EdebiyatOgretmeni.Net Forum
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Mayıs 24, 2012, 08:43:29 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Öğretmen Yaklaşımları  (Okunma Sayısı 1217 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
CananYE
Ziyaretçi
« : Ekim 14, 2008, 11:17:32 ÖS »




Bugün bir öğretmenimle bu konu hakkında konuştuk, sizin de fikirlerinizi almak isterim.

Sizce öğretmen öğrencisine karşı samimi, yakın mı olmalı, yoksa tam aksi mesafeli mi?
[/color]
Logged
meryemozcan
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8580


Güzel olan sevgili değildir,sevgili olan güzeldir


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Ekim 15, 2008, 08:08:59 ÖÖ »

Öğrencisine zamanında çok samimi ve yakın olarak yaklaşmayı gaye edinen ben bunun meslek hayatımda çok zararlarını gördüğümü belirtmek isterim.
Öğretmen bu yaklaşımında nerede duracağını sınırlarını iyi biliyor fakat öğrenci ayarı tutturamıyor. Öğretmenine arkadaşı gibi davranmaya çalışıyor, bu samimiyette yaptığı hataların hoş görülmesini göz yumulmasını bekliyor öğretmeninden. Tersi bir muamelede öğretmenine kin duymaya başlıyor onun yapmasını istediği hareket ve davranışların tam tersini yapmaya başlıyor. Bu şekilde gösterilen tepki hem öğretmenine hem kendine zarar veriyor.

Çok sevmeme rağmen öğrencilerime seviyeli davranmak zorunda kalıyorum. Mesafe işin içine girdiğinden ilmi yönden bir eksiklik görülmemesine rağmen eğitim yönünden istenileni yeterince vermiyor. Zor olan nabza göre şerbet verme yolunu tercih ediyorum anlayana ihtiyacı olduğu kadar yaklaşıyorum burada devreye ayırım yaptığım eleştirisi giriyor bunu da göze almak zorundayım .
Logged


Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
CananYE
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Ekim 15, 2008, 09:12:18 ÖÖ »

Hocam samimiyetten gördüğünüz zararlar nelerdir?

Ben ilköğretimde olduğum için belki de henüz bir zararını gördüm, aksine faydasını görüyorum. Bazen lisede de derslere giriyorum ancak orada da henüz olumsuz bir şey yaşamadım.

İleride Edebiyat öğretmenliğine dönmeyi düşünüyorum. Tecrübelerinizden yararlanmak benim için de tecrübe olur.
Logged
meryemozcan
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8580


Güzel olan sevgili değildir,sevgili olan güzeldir


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Ekim 15, 2008, 03:43:36 ÖS »

Alıntı
Öğretmen bu yaklaşımında nerede duracağını sınırlarını iyi biliyor fakat öğrenci ayarı tutturamıyor. Öğretmenine arkadaşı gibi davranmaya çalışıyor, bu samimiyette yaptığı hataların hoş görülmesini göz yumulmasını bekliyor öğretmeninden. Tersi bir muamelede öğretmenine kin duymaya başlıyor onun yapmasını istediği hareket ve davranışların tam tersini yapmaya başlıyor. Bu şekilde gösterilen tepki hem öğretmenine hem kendine zarar veriyor.


Aslında cevabımı biraz anlatmaya çalıştım. Sanırım Aybüke hocam örnek istiyor. Öğretmeninin samimi davranışları kişiliği tam olarak gelişmemiş bazı öğrencilerin gayrı ciddi , laubali davranışlar sergilemesine neden olabiliyor. Şımaran öğrencilerin dersin huzurunu kaçırıcı bazı hareketlerde bulunduğuna hepimiz şahit olmuşuzdur. İstisnalar var elbette. Güzellikten anlayan , sevgi ile yetişen öğrenciler de olmuştur. Kaba bir tabir olacak ama "öğrenci milletine fazla yüz vermeye gelmiyor". İdealler ile yaşananlar aynı değil malesef.
Logged


Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
fuzuliye
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Ekim 15, 2008, 06:17:52 ÖS »

Her zaman arkadaş, hep arkadaş.

İlköğretimde hiç çalışmadığım için o yaş grubunu bilemiyorum ancak, lise öğrencisinden uzaklaşırsanız içindekileri içinde yaşamaya devam eder. Siz mesafeliyim sanırsınız ama o arkanızdan düşüneceklerini yine düşünür, yine düşünür. Önemli olan öğrencinin içini dışına çıkarmak...Gülümseme Bu da arkadaşlıkla olabiliyor. Ben, bana göre davranan öğrenci istemiyorum. Mesafe olduğunda öğrenciler her öğretmene farklı davranmak zorunda kalıyor.

İnsanların en içten ve doğal davrabilecekleri bir yaş grubu lise. Sevgilerini de nefretlerini de en doğal halleriyle yaşamaya çalışıyorlar. İzin verirsek yaşıyorlar. Bu da onların düşünmeye başlamasını sağlıyor. Bir yetişkin adayına verilebilecek en güzel hediyenin düşünebilme yeteneği olduğunun bilincinde olmamız gerekiyor. Kendilerini bulmalarını sağlamamız bizim en büyük ödevimiz. Bize göre, ona buna şuna göre değil, kendilerine göre davranabilme yeteneği kazanabilmeliler. Bu yüzden asıl önemli olan, öğretmenin kendi dersinin kurallarını koyması ve uygulatmasından çok, öğrencilere birey olabilmeleri yolunda neler kazandırdığıdır. Bu da mesafeyle olmaz.

Gerekli sınırı çizebilmek öğretmene kalmış. Suistimal edilen bir durum varsa öğrenci değil, öğretmen kaynaklıdır. Sözüm kimseye değil, düşüncelerim bunlar.
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM