edebiyatogretmeni.net forum
Ocak 09, 2009, 01:38:50 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: NEDEN BİRBİRİMİZİ ANLAYAMIYORUZ?  (Okunma Sayısı 70 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Meryem ÖZCAN
Administrator
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1792



Üyelik Bilgileri
« : Kasım 26, 2008, 09:09:03 ÖÖ »


Bu sorunun kolay anlaşılır bir yanıtı vardır:

Herkesin yanıtı var, kimsenin sorusu yok.

Çevremize baktığımız zaman görürüz ki, herkes bir başkasına bir şeyler anlatmaya çalışıyor ama hiç kimse öğrenmek için soru sormuyor.

‘Anlaşılma’ konusundaki en yaygın yakınma ‘kendimizin anlaşılmadığıdır, ama bizim başkasını anlamamız konusundaki yaygın tutum, ‘onu çok iyi anladığımız’ biçiminde olur.

'Birbirimizi anlayamamamızın iki temel nedeni vardır:

1. Dinlemeyi bilmemek,

2. Birbirimiz hakkındaki kalıp yargıları bırakamamak.

‘Dinlemek bir sanattır’. İnsanı dinlemek, ona yaklaÅŸabilmek için en doÄŸru yoldur. 

Eğer, birisini can kulağıyla, yargılamadan, öğüt vermeye kalkışmadan, sadece anlamak için dinleyebiliyorsak en önemli iletişim adımını atıyoruz demektir. Bu çocuğumuz için de, eşimiz için de, arkadaşlarımız, işyerlerindeki çalışma arkadaşlarımız, kısaca herkes için geçerli bir ‘altın kural’dır.

Hele de sınav öncesinde doÄŸal olarak gergin, kuÅŸkuları olan, kendine olan güvenini tartma aÅŸamasındaki çocuÄŸumuzla iletiÅŸim kurmak istiyorsak, öncelikle onu can kulağıyla dinlemeye hazır olmalı, bunu ona hissettirmeliyiz.   

Dinlemek, sözünü kesmeden, sabırla, onu anladığımızı belirten bir beden diliyle gerçekleşirse ortak iletişimimize büyük katkısı olacaktır.

Sonra da ‘konuşmak bir sanattır’. Konuşmak, hemen neler düşündüğümüzü, neler beklediğimizi, neler istediğimizi sıralamak olmamalıdır.

‘Eşitlikçi konuşma’ bizim de karşımızdakini anladığımızı, ona yakın olduğumuzu belirten konuşmadır. ‘Ben de sınav öncesi çok gergin olurdum’ diye başlayan bir konuşma hemen arkasını merak ettirir. Küçük yaştaki çocukların en dikkatli dinledikleri konuşmalar, büyüklerin yanlışlarıyla ilgilidir.

Bir meslek ustasının ‘meslekteki acemiliklerini, yaptığı yanlışları, bunları nasıl gizlemek istediğini anlatan’ öyküleri meslektekilerin can kulağıyla dinlediği anlatılardır.

‘Eşitlikçi konuşma’ en az bildiğimiz konuşma modelidir. Genel olarak, konumca üstün olanlar, üstünlüklerini belirten konuşma modelini seçerler ki bu modelde ‘söze başlama, ses tonu, seçilen sözcükler, karşısındakine verilen söz sırası, susma zamanı, sözcük vurguları’ üstünlüğü belirten kılmaya yöneliktir. ‘Üstünlükçü konuşma modeli’ sosyal statüyü özenle vurgular, böyle bir durum iletişimi başlangıçta bozar, tek yönlü bir iletişim biçimine çevirir.

 

 
Logged

* Her Rüzgar Savuracak Bir Toz bulur,
* Her Hayat YaÅŸanacak Bir Can Bulur,
* Her Umut Gerçekleşecek Bir Düş Bulur,
* Bulunmayacak Tek Åžey Senin Benzerindir...
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

Hosting Hizmetleri Saglik
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!