|
kızıl ile kara
|
 |
« Yanıtla #1 : Mart 24, 2009, 03:37:48 ÖS » |
|
canım hocam, keşke sadece dershanelerle kalsa... yani dershaneleri bir yerde anlayabiliyorum, ben de kendi paramla, kendi girişimimle bir dershane açsam, kendi karakterime uygun iş arkadaşlarım olsun isterim bir yere kadar. tabii ki insanların siyasi düşüncelerinde bağımsız oldukları gerçeğini yadsımadan... mesela, dürüst, karakter sahibi, haksızlığı ve dedikoduyu sevmeyen, işini adam gibi yapan, güler yüzlü, enerjik, öğrencilere ve öğretmenlik mesleğine bilinçli yaklaşan, pozitif bir kadrom olsun isterim. bunlar insanların "karakterleri" dir ama... yani siyasi kişiliğinin, düşüncesinin, görüşünün ne olduğu beni ilgilendirmez, başını örtüyor mu, namazını kılıyor mu, ya da tamamen ateist mi, bu beni ilgilendirmez. dini inancı nedir, oyunu hangi partiye veriyor, hangi takımı tutuyor, bunlarla ilgilenmem.. ben daha önce, çok şanslı bir dershane geçmişi yaşadım, çalıştığım iki dershane de (toplamda dört yıl oldu ikisiyle) hakikaten öğretmeninin hakkını veren, onun özel hayatıyla da siyasi kimliğiyle de hiç ilgilenmeyen, eğitim işini ciddiye alan kurumlardı. diğer dershaneler hakkında bilgilerim ise, yalnızca sizin gibi arkadaşlarımdan duyduklarımla sınırlı. kimi dershanelerde belli kadrolar içinde nizipleşmelerin, klikleşmelerin bile olduğu gerçek. kadrolaşmayı geçmiş, bir de gruplaşmışlar hocalar belli yerlerde...
ben daha acı ve korkutucu bir konuya dikkat etmemiz gerektiğini düşünüyorum. ülkemizde milli eğitimde ve bütün devlet kurumlarında bence kadrolaşma var. her gelen hükümetin kendi elemanları bir şekilde kadroya alınıyor. bu maalesef bir gerçek, çoğu bunu reddediyor. ben demiyorum, "şu şu hükümet yaptı" diye.. hepsi yapıyor. bu da karaktersiz, döneminin adamı, fırıldak, dönek insanlara prim sağlıyor. bunu gören yeni nesil de, "bir duruş sahibi olmak, hayata bakışının net olması" gibi kişilik özelliklerinden mahrum kalıyor. çünkü bunun bir işe yaramadığını, karın doyurmadığını düşünüyorlar, ideal sahibi olamıyorlar. keşke bu böyle olmasa, ama üzülerek görüyorum ki böyle...
günay öğretmenim, başlığınızda derdimi döktüm, kusura bakmayın. benim fikrim özel dershanelerde de devlet kurumlarında da bu durumun değişmesinin şart olduğu yönünde.
sağolun bu başlığı açtığınız için.
|