|
Maverâ_Erbil
|
 |
« : Kasım 28, 2010, 02:08:20 ÖÖ » |
|
Halk Kültüründe Hiciv ve "Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına" Gerçeği
San. Öğr. Gör. İrfan Kurt* Çoğu kez güldürmek, güldürürken düşündürmek, yermek, övmek, eğlenmek, dalga geçmek, gönderme yapmak v.b için yapılan Hiciv Sanatı; Halk Kültüründe: Halk Şiiri Halk Türküleri, Fıkralar, Bilmeceler, Tekerlemeler, Destanlar, Hikayeler, Atışmalar Günlük konuşmalar,Şakalar gibi bir çok alanda sıkça kullanılmaktadır.
Halk Şiiri ve Türkülerde anlatım bazen çok açıktır,söylenmek istenen açık ve net bir dille anlatılmıştır.
Eşeği saldım çayıra Otlaya karnın doyura Gördüğü işi hayıra Yoranında avradını Kazak Abdal
Telli sazdır bunun adı Ne ayet dinler ne kadı Bunu çalan anlar kendi Şeytan bunun neresinde Aşık Dertli
Çağımızın en büyük ozanlarından olan Aşık Veysel :
Raşit çoktur adın gibi Hiçbir tat yok tadın gibi Yontulmadık odun gibi Uzatmışsın boy Raşit demiştir
Ruhsati ise :
Babanı katmam sayıya Özün benzettim ayıya Kendi eştiğin kuyuya Düşesin Seyit Efendi diyebilmiştir.
Bu ve bunun gibi bir çok örnekte ; kendilerini küçük gören ,aşağılayan kişilere Hiciv ile verilen cevaplarda bir yerme söz konusudur.
Türk Halk Müziğinin Hiciv ustalarından Şemsi Yastıman; “Türk’ü anlamak için Türkü dinlemek gerek” sözü ile bir cümleye dört anlam sığdırabilme ustalığının yanı sıra “Meslekler Destanı” nda ise saz çalıp türkü söylemesinin nedenlerini,hiçbir meslekte dikiş tutturamamasını sayfalar süren destanında çalıp söyleyerek hicvetmiştir. (Destan dan Bir örnek)
Üfürükçü oldum önce kendim çıldırdım Müezzin oldum cemaati yıldırdım İmam oldum yanlış namaz kıldırdım İşten el çektirdiler vaaz ile
Görüldüğü gibi bu örneklerde açık bir anlatım vardır.
Bazen da karşısındaki överken yerilmiş, cahil yerine konulmuştur. Bilmediği farklı anlam taşıyan kelimeler kullanılmıştır
Fahr-i alemsin ve lakin fa sı yok Gevher-i kaansın ve lakin ra sı yok Dilerim haktan bunu ruz-u şeb Sana bir merkeb vere kim ba sı yok
Anlatılan kısaca şu:
Alemlerin efendisisin lakin – fa –sı olmayınca geriye” har “kalıyor yani alemlerin eşeğisin deniliyor. Mücevher kutususun değerlisin lakin- ra- sı olmayınca geriye gevh yani” kene”kalıyor İnsanların kanını emiyorsun Dilerim bunu haktan gece gündüz (ruz-u şeb) Merkeb in ba-sı olayınca geriye- merk –yani ölüm kalıyor. Dilerim haktan tez zaman da ölesin denilmekte ve içersinde gizli anlamlar bulunmaktadır.
Halk şiirinde Hicvin içersinde “Bilip de bilmemezlik den gelme” veya “Olmazı oldurma “başlıkarıyla anlatılan türlere de sıkça rastlanmaktadır.Bu zaman zaman tasavvuf-i konuları da içine almıştır.
Büyük tasavvuf şairi Yunus Emre den birkaç örnek:
Bir sinek bir kartalı Kaldırdı vurdu yere Yalan değil gerçektir Bende gördüm tozunu ------------
Balık kavağa çıkmış Zift turşusun yemeğe Leylek goduk doğurmuş Baka şunun sözüne ------- Bir serçenin kanadın Kırk kağnıya yüklediler Kırk çift dahi çekemedi Şöyle kaldı koşulu -------
Öküz taşın üstünde Taşı balık götürür Balığı götüren su Bünyadın yelden kodu
-------------
Yunus bir söz söyledi Hiçbir söze benzemez Cahiller kazamazlar Hiç ilmin kuyusunu ------------
Kaygusuz Abdal da da bir çok örnek vardır bunlardan bazıları:
Kaplu kaplu bağalar kanatlanmış uçmağa Kertenkele derilmiş diler kirim geçmeğe Kelebek ok yay almış ava şikara çıkmış Donuzları korkutur ayuları kaçmağa
---------------
Ergenenin köprüsü susuzluktan bunalmış Edirne minaresi eğilmiş su içmeğe
---------- Kaz destanından birkaç satır:
Bir kaz aldım ben karıdan Boynu da uzun borudan Kırk abdal kanın kurudan Kırk gün oldu kaynadırım kaynamaz
Sekizimiz odun çeker Dokuzumuz ateş yakar Kaz kaldırmış başın bakar Kırk gün oldu kaynadırım kaynamaz
Kaygusuz Abdal n’idelim Ahd ile vefa güdelim Kaldırıb postu gidelim Kırk gün oldu kaynadırım kaynamaz
Bu destanın benzerini dedem avcı hikayesi olarak anlatır, hikayenin arasında da destandan beyitler söylerdi. Bu destanda olmayan fakat dedemlerin söylediği birkaç beyit vardır. Bir tanesi şöyledir:
Altından ataş yaktı Üstünden güneş yaktı Kaz kaldırdı boynun baktı Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz
Gelelim “Manda yuva yapmış söğüt dalına “türküsüne:
Türküler eleştirilmek istendiğinde sözleri anlamsız bulunduğunda hep bu türkü dile dolanmıştır.eğer ki ; yöresel kültür, dil, türkünün ne amaçla yapıldığı neyi anlattığı bilinmiş olsa eleştirenler herhalde başlarını öne eğerdi:
Türkü Kastamonu’nun Tosya ilçesinden derlenmiştir. Bende Kastamonuluyum. Çocukluğumdan beri duyduğum bildiğim şekli ile yörede okunan sözleri şöyledir
Of-of------- Manda yuva yapmış söğüt dalına –aman aman Yavrusunu sinek kapmış gördün mü Amanin yandım. Amanin amanin amanin yandım Tiridine tiridine tiridine bandım Bedavamı sandın para vedim aldım Of-of------- Sabahlayin erken çifte giderken-aman aman Öküzüm torbadan düştü gördün mü Amanin yandım
Bağlantı
Of-of---- Sabah ezanını okurken-aman aman Müezzin minareden uçtu gördünmü Amanin yandım
Bağlantı
(Bu türkü TRT repertuarına “ Aşağıdan geliyor Türkmen koyunu” Kıtası ilavesi ile girmiştir. Bunun nedenleri ayrı bir konu başlığıdır.) Türküde anlatılmak istenilenin ne olduğunun anlaşılabilmesi için hem türkünün çıkış nedeni hem de yöresel özelliklerinin bilinmesi gerekmektedir. Yöre dili ve anlatımı yöresel kültür çok önemlidir. Bizce çok bilinen bir kelime yörede farklı anlamlarda kullanılabilmektedir. Örneğin :”Handan” Hoş neşeli, güler yüzlü anlamında bir bayan ismi olarak bilinmesine rağmen ,handan yörede aşağılayıcı küfür niteliğinde bir sözdür. Mayıs bir ay adı olmasına rağmen yörede taze tezek için kullanılır.V.b Türkünün hikayesine gelince: Dönemin beyi tarafından halk ozanlarının yönetim aleyhine söz söylemeleri yasaklanmıştır. Bu yasağın yanı sıra saz çalıp türkü söyleyen ozan a bir eğlencede kendilerine türkü çalması emrivakisi yapılmış,bir kenara da önüne kuru ekmeklerden oluşan yemek konmuştur. Bu ortam da bu türkü nün çıktığı söylenmektedir.
Ozan da kendisine yapılan bu haksızlığı onlarla dalga geçerek dile getirmiştir. Şöyle ki: Tosya bilindiği gibi pirinci ile ünlüdür.çeltik tarlalarının sürülmesinde kullanılan Manda yazın sıcağında göletlere yatarak az kıllı olan derisini hem serinletmek hem sineklerden korumak amacıyla çamura bular. Bunun içinde göletlerin ve çeltik tarlalarının kenarlarında bulunan ve dalları da suyun içine kadar uzanan salkım söğütlerin dalları üzerine ,gölgesine yatar .İşte mandanın söğüt dalına yuva yapması budur. Yavrusunu Sinek Kapması da yavrunun sinek tarafından ısırılmasıdır.çünkü yörede kapmak sözü ısırmak anlamındadır. "Köpek kapar" gibi. Ayrıca “cız tutmak” diye bir deyim vardır. Bir tür sineğin hayvanların kuyruk altlarına girip ısırması ile oluşan ve hayvanı delirten oradan oraya sıçratan bir olaydır. Ardından “gördünmü” sözcüğü ile türküye devam edip akıl almaz olayların olduğunu vurgulayıp alay etmektedir.
İkinci kıtadaki “Öküzün torbadan düşmesi ise:Öküzlerin hem yemlenmesi , ekine zarar vermemesi hemde zaman kazanmak için boyunlarına takılan yem torbasının öküzün boynundan çıması ve öküzün yemeden içmeden kesilmesi anlamını taşır. Üçüncü kıtadaki müezzinin minareden uçması da erenlere karışması ermesi anlamındadır. Bağlantı bölümünde de tirit yemeğini emeği karşılığı hak ettiğini anlatıyor. Tirit: kuru ekmekleri sıcak su ile ıslatılarak yapılan bir yöre yemeğidir.durumu iyi olanlar et suyu soğan ve kıymada ilave edebilirler. Türkü baştan sona içinde doğruları anlatan fakat ilk bakışta anlamsız gibi görünen Bir ifade taşımaktadır. Ozanın ince zekası hiciv sanatının çok güzel bir örneğini sunmuştur. Özellikle farklı anlam taşıyan kelimeler seçilmiş ;kendine yapılan haksızlığa onlarla alay ederek “eylenerek” dalga geçerek cevap verilmiştir. Ayrıca Türkü melodik açıdan da çok zengindir. Hoş ritmik bir yapısı vardır .Bu nedenle üç kuşak Halk Müziği sanatçıları tarafından Repertuarlarına alınmışlar ve kasetlere okumuşlardır. Zehra Bilir, Belkıs Akkale ve Kubat bu sanatçılara örnektir.
Türküler Dolusu Sevgiyle Dostlukla
Not: Bu yazı "yöresel anlatım içersinde Hiciv sanatının uygulanması ve Manda yuva yapmış Söğüt dalına gerçeği" başlığı altında Müzikte Temsil & Müziksel Temsil 6-7-8 ekim 2005 İstanbul Uluslararası Sempozyumunda tarafımdan bildiri olarak sunulmuştur.
*İ.T.Ü. Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Sanatçı Öğretim Görevlisi
|
|
|
|
|
Logged
|
"Bu memlekette sağcı solcu yoktur, ilerici gerici yoktur. - Bu memlekette namuslular ve namussuzlar vardır."
Cemil Meriç
Ölmez bu vatan, farz-ı muhâl, ölse de hattâ, Çekmez kürenin sırtı o tâbût-ı cesîmi.
Mithat Cemal Kuntay
|
|
|
|
Çamur
|
 |
« Yanıtla #1 : Kasım 28, 2010, 07:08:22 ÖS » |
|
Ben de hep merak ederdim bu türküyü, araştırmaya da üşenirdim  Teşekkürler Erbil.
|
|
|
|
|
Logged
|
Ölümünün üzerinden taaa 72 sene geçtikten sonra, hiç tanışmadığı, hiç görmediği insanların bedenine imzasını atan bir başka lider var mı dünyada?
|
|
|
|
Edebiyat Öğretmeni
|
 |
« Yanıtla #2 : Kasım 28, 2010, 09:03:07 ÖS » |
|
Bu Erbil çalışkanlığıyla beni öldürecek.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Maverâ_Erbil
|
 |
« Yanıtla #3 : Kasım 28, 2010, 10:07:14 ÖS » |
|
Bu Erbil çalışkanlığıyla beni öldürecek.
|
|
|
|
|
Logged
|
"Bu memlekette sağcı solcu yoktur, ilerici gerici yoktur. - Bu memlekette namuslular ve namussuzlar vardır."
Cemil Meriç
Ölmez bu vatan, farz-ı muhâl, ölse de hattâ, Çekmez kürenin sırtı o tâbût-ı cesîmi.
Mithat Cemal Kuntay
|
|
|
|
Maverâ_Erbil
|
 |
« Yanıtla #4 : Kasım 29, 2010, 07:45:48 ÖÖ » |
|
oldukça hoş bir paylaşım, zevkle okudum nitekim, paylaşan dostlarıma teşekkür ederim  Ne demek efendim,biz teşekkür ederiz,okuduğunuz için ..
|
|
|
|
|
Logged
|
"Bu memlekette sağcı solcu yoktur, ilerici gerici yoktur. - Bu memlekette namuslular ve namussuzlar vardır."
Cemil Meriç
Ölmez bu vatan, farz-ı muhâl, ölse de hattâ, Çekmez kürenin sırtı o tâbût-ı cesîmi.
Mithat Cemal Kuntay
|
|
|
zeynebim17
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 9
|
 |
« Yanıtla #5 : Mart 30, 2011, 06:20:58 ÖÖ » |
|
Bu konuda bizi aydınlattığınız için teşekkür ederim.Milletimizin duyarlılığının ve ince zekasının güzel bir örneği.Çalışmalarınızın devamı dileğiyle.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
naprev
|
 |
« Yanıtla #6 : Mart 30, 2011, 09:10:31 ÖÖ » |
|
Ben de yeni okudum, anladım, çok güzeldi, sağolasın Erbil'cim.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
LEO
|
 |
« Yanıtla #7 : Mart 30, 2011, 04:48:29 ÖS » |
|
ARKADAŞIMIZIN BOŞ VAKTİ ÇOK GALİBA KISKANDIM 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Edebiyat Öğretmeni
|
 |
« Yanıtla #8 : Mart 30, 2011, 10:43:58 ÖS » |
|
Bu gerçeğe bir öğrencim bugünkü yazılı da şöyle cevap vermiş: "Burada koskoca manda nasıl yuva yapsın ki söğüt dalına ve koskoca manda yavrusunu küçücük sineğin kapması çok saçma." 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Maverâ_Erbil
|
 |
« Yanıtla #9 : Mart 30, 2011, 10:46:40 ÖS » |
|
Bu konuda bizi aydınlattığınız için teşekkür ederim.Milletimizin duyarlılığının ve ince zekasının güzel bir örneği.Çalışmalarınızın devamı dileğiyle.
Çalışma bana ait değil ama ben gün yüzüne çıkarttım diyelim, biz teşekkür ederiz efendim okuma lütfunda bulunduğunuz için ...
|
|
|
|
|
Logged
|
"Bu memlekette sağcı solcu yoktur, ilerici gerici yoktur. - Bu memlekette namuslular ve namussuzlar vardır."
Cemil Meriç
Ölmez bu vatan, farz-ı muhâl, ölse de hattâ, Çekmez kürenin sırtı o tâbût-ı cesîmi.
Mithat Cemal Kuntay
|
|
|
|
Maverâ_Erbil
|
 |
« Yanıtla #10 : Mart 30, 2011, 10:47:39 ÖS » |
|
Ben de yeni okudum, anladım, çok güzeldi, sağolasın Erbil'cim.
Siz sağolun hocam, gülücükler yüzünüzden eksik olmasın 
|
|
|
|
|
Logged
|
"Bu memlekette sağcı solcu yoktur, ilerici gerici yoktur. - Bu memlekette namuslular ve namussuzlar vardır."
Cemil Meriç
Ölmez bu vatan, farz-ı muhâl, ölse de hattâ, Çekmez kürenin sırtı o tâbût-ı cesîmi.
Mithat Cemal Kuntay
|
|
|
|
Maverâ_Erbil
|
 |
« Yanıtla #11 : Mart 30, 2011, 10:49:50 ÖS » |
|
ARKADAŞIMIZIN BOŞ VAKTİ ÇOK GALİBA KISKANDIM  Yazan kişi İ.T.Ü Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Sanatçı Öğretim Görevlisi olduğu için işi bu zaten, biz de paylaşıyoruz okumak isteyenler ve ilgilenenler için ... 
|
|
|
|
|
Logged
|
"Bu memlekette sağcı solcu yoktur, ilerici gerici yoktur. - Bu memlekette namuslular ve namussuzlar vardır."
Cemil Meriç
Ölmez bu vatan, farz-ı muhâl, ölse de hattâ, Çekmez kürenin sırtı o tâbût-ı cesîmi.
Mithat Cemal Kuntay
|
|
|
|
Maverâ_Erbil
|
 |
« Yanıtla #12 : Mart 30, 2011, 10:51:43 ÖS » |
|
Bu gerçeğe bir öğrencim bugünkü yazılı da şöyle cevap vermiş: "Burada koskoca manda nasıl yuva yapsın ki söğüt dalına ve koskoca manda yavrusunu küçücük sineğin kapması çok saçma."  Aklıma şey geldi hocam, bir ara "Dikkat Yazılı Var" diye kitap çıkmıştı, öğrencvilerin sınavlarda verdiği ilginç cevaplardan okulaşan bir eserdi. Siz de böyle ilginç cevapları biriktirin hocam, belki kitap falan çıkarırsınız 
|
|
|
|
|
Logged
|
"Bu memlekette sağcı solcu yoktur, ilerici gerici yoktur. - Bu memlekette namuslular ve namussuzlar vardır."
Cemil Meriç
Ölmez bu vatan, farz-ı muhâl, ölse de hattâ, Çekmez kürenin sırtı o tâbût-ı cesîmi.
Mithat Cemal Kuntay
|
|
|
|
Edebiyat Öğretmeni
|
 |
« Yanıtla #13 : Mart 30, 2011, 11:11:53 ÖS » |
|
Biriktirseydim şimdi cilt cilt ansiklopedi olurdu:)))
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Maverâ_Erbil
|
 |
« Yanıtla #14 : Mart 30, 2011, 11:37:07 ÖS » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
"Bu memlekette sağcı solcu yoktur, ilerici gerici yoktur. - Bu memlekette namuslular ve namussuzlar vardır."
Cemil Meriç
Ölmez bu vatan, farz-ı muhâl, ölse de hattâ, Çekmez kürenin sırtı o tâbût-ı cesîmi.
Mithat Cemal Kuntay
|
|
|
|