aybüke öğretmenim, meslekte on yedinci yılı çalışıyorum. sayısını bilmediğim kadar öğrenci yetiştirdim ve birçok öğrencim üniversiteyi bitirip iş hayatına atıldı, evlendi, çocuk sahibi oldu. sanıyorum genç bir öğretmen arkadaşımsınız. elbette her şey zamanında gerek. ben de mesleğimin ilk yıllarında -ki o heyecanı hala kaybetmiş değilim- her şeyi öğrencilerim için yapardım. yine gençlik yıllarımda ben de hayatı kendim için yaşamak istedim, yaşadım da. ama yavrum dünyaya geldiğinde onun her şeyden daha değerli olduğunu fark ettim. annelerimiz az mı bekledi başımızda biz hasta olduğumuzda? ben baba olmadan önce anne veya baba olmanın ne olduğunu bilmiyordum. oğlum hasta olduğunda sabaha kadar başında uykusuz kalınca, en ufak bir anormal nefes alışında elim ayağım tutuşunca baba olmanın ne olduğunu anladım. gençlikte pek umursanmıyor anne veya baba olmak, ama o duyguyu bir tadınca... öğretmenim, bal yemeyen bir insana balın tadını lezzetini anlatamazsınız. işte öyle bir şey... gerçi konu epeyce başlıktan saptı. özel ders vermek adına bir sayfa açılmıştı ama evlat sahibi olmaya kaydırdık konuyu. ben hemen ana konuya döneyim ve şunu bir kere daha vurgulayayım. özel ders, oğlumun zamanından çalacağım vakitse asla ama asla vermem, vermiyorum. çünkü çocuğum benim için daha önemli.
Hocam aslında aynı şeylerden bahsediyoruz da, farklı gibi gösteriyoruz.
Anlattıklarınıza katılıyorum ve tecrübelerinize saygı duyuyorum. Fu forumda zaman geçirmemin asıl nedeni, oyun, muhabbet vs. değil sizin gibi insanlardan bir şeyler öğrenebilmek. Bu bakımdan teşekkür ediyorum fikirlerinizi paylaştığınız için.
Gelelim anlaşamadığımızı düşündüğümüz meseleye.
Hocam, ben de sizin gibi düşündüğüm için cesaret edemiyorum. Çocuğum benimle, benim sevgimle, sıcaklığımla büyümeli. Başka insalara bakıcılık yaptırıp da akşam eve gelip "haydi yavrum seveyim seni biraz" gibi durumlar yaşamak istemiyorum. (Yapanlar dayanlış demiyorum, bu benim fikrim.) Siz baba olarak bakıyorsunuz olaya, ben annelik yönünü düşünüyorum.
Gerek maddi gerek manevi açıdan işimi bırkabilecek bir pozisyonda değilim. Özel kurumda çalışıyorum, bilmem kaç hafta rapor alayım, çocuğuma bakayım gibi bir lüksüm de yok.
Umarım beni anlıyorsunuz. Çocuklara karşı olan biri değilim. Olsam öğretmen olmazdım. Ama burada durum değişiyor. Tamamen benim cesaretsizliğimden kaynaklanıyor.
Mesleğimde yeniyim, dördüncü yılıma girdim. Az çok başarılar elde ettim ama bunlar beni tatmin etmiyor. Belirlediğim hedeflerim var ve onca yıl bunlar için çabaladım. Sırf bu hedeflere ulaşabilmek için dokuz yıldır ailemden ayrı yaşıyorum. Şimdi bunca çabayı bir kenara bırakıp, ara verip her şeye yeniden başlayamam.
Ayrıca burada anlatamayacağım sebepler de var. Sizin yazdıklarınızdan sonra düşünüyorum, bu kadar mı yanlış fikirlerim diye ama siz diyorsunuz ya "yaşamadan bilinmez", benim içinde bulunduğum durum da benim yaşadığım bir şey.
Ben çocuğuma gerekli sevgiyi veremiyorsam, onunla sadece bir kaç saat zaman geçiriyorsam bu ona haksızlık yapmak olur. (Anne olarak.) Öte yandan, işimdeyken de "çocuğum şu an ne yapıyordur?" diye düşünmek de işime haksızlık olur.
Allah hayırlısını göstersin. Olursa da hayırlı, güzel ahlaklı bir yavrum olsun. Bunun olması için de yine ben lazımım.
Umarım sizi incitecek bir şey söylemedim.
Paylaşımlarınız için teşekkür ediyorum tekrar.
Saygılar...