|
mor1
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #15 : Nisan 08, 2008, 05:22:07 ÖS » |
|
Bazı arkadaşlar sanırım anlamak istemedi.Ben bir edebiyat öğretmeni olarak elbette edebiyat öğretmenleri Osmanlıca bilmesin,fakülteden öğrenmeden mezun olsun gibi şeyler söylemem.Osmanlı Türkçesi bilmek demek Yaşayan ve anlaşılan kendi dilimize Arabın fars'ın sözcüklerini tercih etmek demek değildir.Eğer bunu dil zenginliği olarak görüyorsak oldu o zaman o İngilizce sözcükleri kullanan "clubber"leri de eleştirmeyelim.Öyle ya dilimiz zenginleşiyor...Fuzuli'yi Baki'yi elbette anlayalım ama Fuzuli gibi Baki gibi konuşmamız gerekmiyor.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
vabeste
|
 |
« Yanıtla #16 : Nisan 08, 2008, 05:40:36 ÖS » |
|
Hocam bence olayı fazla dramatize ediyorsunuz. Birincisi: Fuzuli nin nasıl konuştuğunu siz nereden biyorsunuz? İkincisi: Ben hala tam anlayamadım, Osmanlıca konuşmak ne demek? Yani bazı insanların cümlelerini içine serpiştirdiği birkaç Osmanlıca sözcüğü kullanmaları mı Osmanlıca konuşmak? Zaten Osmanlılar döneminde de Osmanlıca konuşulmuyordu. Osmanlıca yalnızca bir kültür ve edebiyat dilidir. Bence birkaç kişinin Osmanlıca sözcük kullanmasını büyüterek ve abartarak koskoca bir medeniyeti hafife alan ifadeler kullanılmasına neden oluyorsunuz.
|
|
|
|
|
Logged
|
Dal bir gün dedi ki tomurcuğuna: Tenimde bir yara işler gibisin, Titrerim rüzgarlar zarar vermesin
|
|
|
|
Alufte
|
 |
« Yanıtla #17 : Nisan 08, 2008, 06:03:27 ÖS » |
|
Atatürk’ün İsveç Veliahdını karşılarken kullandığı dil: "Bu gece, ulu konuklarımıza, Türkiye'ye uğur getirdiklerini söylerken, duygum tikel özgü bir kıvançtır...Avrupa'nın iki bitim ucunda yerlerini berkiten uluslarımız, ataç özlüklerinin tüm ıssıları olarak baysak, önürme, uygunluk kıldacıları olmuş bulunuyorlar; onlar bugün en güzel utkuyu kazanmaya anıklanıyorlar: Baysal utkusu." Mustafa Kemal, 1921 Temmuz’unda, kültür devrimini şöyle açıklıyor: “...milli bir terbiye programından bahsederken, eski devrin hurafatından ve evsaf-ı fıtriyemizle hiç de münasebeti olmayan yabancı fikirlerden, şarktan ve garptan gelen bilcümle tesirlerden uzak, seciye-i milliye ve tarihimizle mütenasip bir kültür kastediyorum. ...Kültür zemin ile mütenasiptir, o zemin milletin seciyesidir. “ Onuncu yıl nutkundan: "Zaferleri ve mazisi insanlık tarihiyle başlayan, her zaman zaferle beraber medeniyet nurlarını taşıyan kahraman Türk Ordusu! Bugün Cumhuriyetin on beşinci yılını, mütemadiyen artan büyük bir refah ve kudret içinde idrak eden Büyük Türk Milletinin huzurunda kahraman ordu, sana kalbi şükranlarımı beyan ve ifade ederken, büyük ulusumuzun iftihar hislerine de tercüman oluyorum..."
|
|
|
|
|
Logged
|
"Ya çaresizsiniz ya da çare sizsiniz Ya ümitsizsiniz ya da ümit sizsiniz"
|
|
|
|
Edebiyat Öğretmeni
|
 |
« Yanıtla #18 : Nisan 08, 2008, 06:18:07 ÖS » |
|
Sevgili Vabeste, İşte Osmanlı'nın içinde de Osmanlıcanın tam anlamıyla konuşulmadığını günümüzde birçok edebiyat öğretmeni anlamıyor.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
vabeste
|
 |
« Yanıtla #19 : Nisan 08, 2008, 06:39:47 ÖS » |
|
Neyse sevgili hocam, ben zihniyet olarak Osmanlı mirasına sonuna kadar sahip çıkmamız ve Osmanlının torunları olduğumuzu unutmamamız gerektiğini düşünüyorum.
|
|
|
|
|
Logged
|
Dal bir gün dedi ki tomurcuğuna: Tenimde bir yara işler gibisin, Titrerim rüzgarlar zarar vermesin
|
|
|
|
Edebiyat Öğretmeni
|
 |
« Yanıtla #20 : Nisan 08, 2008, 06:41:52 ÖS » |
|
Ben de aynı fikirdeyim ama bu mirasa sahip çıkarken dili anlaşılmaz hale getirmek çok saçma.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
vabeste
|
 |
« Yanıtla #21 : Nisan 08, 2008, 07:03:05 ÖS » |
|
Elbette, zaten zorlamayla bir şey olmaz, ne derler dil canlı bir varlıktır, o, kendi mecrasında akıp gidiyor, dışarıdan dile yapılan müdahalelerin ben beyhude olduğunu düşünüyorum. Ancak dilin yozlaşmasını önlemek için elbette çalışacağız. Yolaşmayı ise hem öz türkceciler hem de Arapça, Farsça ve İngilizce meraklıları için kullanıyorum. Dili rahat bırakııııııııııııııııııııııııııııııınnnnnnnnnnnnnnnn.
|
|
|
|
|
Logged
|
Dal bir gün dedi ki tomurcuğuna: Tenimde bir yara işler gibisin, Titrerim rüzgarlar zarar vermesin
|
|
|
|
mor1
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #22 : Nisan 10, 2008, 01:38:56 ÖS » |
|
Amacım kavga etmek falan değil.Gördüğüm bir yanlıştan bahsettim o kadar.Ayrıca hiçbir şeyi dramatize de etmiyorum.Yaşayan Türkçe kullanmaktan yanayım Bir de hay Osmanlıca konuşmak neymiş,hay o dönemde de Osmanlıca konuşulmazmış,ne demek istiyormuşum gibi ifadelerle soru sorar gibi yapıp da eksik bulmaya çalışmayalım lütfen.Herkes bal gibi anladı ki15. 20. yüzyıllar arasında konuşulan o yapay dilden bahsediyorum ayrıca 7 yıllık bir edebiyat öğretmeni olarak Osmanlıca'nın bir kültür ve edebiyat dili olduğunu pek tabi biliyorum.Lütfen işi yokuşa sürmeyin.Fuzuli'nin konuştuğu dili nereden biliyormuşum?Onun şiirlerinde kullandığı sözcüklerden bahsettiğimi anlayamadıysanız şimdi belirtmiş olayım.Veeee ben kendimi osmanlı torunu değil cumhuriyet çocuğu olarak nitelendirmeyi tercih ederim.Bu Osmanlı Medeniyeti'ni yok saymak değildir,bakış açısıdır.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
vabeste
|
 |
« Yanıtla #23 : Nisan 10, 2008, 06:50:55 ÖS » |
|
Sayın mor hocam, bu konuda size söyleyebileceğim tek şey biraz daha kitap, makale vb. okuyun. Ayrıca amacım sizi kırmak ya da incitmek değil, sadece düşüncelerimi paylaşmaktı. Eğer üslubumu sert bulduysanız özür dilerim. Saygılarımla...
|
|
|
|
|
Logged
|
Dal bir gün dedi ki tomurcuğuna: Tenimde bir yara işler gibisin, Titrerim rüzgarlar zarar vermesin
|
|
|
|
mor1
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #24 : Nisan 10, 2008, 08:25:03 ÖS » |
|
Tavsiyenize teşekkür ederim;fakat ben ne kadar kitap makale okumam gerektiğini ve hangi konuda okumam gerektiğini bilecek yeterlilikte,bilecek yaştayım.Bence siz tekrar bir oturup düşüncelerinizi gözden geçirin.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
AYDIN
|
 |
« Yanıtla #25 : Nisan 17, 2008, 04:43:35 ÖS » |
|
Osmanlıca diye bir dil yok. Osmanlıca Türkçesi dediğimizde daha isabetli olacak. Bügün de Türkiye Türkçesini kullanıyoruz.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
minerva_dada
|
 |
« Yanıtla #26 : Nisan 17, 2008, 05:02:54 ÖS » |
|
Yabancı dilden(batı) dilimize girmiş sözcüklere karşı çıkarken aldığı eğitimin etkisiyle arapça ve farsça kelimeleri kullanan arkadaşlarımız var.Bunun bir çelişki olduğunu düşünüyorum. Çevremde bazı ed. öğ. bu şekilde konuşuyorlar ve komik duruma düşüyorlar.BAna göre değil başkalarından edindiğim bilgi bu.Söylenen kelimelerin her zaman yaşayan dilden olmasını tercih ederim.
|
|
|
|
|
Logged
|
Minerva'nın Baykuşu ancak ve ancak alacakaranlıkta uçmaya başlar.
|
|
|
|
mor1
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #27 : Nisan 17, 2008, 05:17:31 ÖS » |
|
Yabancı dilden(batı) dilimize girmiş sözcüklere karşı çıkarken aldığı eğitimin etkisiyle arapça ve farsça kelimeleri kullanan arkadaşlarımız var.Bunun bir çelişki olduğunu düşünüyorum. Çevremde bazı ed. öğ. bu şekilde konuşuyorlar ve komik duruma düşüyorlar.BAna göre değil başkalarından edindiğim bilgi bu.Söylenen kelimelerin her zaman yaşayan dilden olmasını tercih ederim.
İşte ben de tam bundan şikayet ediyorum sonunda anlayan biri çıktı.Ayrıca Osmanlıca yok tamam kabul de Osmanlıca Türkçesi ne demek?
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Æ’uzuâ„“Ñ—yÑ”
|
 |
« Yanıtla #28 : Nisan 17, 2008, 06:38:02 ÖS » |
|
Osmanlıca Türkçesi değil, Osmanlı Türkçesi... Kaynaklarda da bu şekilde geçer.
|
|
|
|
|
Logged
|
Sözcüklerin gücünü anlamadan insanların gücünü anlayamazsınız. Konfüçyus
|
|
|
|
aslı
|
 |
« Yanıtla #29 : Nisan 17, 2008, 09:06:53 ÖS » |
|
Edebiyat öğretmeninin kelime haznesi daha geniştir.Bu nedenle konuşurken ister istemez Osmanlı Türkçesine ait kelimeleri de kullanır.Kaldı ki Osmanlı Türkçesi olmasın diye elem, keder, muhtemel...gibi kelimeleri de kullanmayacak mıyız? en iyisi ifrat ve tefrit arasında bir yol tutturmak, kanaatimce en hayırlısı budur.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|