|
hüsamdikit
|
 |
« Yanıtla #11 : Mayıs 18, 2008, 01:18:31 ÖÖ » |
|
Çok Beğendiğim Bir Yazıyı Türkçe sevdalılarıyla paylaşmak istedim... ”BUGÜNDEN SONRA DİVANDA, DERGÂHTA, BARGÂHTA, MECLİSTE VE MEYDANDA TÜRKÇEDEN BAŞKA DİL KULLANILMAYACAKTIR.” KARAMANOĞLU MEHMET BEY (13 Mayıs 1277) Karamanoğullarının üçüncü hükümdarı Karamanoğlu Mehmet Bey, millet olarak yaşamanın ilk şartı olarak, dil birliğinin sağlanması gerektiğine inanıyordu. Kendi dilini ve kültürünü hor görüp başka kültürlere özenenlere karşıydı. 1277 yılında yayınladığı fermanla Türkçe’den başka bir dil konuşulmasını yasakladı. Yedi asır önce Türkçe’ye verilen değeri günümüzde görememek aşağıda okuyacağınız şiirdeki gibi sizlerin de yüreğini sızlatıyorsa artık dilimize sahip çıkmanın zamanı gelmiş demektir. ARIYORUM Karamanoğlu Mehmet Beyi arıyorum. Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı? Bir ferman yayımlamıştı; Bu günden sonra divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste, meydanda Türkçeden başka dil konuşulmaya diye,Hatırlayanınız var mı? Dolanın yurdun dört bir yanını, Çarşıyı, pazarı köyü, şehri Fermana uyanınız var mı? Nutkum tutuldu, şaşırdım merak ettim, Dolandığınız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere, Gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı? Tanıtımın demo, sunucunun spiker, Gösteri adamının showman, radyo sunucusunun discjokey, Hanımağanın first lady olduğuna şaşıranınız var mı? Dükkânın store, bakkalın market, torbanın poşet, Mağazanın süper, hiper, gros market, Ucuzluğun damping olduğuna kananınız var mı? İlân tahtasının billboard, sayı tabelâsının skorboard, bilgi alışının birifing, bildirgenin deklârasyon, Merakın, uğraşın hobby,korkunun fobi olduğuna, sohbetin chat olduğuna güleniniz var mı? Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı, Beldelerin girişinde wellcome, Çıkışında, good-bye okuyanınız var mı? Korumanın, muhafızın body-guard, Sanat ve meslek pirlerinin, duayen, İtibarın, saygınlığın prestij, güncelliğin trend, özrün pardon, sağolun mersi ,hoşçakalın çaww, kibar erkeğin centilmen veya centilboy olduğunu bileniniz var mı? Seki’nin, alanın platform, merkezin center, işyerinin ofis,Büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final, Özlemin, hasretin nostalji, gündemde olmanın inn gündemden düşmenin aut olduğunu öğreneniniz var mı? İş hanımızı plâza, bedestenimizi galleria, Sergi yerlerimizi center room, show room, Büyük şehirlerimizi, mega kent diye gezeniniz var mı? Yol üstü lokantamızın fast-food, mı? İki katlı evinizi dubleks, üç katlı komşu evini tripleks, Köşklerimizi villa, eşiğimizi antre, Bahçe çiçeklerini flora diye koklayanınız var mı? Sevimlinin sempatik, sevimsizin antipatik, Vurguncunun spekülatör, eşkiyanın mafya, Desteğe, bilemediniz koltuk çıkmağa sponsorluk, gösteri salonuna showland,yinelemeye egale, düzenlemeye dizayn,uzlaşmaya konsensüs diyeniniz var mı? Mesireyi, kır gezintisini picnic, Bilgisayarı computer, hava yastığını air-bag, Pekâlâyı, oluru okey diye söyleyeniniz var mı? Çarpıcı, önemli haberler flash haber, sorun yok no problem, Yaşa, varol sevinçleri oley oley, Yıldızları star diye seyredeniniz var mı? Vırvırık dağının tepesindeki köyde, Cafe-show levhasının altında, Acının da acısı, nes-kaaave içeniniz var mı? Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken, Dilimizin çalındığını, talan edildiğini, Özün, el diline özendiğine içi yananınız var mı? Masallarımızı, tekerlemelerimizi, atasözlerimizi unuttuk, Şarkılarımızı, türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik. Türkçemiz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı? Karamanoğlu Mehmet Bey i arıyorum, Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı? Bir ferman yayınlamıştı.... Hayal meyal hatırlayıp da sahip çıkanınız var mı?............... . İki kişi telefonda konuşuyor. Biri, diğerinin katılamadığı ve bütün ortak arkadaşlarının bir araya geldiği toplantıyı anlatırken, “Korkunç güzel bir partiydi, bi ara millet abartı kasıp triplere girdi, n’oluyoruz oldum ben . Hepimiz koptuk yani!”Böyle ortamları banal bulduğu için artık free takılıyorum diyor. Ertesi gün buluşup buluşamayacaklarını konuşuyorlar bir süre sonra. “Yarın fulüm.” diyor biri diğerine,“Hastayım artı streslerdeyim.” “Bunalım takılıyorsun yani?” diyor öteki, kurduğu cümleye bir soru vurgusu ekleyerek. “Yok, panik olma hemen.” diye yatıştırıyor beriki, “Daral geldi biraz, nema problem.” Biri diğerine,’takıldıkları site’de uzun zamandır kendisini göremediğini, ‘chat odaları’nda bulamadığını söylüyor ve ekliyor: “Mail box’ına bak, süper e–mailler geldi geçen, kafa bi arkadaştan, hepsini download ettim daha sonra döncem sana!” Bir süre daha konuştuktan sonra, birbirlerine tekrar ‘alolaşacaklarını’ söyleyip ertesi gün “beş gibi” buluşmayı kararlaştırıyor ve son cümlelerini kuruyorlar: “Kendine iyi bak, hadi öpüldün, çaav!”, “Ben de seni çok öpüyorum, kendine dikkat et!” Türk dili dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki bu dil şuurla islensin.Ülkesinin yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmalıdır." M.K. Atatürk
|