EdebiyatOgretmeni.Net Forum
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Mayıs 24, 2012, 08:30:28 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: EĞİTİMDE NİCELİK VE NİTELİK  (Okunma Sayısı 1225 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Altan60
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4


Üyelik Bilgileri
« : Haziran 13, 2009, 01:01:07 ÖS »

EĞİTİMDE NİCELİK VE NİTELİK
Ahmet Altan Ekşioğlu

Eğitimde nicelik, okul, derslik, laboratuvar, bilgisayar öğretmen sayısı, bütçede eğitime ayrılan para miktarı, haftalık ders saati sayısı ile ölçülebilir. Bu rakamların artması olumlu bir göstergedir kuşkusuz. Fakat bu gösterge tek başına eğitimin özlenilen ve istenilen düzeye varmasını sağlayamayacaktır. Okul ve derslik sayısı artırmakla ve bu dersliklerde ders verecek ‘öğretmen’leri atamakla, yeni yeni laboratuvarlar, spor salonları açtmakla, okulları bilgisayarla donatmakla, eğitime ayrılan ödenek miktarını artırmakla işin altyapısı oluşturulabilir ancak. Asıl amaç bu alyapının rasyonel ve işlevsel kullanımı sonucunda elde edilecek ölçülebilir verimdir İşte eğitimde nitelik düzeyi bu ölçülebilir verim ile saptanabilir. Örneğin, ülkeler arasında eğitime ayrılan paranın GSYİH oranına göre sıralama yapıldığında ‘ ‘Son 10 yılda eğitim ödeneklerinin genel bütçe içindeki payı yüzde 9,2-13,5; GSMH payı ise yüzde 2,3-4,18 arasında değişti. Son 3 yılda toplam eğitim ödeneklerinde bir artış gözlenmesine rağmen Türkiye, gayri safi yurt içi hasıladan (GSYİH) eğitime ayrılan pay bakımından OECD ülkeleri arasında her yıl sonuncu sırada yer alıyor’; ‘ (1) saptaması eğitimin altyapısındaki durumu gözler önüne serebilir fakat eğitimin gerçek durumunu yansıtmada yetersizdir. Çünkü, eğitime ayrılan kaynak miktarı ile eğitimin geliştirilmesi arasında somut bir bağıntı olmasına karşın, asıl üzerinde durulması gereken ve genellikle göz ardı edilen, ayrılan kaynakla eğitimin amacına ne denli ulaşıldiği dır. Örneğin Güney Kore, GSYİH sının %2.6 sını üniversiteleri için ayırmakla, bu alanda ABD den sonra dünyada ikinci gelmektedir fakat ülke üniversiteleri, dünya üniversiteleri içinde ilk 50 içine girememektedir. (Türkiye de bu oran 2005 yılında 1.1 olmuştur.)
Bu yüzden eğitimde, yalnız altyapıdaki gelişmeler ve ayrılan ödenek miktarlarlarındaki artışlarla ilgili verilen istatistiki bilgiler, eğitimde hamle yapıldığını kanıtlamayacaktır. Asıl işin özü, yapılan harcamalarla, amaçlanan hedeflere ne denli varıldığıdır. İşin bu yönünü ölçmek çok daha karmaşık olduğundan eğitim yetkilileri sayılardaki artışları göstererek ‘başarılı’ olduklarını kanıtlamaya çalışırlar.
Örneğin, Milli Eğitim Bakanı Sayın Çelik, yakın bir geçmişte Ticaret ve Turizm Öğretimi Genel Müdürü Sadettin Sabaz ın ‘’Devlet okullarında görev yapan İngilizce öğretmenlerinin İngilizlerle anlaşamadıkları ve ancak tercüman aracılığıyla konuşabildikleri’ ni açıkladığı bir toplantıda, ‘Bakanlığı döneminde 36 yeni turizm ve otelcilik lisesi açıldığını, Türkiye genelinde şu anda 95 otelcilik ve turizm lisesi bulunduğunu’ belirterek, bu sayısal artışla ne kadar ‘başarılı’ olduklarını kanıtlamaya çalıştı. (2) Bu bakış açısına göre, turizm ve otelcilik lisesi sayısını artırmakla, ya da o okullara yabancılarla ancak tercüman aracılığı ile görüşebilen dil öğretmenleri atayarak derslerin boş geçmemesini sağlamakla eğitim sorunu çözülmüş sayılmaktadır. Oysa ki, bu okullarda yıllarca dil eğitimi gören pek çok öğrenci, öğrenmeye çalıştıkları dilde, kendilerini ifade edebilecek bir düzeye bile ulaşamamaktadırlar.
Bu sorun salt dil alanında değil, diğer tüm disiplinlerde de karşımıza çıkmaktadır. Ezbere dayalı bir fen bilgisi, matematik, fizik, edebiyat öğretimi bize, ışık hızını somuta indirgeyemiyen, düdüklü tencerenin neden daha kısa zamanda yemek pişirdiğini, ezberlediği onca basınç ve ısı formullerine karşın açıklayamayan, suyun nasıl 50 derecede kaynayabileceğini kavrayamayan, kolay atmaması için sigortaya kalın tel bağlamayı çözüm olarak gören, okuduğu kitaplar dolusu edebi metine karşın iki satırı düzgün bir biçimde ard arda getiremeyen lise mezunları hediye etmektedir.
Alın çevrenizdeki lise mezunlarını karşınıza ve onlara, ‘dünyanın saatte kaç kilometre hızla döndüğünü’, ve ‘200 km hızla giden bir arabanın üzerinde ayakta durmanın olanaksız olduğu gerçeğine karşın, neden uzaya savrulmadığımızı’, ‘suyun kaynarken niçin hareket ettiğini’, ‘herhangi bir cismin ağırlığının kaynağını, aynı hacımdaki maddelerin neden farklı ağırlıkta olduklarını’ vb sorular sorun ve doyurucu bilimsel açıklamalar bekleyin. Çoğunluğu sizi tatmin edemeyecektir.
Kuşkusuz ülkemizde eğitime ayrılan ödenek, diğer gelişmiş ülkelerle karşılaştığında daha azdır.‘Tüm öğrenciler hesaba katıldığında, bütçe ödeneklerinde öğrenci başına yapılan cari harcama 1.197 dolar, sadece örgün öğretimdeki öğrenciler hesaba katıldığında ise 1.938 dolar olarak gerçekleşirken, bu oran, OECD ortalamasının 4'te 1'ine denk geliyor.’ (3) Lakin OECD ülkeleri ortalamasının çok altında olan bu 1938 doların karşılığı alınabiliyor mu?
Isterseniz bu soruyu , yukarıda örnek olarak verilen sorulara, lise öğrencisi ya da mezunu gençlerden alabileceğiniz yanıtlar ışığında yanıtlayınız.

(1) Anadolu Ajansı
(2) Vatan Gazetesi 4 Ocak, 2008-
(3) Anadolu Ajansı
Logged
meryemozcan
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8580


Güzel olan sevgili değildir,sevgili olan güzeldir


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Haziran 13, 2009, 01:36:46 ÖS »

Medeni görmediğimiz Arap ülkelerinde dil sorunu diye bir şey yok. Geçen yıl Urfa'daydım tatil günlerinde Balıklı Göl'e iner dinlenmeye çalışırdım. Oraya sık sık kafilelerle özellikle Iraklı ve İranlı turistler geliyor. Arapça bilmediğimden İngilizce merhabalaşır ve gerisini maalesef getiremezdim. Şakır şakır İngilizce konuşuyor bu vatandaşlar ama ben ülkemde aldığım dil eğitimiyle muhabbet edemiyorum.

Yetiştirmiş olduğumuz öğrencilerimiz bırakın yabancı dili kendi anadili alfabelerini düzgün kullanamıyorlar daha doğrusu kullanmak istemiyorlar. Eğitim kalitemizin düştüğü inancındayım. 
Logged


Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM