|
Lâle
|
 |
« Yanıtla #15 : Kasım 17, 2009, 11:20:29 ÖS » |
|
Örf Adet Gelenek ve Görenekler
Kız istenirken
3 defa isteme tekrarlanır ve kız tarafı 3. de kısmet der. Yani istenirken peşpeşe 3 defa Allah'ın emri deniyor.
Akraba evliliği kesinlikle yapılmaz.
En az yedi kuşak yabancıdan kız alınır veya verilir.
Kan davası mutlu ve acılı günlerde unutulur. Ama kin devam eder.
Dostluklar derindir. Cenaze evi 15 gün boyunca yemeksiz bırakılmaz.
Gelinler aile büyüklerini yatırmadan ve ellerini öpmeden uyumaz.
Yöresel Yemekler
İzmir denince akla sağlıklı, insanı fazla yormayan, hafif yemeklerden oluşan bir mutfak gelir. Özellikle zeytinyağı İzmir mutfağı’nın baş tacıdır. Sabah kahvaltılarının vazgeçilmezidir zeytinyağı aynı zamanda. Zeytinyağının yanında çeşit çeşit yabani otları ve dünyanın yedi harikasından biri sayılan bağları unutmamak gerek… Ve tabii balık… İzmir mutfağı, Ayvalık gibi Ege mutfağının tipik özelliklerini taşır. İzmir denince akla ilk gelen Kumru sandviç, buzlu badem ve Kordonboyu’dur. İzmir mutfağına özelliğini veren yabani ot yemekleri, Ege’nin ot cenneti Tire yöresinde yoğunlaşır. Ot kavurması, Sarmaşık ve Kuşkonmaz Kavurması diğer ot yemeklerinin yanında göze çarpanlardan. Bir de ısırgan otundan yapılan Okma var. İzmir ve yöresinin yemekleri de çeşit açısından son derece zengindir. Başlıcalarını şöyle sıralayabiliriz.
Tarhana Çorbası: Yaz mevsiminin sonuna doğru un, yoğurt, bol domates, kırmızı biber, İzmir’e özgü yabani otlar önce kazanlarda pişirilir, daha sonra ekşimeye bırakılır, kurutulur, el ile ovularak, un haline getirilen tarhanalar, iyice kurutulup, kışa saklanır.Soğuk kış günlerinde et suyu ile pişirilip, kızarmış ekmekle sıcak sıcak servis yapılır.Tarhana çok lezzetli, besin değeri yüksek yöresel bir çorbadır.
Keşkek: Özellikle düğün ve bayram yemeği olarak bilinir. Taş dibeklerde döğülerek kabuğu çıkarılmış yumuşak buğdayın, koyun etiyle büyük kazanlarda ve bol odun ateşinde iyice pişirilmesiyle oluşan keşkek, düğünlerde misafirlere ikram edilir.Kalaylı bakır sahanlarda ikram edilen keşkeğin üstüne salçalı ve kırmızı biberli tereyağı dökmekte adettir.
Zerde: Keşkek gibi özel günlerin yemeğidir. Tatlı olarak sofraya en son getirilir. Nişasta, pirinç ve şekerden yapılıp, üzerine tarçın ilave edilir.
Sura: Özellikle Kurban Bayramından sonra yapılan bir yemektir. Kurban etinin kaburga kemiklerinin bulunduğu bölüm kesilerek, büyük et parçası çıkarılır.Kaburga kemikleriyle et kısmının arası tuz ve baharatla oğulduktan sonra, iç pilavla doldurulur. Doldurulan kısmın etrafı pişerken pirinçler dağılıp dökülmesin diye yorgan iğnesiyle dikilir. Kuzu tenceresi denilen büyük bakır tencerede pişirilir. Daha sonra bir tepsiye alınarak, üzeri salçalı tereyağ ile yağlandıktan sonra, fırına sürülür. Pembeleşinceye kadar kızartılır.Sıcak olarak servis yapılır.
İzmir Köftesi: Et iyice döğüldükten sonra soğan suyu, tuz , karabiber ve diğer baharatlar, ekmek içi ve yumurta ile yoğrulur.Köfte şekil verilerek, yağda kızartılır. Üzerine domates konularak pişirilir. Sıcak servis yapılır.
Papaz Yahnisi: Dana eti doğranarak toprak bir tencereye konur. İçine soğan, sekiz-on tane bütün sarmısak, tuz, biber, kimyon ve sirke ilave edilir. Hiç su konulmadan tencerenin kapağı buhar çıkmayacak şekilde sıkıca kapatılarak, pişirilir.
Mücmeri: Kıyma ve soğan yoğrulur.Haşlanmış pirinç ile karıştırılıp, ovulur. Macun haline gelince yumurta, maydonoz ve tuz ilave edilir. Üstü örtülüp bir süre dinlendirildikten sonra, yağda kızartılır.
Pirinçli Domates Dolması: Domates rendelenir, tereyağında biraz pişirilir. Birkaç domatese bir çorba kaşığı tereyağ yeterlidir. Et suyunu koyup, kaynattıktan sonra, içine biraz tuz atıp, pirinç salınır. Fındık büyüklüğündeki köfteler, tepsiye serpilen una bulanır, daha sonra kaynayan pirinç suyunun içine salınır ve pişirilir.
Kol Böreği: Alt üst böreği hamuru ile olur. İstenildiği kadar beze tutulur. Açılır ikiye katlanır, peynirli veya kıymalı iç konur. İzmir’de genellikle ıspanaklı yapılır. Ispanak kavrulursa ağır olur. Temiz yıkanıp, doğranan ıspanaklara ince doğranan bir soğan, tuz, karabiber karıştırılıp, böreğin içine katılır, rulo şeklinde sarılır. Sonra tepsiye sıralanıp, kesilir. Üzerine bol zeytinyağı sürülüp, fırına verilir. Pişince üzerine tepsi kapatılır.
Gerdan Tatlısı: Kurban Bayramlarında özellikle kurban etinden yapılan baharatlı bir et tatlısıdır. Kurbanın boyun kısmı önce çok az bir tuzla haşlanır. Sonra pişmiş et lifleri didiklenerek, kemiklerden ayrılır. Üzerine et suyu, şeker, tarçın, karanfil gibi baharatlar atılarak, ağdalı bir hal alıncaya kadar pişirilir. Pişmeden biraz önce içine kayısı ve kara erik kurusu ile kavrulmuş badem veya çam fıstığı ilave edilir, yemek üzerine sıcak olarak yenir.
Radikal Salatası: Yabani bir ot olan radika, İzmir ve çevresinde şifalı bir yiyecek olarak kabul edilmektedir. Pek çok çeşitleri olan bu ot cinsinin, temizce yıkanmış, bol su ile haşlanmış, üzerine bol limon ve zeytinyağı ilave edilmiş salatası servis yapılır.
Zeytinyağlı Taze Fasulye: İnce doğranmış bir adet kuru soğan yarım su bardağı kadar zeytinyağında biraz öldürülür, üzerine ayıklanmış doğranmış taze fasulyeler ilave edilir, biraz kavrulur, üzerine bolca rendelenmiş domates, tuz, biraz şeker ilave edilir. Daha sonra yeteri kadar sıcak su ilave edilip, kısık ateşte pişirilir. Tencerede soğutulup, servis yapılır.
Telkadayıf: Türkiye’nin hemen her yöresinde çok lezzetli yapılan besin değeri çok yüksek olan telkadayıf İzmir’de de çok sevilen tatlıların başında gelir. Eritilmiş margarin ve tereyağı karışımı telkadayıflara iyice yedirilir. Yağlanmış tepsiye serilir, üzerine bolca dövülmüş ceviz dökülür, tekrar yağlanmış kadayıf serpilip, bastırılır. Orta hararetli fırında pembe renkli pişirilir.Biraz ılıyınca üzerine soğuk şurup dökülür.Arzu edilirse, üzerine bir parça kaymak koyup, servis yapılır.
Kaymaklı Dondurma: Yazları çok sıcak olan İzmir’de güneş körfezde batarken, dondurma yemek bir alışkanlıktır. İzmir’ in kaymaklı dondurması nefis lezzetiyle hem serinlik hem de sıcak nedeniyle gün boyunca vücudun harcadığı enerjiyi geri verir. Süt, şeker, ve salep bir tencerede pişirilip, kavrularak, soğutulur. Buzdolabının buzluğunda ve ara sıra karıştırarak, iyice donması sağlanır, fıstıklarla süslenerek, servis yapılır.
Ekmek Dolması: Ekmek dolması Ege Bölgesinin özellikle Ödemiş ve Tirenin meşhur yemeğidir. Fırınlarda özellikle ekmek dolması yapmak için ekmekler satılır. Bu ekmekler yuvarlak olur. Ve alınan gün yapılmaz genellikle. Ekmek bayatlatılır, bir kaç gün sonra yapılır. Önce ekmeğin üzerinden kapak şeklinde kesiyoruz. Ekmek biraz bayatlamış olursa içini daha rahat boşaltabiliriz. İç kısmını elimizle oyarak tamamen boşaltıyoruz. Diğer tarafta bir tencerede yağı eritiyoruz ve çok ince kıyılmış soğanları, tuz ilavesiyle sararıncaya kadar kavuruyoruz. Sonra üzerine kıymayı ilave edip, suyunu çekene kadar pişiriyoruz. Bu arada salçayı, pul ve karabiberi de içine ilave edip, en son çok ince kıyılmış maydanozunu da katıp, ocağın altını kapatıyoruz. Daha önceden çıkardığınız ekmek içlerini de bu kıymalı harca karıştırıp, içini boşalttığımız ekmeğin içine iyice dolduruyoruz. Ekmeğin kapağını da üzerine kapatıp, eritilmiş tereyağıyla ekmeğin her tarafını yağlıyoruz. Büyükçe geniş bir tencerenin içine 7-8 su bardağı su koyup, tencerenin üzerine de bir süzgeci (tencerenin içine düşmeyip, tam üstünde kalacak büyüklükte olacak) yerleştirip, ekmeği üzerine oturtuyoruz. Buharlama yöntemiyle tahminen 30 ila 45 dakika arasında suyu çekene kadar pişiriyoruz. Tencereye uygun süzgeç yoksa tencereye konulan su miktarını azaltıp tencerenin dibine 2 çatal koyup üstüne ekmeği oturturuz. Kıyma yerine kuşbaşı et kullanılabilir. Hatta evde haşlanmış nohutunuz varsa o da ilave edilir.
Yöresel Giysi
Kadın Giysileri
1. Başa Giyilenler: Terlik, tepelik, takke, oyalı yazma, çeki, oyalı grep, gümüş tepelik, dantel tül örtü, yazma, yuşmak (kaynana gemi-sakadırak), kefiye (kusgun), alduvak,
2. Sırta Giyilenler: Bürümcük gömlek, iç gömlek, göynek, şalvar (ayaklık), üçetek, göğüslük, deyre, dizlik öngerge (kertmeli önlük), bel bağı, libade, fermane (kesik yelek), örme kuşak,
3. Ayağa Giyilenler: Çorap, pantufla (terlik), sırmalı terlik, çizme,
4. Takılar: Alınlık, çenelik, beşibiryerde, sakındırak, mangırlar,
5. Süsler: Boncuk süsler,
6. Saç Şekilleri: Belik (kırk ve oniki belikli),
7. Aksesuvar: Gümüş kemer, krep.
Erkek Giysileri
1. Başa Giyilenler: Kalıpsız fes, motifli yemeni, püskül, oyalı poşu.
2. Sırta Giyilenler: Börümcek, mintan, şal kuşak, trablus kuşak, silahlık, kolan, camadan, sallama, potur.
3. Ayağa Giyilenler: Çorap, körüklü çizme.
4. Aksesuvar
KADIN GİYSİLERİ
Başa Giyilenler
Başta: Alında yedi rengi içeren bir taç yer alır. Renklerin anlamları şöyledir. Kırmızı: evliliği, siyah: yas, beyaz: genç kızlık, sarı-pembe: sevgiyi, kırmızı-yeşil bir arada olursa; kadının evli olduğunu, beyaz-yeşil:aynı soydan gelen kızları belirler.
Alduvak: Gelinin başında bulunur. Al, murada erme anlamındadır.
Abani (Üslük): Parlak sarı renk ipten olup, al duvağın altına örtülür.
Başlık: Altın koşarlı terlik giyilir. Başlıklar üzerine yazma örtülür. Yazmanın etrafı oyalarla süslüdür. Yüz çevresini çebreleyen kısma boncuk süsler, alınlıklar, çenelikler kullanılır.
Kadın Başı: Kozak başı diye adlandırabileceğimiz bu başta kızlar önce tepelik giyerler. Bu tepelik terlik vazifesi görür. Tepeliğin üzerine başı çepeçevre saran takke geçirilir. Takkenin arkasında iki ucu bağlanmış bir kaskısı vardır. Bu kaskı ikili, üçlü, dörtlü olmak üzere örülmüş saçların arkasından geçirilir. Böylelikle takkenin öne kayması önlenir. Takke kartondan baş ölçülerine göre üç dört parmak eninde yapılır. Etrafı,yörede MELKAN denilen Amerikan bezi ile kaplanır. Bunun üzeri kreple sarılır. Krebin her bir yanı inci boncukla işlenir. Başlığın ön kısmı kat kat altınla iki sıra işlenir. Üzerine ikili, üçlü iğnelerle taç şeklinde süslenir. Tepeden çeneye, çeneden tepeye yaşmak denilen bir örtü bağlanır. Buna KAYNANA GEMİ denir. Ayrıca SAKADIRAK da denir. Daha sonra alından arkaya kefiye bağlanır. Buna KUSGUN çekimi denir. En son değirmi yapılıp takkenin üzerinden çene altına geçirilir yanakta tutturulur.
Sırta Giyilenler
Göynek: Sarı ve beyaz renk el dokuması bezdendir. Ön kısmının orta yerine dikey şekilde gömleğin belinden etek ucuna kadar tek bir parça işleme tıpkı parçalık gibi dikilir. Göynek paçalık işlemeleri üstüne kadar iner.Etek uçları, kenarları, kolağızları, yaka kenarları işlidir. Göğüs kısmının işli olduğu da görülebilir. Sarı, yeşil, beyaz, mor renktedir.
Göğüslük: Bu giyim parçası genellikle kırmızı ve yeşilden hazırlanır. Dört ucundan bağcıklarla arkaya bağlanır. Ustufa kumaşından yapılır. Bağcıklarla boyuna ve bele bağlanır.
Ayaklık: Buna şalvar da denilir. İşlemelidir. Kalça altına işlemeli uçkurla bağlanır. Ayak bileğine kadar iner.
Köncek: Ayağa giyilen bir çeşit şalvardır. Kalça altına ince uçkurla tutturulur. Buna bazı köylerde ayaklık da derler. Beyaz pamuklu veya ince yün karışımı dokumadan yapılır. Könceğin her iki parçasının yanlarına, işlemeli birer parçacık otutturulur.
Cepken: Üç eteğin üzerine giyilir. Beyaz çizgili mor renkli çitare kumaştan yapılan cepkenin önü açık ve kolları uzundur.
Üç Etek: Kutnu, çitari diye adlandırılan kumaşlardan yapılır. Astarı sarı bez dokumadır. Üç eteklere, kaynak işlemeli ulama, çiçekli hare, çiçekli telli hare vb. adlar verilir. Göyneğin üstüne giyilir. Eflatun renkli beyaz çizgili çitare kumaştan yapılır. Üç eteğin üzeri çiçekli hare, sırmalı hare, çiçekli telli hare gibi çeşitli kasnak işlemelerle donatılmıştır.
Arkalaç: Para ve boncuklarla süslüdür. Bele bağlanır. Üçgen biçiminde arkadan aşağıya sallanır.
...
|