cede more than 50% of its pre-war territory and to give up all the territories granted to it at the Treaty of Sèvres However, with the Bolshevik invasion of Armenia, the Alexandropol treaty was superseded by the Treaty of Kars (October 23, 1921), signed between Turkey and the newly-established Soviet Union The treaty allowed for Soviet annexation of Adjara in exchange for Turkish control over the regions of Kars, Iğdır, and Ardahan The treaty established peaceful relations between the two nations, but as early as 1939, some British diplomats noted indications that the Soviet Union was not satisfied with the established border On more than one occasion, the Soviets attempted to renegotiate with Turkey to at least allow the Armenians access to the ancient ruins of Ani However, Ankara refused these attempts

After World War II, the Soviet Union attempted to annul the Kars treaty and regain its lost territory On June 7, 1945, Soviet Foreign Minister Vyacheslav Molotov told the Turkish ambassador in Moscow that the regions should be returned to the Soviet Union, in the name of both the Georgian and Armenian republics Turkey found itself in a difficult position: it wanted good relations with the Soviet Union but at the same time they refused to give up the territories Turkey itself was in no condition to fight a war with the Soviet Union which had emerged as a superpower after the second world war By the autumn of 1945, Soviet troops in the Caucasus were already assembling for a possible invasion of Turkey However opposition stemmed from British leader Winston Churchill who objected to these territorial claims as additional areas of where the Soviet government could exert its influence while President Harry S Truman of the United States felt that matter shouldn't concern other parties The Cold War was just beginning

Since the Nagorno-Karabakh War, the borders between Armenia and Turkey have been closed Kars Mayor Naif Alibeyoğlu, believes that the border should be opened again and that there should be no nationalist sentiment against the Armenians

Kars Citadel

Kars Castle (Kars Kalesi) also known as the Kars citadel) sits at the top a rocky hill overlooking Kars Its walls date back to the Bagratid Armenian period (there is surviving masonry on the north side of the castle) but it probably took on its present form during the 13th century when Kars was ruled by the Zakarid dynasty The walls bear crosses in several places, including a khachkar with a building inscription in Armenian on the easternmost tower, so the much repeated statement that Kars kastle was built by Ottoman Sultan Murad III during the war with Persia, at the close of the 16th century, is false However, Sultan Murad probably did reconstruct much of the city walls (they are similar to those that the Ottoman army constructed at Ardahan)

Other Historical Structures

The church of the Apostles, built in the 9th centuryBelow the castle is an Armenian church known as the St Arak'elos Cathedral, the Church of the Apostles Built in the 10th century, it constitutes a domed tetraconch atop a square base with four apses The drum of the dome features bas relief depictions of The Twelve Apostles and the dome itself is covered by a conical roof It housed a small museum in the 1960s and 1970s, then stood derelict for about two decades until its conversion into a mosque in 1998

As a settlement at the juncture of Armenian, Caucasian, Russian, and Turkish cultures, the buildings of Kars come in a variety of architectural styles

Kars in popular culture

The philosopher and mystic G I Gurdjieff grew up in Kars

The Armenian poet Yeghishe Charents was born in Kars

Kars is the setting of the novel Kar (Snow) by Orhan Pamuk

Anna Zimmerman, maternal grandmother of American folk singer Bob Dylan (born Robert Allen Zimmerman) grew up in the area around Kars

The actress Hülya Avşar has a familial relation with Kars

The actor Tamer Karadağlı was born in Kars

Transport

Kars is served by a station on the Turkish Railways (TCDD) The line continues into Armenia However the actual border crossing has been closed since 1993 There is a proposal to construct a branch that will connect Kars with Akhalkalaki in Georgia, and thence to Tbilisi, and Baku in Azerbaijan
 
« Son Düzenleme: Eylül 20, 2009, 11:05:31 ÖS Gönderen: Gökçegöl » Logged
LEO
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2510


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Eylül 10, 2009, 06:59:19 ÖS »

PEYNİR PEYNİR PEYNİR... Sırıtan KARS=PEYNİR YAZAN :PEYNİR CANAVARI  Göz kırpan
Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11344


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Eylül 10, 2009, 07:08:53 ÖS »

Kete'ye ne demeli?...
Bayılırım... Göz kırpan
Logged
LEO
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2510


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Eylül 10, 2009, 07:13:21 ÖS »

OOO KETE EN İYİ ERZURUM'DA YAPILIR BEN DE DELİ OLURUM O NE MÜTHİŞ LEZZET OFF LALE YA TARİFİ VAR MI
Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11344


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Eylül 10, 2009, 07:16:56 ÖS »

Kars yemek tariflerini buldum bir yerde çok güzel de kopye alınmıyor...Aramaya devam ediyorum.. Gülümseme Göz kırpan
Logged
LEO
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2510


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Eylül 10, 2009, 07:17:25 ÖS »

HA GAYRET LALE BEKLEMEDEYİM  Öpücük
Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11344


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Eylül 10, 2009, 07:21:00 ÖS »

Kars Yemekleri
Kete

5 su bardağı un
1 çay kaşığı kuru maya
1 tatlı kaşığı tozşeker
1 su bardağı ılık süt
150 gr margarin
1 yumurta
1 tutam tuz

1. Unu geniş bir kaba eleyin. Yarım su bardağı kadarını ayırıp kalanına tuz ekleyin ve harmanlayın. Ortasını havuz gibi açın. Mayayı 1 fincan sütle ezip unun ortasına ekleyin. Üzerine biraz un serpip ılık ortamda maya kabarıncaya kadar 10 dakika bekletin.
2. Margarini eritin. 1 kaşık kadarıyla tepsiyi yağlayın. 2 kaşık kadarını ayırın. Kalan yağ ve sütü una azar azar ilave edip yumuşak bir hamur yoğurun. Üzerini temiz bir bezle örtüp ılık bir yerde 1 saat dinlendirin.
3. Ayırdığınız 2 kaşık margarine yarım su bardağı unu ilave edin. Kısık ateşte 4-5 dakika kavurun.
4. Hamurdan 6 beze hazırlayın. Her bezenin ortasını çukurlaştırıp kavrulmuş undan ekleyin. Hamuru yuvarlayarak kapatın. Ters çevirip tepsiye yerleştirin. Malzeme bitinceye kadar işlemi sürdürün. Üzerine çatal ucu batırarak birkaç yerinden delin. Çırpılmış yumurta sürüp önceden ısıtılmış 180 dereceye ayarlı fırında 30 dakika pişirin. Sıcak veya ılık olarak servis yapın.

Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11344


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Eylül 10, 2009, 07:27:07 ÖS »

-HELVA (Umaç Helvası) :

Malzemeleri : 250 gr. un, 250 gr. şeker, 250 gr. yağ.

Yapılışı : Önce bir kap içerisine unu koyup üzerine hafifçe su serperek el içinde umaç haline getirilir. (Tarhana görünümünde). Sonra ocak üzerine konmuş olan kızgın yağın içerisine dökülür. Rengi pembeleşinceye kadar karıştırılır. Sonra ateşten alınarak önceden hazırlanmış, az suyla ısıtılarak karıştırılmış şeker üzerine dökülerek yine karıştırılır. Normal kıvamına gelince servise sunulur. Çabuk hazırlanan, vitamin verici güzel bir tatlıdır.


2- HÖRRE (UN ÇORBASI) :

Hafif ateşin üzerine tencerede bir miktar un ile yağ konur. Bu un pembeleşinceye kadar devamlı karıştırılarak tutulur. Sonra içerisine bir miktar su konur ve bir süre kaynatılır. Koyu bir kıvama gelinceye kadar karıştırılır. Kıvamına gelince ateşten indirilip servise sunulur. Çorba ılıkken tuz ilave edilir.

Hörre
Bir tencerede 2 kaşık tereyağı ile un kavrulur. Rengi hafif pembeleşince yavaş yavaş su ilave edilir. Tuz ve karabiber ile tatlandırılır. Sürekli karıştırarak pişirilir. Diğer tarafta yarım kaşık tereyağında salça ezilerek kızdırılır. Bu çorbanın üzerine gezdirilir ve sıcak olarak servis edilir.

3-KARS BÖREĞİ :

Malzemeleri : 250 gr. un, 150 gr. tereyağı, ½ litre süt, 250 gr. gravyer peyniri, 5 yumurta ve bir tutam tuz.

Yapılışı : 250 gr. un bir kaba konulur. 5 yumurta kırılıp yumurta teli ile iyice karıştırıldıktan sonra ½ litre süt ve 75 gr. tereyağı ve tuz ilave edilir. Biraz daha karıştırılır. kalan tereyağı bir kapta eritilir, fırçayla bir tepsiye sürülür. Tepsi ateşte hafifçe kızarınca bulamaçtan ½ kepçe dökülür, ateşte yalnız alt kızardıktan sonra 250 gr. rendelenmiş gravyer peynir biraz sütle yumuşatılıp maydanoz atılır. Pişirilen hamurların yarısının kızaran yerlerine sürülür. Diğer hamurların kızaran baş yönleri peynirin üzerine kapatılır. Sıcakken servis yapılır .

4-HANGEL

Malzemeleri : 1 kg. un, üç bardak su, bir tutam tuz, iki adet yumurta, bir baş soğan, 200 gr. Tere yağı, bir yemek kaşığı salça, bir kilo yoğurt, iki diş sarımsak.

Yapılışı : 1 kg. Una 2 yumurta ile bir tutam tuz ilave edilerek 1 kg. ile bir derin kaba kulak memesi kıvamına gelecek şekilde yoğrulur. Daha sonra 5 veya 4 künde haline getirilir. Her bir künde yufka halinde açılıdır. Açılan yufkalar ağaç peşkun üzerinde bir bıçak ile el desteği ile kare şeklinde kesilir. Daha sonra kesilen kare şeklindeki hamurlar büyük bir kazan içerisine konan sıcak su, iki yemek kaşığı tuz, bir çay bardağı sıvı yağ ile pişirilir. Bu pişirme süresi yaklaşık 10-15 dakikadır.
Büyük kazan içerisindeki pişen kare şeklindeki hangeller büyük bir süzgeçten geçirilerek içi yoğurtlanmış bir tepsiye dökülür. Önceden hazırlanmış olan sarımsaklı yoğur ilave edilir. Daha sonra tere yağında pembeleşmiş soğanlar hangelin üzerine ilave edilerek servise sunulur.

5-KETE :

Malzemeleri : 2 kilo süt, 2 yumurta, 4 kaşık yağ, 1 yemek kaşığı tuz, 1 bal kaşığı şeker tuzu, 1 yemek kaşığı pakmaya.

Yapılışı : ılık sütü ve tüm malzemeyi iyice yoğurarak çok yumuşak bir hamur yapılır ve hamur ekşimeye bırakılır. Hamur ekşirken bir yandan da ketenin içi hazırlanır. Ketenin içini de erinmiş tereyağı, tuz ve un bir kabın içine koyulur ve iyice ovulur (isteğe göre içe şeker tozu da koyulur.) iyice mayalanan hamurdan yuvarlak bezeler alınır. Onlar büyük yufka şeklinde açılır. Sonradan açılan yufkalar yağlanarak katlanır. 4 kat olunca da içine yapılan içten koyularak katlanır. Parmaklarla iyice bastırılarak büyütülür. Sonra üzerine süt ile yumurta karışımını sürerek fırına sürülür servise hazır hale getirilir.

6-SULU KÖFTE :

Malzemeleri : 1 kilogram köftelik et, 150 gr. Kırık pirinç, bir kaşık tuz, bir kaşık salça, bir adet kuru soğan, bir çay kaşığı kara biber, bir çay kaşığı et otu.

Yapılışı : salça ve et otu dışında diğer malzemelerin hepsi karıştırılıp ceviz büyüklüğünde köfteler yapılır. Bir yemek kaşığı salça, bir yemek kaşığı tere yağı, eritilerek daha sonra kaynamakta olan yağlı ve salçalı suya köfteler atılır. Kontrol altında ve kısık ateşte pişirilmesi beklenir.

7-ERİŞTE PİLAVI:(Patatesli veya Mercimekli)

Malzemeleri : yeşil mercimek, erişte, tereyağı, tuz, su, patates

Yapılışı : 250 gr. Mercimek ayrı bir tencerede haşlanarak süzülüp, acısı giderilir. Ayrı bir tencerede kaynatılan suyun içine bir kilogram erişte dökülür. Az bir süre kaynatılarak suyu süzülür. 3 yemek kaşığı tereyağı eritilerek halka halka doğranan patatesler yağda kızartılarak üzerine erişte ve mercimek ilave edilerek kısık ateşte demlenmeye bırakılır.

Eriste Asi

Nohutlari aksamdan islatin. Suyunu degistirip haslayin ve süzün. Mercimegi yikayip haslayin ve süzün. Sogan, domates, patates ve havucu temizleyip küp küp dograyin. Bir tencerede tereyagini kizdirip sogani kavurun. Domatesi ilave edip birkaç dakika pisirin. Havuç ve patatesi ilave edip tuz serpin. Kisik ateste 15 dakika pisirin. Sicak su, nohut ve mercimegi ilave edin. Ara ara hizlica karistirarak 20 dakika daha pisirin. Unu hamur yogurma kabina alin. Tuz serpip harmanlayin. Suyu ilave edip sert kivamli bir hamur yogurun. Hamuru unlanmis tezgâhin üzerinde merdaneyle açin. Ince seritler seklinde kesip eristeyi hazirlayin. Eristeyi tencereye ekleyip yumusayincaya kadar pisirin. Taze ya da kurutulmus reyhani ilave edip tencereyi ocaktan alin. Çorbayi servis kâselerine paylastirin. Kekik ya da nane serpip sicak olarak servis yapin.
 
8-HAŞIL:

Malzemeleri : bulgur, su, yağ, sarımsaklı yoğurt.
Yapılışı : kış yemeği için yapılan hazırlıklarda yöremizde haşıl için buğdaydan hazırlanan bulgur suda pişirilerek süzgeçten geçirilerek bir tepsiye dökülür. Eritilen tereyağı, sarımsaklı yoğurt üzerine dökülerek hazır hale getirilir.

9-EKŞİLİ ET:

Yapılışı : Domatesler yıkanır. Etler küçük küçük doğranır. Eğer et yağlıysa hiç yağ koymadan, eğer yağsızsa içine yağ eklenerek kendi suyuyla kavrulur. Etler renk değiştirene ve suyunu çekene kadar kavurmaya devam edilir. Bu arada soğanlar ve domatesler halka halka doğranır. Etler kavrulunca içine soğanları eklenir. Bir süre karıştırılır. 5-10 dakika sonra doğranmış domatesler ilave edilir. İstenilirse hepsi bir arada eklenile bilinir. Tercihe göre kıyılmış maydanoz katılır. Tuz ve karabiber koyulur. Tencereye hiç kaşık sokulmaz, sallayarak karıştırılır. Yarım saat kısık ateşte pişirildikten sonra yarım limon sıkılır. Ve hazır hale gelir.

10-FESELLİ :

Yapılışı : Hamur mayalanır ve biraz bekledikten sonra yufka açılır. İçine yağ sürülür kare şeklinde içe doğru kapatılır. Yakılmış ocağın üzerine saç ters çevrilerek kapatılır. Feselliler sacın üzerine doğrudan temasla, daha sonra ters düz edilerek pişirilir. Oldukça lezzetlidir.

11-TENCEREDE ŞİŞ KEBAP :

Yapılışı : Domatesler orta büyüklükte parçalara ayrılır. Biberler üç parçaya bölünür. Soğanların parçalanmamasına dikkat edilerek domatesler gibi doğranır. Daha sonra hazırladığımız malzemeyi ve kuş başı etleri aynen şiş kebap yapar gibi çöplere bir et bir sebze gelecek şekilde dizilir. Hazırladığımız şişleri bir büyük kaşık tereyağı koyduğumuz genişçe bir tencerede iyice esmerleşinceye kadar çevrilir. Bütün şişler hazır olduğunda başka bir tencereye bir yada büyüklerine göre iki domates rendelenir. Bir biber ufak fuak doğranır. Birazda yağ eklenerek sos hazırlanır. Sonra hazırlanan şişlerde tencereye koyularak yarım saat kısık ateşte pişirilir.

12-YAPRAK MANTI:

Yapılışı : yaprak mantının hamuru mayasızdır. Hamur hemen yapılır ve açılır. Yufka şeklinde ince açılan hamur küçük kareler biçiminde kesilir. Daha önceden kaynatılan suya yaprak mantıları atılarak pişirilir. Üzerine soğan, yağ bazen de salçayla ateşte kavrulmuş sos dökülür. Sarımsaklı yoğurtta oldukça leziz bir tat verir.

13-TANDIRDA KAZ ÇEKMESİ:

Yapılışı: Tandır yöremizde hemen hemen her evde bulunur. Bir bucuk metre derinliğinde kesik huni şeklinde kırmızı toprakta yapılmış bir ocaktır. İçinde odun veya tezek yakılarak kızdırılır. Ekmek ve yemek yapımında kullanılır. Kaz kesildikten sonra 4-5 saat güneşe doğru asılarak kurutulur. Bu sırada bulgur tuzlu suda haşlanır. Kaynamaya başlayınca hafif ateşe alınır. Suyunu çekip göz göz olmaya başlayınca tavada kızdırılmış tereyağı üzerine dökülür, tandırın dibine oturtturulur. Tam üstüne gelecek şekilde kaz ayaklarından aşağıya doğru asılır. Tandırın sıcaklığı ile kızaran kazın yağı pilavın üzerine damlar. Pilavda tandırın sıcaklığında demlenir. Kaz piştikten sonra çıkarılır. Etleri pilavın üstüne konularak sıcak sıcak yenilir. Tandır olmayan evlerde bulgur pilavı ayrı yapılır. Kaz fırında ayrı kızartılır. Her ikisi de sıcakken kazın fırın tepsisinde biriken yağı pilavın üzerine dökülerek birlikte sıcak sıcak yenilir.

14-KESME ÇORBA :


Yapılışı: Açılan yufka üçe veya dörde bölünür. Bu parçalar üst üste konularak tel tel kesilir. Makarna şeklinde kesilen parçalar suya atılarak pişirilir. Bu arada ince ve uzun olarak yuvarlanmış hamurdan küçük küçük parçalar kesilerek kızgın yağda kavrulur. Pişen kesme çorbasına bu parçacıklar atılarak servis yapılan çorba, yoğurtla oldukça leziz bir tat verir.

15-HASUDA : (Tatlı)


Yapılışı : Önce şerbet hazırlanır. Şerbetin içine çok az un atılır ve çırpılır. Daha sonra tavada yağ ısıtılır ve içine hazırlanan şerbetle un dökülerek karıştırılır. 5-10 dakika ateşte pişirildikten sonra hazır olur.

16-KUYMAK:

Yapılışı : Önce bir tavaya kaymak konularak ısıtılır. Daha sonra alabildiği kadar mısır unu veya buğday unu konularak sürekli biçimde karıştırılır. Biraz su dökülerek karıştırılmaya devam edilir. Ta ki kaymağın yağı çıkıncaya kadar, yağ çıktığı zaman servise hazırdır.

17-KATMER

Yapılışı : Normal hamur mayalanır ve bir süre bekletilir. Yöresel değimle hamurun ekşimesi beklenir. Daha sonra hamur yufka şeklinde açılır ve yufkalar 5 erli olarak aralarına yağ sürülmek kaydıyla rulo yapılır ve tepsinin ortasından başlanmak kaydıyla kıvrımlı olarak sarılır. Tepsi düzeltilir. Üzerine yumurta sarısı sürülerek fırına verilir. Köylerde ise ocak (Şömine) 4 adet demir çubuk konur. Bunun üzerine tepsi konulduktan sonra tepsinin üzerine saç ters çevrilerek kapatılır. Ters çevrilmiş dış bükey saçın üzerine ise demir hare kapatılarak içine tezek konur.

18-ERİŞTE AŞI :


Yapılışı : Nohutlar akşamdan ıslatılır. Suyu değiştirilir. Haşlanarak suyu süzülür. Mercimek yıkanır haşlanır ve süzülür. Soğan, domates, patates ve havuç temizlenip küp küp doğranır. Bir tencerede tereyağı kızdırılıp soğan kavrulur. Domatesi ilave edilip birkaç dakika pişirilir. Havuç ve patatesi ilave edilip tuz serpilir. Kısık ateşte 15 dakika pişirilir. Sıcak su, nohut ve mercimeği ilave edilir. Ara ara hızlıca karıştırılarak 20 dakika daha pişirilir. Unu hamur yoğurma kabına alınır. Tuz serpip harmanlanır. Suyu ilave edilip sert kıvamlı bir hamur yoğrulur. Hamur unlanmış tezgahın üzerinde merdaneyle açılır. İnce şeritler halinde kesilen erişte hazırlanır. Erişte tencereye eklenip yumuşayıncaya kadar pişirilir. Taze yada kurutulmuş reyhan ilave edilerek tencere ocaktan alınır.

19-KUZU ETLİ PİLAV :

Yapılışı : Göğüs eti 3 su bardağı tuzlu suda haşlanarak didiklenir. Etin suyu ayrılır. Etler bir tavaya alınıp kendi yağıyla 5-10 dakika kavrulur. Pirinç bol suyla yıkanıp süzülür. İki bucuk su bardağı et suyu yavan bir tencereye alınır. Pirinç ve ilave edilerek karıştırılır. Kapağı kapalı olarak suyunu çekinceye kadar 15 dakika pişirilir. 100 gr. Tereyağı küçük parçalar halinde pilava ilave edilir. Tahta kaşıkla harmanlanıp kapağı kapalı olarak 5 dakika dinlendirilir. Ayva soyulup küp şeklinde doğranır. Bir toprak güveçte pilav, et ve ayva harmanlanır. Önceden ısıtılmış 180 derece ayarlı fırında 20 dakika pişirilir. Soğan soyulup, küp şeklinde doğranır. Kalan tereyağı küçük bir tavada kızdırılıp, soğan kavrulur. Salçayı ekleyip ezerek içine karıştırılır. Pilav servis tabaklarına paylaştırılarak üzerine bir iki kaşık salçalı sos eklenir. Sıcak olarak servis yapılır.

20-NEZİK:

Yapılışı : Hamur su yerine kaymakla yoğrulur. Lezizliğini de zaten burada kazanır. Biraz bekletilen hamur fazla büyük olmamak kaydıyla ve birazda kalınca yufka biçiminde açılır. Açılan yufkalar doğrudan ters çevrilmiş sacın üzerinde ters düz edilerek pişirilir.

Lokma (Lokum)


Lokumun hamuru da süt veya su ile yogrulur, fakat lokmanin hamuru pisi ve mafisten farkli olarak daha akiskandir. Yemek kasi ile bir miktar alinip kizgin yaga atilarak pisirilir. Peynir veya bal, reçel gibi tatlilarla da yenebilir.

Gagala


Normal hamur mayalanir bir süre bekletilir Daha sonra bir miktar hamur (Künde) ortasi delinerek elips biçimde sekillendirilir. Yaglanmis tavaya 5-6 tane dizilen gagalalarin üzerine yumurta sarisi sürülerek firina verilir. Köyde ise ocak (Sömine) üstüne dört adet demir çubuk konur. Bunun üzerine tepsi konduktan sonra, tepsinin üzerine sac ters çevrilerek kapatilir. Ters çevrilmis dis bükey sacin üzerine ise, demir hare kapatilarak içine tezek koru konur. Ateste pisen yiyeceklerin daha leziz oldugunu animsatarak afiyet olsun diyoruz..

Bozbas (Piti Kebabi)

Nohutlari aksamdan islatin. Suyunu degistirip iyice haslayin ve süzün. Nohutlarin kabuklarini soyup bir kâseye alin. Kusbasi etleri tuz ve karabiberle tatlandirip bir tencereye alin. Az su ilave ederek iyice pisirin. Suyu azalirsa bir miktar daha su ekleyin. Yufkalari sac üzerinde kizartip küçük parçalara ayirin ve bir tepsiye yayin. Üzerine kalan et suyunu gezdirin. Et ve nohudu harmanlayip yufkalarin üzerine yayin. Servis tabaklarina paylastirip servis yapin. Afiyet olsun.
Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı ve S.Kuyumcu


Logged
LEO
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2510


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Eylül 10, 2009, 07:40:52 ÖS »

KANIMA GİRDİN LALE AKŞAMIN BU SAATİ KETE YAPMAYA KALKTIM İYİ Mİ
Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11344


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : Eylül 10, 2009, 07:41:18 ÖS »











Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11344


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : Eylül 10, 2009, 07:42:03 ÖS »

KANIMA GİRDİN LALE AKŞAMIN BU SAATİ KETE YAPMAYA KALKTIM İYİ Mİ

Bir dilimde ben isterim Leo... Gülümseme
Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11344


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : Eylül 10, 2009, 07:51:55 ÖS »








Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11344


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #13 : Eylül 10, 2009, 08:00:51 ÖS »







Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11344


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #14 : Eylül 10, 2009, 08:04:26 ÖS »

Logged
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM