metruk
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 5
|
 |
« : Ekim 10, 2007, 10:10:02 ÖS » |
|
"Ben yazın öğretmeniyim." diyebiliyor musunuz kendinize ?
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
ahmer
|
 |
« Yanıtla #1 : Ekim 10, 2007, 10:30:39 ÖS » |
|
Kendi adıma bu soruyu "hayır" diye yanıtlıyorum hocam. "edebiyat" her ne kadar Arapça bir sözcük olsa da ben tasfiyeciliğe karşıyım dilde. Türkçenin sonuna kadar savunucusuyum ama bizim kültürümüzün bir parçası olmuş, bize dair çok şeyi karşılayan kelimelerin atılıp yerine yeni sözcükler uydurulması dile katkıdan ziyade dilde bir bölünmeye yol açıyor. Özellikle geçmişte, değişen hükümetlerin bunu siyasi bir amaçla yaptığını düşünürsek dilin bütünleştirici etkisi bir kenara bırakılıp kullandığımız sözcüklerle siyasi bir etiket yememizi hazmedemiyorum.
|
|
|
|
|
Logged
|
artık bize başka bir hayat lazım
|
|
|
|
|
kurtuluÅŸ53
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 28
|
 |
« Yanıtla #3 : Ekim 13, 2007, 03:37:16 ÖS » |
|
ENTEL GEÇİNİP BAŞIMIZA DANTELDEN ÇORAP ÖRENLERİN MARİFETLERİ BİZİ YETERİ KADAR ÖTEKİLEŞTİRDİ SANIRIM. 'EDEBİYAT' KELİMESİ 'YAZIN' KELİMESİNDEN DAHA TÜRKÇEDİR. BEN EDEBİYAT ÖĞRETMENİYİM.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
alinda
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 24
|
 |
« Yanıtla #4 : Ekim 13, 2007, 10:56:55 ÖS » |
|
Sanırım ben de EDEBİYAT MEMURU'yum. Çoğumuzda olduğu gibi.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
nur
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 1
|
 |
« Yanıtla #5 : Ekim 18, 2007, 07:51:20 ÖS » |
|
DİYEBİLMELİYİZ. TÜRKÇEYE SAHİP ÇIKIYORUM DİYORSAK TÜRKÇE OLANI BENİMSEMELİ VE BENİMSETMELİYİZ.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
uzunyaylali
Newbie
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 9
GELDİLER, ACI ÇEKTİLER VE GİTTİLER...
|
 |
« Yanıtla #6 : Ekim 18, 2007, 08:16:40 ÖS » |
|
Sırf gizli din düşmanlığı yapmak için yapılmaya çalışılan dil tasfiyeciliği tutmamıştır. O nedenle halkımızın büyük ekseriyeti bu kelimeleri kabul etmemiştir. Yerleşik ve herkesin anlamını bildiği bir yabancı sözcük, anlam kargaşasına yol açacak uydurma sözcüklerden daha değerlidir. 'Kültür' kelimesi de yabancıdır. Bu kelime yerine önerilen 'ekin' tutmamıştır. Birkaç kişinin kullandığı bir garabet olarak kalmıştır. 'Yazın' da aynı kaderi paylaşmaktadır. Kabul görmemiştir. Çünkü edebiyat ile bağlantılı olarak hala edip, edebi gibi sözcükler de kullanılmaktadır. Masa başında üretilerek halka sözcük dayatmak ancak bizim ülkemizde olabilecek hafifliktir.
|
|
|
|
|
Logged
|
Dünyaya fazla bağlanma ki ayrılırken çok acı çekmeyesin...
|
|
|
|
aytoldı
|
 |
« Yanıtla #7 : Ekim 18, 2007, 08:37:20 ÖS » |
|
Dikkat ettim de gelen cevaplar genelde "yazın" mı "edebiyat" mı üzerine olmuş. Oysa konuyu açan arkaşımın mesajında açık olarak böyle bir soru yok.
Belki de metruk arkadaşım bireysel olarak "yazın" kelimesini tercih ediyor ve "kendinizi edebiyata, yazına hakim, alanında yeterli görüyor musunuz?" diyor.
O nedenle ben bu başlığa "yazın mı edebiyat mı" üzerinde değil de soruyu algılamama göre cevap vereceğim. O kadar geniş bir branşımız var ki ister istemez bir yanımız eksik kalıyor. "Ben bu alanın öğretmeniyim" demek için de eksiğimizin sıfıra yakın olması gerekiyor galiba. Doğal olarak ben kendimi alanında yeterli bir öğretmen olarak görmüyorum.
Eğer başlığı açan arkadaşım "yazın mı edebiyat mı" diye sormak istemişse ben "edebiyat" kelimesini kullanıyorum. Dersin adı bile "Türk Edebiyatı" iken sınıfta ısrarl "Türk Yazını" demenin bir anlamı yok bence.
|
|
|
|
|
Logged
|
Bu Ay Toldı aydı, söz asgı ulug Yirinçe tüşürse bedütür kulug
|
|
|
türkdilibey
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 1
|
 |
« Yanıtla #8 : Ekim 18, 2007, 11:10:56 ÖS » |
|
Demek ki arkadaşlar her şeyde olduğu gibi illaki muhalefet kısmında olan arkadaşlarımız olacak.Bu muhalefet yapmak isteyen arkadaşlar sanırım dikkat çekmek için böyle bir tarz geliştirmek istiyorlar. BU "yazın" kelimesini savunan arkadaşımın öğrencilerinin bile bu kelimeyi bilmediğini bilse bile tasvip etmeyeceklerinden adım gibi eminim.BEN DE TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ÖĞRETMENİYİM.Tüm edebiyat -yazın değil- dostlarına saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
metruk
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 5
|
 |
« Yanıtla #9 : Ekim 19, 2007, 07:14:19 ÖS » |
|
Sevgili aytoldı Yanıldınız. Ben "yazın" sözcüğünü tercih etmiyorum. Bir tarih öğretmeni arkadaşım, yıllar önce, derslerde benden fazla şiir okur, tahtada, sosyalist şairlerin şiirlerini tahlil ederdi. Kendisinin edebiyata ilgisini hep takdir etmişimdir. İşte o arkadaş, "yazın öğretmeni" ifadesini kullanmıştı. Kendisine yazın değil edebiyat öğretmeni olduğumu söylemiştim. Sevgili aytoldı. dikkat ettiysen "kelime" değil de "sözcük" dedim.Zira sözcüğü de kullanıyorum, kelimeyi de. Önemli olan dilde yerleşmiş sözcükleri kullanmaktır. Hiç unutmam, lise yıllarında sağ görüşlü öğretmenlerimiz "cevap, imkan..." derdi; sol görüşlü öğretmnelerimiz de "yanıt, olanak ..." derdi. Nereden nereye... Saygılarımla...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Fuzuliye
|
 |
« Yanıtla #10 : Ekim 21, 2007, 10:14:44 ÖS » |
|
Sanırım ben de EDEBİYAT MEMURU'yum. Çoğumuzda olduğu gibi.
ben de 'yazın' tatildeyim 'kışın' memurum 
|
|
|
|
|
Logged
|
İnsan kendini yalnızca insanda tanır.
|
|
|
enver1233
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 1
|
 |
« Yanıtla #11 : Kasım 10, 2007, 09:54:41 ÖS » |
|
Sözcüklerden niçin korkuyoruz.Bakın " öğretmeniyim" diyorsunuz.Niçin muallimiyim demiyorsunuz.Dil eğer canlıdır diyorsak,sözcüklerin bir süre sonra öleceğine de inanmalısınız."Yazın" yeni doğmuş ve Türkçe bir sözcük.İleride "edebiyat "sözcüğünün yerini alacağına da inanıyorum.Çünkü ben dilde tutuculuğun mümkün olmadığına inanıyorum.Eğer öyle olsaydı bugün Büyük Atatürk'ün Nutku'nu bile sadeleştirme ihtiyacı duyar mıydık? "Evet ben yazın öğretmeniyim."
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
çakıralptekin
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 4
|
 |
« Yanıtla #12 : Kasım 13, 2007, 09:28:37 ÖS » |
|
dilde canlılılk bir kelimenin boğazını sıkmakla,onu öldürmeye çalışıp,yerine başkasını getirmeye çalışmakla olmaz ki...dilin tabiatında gelişim vardır.o kendi kendini öyle farkettirmeden yeniler ki siz bunun farkında bile olamazsınız.çünkü sizin ömrünüz dilimize yerleşmiş bir kelimenin ölümüne şahit olmaya yetmez.edebiyatı atarsak yerine gelen, boşluğu kesinlikle dolduramaz diye düşünüyorum.yakında sıra İSTANBUL U atmaya gelecek.nerye kadar atacağız.Atatürk'ün ve Mehmet Akifin kullandığı dile yabancı olmak ne kadar acı bir durum.yaklaşık 90 yılda ne hale gelmişiz.kelimelerimize sahip çıkalım.onlar sonsuza kadar yaşasın diye uğraşmalıyız.nasıl ki 'türkiye cumhuriyeti ilelebet payidar kalmalıysa.devletimize,vatanımıza nasıl sahip çıkıyorsak;kelimelerimize de öyle sahip çıkmalıyız.köklü bir dilin en öemli özelliği asırlardır değişmeden yaşayan sözcük sayısının fazla olmasıyla ölçülür.ufak tefek ses değişikliği olabilir:körür közüm körmez teg(orhun kitabelerinden)düşünsenize o dönemde kullanılmış kelimeler bugün de yaşasa fena mı olurdu yani.atalarımızla sanki aynı dili konuşmuyoruz.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Fuzuliye
|
 |
« Yanıtla #13 : Kasım 13, 2007, 11:08:05 ÖS » |
|
dilde canlılılk bir kelimenin boğazını sıkmakla,onu öldürmeye çalışıp,yerine başkasını getirmeye çalışmakla olmaz ki...dilin tabiatında gelişim vardır.o kendi kendini öyle farkettirmeden yeniler ki siz bunun farkında bile olamazsınız.çünkü sizin ömrünüz dilimize yerleşmiş bir kelimenin ölümüne şahit olmaya yetmez.edebiyatı atarsak yerine gelen, boşluğu kesinlikle dolduramaz diye düşünüyorum.yakında sıra İSTANBUL U atmaya gelecek.nerye kadar atacağız.Atatürk'ün ve Mehmet Akifin kullandığı dile yabancı olmak ne kadar acı bir durum.yaklaşık 90 yılda ne hale gelmişiz.kelimelerimize sahip çıkalım.onlar sonsuza kadar yaşasın diye uğraşmalıyız.nasıl ki 'türkiye cumhuriyeti ilelebet payidar kalmalıysa.devletimize,vatanımıza nasıl sahip çıkıyorsak;kelimelerimize de öyle sahip çıkmalıyız.köklü bir dilin en öemli özelliği asırlardır değişmeden yaşayan sözcük sayısının fazla olmasıyla ölçülür.ufak tefek ses değişikliği olabilir:körür közüm körmez teg(orhun kitabelerinden)düşünsenize o dönemde kullanılmış kelimeler bugün de yaşasa fena mı olurdu yani.atalarımızla sanki aynı dili konuşmuyoruz.
dil kendiliğinden değişiyor, bu ço doğal. bazı kültürlerden etkileniyoruz ama zaman içinde özümüze dönüyoruz bu er geç olacak bir durum. Atatürk ve Mehmet Akif bugün yaşasalardı günümüzün diliyle yazarlardı. o kelimeler yaşasaydı, onları yaşatsaydıkla olacak şeyler değil bunlar. kendiliğinden gelişiyor her şey. doğal bir süreç bu.
|
|
|
|
|
Logged
|
İnsan kendini yalnızca insanda tanır.
|
|
|
çakıralptekin
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 4
|
 |
« Yanıtla #14 : Kasım 17, 2007, 10:34:46 ÖS » |
|
değişimin önüne elbette geçilemez.ama bu kadar kısa zamanda yaşanan değimleri ben yozlaşma,dilde geçmişinden hızlı bir şekilde uzaklaşma olarak görüyorum.size halit ziya uşaklıgilin yaşadığı sıkıtıyı hatırlatmak isterim.yazmış olduğu romanını -yanılabilirim-10-15 yıl gibi çok kısa bir zaman sonra sadeleştirme gereği duymuş.böyle bir şey kaç yazara nasip!!! olmuştur sizce?bence acı bir durum.avrupalı gençler yüzyıllar önce yazılmış romanlarını sadeleştirmeye gerek duymadan anlayabiliyor.bu konu gerçekten çok detaylı tartışılabilecek bir mesele.türkçenin tarihi gelişimine baktığımızda bu sürecin ne kadar sıkıntılı olduğunu görmek mümkün.kaşgarlı mahmut'un,ali şir nevai'nin çalışmaları;karmanoğlu mehmet beyin fermanı,Atatürkün açılımları dilde hızlı değişimi durdurmak için atılmış adımlardı.teşekkürler...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|