EdebiyatOgretmeni.Net Forum
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Şubat 10, 2012, 12:23:34 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bir Atı Zorla Suya Götürebilirsiniz, Ama...  (Okunma Sayısı 2394 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
fuzuliye
Ziyaretçi
« : Ağustos 15, 2009, 02:10:54 ÖS »

“Bir Atı Zorla Suya Götürebilirsiniz, Ama Zorla Su İçiremezsiniz”.

Öğrenciler öğrenmeye istekli olmadıkça yada öğrenmek için çaba göstermedikçe onları sınıfta tutabilseler bile zorla bir şeyler öğretemeyeceklerini düşünen öğretmenler, bu sözün kesinlikle doğru olduğuna inanmaya hazırdır. Ama atı suya götürmeden önce biraz tuz verirseniz, su içmesi için zorlamanıza gerek kalmayacaktır. Eğitimde de “tuz”  yerini tutacak bir şeyler  bulunamaz mı ? Bu soruya verilecek cevap, öğrencileri öğrenmeye içsel olarak güdüleyecek yöntemlerin ve tekniklerin bilinip bilinmemesine bağlıdır.

Üniversiteden emekli olduktan sonraki günlerini klasik bestecilerin o nefis müziğinin  tadını çıkararak geçiren bilge bir profesör  vardı. Profesör, sessiz-sakin bir parkın bitişiğindeki mütevazı bir evde oturuyordu. Günlerini klasik müzik dinleyerek geçirmekten ve parkı gören penceresinden dışarıyı seyrederek mevsim değişikliklerini izlemekten zevk alıyordu. Ilık bir ilkbahar günü evin her tarafında Mozart’ın müziği çınlarken, bitişikteki parka bir grup genç çıka geldi. Sabahın bu erken saatinde oldukça büyük bir hoparlörden, bir rock şarkıcısının insanın içine işleyen acı haykırışları yayıldı. Profesör, bütün pencereleri ve kapıları kapatmasına ve dinlemekte olduğu müziğin sesini yükseltmesine rağmen, Mozart’ın nefis melodilerini bastıran bu gürültüye engel olamadı.

Birkaç gün devam eden bu gürültüden sonra, profesör bu gürültücü gençlerin davranışını değiştirmek için uğraşmaya karar verdi. Önce neler yapabileceğini düşündü :

1) gençlere kibarca  parkın başka bir köşesine gitmelerini söyleyebilirdi,
2) daha güçlü hoperlörler satın alabilir ve rakiplerinin gürültüsünü Beethowen ile bastırmaya çalışabilirdi,
3) bu kadar gürültü yaptıkları için gençleri azarlayabilir ve onları polis çağırmakla tehdit edebilirdi,
4) eğer buradan giderler ve bir daha dönmezlerse her birine bir dolar vermeyi önerebilirdi.

Bilge ve deneyimli psikolog, bu dört seçeneğin de sorunlarla yüklü olduğunu biliyordu. Heavy metalle Beethowen’ı kapıştırma fikri kulağına hoş gelmesine rağmen,  bu yaklaşımın sadece mevcut  huzurun bozulmasına yol açabileceğini biliyordu. Profesör, nazik bir biçimde de olsa gençlere buradan gitmelerini içeren ricaların genellikle birer emir olarak algılanacağını ve bu yüzden reddedileceğini; bu tür tehditlerin genellikle güç gösterilerini kızıştıracağını; bu davranışa son vermeleri için onlara para vermenin bu davranışın tekrar yapılma olasılığını artıracağını, üstelik aynı ödülü almak isteyen başkalarının da bu şekilde davranmaya başlayacağını biliyordu. Bu nedenle, profesör beşinci seçeneği seçti…

Ertesi gün, bir Pazartesi sabahı gençler yine gürültüye başlamışlardı. Gençler tam parktan ayrılacakları sırada, yaşlı profesör evinden dışarı çıktı ve gençlere, icra ettikleri müziği dinlemekten ve yüksek sesle gülüp eğlendiklerini görmekten mutlu olduğunu söyledi (yıllar bu emekli profesöre, psikoloji araştırmaları yaparken deneklere bilim adına bazen yanlış bilgi vermenin gerekli olduğunu öğretmişti). Eğer yarın yine gelirler ve aynı şeyi yaparlarsa, her birine bir dolar verebileceğini söyledi. Bu şaşırtıcı kolay para kazanma beklentisiyle, gençler bu teklifi hemen kabul ettiler. Salı sabahı anlaştıkları gibi müziklerini icra ettiler ve sevinçle birer dolar ücretlerini aldılar.

Psikolog, gençlere Çarşamba günü tekrar gelip gelemeyeceklerini sordu; fakat bu kez her birine sadece yarım dolar vermeyi teklif etti. Gençler bu teklifi de kabul ettiler ve ertesi gün yine geldiler; Çarşamba günü emekli psikolog perşembe için her birinin ücretini çeyrek dolara indirdi. Gençler isteksizce de olsa bu teklifi de kabul ettiler. Nihayet Perşembe günü emekli psikolog her gence çeyrek dolar verdikten sonra, artık kendilerine ödeme yapamayacağını söyledi. Gençler öfkeyle bir daha burada gösteri yapmayacaklarını ve karşılığında herhangi bir şey almadan müzik çalmayacaklarını söylediler: Bilge yaşlı psikolog bu gençleri bir daha evinin bitişiğindeki parkta hiç görmedi.


*Alıntı
Logged
esezi
Sürekli Üye
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 128

Muhabbetle bakan kusur görmez


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Ağustos 15, 2009, 09:07:16 ÖS »

Çok güzel bir paylaşım. Teşekkürler.
Logged
katre_i_hayat
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1473



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Ağustos 15, 2009, 10:13:25 ÖS »

gerçekten çok akıllıcaymış... helal olsun...
Logged

Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11335


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Ağustos 15, 2009, 10:29:42 ÖS »

Güzel paylaşım ,teşekkürler...
Logged
fuzuliye
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Ağustos 15, 2009, 10:39:57 ÖS »

Ben teşekkür ederim.
Logged
naprev
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 967


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Mart 08, 2010, 10:59:30 ÖÖ »

“Bir Atı Zorla Suya Götürebilirsiniz, Ama Zorla Su İçiremezsiniz”.

Bu bir İngiliz atasözüdür sanıyorum. "A man take a horse to the river; but, twenty can't." (Bir kişi, bir atı suya götürebilir, fakat, yirmi kişi ona su içiremez.) Türkçesi ise 'zorla güzellik olmaz', öyle değil mi?
« Son Düzenleme: Mart 08, 2010, 11:02:37 ÖÖ Gönderen: naprev » Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM