Her zaman arkadaş, hep arkadaş.
İlköğretimde hiç çalışmadığım için o yaş grubunu bilemiyorum ancak, lise öğrencisinden uzaklaşırsanız içindekileri içinde yaşamaya devam eder. Siz mesafeliyim sanırsınız ama o arkanızdan düşüneceklerini yine düşünür, yine düşünür. Önemli olan öğrencinin içini dışına çıkarmak...

Bu da arkadaşlıkla olabiliyor. Ben, bana göre davranan öğrenci istemiyorum. Mesafe olduğunda öğrenciler her öğretmene farklı davranmak zorunda kalıyor.
İnsanların en içten ve doğal davrabilecekleri bir yaş grubu lise. Sevgilerini de nefretlerini de en doğal halleriyle yaşamaya çalışıyorlar. İzin verirsek yaşıyorlar. Bu da onların düşünmeye başlamasını sağlıyor. Bir yetişkin adayına verilebilecek en güzel hediyenin düşünebilme yeteneği olduğunun bilincinde olmamız gerekiyor. Kendilerini bulmalarını sağlamamız bizim en büyük ödevimiz. Bize göre, ona buna şuna göre değil, kendilerine göre davranabilme yeteneği kazanabilmeliler. Bu yüzden asıl önemli olan, öğretmenin kendi dersinin kurallarını koyması ve uygulatmasından çok, öğrencilere birey olabilmeleri yolunda neler kazandırdığıdır. Bu da mesafeyle olmaz.
Gerekli sınırı çizebilmek öğretmene kalmış. Suistimal edilen bir durum varsa öğrenci değil, öğretmen kaynaklıdır. Sözüm kimseye değil, düşüncelerim bunlar.