EdebiyatOgretmeni.Net Forum
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Mayıs 24, 2012, 09:53:14 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yöre Yöre Yurdumuzu tanıyalım- Gaziantep Ağzı  (Okunma Sayısı 3651 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
meryemozcan
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8580


Güzel olan sevgili değildir,sevgili olan güzeldir


Üyelik Bilgileri
« : Eylül 18, 2008, 08:28:49 ÖS »

Fonetik bakımdan Gaziantep ağzıyla İstanbul ağzı arasındaki farklar incelendiği zaman görülür ki...

Gaziantep ağzında:

1.Alfabemizdeki harflerle gösterilemeyen sesler vardır.
2. Genel dil fonemleri birçok değişimlere uğrar.
3. Bazen bir sesli (vokal) yerine başka bir sesli kullanılır.
4. Bazen bir sessiz (konson ) yerine başka bir sessiz kullanılır.
5. Bazı sessizler sertleşir.
6. Bazen sert sessizler yumuşar.
7. Bazen bir sessiz iki katlanır.
8. Bazen fonemler yer değiştirirler.
9. Bazen fazla bir fonem bulunur.
10. Bazen fonemler düşer.
11. Bazen düşen fonemler yerinde uzun sesler meydana gelir.
12. Bazen birkaç değişme birlikte olur.
13. «Y» fonemi kendisinden evvel ve sonraki bazı sesleri değiştirir.
14. Birkaç türlü söylenen kelimeler vardır.
15. Büyük ses uyumu daha çok kökleşmiştir.
16. Küçük ses uyumu daha çok kökleşmiştir.
17. Vurguda bazı özelliklere rastlanır.
18. Bir kurala bağlanmayacak kadar dağınık fonetik değişmeler vardır.

SESLERDE DEĞİŞMELER

Gaziantep telaffuzu, her zaman İstanbul telaffuzuna aykırı değildir. Fakat bu ağızda, alfabemizdeki harflerle gösterilen bütün seslerin değişmeye uğradığına dair örnekler bulunur. Seslerden bir kısmı, Gaziantep telaffuzunda daha çok değişmeye uğrar. Bazı seslerde ise bu değişme daha az olur.

a- Bayat : boyat
b- Bahane : mahana
c- Kurcalamak : kurdalamak
ç- Çorak : şorak
d- Dut ağacı : tut ağacı
e- Yemek : yimek
f- Ufak : uvak
g- Gırtlak : hırtlak
ğ- Değil : del
h- Hıyar : hıyar
ı- Sıpa : sıpa
i- Çim : çem
j- Jandarma : cenderme
k- Kar : gar
l- Lezzet : nezzet
m-Komşu : konşu
n- Nem : lem
o- Kova : kuva
ö- Çözmek : çezmek
p- Paytak : maytak
r- Kerpeten : kelpeten
s- Sikke : zigge
ş- Şalgam : çelem
t- Tırmalamak : cımalamak
u- Dokunmak : dohanmak
ü- Küfe : kufa
v- Oklava : oklağa
y- Tüy : tüv
z- Yüzük : yüssük

Diline sahip böyle bir şehir yok...

GAZİANTEP AĞZI VE ARAPÇA

Halkı tamamı ile Türk olan ve incelenebilen en eski asırlardan beri daima Türkçe konuşmuş olduğu görülen Gaziantep'te ve çevresinde Arapça konuşan bir tek yerliye rastlanmaz. Konuşmak şöyle dursun, Arapça öğrenmiş olanda yok denecek kadar azdır. Bu hal asırlarca evvel yine böyleydi. Halbuki yanı başımızda halkı Arapça konuşan Suriye vardır. Şimdiki hududa göre Gaziantep topraklarının bittiği yerde Suriye toprakları başlar. (Suriye toprakları içinde bugünde Türkçe konuşan birçok Türk köyleri bulunduğu unutulmamalıdır.) Fakat yirmi yedi sene evvel bu sınır da yoktu. Suriye Osmanlı İmparatorluığu içinde idi. Hatta o zamanki idare teşkilatına göre Halep, -ki Arapça konuşur- vilayet merkezi idi ve Gaziantep bir kaza merkezi olarak bu vilayete bağlı bulunuyordu. Aralarında Kilis'ten geçen 120 kilometrelik bir şose ve daha kısa başka hayvan yolları vardı. Ticari münasebetleri gayet genişti.

Coğrafi hudutlarla ayrılsalar bile komşu iki toprak halkı arasında siyasi, iktisadi, içtimai, ilmi münasebetler gibi dil alışverişi de olur. Bu iki bölge ise birçok bağlarla asırlarca sıkı surette bağlı kalmışlardı. Bu sebeple, türlü bakımlardan birbirine tesir yapmış olacaklarını herkes kolayca kabul eder. Ve yine bu sebepledir ki Gaziantep'i görmemiş olanlar orada Arapça konuşan birçok kimseler bulunduğunu yahut Gaziantep ağzının Arapça dil unsurlarıyla dolu olduğunu sanırlar.
Logged


Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
meryemozcan
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8580


Güzel olan sevgili değildir,sevgili olan güzeldir


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Eylül 18, 2008, 08:29:37 ÖS »

GAZİANTEP HALKI AĞZINDAN PARÇALAR

İKİ KAYNANA ARASINDA:
- Gerili serili gassın şimdiki gelinler. Ne iş biliyler, ne aş. Biz kaynanamızın urgu sura kül turap olurduk.
- Bizinki bi küfde edip urguna gömey. Ben payıma olan doran avrada şiş çahıla. Kle bu olanar nen avrat azlı oluylar ? Gelinin eteni bi nal söledim, iki nal söledim, bakdım dinnemey, ipini üsdüne addım.
- Ben beni gaynna sandım da öten kele gelin dedim kak acı bi hedik vurda allebene gedek dedim. Ne dese benin bacım “ba sahreyn gere yok.Gönün isteyse sen get.
- Bi şeyi yapma dedin mi angeslek yapar.

İKİ KAYNANA ARASINDA
- Gerili serili kalsın şimdiki gelinler, ne iş biliyorlar, ne aş. Biz kaynanamızın önü sıra kul kurban olurduk.
- Bizimki bir köfte yapıp önümüze koymuyor. Kendi hesabıma, oğlan doğuran kadına şiş çakılsın. Ayol bu oğlanlar neden kadın ağızlı (kadın ağzına bakan)oluyorlar; gelinin yaptığını bir defa söyledim, iki defa söyledim, baktım dinlemiyor, ipini üstüne attım.(Vazgeçip kendi haline terk ettim.)
- Kendimi kaynana sandım da geçen gün “Ayol gelin dedim, kalk azıcık bir hedik(buğday) pişir de Alleben'e (bir gezinti yeri) gidelim.” Dedim. Ne dese beğenirsin kardeş?:Bana senin gezmenin gereği yok. Gönlün istiyorsa sen git.
- Bir şey yapma dedin mi kasten aksini yapar.
Logged


Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
meryemozcan
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8580


Güzel olan sevgili değildir,sevgili olan güzeldir


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Eylül 18, 2008, 08:31:24 ÖS »

GAZİANTEP AĞZINDAN DERLEMELER;

Aba altından değnek göstermek : Üstü kapalı sözlerle korku vermek, karşısındakine büyük bir zarar vereceğini dolayısıyla anlatmak.

Abaza kağıt, şeşhane möhür : Güzel kağıt üzerinde gösterişli mühür.

Acıdan karnı kurlar, başında nergis parlar : Fakir olduğu halde süste ve lükste zenginlerden geri kalmayan kimseler hakkında.

Adı kulağına değmiş : Şöhreti etrafa yayılmış.

Ağır canlı : Hantal, hareketi ağır ve yavaş.

Ağzında ayran durmaz olmak : Çok bitkin bir hale gelmek.

Ağzını döşürmek : Terbiyeye uymayan sözler söylemekten vazgeçmek.

Aklı yılık : Aklı az kaçıkça, tahtası eksik.

Alnına gün doğmak : İyi bir güne kavuşmak, bahtı açılmak, istediğine erişmek.

Anamın aşı, tandırımın başı : Burası yurdum yuvam, rahat ettiğim yerdir.

Anbel beter : Daha ziyade, daha beter.

Baş ağır, kulak sağır : Konuşulanı işitmez, söyleneni anlamaz.

Bargın badaşık mı? : Kalbin ona mı bağlı? Ondan ayrılamaz mısın?

Başı göl, ayağı sel : Başı boş istediği gibi gezip dolaşıyor.

Başına buturamak : Kendi başını yemek için taşkınlık etmek, kudurmak.

Baş kahıncı : Bir kimsenin başkası tarafından “Vaktiyle sen şöyle yapmıştın” diye utandırılmasına ve rahatsız edilmesine sebep olan şey.

Beli berk olmak : Güvenmek, emin olmak. Sonucu sağlam görmek.

Bıroh çağırmak : Meydan okumak.

Bir dahra vakti, bir mahra vakti Urum, Şam bir olur : Bir budama zamanında, bir de üzüm kesme zamanında gece gündüz bir olur. Bu yel böyle eser, bu yengeç de böyle kısarsa..

Zaman ve ahval böyle fena ve aksi gittikçe.. : Canı teze. Az ağrıya, küçük sıkıntıya şakaya dayanamayan

Cenah geçinmek : Zıt gitmek, geçinemeyip çekişmek.

Cin cücüğü gibi çığırmak : Çocuklar, ince ve yüksek sesle bağırmak.

Çapıt çirişi mi ?: O kadar çabuk bitecek bir iş değil.

Çok görmüş, çoban oynatmış : Çok bilmiş, feleğin çemberinden geçmiş, kurnaz, kalleş kimse.

Çirtim çirtim çirtinmek : Çok süslenip püslenmek.

Dağ dayısı, tavşan ammisi : Bildiği gördüğü hısımı akrabası çok.

Daldan eğme mi? Kökten sürme mi? : Sonradan mı bu hali kazanmıştır. İleriden berimi ve aslında mı böyledir.

Direzin sökmek : İki yer arasında devamlı gidip gelmek, mekik dokumak.

Düğüm çalmak : Düğümlemek, düğüm yapmak.

Elden ayrıksı : Elaleme benzemez şekilde.

Eli udumlu : Eli hünerli, eli işe yatar yakışır.

Er günüzken : Akşam karanlığı basmadan.

Et deyi kaptın balcan börkü çıktı : Değerli önemli sanarak ilgilendin, sonunda değersiz bayağı olduğunu anladın.

Gafılın kadaya uğramak : Hiçbir şeyden haberi yokken, ansızın bir belaya, bir iftiraya uğramak.

Gıcı gibi : Çok ufak. Gıcı gibi kar, gıcı gibi yazı.

Gidişmiyen yerini kaşımak : Para harcayıp yapılması gerek olmayan bir iş yapmak.

Hazırcaya hamıt : Kendisi çalışmadan başkasının çalışıp meydana getirdiğinden faydalanmak isteyen.

Haşılı yumuşak işi mi kalıyor : Biraz ayrılmasıyla ziyan olacak bir işi yok ya.

Hedede sedede geçmemek : Makbule geçmemek.

Himi bir : Maksat ve amaçları bir.

Ingılı mış, berk yapış : Ağır ağır ve gönülsüz şekilde yürüyen iş yapan kimsenin halini anlatmak için kullanılır.

İşmar avarası : Harekete geçmek için küçük bir işaret bekleyen.

Kabaklamayı yiyen gerdeğe girsin : İşin faydasını kim gördüyse sıkıntıya da o katlansın.

Karrah etmek : İstediği şeyi çok vererek bir kimseyi bolluk içinde bırakmak.

Kepir hış yatmak : Bir aradaki bir çok kimselerin hastalanarak hep beraber yatması.

Lorunu peynirini görmemek : Faydalı ve değerli bir adam olduğu söylenen kimsenin faydasını veya değerini belirtecek bir işini görmemek.

Mahana şahana : Bahane filan.

Mamuru mest etmek : Noksanını koymamak, çok güzel iş yapmak.

Marda bazar : Ölçmeden ve ayrı ayrı fiyat biçmeden , toptan bir fiyatla. Götürü.

Mercimeği yanın yuvarlamak : Suyu yokuşuna akıtmak.

Nazlı hanımın büzme çarığı : Çok nazlanan ve her şeyden çarçabuk alınan kimseler hakkında söylenir.

Ne deve yürüsün, ne çan seslensin : Ortalığı gürültüye verecek şekilde hareket etmeyelim ki bundan doğabilecek olaylara yer kalmasın.

Ne has? : Neden acaba ? Nasıl oldu da?

Ne ölü görmüş ağlamış, ne düğün görmüş oynamış : Yol yordam bilmez. Dünyadan habersiz yaşamış.

Ortalığı tahne pekmez etmek : Ortalığı karmakarışık etmek.

Okta sapanda durmamak : Çok yaramaz ele avuca sığmaz.

Öğünme çördük, seni de gördük : Öğünüyorsun ama, ne mal olduğunu daha evvel tecrübe ettik.

Öksüz öldü, kanı sındı : Sebep ortadan kalktığından aradaki hısımlık, yahut ortaklık dostluk da sona erdi.

Ölüsü gününde, tavuğu pininde : İşin vakti ve tavı iken.

Övünü tayını bellisiz : Vakitli vakitsiz rast gele yemek yiyen.

Özü dövmemek : Eli varmamak, kıyamamak.

Pabucuna taş kaçmak : Rahatını bozacak bir olay ortaya çıkması.

Paran börgünü (böğrünü) mü deliyor? : Sanki çok paran varda telef edecek yer mi arıyorsun?

Peştamal ıslandı : Bu işe bulaşılmak istenmiyordu. Fakat bulaşıldı, olacak oldu. Artık çekingen durmanın manası kalmadı.

Pisik de kavurga çiğniyor : O aciz de böyle önemli, başından büyük işlere karışıyor.

Sadakayı saraydan çıkarmamak : Bir kimsenin elinde olan karlı bir işi, başkalarına kaçırmayıp, kendi yakınlarını faydalandırması.

Safra sındırmak : Hafif bir kahvaltı etmek, açlığı azıcık giderecek bir şey yemek.

Sandıktaki sırtına sepetteki boğazına : Hiçbir şey arttırıp ayırıp bir tarafa koyamaz, ne kazanmışsa neyi varsa hepsini yer, giyer.

Say say da yerine taş koy : Filan kimsede şu kadar alacağım var, diye hesap ediyorsun. Bil ki eline bir şey geçmeyecek.

Sen ekilirken ben göcektim : Beni atlamak istiyorsun ama ben senden daha kurnazım.Biz kaçın kurasıyız?

Sıçra nalın parlasın : Ne fenalık yapabilirsen yap. Elinden geleni geri koyma.

Sırısı mı soyuluyor? : Güzelliğine ve yaldızına zarar gelmez ya!

Suhra savan : Baştan savma uydurma iş.

Südüne, halibine : Sütüne vicdanına, soyluluğuna havale ediyorum.

Süt hırası : Bebek iken anne sütünü uzun zaman veya bol ememediğinden cılız kalmış çocuk.

Süyükten yitmek : Sonucu şüpheli ve hatta tehlikeli bir iş için başkasını öne sürüp seyrine bakmak.

Tarma taht : Harap ve pejmurde bir halde.

Tas yitmiş (yitti), curunu başına kaldır : Ortalık karma karışık bir hale geldi. Kimsenin kimseden veya işten haberi yok. Usul düzen kalmadı.

Taş ergisi : Çok inatçı, sözünden ve yanlış fikrinden vazgeçirilemeyen kimse.

Tat dışlık vermemek : Rahat huzur yüzü göstermemek.

Tavşan yamaca geçti : İş işten geçti. Fırsat elden gitti. Düşman yenilmez hale geldi.

Tok karnına dokuz topak küfte : Çiğ köfteyi yemeye tokluk engel olamaz.İnsan tok da olsa dokuz topak yer.(topak: yumruk büyüklüğünde sıkım)

Tölebine gelmek : Bir kimse için uygun duruma gelmek, duruşu bakımından tutmasına kullanmasına uygun olmak.

Umdum umdum, geri yumdum : Bu güzel şeyden elime geçer diye bekledim, durdum. Fakat sonra elime geçmeyeceğini anlayarak ümidimi kestim.

Ut küşüm etmek : Birisini rahatsız etmemek için saygılı ve sıkılgan olmak.

Üstüne gök gürlememiş : Hiçbir şeyi umur etmez, kaygısız.

Vara varası, dura durası : Nihayet eninde sonunda.

Ver yiyeyim, ört yatayım, bekle canım çıkmasın : Kendisi çalışmayan, başkasının kendisi için çalışmasını ve hizmet etmesini bekleyen tembel, yerinden kımıldamaz, işe yaramaz kimseleri anlatmak için kullanılır.

Yağan yağmur sene yele yetmez : Mart ayına mahsus sözlerden. Çok rüzgar olduğundan yağan yağmuru savurur, kurutur anlamında.

Yağmur yağsa yaş değmez, dolu (döğüş) olsa tas değmez : Her türlü tehlike ve kazadan emin durumda.

Yavan tarhana : Sevimsiz, biçimsiz, tatsız kişi.

Yedik içtik, yüzden düştük : Başkasının evinde yiyip içtikten sonra kalkıp gidenlerin şaka olarak söyledikleri bir söz.

Yeldim yeldim yele verdim, emeklerimi sele verdim : Uğraştım çabaladım, bütün emeklerim boşa gitti.

Yılanı sen tuttun, gözüne ben bakayım : İşin tehlikesine sen atıl, faydasını ben göreyim.

Yüreği kalak kalak yağ bağlamak : İçine katmerli neşeler dolmak, büyük bir iç ferahlığı duymak.

Yüzüne gül suyu : Affedersiniz iğrendirici bir şey söylüyorum. (Dinleyenin yüzüne gülsuyu ve kolonya serpen bir nezaket anlatımıdır.)

Zabın alıcısı : Hep aciz ve zavallı kimseleri hırpalayan.

Zembil zümbül demeden bağı kesip kurtulmak : İkide birde küçük meselelerle rahatsız olmaktansa işi temelinden yoluna koymak.

Zubbu zeytin meydanda kalmak : Ortada tek başına kendisi kalmak, etrafında hiç kimse kalmamak.
Logged


Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
meryemozcan
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8580


Güzel olan sevgili değildir,sevgili olan güzeldir


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Eylül 18, 2008, 09:32:08 ÖS »

İSİMLER
 
Gaziantep'te başka bölgelerde pek rastlanmayan yerli bazı şahıs adları vardır.
Erkek şahıs adlarından örnekler:

Bozan, Höggeş, Höggülü, Şıhlı, Ballı, Duran, Hanifi, Muslu, Nahsen, Apo, Abdo…
Kadın adlarından örnekler:
 
Penbe, Habba, Yumma, Güldene, Hamma, Hamha, Beşire, Döne, Döndü…
Hem erkeğe hem kadına mahsus adlar :

Durdu, Güllü…
Hiç kullanılmayan adlar:
 
Satılmış, Hösmen, İkbal, Seher, Kezban, Karma, Sarma…
Logged


Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
meryemozcan
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8580


Güzel olan sevgili değildir,sevgili olan güzeldir


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Eylül 18, 2008, 09:44:31 ÖS »

Gaziantep ağzı anlaşılabilecek en zor ağızlardan bir tanesidir.  Göz kırpan


Mahraba ana gene ben geldim
Maraklanma okuldan gaçtım da geldim
Analarda bubalar kimi aldırmaz olur mu bilmiyorum ama
Ali ''okula gidersem anam çok kızar maraklanır''
Deydi de onun için söylüym
Geden hafta öğretmen sağ elimde sopa
Sol elimde değnek döve döve
Öğretti sağımı solumu
Ben biliym artık ana sağım harası solum harası
Ağrıyan geçemin harası olduğunu şimdi eyi biliym ana
O kaden kötekten sona unutacaam mı kaldı
Hanı geden geldiğimde şuram arğıy aha şuram demiştim de
Bir türlü söylüyemediydim ya arğıyan geçemi ana
Bak şimdi söylüym
Şuram aha sol geçem yeen arğıy ana
Hemide her geden gün arğıy ana hergün
Dün sabah anası aşşenin şaçlarını örmüştü
Elinden tutup okula getirdi
Yakası danteldi zil çalınçı silleyi vurdu
Cahannem olda yeri sınıfa dedi
Bende ağladım...Ağladım işte utanmadım
Öğretmen ne oldu dedi.Düştüm dizim arğıy dedim
Yalan söyledim ana
Dizim arğımıydı ama sol geçem yeen arğıydı ana
Böön ben de saçım örülsün istedim
Bubam ördü ama beşarlayamadı çeşaratsız
Dantel yaka istedim ben nerden biliym la dedi
Bari okula sen götür dedim
Kızım işim var dedi.Ben de baane dedim ağladım
La itin eniği ekmek dedi bubam
Sustum ama okula gederken gene ağladım ana
Hee bi de sol geçem yeen arğıdı ana
Herkesin çorapları bembeyaz benimkiler de gri kimi
Zeyno''anam beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıymış'' dedi
Bubam hepsini birlikte yuy
Bubam don yumasını da bilmiy mi ana
Of bubam hergün tomatos pendir koyuy beslenmeme
Öfkelenmesin deye söylemiym ama
Arkadaşlarım hergün kureybe böörek pasta getiriy
E biliym bubam pasta yapmasını beşarlayamaz ana
Of ana of iki karnım yokki birini yırtıym atıym ana
Hava eyten karannıdı ben gediym ana
Bubam bilmiy gaçıp gaçıp saa geldiğimi
Duyarsa kızmaz ama beni öldürür biliym
Kim bozuy torpaanı çiçeklerii kim koparıy
İzin verme ana mıkaat ol torpaana elletme kimseye
Eve gedinçi aklıma geliy bide bunun için ağlıym ana
Bak cıncık gavanoz yanımda torpaağdan bi avıç daha alıym
Biliyn mi ana her gelişimde aldığım torpağını
Şu cıncık kavanozda biriktirdim
Üzerine de iresmini yapıştırıp baş ucuma kodum
Her sabah onu öpüp kokluym
Kimseye deme ama ana bazende konuşuym andan
Nediym seni yeen özlüym ana
He unutmadan öğretmen yarin
Ananızı analatan bir yazı yazıcınız dedi
Ben bubama yazdırıcım
Öğretmen anlarsa yeen kızar ama baane
Kızarsa kızsın.Ben seni heç görmedimki
Neyi nasıl annatıym ana
Senin adın geçince sol geçem arğıy ana
Heç bişey yutamıym herhal bedemciğim şişik
Bazende dayanamıym ağlıym.Kağıda da beyle yazamam ki ana
Aha ben gediym ana torpağını öpüym
Sen de üryamda gel beni öp
Mutlak gel ha ana sen üryama gelmeyinçi
Sol geçemin arğısıynan uyanıym ana
Sol geçem arğıy ana aha tam şurası
Sol geçem....Yeen arğıy ana
Seni yeen özledim ana yeen
__________________
Logged


Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
Zehr_i sukut
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : Eylül 18, 2008, 10:23:59 ÖS »

bedirhan gökçe ustanın şiirini güzel çevirmişsiniz gazaintap ağızına  Sırıtan
Logged
meryemozcan
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8580


Güzel olan sevgili değildir,sevgili olan güzeldir


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Eylül 18, 2008, 10:54:50 ÖS »

Ben çevirmedim hocam çevirmişlerdi hoşuma gitti örnek olması açısından aldım.  Gülümseme
Logged


Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
Zehr_i sukut
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : Eylül 18, 2008, 11:09:11 ÖS »

 Şaşırmış
Logged
kerpeten1907
Sürekli Üye
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 205


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Nisan 11, 2009, 11:18:43 ÖS »

Antepoloji Bölümü

Yüksek Öğretim Kurumu tarafından alınan bir kararla, üniversitelerde Antepoloji bölümü açılmasına karar verilmiştir... Kurul tarafından
belirlenen dersler ve içerikleri aşağıdaki gibidir...

 Hazırlık sınıfı dersleri

1. Dönem

- Antepliceye giriş
- Düzgün anteplice konuşma teknikleri
- Anteplice şiir ve kompozisyon yazma

2.dönem

- Antep deyimleri nelerdir nerelerde kullanılır
- Anteplice duyduğunu anlama
- Yah çekme nedir? Nasıl yapılır neden korkulacak bir şey değildir uygulamalı ders

-----------------------------
1.sınıf 1.yarılı

blc101- balcana giriş


üniteler

1.berecik balcanını tanıyalım.
2.topak balcanın kullanım alanları.
3.gurutmalık balcanın temel özellikleri
4.tahumsuz balcan seçme teknikleri.
5.başlıca balcan yemekleri
6.bir ritüel olarak balcan kebabı.
7.söörme nedir? sıçırtmalı lahmacunda söörmenin önemi.
8.alinin balcana bakışı.
9.balcan mevsiminin bireyler üzerindeki olumsuz etkileri.
 

1.sınıf 2.yarıyıl

 mng01 - mangal


a- mangal nedir, nelerden imal edilir.
b- mangal nasıl yakılır (uygulamalı laboratuar etüdü)
c- mangal yellerken yapilan icatlar tez konusu
d- gonu gonşuya karşı kuyruk yağı dumanı nasıl gizlenir.
e- şişten dökmeden kebap etme teknikleri
f- ateş geçmesi ve canlandırma teknikleri
g- kebap üstündeyken alev alan mangalı söndürme teknikleri (tuz, sirke, vs)
h- kül değerlendirme yöntemleri (söörme, samsak bişirme)
i- son ateşte çay demleme ve konuların tekrarı
 
 

2.sınıf 1.yarıyıl

cvr216 - Cuvaranın antep toplumsal hayatındaki yeri ve önemi


-sigaranın cuvara kelimesine dönüşümünün etimolojik süreci
-cuvara en iyi beyaz çorapta mı saklanır renkli çorapta mı ikilemi
 üzerine teorik çalışmalar
-cuvara içmenin en antepliceleri (tez konusu)
-cuvaranın toplum sağlığı üzerindeki olumlu etkileri
-ceyiz günü tepsiye cuvara dizmenin incelikleri
-cuvara ikram etmenin ve otlanmanın pratikteki yansımaları
-cuvara içilirken baba tarafından yakalanılması olasılığına karşı
üretilmiş kalıp yalanlar
-yanan cuvaranın birisi tarafından yakalanıldığında ceket cebine
atılmasının ekonomi üzerindeki etkileri

 2.sınıf 2.yarıyıl
 
 fstk027-fıstık


1. antep fıstığını tanıma ve yeme teknikleri
2.fıstığın kullanım alanları
3.fıstık çeşitleri
4.baklavada ve diğer tatlılarda fıstığın önemi
5.siirt ve urfa fıstıklarıyla mücadele(fıstık zararlıları)
6.yuzde 99 citlak fıstık
 7.duzlu fıstık

 --------------------------------
3.sınıf 1.yarıyıl

 bsg205 -biber salçasına giriş
 

bu ders biber salçası yapımını teorik ve pratik olarak işlemektedir.

1. antakya ve antep biberi arasındaki farklar; şeker biber-acı biber
2. biber kurutma teknikleri
3. salçanın yapılma zamanı, fukara yazı
4. ön makine bilgisi, duvarlarda biber cekilir yazmadığında yapılması
gerekenler
5. yön bilgisi
5a)tepsi polarizasyonu, yatay ve düşey tepsi konumu
5b)kıble bazlı yön tespiti, batıya bakan balkonlarda salçanın suyunu
çekmesinin sağlanması
5c)verev konumlarda su çekme yöntemleri
6. salça beyazlaşırsa gereksiz hanek ve sözlerden korunma teknikleri
7. salça karıştırmada dünyanın günlük hareketinin etkileri
8. metoroloji bilgisi, yağmurda salçayı içeri kaçırmanın fiziksel
olarak incelenmesi

3.sınıf 2.yarıyıl

 zm101- üzüm yetiştiriciliği ve üzümü tanıma


1.hönüsü'nün yapısı
2.dımışgı nasıl yetiştirilir
3.muhammediye yetiştirmede dikkat edilecek hususlar
4.üzüm gurutma teknikleri
5.üzüm gaynatma teknikleri
6.cücük üzümünün kimyasal yapısı
7.ülkemizde döğülgen üzüm yetiştiriciliğinde uygulanan teknikler

------------------------
4.sınıf 1.yarıyıl

pkmz102- pekmez yapımı ve pazarlama


1.pekmez'e giriş
2.pekmez yapımında dikkat edilecek hususlar
3.pekmez yapılacak üzümün yetiştirilmesi
4.pekmez ambalajında dikkat edilecek hususlar
5.pekmezde kaliteyi artırma yöntemleri
6.ülkemizde şirecilik
 
 4.sınıf 2.yarıyıl

 küfte302- küfte yapımı ve teknikleri


1.küfte nedir?
2.küfte'ye giriş
3.küfte yapımında dikkat edilmesi gereken hususlar
4.küftenin tarihi ve gelişim süreci
5.küfte analizi
6.küfte yoğurma teknikleri
7.küfte çeşitleri
8.küfte yoğurmanın bilimsel ilkeleri (küfte yoğrulurken uygulanan  kuvvetin fiziksel hesaplamaları)
9.antep'te küftecilik

 ----------------------------------------
Bitirme Tezi

 Balcanın ruh sağlığı üzerine etkilerinin, toplumsal ve biyolojik aktivitelerinin tümevarımsal olarak irdelenmesi üzerine bir çalışma.
 
 ---------------------------------
 
 
 Lisansüstü eğitim-master

* küfte zorunlu derstir
 * diğer dersler seçmelidir
 * ortak ders: arvadlarlan herifler birlikte alıcı
 
Arvadlar için:
 
 1. kabıl nasıl yapılır? (uygulamalı)
 2. hasta görmiye nasıl gidilir? nevse görmeyle farkları nelerdir?
 3. sahreye hazırlanma -ortak ders-
 4. çeyiz düzme-ortak ders-
 5. zılgıt çekme (uygulamalı)
 6. gelin nasıl eğitilir?
 7. gaynanadan kurtulmanın yolları
 8. küfte- zorunlu ders-
 
Herifler için:
 
1. herşeye karışmanın yolları
2. arvadın kanını depesine çıkarmanın yolları
3. kebap
4. çiğküfte
5. beyran
6. yaaa çekme (uygulamalı)
7. lahmacun ve sörmenin incelikleri
8. sahreye hazırlanma -ortak ders-
9. çeyiz düzme-ortak ders-
10. küfte -zorunlu ders-                 
                                                                                                                                                (Alıntı)

Logged
cananca
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : Nisan 12, 2009, 12:01:27 ÖÖ »



Çok zekice vallahi Antepli olasım geldi....
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM