|
fuzuliye
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #1 : Ağustos 15, 2009, 01:48:42 ÖS » |
|
ETKİLİLİK NEDİR?
Etkililik, istendik etkiyi yaratan güç olarak tanımlanmaktadır (Wolery ve diğ, 1988). Etkililiğin, öğretilmesi amaçlanan davranış ve becerilerin öğretilebilmesi olarak tanımlandığı da görülmektedir (Wolery, Ault ve Doyle, 1992). Diğer bir deyişle, davranış ya da beceriyi öğretim sonrasında yapabilir hale gelmesi olarak tanımlamışlardır. Bu kitapta ise, etkililik öğrencinin uygulama ya da öğretim sonunda ölçütü karşılar biçimde performans sergilemesi olarak tanımlanacaktır. Öğretim açısından etkililiğin tam olarak tanımı, bireyin kendisine öğretilenleri öğrenip öğrenemediğidir. Aşağıda, bir çalışmada etkililikle ilgili araştırma sorularının nasıl yazılabileceğine ilişkin örnekler sunulmaktadır.
Örnek:
Uyuşmayan davranışları pekiştirme, uygun olmayan sınıf davranışlarını azaltmakta etkili midir? İpucunun verilmesi ve sistematik olarak geri çekilmesi yoluyla öğretim, orta derecede zihin engelli ergenlere çamaşır makinesini kullanarak çamaşır yıkama becerisini öğretmekte etkili midir?
VERİMLİLİK NEDİR?
Verimlilik, bir öğretim yöntemiyle öğretimin etkili biçimde sonuçlanmasının yanı sıra, bir yöntemin diğerlerine göre “daha iyi öğrenme” ile sonuçlanmasıdır (Wolery, Doyle, Adult, Gast, Meyer ve Stinson, 1991). Verimlilikte “daha iyi”nin ne anlama geldiğini Wolery ve diğerleri (1991) beş grupta toplayarak kavramsallaştırmışlardır.
Birinci olarak, verimlilik hızlı öğrenmedir. İki öğretim yöntemi ile öğrenme eşit düzeyde sonuçlanırken, bir yöntemle öğrenme daha az sayıda oturum, deneme sayısı ya da öğretim zmaanı ile gerçekleşirse, o yöntemin daha verimli olduğu söylenir. Bu amaçla yürütülmüş pek çok çalışmaya rastlamak mümkündür (Tekin, 2000; Wolery, Ault, Gast, Doyle ve Griffen, 1991).
İkinci olarak, verimlilik öğrenilenlerin daha yüksek düzeyde genellemesidir. İki öğretim yöntemiyle de aynı düzeyde ve aynı hızla öğrenmenin gerçekleştiğini varsayalım. Bir öğretim yöntemi ile öğrenilenlerin öğretim oturumları dışındaki ortam, kişi ve araç-gereçlere genellenmesi daha yüksek ise, o yöntemin daha verimli olduğu söylenebilir.
Üçüncü olarak, verimlilik daha kapsamlı bir öğrenmedir. İki öğretim yöntemiyle de aynı düzeyde, aynı hızla ve düzeyde genelleme ile öğrenmenin gerçekleştiğini varsayalım. Kapsamlı öğrenmeyi sağlayan yöntemin daha verimli olduğu söylenebilir. Kapsamlı öğrenme ile kastedilen ise, bireylerin kendilerine doğrudan öğretilmesi amaçlanan davranışların yanı sıra başka davranışları da gözleyerek ya da hedeflenmeyen bilgi kazanımı ile öğrenmeleri olarak tanımlanmaktadır.
Dördüncü olarak, verimlilik öğretilenler ve öğretilmeyenler arasında ilişki kurabilmektedir. Wolery ve diğerlerine (1992) göre, uygulamalı davranış analizinde yeterince araştırılmamış bir konu olmasına karşın, iki yöntemin yukarıda sıralanan verimlilik ölçütleri açısından eşit derecede verimli olması; ancak, bir yöntemin bireyin halihazırda öğretilen uyaranlar ile henüz öğretilmemiş olan uyaranlar arasındaki ilişkiyi daha yüksek düzeyde kurmasına yol açması durumunda, o yöntem diğerine göre daha verimlidir.
Son olarak ise, verimlilik gelecekteki öğrenmeleri olumlu yönde etkilemektedir. İki öğretim yöntemi yukarıda sıralanan dört ölçüt açısından eşit derecede verimli olabilir. Ancak, bir yöntem, bireyde gelecekteki öğrenmeleri diğerine göre daha fazla kavramını bir örnekle açıklamaya çalışalım. Örneğin, ilaç isimlerinin okunmasının öğretiminin amaçlandığını varsayalım. Birey, ilaç isimlerini doğru okunduğunda öğretmen bireyi pekiştiriyor ve o ilacın hangi durum ya da hastalıkta kullanılabileceğini açıklıyor olsun. Öğretmen çocuğun doğru tepkisini pekiştirirken, pekiştirecin yanı sıra ilacın hangi durumda kullanıldığını da açıklayabilir (“Aferin. Evet, o Minoset, Minoset diş ağrılarında kullanılır). İşte çocuğa ileride, yaygın olarak kullanılan ilaçların hangi kısa sürede öğrenilebileceği varsayılmaktadır. Bu duruma gelecek öğrenme denilmektedir. Wolery, Doyle, Ault, Gast, Meyer ve Stinson (1991), bu konuda yürüttükleri bir araştırmada, orta düzeyde zihinsel engelli öğrencilere yaşadıkları kentte yer alan restoranların ve çeşitli işleri yapan insanların resimlerini göstererek isimlerini öğretmişlerdir. Bu resimlerin yarısında, resimlerin isimlerini doğru söylediklerinde öğrencilere bu isimlerin yazılışı gösterilmiş; yarısında ise, resimlerin isimlerini bildiklerinde yalnızca pekiştirilmişlerdir. Öğrenciler resim isimlerinde ölçütü karşılar düzeyde performans sergiledikten sonra, bu resimlerin isimlerinin okunuşu öğretilmeye çalışılmıştır. Bulgular, öğrencilerin resim isimlerinin yazılışının gösterildiği sözcükleri daha hızlı öğrendikleri yönünde olmuştur.
Verimliliğe ilişkin olarak öğretim sırasında dikkat edilecek noktalar şunlardır: İki öğreti yöntemi etkili öğretim yöntemleri olabilir. Ancak, bir öğretim yöntemi diğerinden (a) daha az sayıda öğretim oturumunu gerektirmesi, (b) daha az düzeyde öğretmen hazırlığı gerektirmesi, (c) daha kısa sürede öğretimin tamamlanması, (d) daha az sayıda yanlış tepki sergilenmesi açılarından verimli olabilir. Dolayısıyla, öğretim sırasında bu ölçütlere dikkat edilerek daha verimli olan öğretim yöntemi ile öğretim gerçekleştirilebilir.
Burada verimlilik, öğrencin bir bilgi ya da beceriyi öğrenebilmesini, bir öğretim yönteminin diğerine kıyasla daha az zamanda, daha az çaba gerektirerek ve daha az hatayla sağlaması olarak tanımlanmaktadır.
Tüm bu açıklamalardan sonra akla gelebilecek olan “Verimlilik ölçütleri neler olabilir?” sorusunu yanıtlamaya çalışalım. Verimlilik ölçütleri(a) ölçütü karşılanıncaya değin gerçekleşen oturum sayısı, (b) ölçüt karşılanıncaya değin gerçekleşen toplam öğretim süresi, (c) ölçüt karşılanıncaya değin gerçekleşen hata sayısı/yüzdesi, (d) ölçüt karşılanıncaya değin gereksinim duyulan maliyet olabilir. Ancak, verimlilik ölçütlerinin uygulama, öğretilen davranış, öğretim ortamı gibi pek çok değişkenle birlikte belirlenebileceği unutulmamalıdır. Dolayısıyla, yukarıda sözü edilen verimlilik ölçütlerinin mutlak ölçütler olmadığını; öğretilecek davranış, yürütülecek uygulama vb. değişkenlere uygun olarak verimlilik ölçütlerinin duruma göre belirlenmesi gerektiğini anımsamalıyız.
Etkililik ve verimlilik, uygun öğretim yöntemleri seçilirken en çok dikkat edilmesi gereken iki değişkendir. Etkililik, öğrencinin ölçütü karşılar biçimde performans sergilemesiydi. Dolayısıyla, öğretim yapmak üzere bir yönteme karar verirken öncelikli olarak en etkili yöntem seçilmelidir.
“Verimliliği arttırmanın önemi nedir?” ya da “Niçin verimli yöntemler tercih edilmelidir?” sorusunun yanıtı ise üç basamakta verilebilir. (a) öğrenci açısından verimlilik, (b) öğretmen açısından verimlilik, (c) alan açısından verimlilik.
Öğrenci açısından: Öğretim esnasında verimli yöntemlerin kulanılmasıyla öğrenci daha kısa sürede öğrenir, daha fazla pekiştireç alır, daha az hata yapar, öğretim yılı sonunda daha geniş bir bilgi ya da davranış dağarcığına sahip olur.
Öğretmen açısından: Öğretim sırasında verili öğretim yöntemlerinin kullanılması ile, öğretmen bir davranışı daha kısa sürede ve daha kolay öğretir, böylece başka etkinliklere zaman kalır. Ayrıca öğrenci daha iyi öğrendiğinden öğretmenin öğrenci ile olumlu etkleşim kurma olasılığı artar ve tükenmişlik ya da yorgunluk duygusu yaşamaz.
Alan açısından: Öğretim sırasında verimli yöntemler kullanmakla öğretim yöntemleri daha yalın hale gelir.
|