|
meryemozcan
|
 |
« : Ekim 28, 2009, 10:52:20 ÖÖ » |
|
Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı 'Türkiye'de Milli Eğitim Sistemi' başlıklı raporunda, eğitimdeki sorunları masaya yatırdı. Raporda, eğitimde istenilen kalitenin yakalanamamasına ana sebep olarak 'kolay sınıf geçme' gösterilerek, "Öğrenciler temel bilgileri elde edemeden bir üst sınıfa geçirilmekte ve mezun edilmekte." denildi. Kolay sınıf geçilmesinin 'üst kademelerdeki eğitimi niteliksizleştirdiği, diplomayı piyasada değersizleştirdiği ve Türkiye'nin uluslararası değerlendirmelerde düşük performans sergilemesine yol açtığı vurgulandı.
İlköğretimde sınıfta kalma nadiren uygulanırken, düz liselerde not ortalaması 2,5 olan öğrenci başarısız ders sayısına bakılmadan bir üst sınıfa geçebiliyor. Lisede 9. sınıfta üç, 10 ve 11. sınıflarda iki dersten fazla olmamak üzere toplam 5 zayıfla sorumlu olarak bir üst sınıfa geçilebiliyor. Ayrıca öğrencilere ilave sınav ve af imkanı veriliyor. SETA'nın eğitim raporunda bu durum şöyle eleştiriliyor: "Çok sayıda kolaylaştırıcı uygulama ile eğitim sistemi, her çocuğun başarılı olmasını temin etmekte.
Sınıf geçirme uygulamaları, merkezi sınavlardaki başarısızlığın en önemli nedenlerinden bir tanesi. Bilgi ve becerilerin etkin bir ölçme ve değerlendirmesi yapılmadan öğrencileri 'başarılı' olarak tanımlamak, hem okulu ve öğretmenin değerlendirmesini anlamsızlaştırmakta hem de öğrenciyi hayata ve sınavlara hazırlayamamakta." Liselerin ders yoğunluğunun ve akademik içerikli ders sayısının fazla olduğu ifade edilerek, şunlar kaydediliyor: "Bu ders yoğunluğunun üzerine, Türkiye'de öğrencilerin üniversiteye giriş için dershanelerde harcadıkları zamanı dâhil ettiğimizde, öğrencilerin sosyal, kültürel ve sportif aktiviteler için zaman ayıramadıkları gözlenmekte." Meslek liselinin önü açık olmalı
SETA, kaliteli eğitim için şunları önerdi: Okulöncesi eğitimin yaygınlaştırılması, tek başına kamu kaynaklarıyla gerçekleştirilebilecek bir şey olmadığından özellikle belli sayının üzerinde istihdam sağlayan işletmelerin kreş-okulöncesi eğitim kurumu açması zorunlu olmalı.
Haftalık 45 saati bulan bazı ortaöğretim okullarındaki ders saati yükü azaltılmalı.
Mesleki ortaöğretim mezunlarının kendi alanlarında istihdam edilebilirlikleri artırılmalı; buna rağmen farklı bir alanda yükseköğretime devam etmek isteyen mezunların önü açık olmalı.
Lisede verilen eğitimin niteliğini ve lise mezunu bir öğrencinin saygınlığını artırmak için, ortaöğretim müfredatıyla tam olarak uyumlu bir olgunluk sınavı getirilmeli.
Meslek yüksekokullarının kalitesini artırmak için sınavsız geçiş uygulamasına son verilmeli ve mezunların 4 yıllık programlar için girdikleri Dikey Geçiş Sınavı kontenjanları artırılmalı.
|
|
|
|
|
Logged
|
 Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
|
|
|
|
Lâle
|
 |
« Yanıtla #1 : Ekim 28, 2009, 11:57:58 ÖÖ » |
|
Yerinde tespitlerin yapıldığı,objektif bir araştırma. Paylaşımın için teşekkürler Mery.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
naprev
|
 |
« Yanıtla #2 : Ekim 28, 2009, 12:37:46 ÖS » |
|
Konuşalım bu konuyu. 'Eğitim sistemi' sözünü kullanmadan.  O kadar çok insan var ki, kalem veya silgi lafını bile etsen, 'eğitim sistemi bozuk' diye söze başlıyo. Hemen kulaklarımı tıkıyorum tabi.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
meryemozcan
|
 |
« Yanıtla #3 : Ekim 28, 2009, 12:52:44 ÖS » |
|
Ders geçme sisteminin baştan sona elden geçirilmesi gerektiğine inanıyorum. 9. sınıfa gelmiş okuma yazması bozuk öğrencilerimle karşı karşıya kalıyorum şu zamanda. Biz ilköğretime kızıyoruz ama oradaki öğretmenler de yönetmelik karşısında çaresiz kaldıklarını ayrıca müdürün öğrenciyi geçir diye baskı yaptığını dile getiriyorlar. Eş dost bir araya geldiğimizde genelde ilk sırada bu konuyu tartışıyoruz.
|
|
|
|
|
Logged
|
 Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
|
|
|
|
halil236
|
 |
« Yanıtla #4 : Kasım 04, 2009, 10:30:36 ÖS » |
|
Eğitimin sorunu çok. Ancak bunlardan iki tanesi benim dikkatimi çok çekiyor.
Sınıfta dersin en verimli işlenebileceği öğrenci sayısı 15 ile 20 arasıdır. Bu rakamların altı ve üstü bana göre kaliteyi düşürüyor. Hele ki büyükşehirlerdeki 65-70 kişilik sınıflarda eğitim-öğretim yapılabildiğini sanmıyorum.
İyi hazırlanmış nitelikli bir müfredat. Anlaşılmamak için değil kolay kavranabilmesi için her türlü tedbirin alındığı bir ders programı hem biz öğretmenler hem de öğrenciler için daha faydalı olacaktır.
Bu dediğimi örneklendireyim. 12 sınıf dil anlatıma giren arkadaşlar hikaye konusunu işlerken hikayenin dört türe çıkarıldığını fark etmişlerdir. Olay tarzı Durum tarzı Halk hikayesi Ben merkezli hikaye Şimdi hepimiz biliyoruz ki hikaye aslında iki çeşittir ve bunlar başta yazılan iki tanesidir. Halk hikayesine de bir şey demeyeceğim ama bu "ben merkezli hikaye"nin çehov tarzından somut olarak ne farkı var? Varsa bile zorlama ile oluşturulmuş bir fark.
Bilinenlere ekleme yapamayacaksanız yeni bir şeyler uydurup hem öğretmenlerin hem de öğrencilerin kafasını karıştırmayın diyorum bu müfredatı hazırlayanlara.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
enrıko
|
 |
« Yanıtla #5 : Kasım 04, 2009, 11:03:48 ÖS » |
|
Hocam müfradatın tamamen uzman ellere bırakılması gerekmektedir yoksa bu eğitim eğitimden cıkmıştır hem ders hemde teorilerin olduğu bir eğitim daha iyi deilmidir birde derslerde anlatıp geçerler teknolojıyı kullanıpta bunu görsel olarak ta öğrencilere göstersek güzel olmazmı burda meb'e iş düşüyor ama milli eğitim bakanımızda öğretmen olmadığı için bunları pekte iyi anlıcağını sanmıyorum.
|
|
|
|
|
Logged
|
نريكو ثىقهنخ 
|
|
|
hakikiaşk
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 35
|
 |
« Yanıtla #6 : Aralık 09, 2009, 10:50:12 ÖS » |
|
Bu ülkede kalite sorunu falan yok arkadaşlar.Zaten eğitim, kökten kalitesiz vaziyette, yerlerde sürünüyor.Yukarıda söylenenler, herkesin her yerde konuştuğu şeyler belki.Lakin memleket büyüklerinin eğitim gibi bir derdi yok.Mesele bu kadar basit.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
hakikiaşk
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 35
|
 |
« Yanıtla #7 : Aralık 11, 2009, 09:05:44 ÖS » |
|
Eskiden okullarda bilgisayar yoktu, projeksiyon cihazı yoktu.Şimdi hepsi var ama değişen ne oldu eğitimde? Okullar birer teknoloji mezarlığı oldu.Ben 23 yıl önce lisede öğrenciydim.Eğitim bugünden kaliteli idi.Bu çok boyutlu bir mesele arkadaşlar.Her tarafa mantar biter gibi eğitim fakülteleri açılır, öğretmenliğin ö'sünden anlamayan insanları öğretmen yaparsalar, durum ancak böyle olur.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|