edebiyatogretmeni.net forum
Ocak 09, 2009, 11:19:25 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
Gönderen Konu: LEYLÎ VÜ MECNÛN KISSALARI  (Okunma Sayısı 1880 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Mevlânâ muhibbi
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1362


AŞK, HAREKETSİZ SÜKÛN, SÜKÛNSUZ HAREKETTİR.


Üyelik Bilgileri
« : Haziran 15, 2008, 06:38:51 ÖS »

  GALİB SAYILIR BU YOLDA MAĞLUB...

Gayret yolunu yitirmiş Mecnun'un çöllerde Leyla diye dolanıp dururken birinin ona, ' A deli, Leyla öldü.' deyivermesiyle başlayan haldir ki, zavallı o anda: ' Çok şükür Allah'a ' diye sevinmiş.
O vakit kara haberi veren adam şaşırır: ' A dini imanı darmadağın olmuş zavallı! Hem onun için yanıyorsun, hem de böyle diyorsun.' ayıp sana.
Mecnun 'un cevabı pek hazindi.
' O ay yüzlüden her an iyiliğini isteyip dururken ben bir şey elde edemedim, kötülüğünü isteyen de bir şey elde edemesiz bari.'
Ne cevaptır ki bu...
 
Logged

Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved
An murâdet zudter hâsıl şeved

                         *Mesnevî*
''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
Mevlânâ muhibbi
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1362


AŞK, HAREKETSİZ SÜKÛN, SÜKÛNSUZ HAREKETTİR.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Haziran 15, 2008, 06:41:01 ÖS »

Fuzûlî, Kays'ın bütün aşkını yüreğine yükleyip hasret çadırında sevda çilesini doldurttuğu Leyla'ya bir gece muma hitaben şöyle dedirtir:

Gel ey gözü bağlı, bağrı dağlı; başı karalı, ayağı bağlı!

Gel seninle ikimiz hem-nefes olalım ve yanan bağrının sırlarını söyleşelim.

Nedir seni bunca ağlatan dert ve benzini sarartıp içini kavuran elem?

Baştan ayağa nedir bu yanmak? Durmadan gönül derdine boyanmak?

Aslın ne olaki; hayat suyun ateşten yaratılıptır?

Her an yangınlardasın; hem ateşe boğuluyorsun, aynı anda hem suya!

Ey seher kuşu, ne sihirler yapmaktasın ki, ateşin suyundan daha keskindir?

İşte vefada ben sana benzemekteyim; hatta belki vefam senden nice kat ziyadedir.

Çünkü ey kalbi eriyen, sen her gece yanıyorsun; bense her gece ve gündüz yanıyor ve eriyorum.

Üstelik sende ah etmek te yoktur ama bende var!

Senin için ne hoştur meclislerde yaşlar döküp içindekileri açığa vurmak.

Üstelik senin gönlündeki, dilindedir daim.

Ya ben ne yapayım, ney gibi inleyip dururken?

Ben öyle her olur olmaz ile yoldaşlık edemem; başımı kesseler, sırrımı söylemem.

Şimdi sana söyleyecek olsam derdimi, dayanamazsın, yanmaktan helâk olursun.

İçin için yanan bu sırra benim gönlüm bile zor dayanırken, onu sana söyleyecek olsam ahımın ateşiyle kül olmaz mısın sanıyorsun?

Bu vakitler, yanılıp yenildim de bu derdi o dildara söyledim. Ne çare bana yoldaş olmadı.

Bu derde dayanamayıp sahralara düştü, kaçtı, uzaklaştı gitti.

Onun için şimdi acılarımı senin yanında da açmayayım ki, sen de tıpkı o sevgili gibi kaçıp gitme benden.
 
Logged

Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved
An murâdet zudter hâsıl şeved

                         *Mesnevî*
''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
Mevlânâ muhibbi
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1362


AŞK, HAREKETSİZ SÜKÛN, SÜKÛNSUZ HAREKETTİR.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Haziran 15, 2008, 06:42:27 ÖS »

Bir hac kervanı Mecnun'un yurdu olan çöllerden geçiyordu. Mecnun'u görünce saygıyla durdular ve birisi ona soruverdi:
KISSA-I MECNÛN

'A yok, yoksul âşık, a dillere destan deli, Leyla hakkında ne biliyorsun? '
Adamın sorusu bitince Mecnun yere yığılıp kalıvermiş! ? .. Neden sonra gül sularıyla ayıltılabilmiş.
Gözlerini açınca soruyu sorana şöyle demiş:
'Haydi, bir kere daha Leyla de! .. Leyla hem soru, hem cevaptır çünkü. Her soruya Leyla cevabı elvermez mi? Ne kadar mana incisi delinse yine de Leyla'nın adı kadar değerli değildir. Leyla'nın adını andın mı cihan içinde cihanlarca sır söyledin demektir...

'Âh mine’l-aşkı ve hâlâtihî
Ahraka kalbî bi-harârâtihî '
 
Logged

Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved
An murâdet zudter hâsıl şeved

                         *Mesnevî*
''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
Mevlânâ muhibbi
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1362


AŞK, HAREKETSİZ SÜKÛN, SÜKÛNSUZ HAREKETTİR.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Haziran 15, 2008, 06:45:44 ÖS »


Madem ki Söz Sevgiliye Dair Değil, Akılda Tutmak Ne Lazım?

-Ey vücut tarlasının bereketi; ey ziyan olan ömrümün, elde kalan mahsulü! Övüncüm, şerefim, ümidim, oğulcuğum! Gönlü yıkık ihtiyar isterdi ki, bizden bu taht boşalınca, obamıza sen hâkim olasın. Halk seni görende beni ansın, adım seninle beka bulsun. Yoksa mirasım, varlığım ve obam yok olacak. Genç iken âşık olmak bir hünerdir belki... Belki olgunluk sınırına ulaştıran kılavuzdur. Şimdi ise akıl ve olgunluk çağıdır.

Bu maceralar sana yakışmaz. İnsanın kendi cinsi ile gezmesi hoştur. Bırak artık şu vahşi hayatı; terk et çevrendeki vahşileri, kurdu, kuşu... Ötelere göçme zamanım geldi, anacığın yapayalnız kalacak. Dünyada ümit bir direktir; ümidimizi yıkma. Hercayî ve derbeder olma.

Mecnun bu sözler üzerine başını kaldırdı. Bir an delilik zincirini kırmayı düşündü, ama yapamadı. Şöyle cevap verdi:

-Ey cihanda varı ben olan babam! .. Senin bu cisim ve canda neyin var? Cana tamah etme ki elbet geçicidir.Varlığını bir yana koy ve bir başkasının bil. Senin mecburen koyup gitmekte olduğun bir yere beni de bırakıp ne edeceksin? Oğlunu da kendin gibi hayal et. Malının başına geçtiğini farz et; o da başkasına koyup gitmeyecek mi, erinde gecinde? .. Hiç paramparça olmuş şişenin yapıştırılmasına imkân olur mu? Ben o hâldeyim ki özümden haberim yok. Sense sözümü tut, diyorsun. İçim dışım aşk. Batmışım bu deryaya. Sabrımı yele vermişim. Ben nerde; aşkımı bırakmak nerde? Ev bark, soy, sop, töre, âdet dedin. Bana birçok şeyler sayıp döktün. Duydum. Ne çare ki unuttum. Madem ki söz sevgiliye dair değil, akılda tutmak ne lâzım? ..

Mecnun birden sustu ve bir “ah! ” etti. Sonra kolundan kanlar akmaya başladı. Görünce bu hâle babasının telaşlandığını, “Dur” dedi,”üzülme. Leylâ kan aldırdı demincek. Cerrah koluna neşter vurdu, eseri bende göründü. Bu hep böyledir, can ile canan arasında. Gördün ki babacığım, biz de ikilik yok. Birbirimizde ayrık can yok. O, odur; ben de benim, sanma! .. Bu iki cisim bir canla ayaktadır. O mesut olursa, artar sevincim; üzülürsem ben, acı çeker o.”
 
Logged

Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved
An murâdet zudter hâsıl şeved

                         *Mesnevî*
''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
Mevlânâ muhibbi
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1362


AŞK, HAREKETSİZ SÜKÛN, SÜKÛNSUZ HAREKETTİR.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Haziran 15, 2008, 06:47:53 ÖS »

Mecnun'un Sitemi! ..

Bir bütün idim ben Leylâ ile.Sense Leylâ’yım diyorsun.Sen Leylâ isen eğer; beni yakmaya hayalin yeter, takatim yok sana kavuşmaya. Varlığı olmayan bir zerreye aynadan ne fayda? Canım gideli hayli zamandır, cismindeki bir başka candır; bir özge candır. Sensin beni benden ayıran, uzaklaştıran.Ben yokum, senin tecellin var. Vuslatının ağır yükünü kaldıramam ki. Önceleri sen vardın, şimdi ben yok oldum. Manevi dünyamda dostum daima sensin. Dış görünüşe değer verme bahsi ortadan kalktı artık. Gönül çok önceleri sana koştu canım seninle gitti. Şimdiki canım Leylâ’ya değil, Mevlâ’ya yönelik. Bir’lik yolunda seninle olmam, yanarım. Şimdi, gözümün nuru, gönlümün aydınlığı! ..

Ben maskaralığa nam salmışım bari sen bu yola girme. İçinden çıkma namus perdesinin. Mecnun olan benim; bana yaraşır delilik, kınamışlık. Şimdi git, aşk töresini, âşıklık geleneğini, maşuk gidişatını bozma. Gir şimdi, ey vefalı! Açtırma kötü söz arayanların dudaklarını; sakız verme dedikodu arayanların ağızlarına. Beni aramaya çıktığını âleme bildirip deliliğine ferman yazdırma. Kimse seni burada görmeden git.

Ben ki varım; sen içimdesin, bunu bil! ..
Logged

Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved
An murâdet zudter hâsıl şeved

                         *Mesnevî*
''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
Mevlânâ muhibbi
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1362


AŞK, HAREKETSİZ SÜKÛN, SÜKÛNSUZ HAREKETTİR.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Haziran 16, 2008, 09:56:35 ÖÖ »

Bir bütün idim ben leyla ile. Sense Leyla'yım diyorsun.
Sen Leyla isen eğer, beni yakmaya hayalin yeter, takatim yok sana kavuşmaya.


Varlığı olmayan bir zerreye aynadan ne fayda? Canım gideli hayli zamandır, cismimdeki bir başka candır;
bir özge candır.

Sensin beni benden ayıran,uzaklaştıran.Ben yokum,senin tecellin var.Vuslatının ağır yükünü kaldıramam ki. Önceleri sen vardın,şimdi ben yok oldum. Manevi dünyamda dostum daima sensin. Dış görünüşe değer verme bahsi ortadan kalktı artık.Gönül çok önceleri sana koştu,canım seninle gitti. Şimdiki canım Leyla'ya değil, Mevla'ya yönelik. Bir'lik yolunda seninle olamam,yanarım.

Şimdi,gözümün nuru,gönlümün aydınlığı!..

Ben maskaralığa nam salmışım,bari sen bu yola girme. İçinden çıkma namus perdesinin.
Mecnun olan benim;bana yaraşır delilik,kınanmışlık.

Şimdi git aşk töresini, aşıklık geleneğini, maşuk gidişatını bozma.


Git şimdi , Ey Vefalı! Açtırma kötü söz arayanların dudaklarını; sakız verme dedikodu arayanların ağızlarına. Beni aramaya çıktığını aleme bildirip deliliğine ferman yazdırma.

Kimse seni burda görmeden git. Ben ki varım; sen içimdesin, bunu bil!..


                                                                                                            Leyla ile Mecnun'dan
Logged

Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved
An murâdet zudter hâsıl şeved

                         *Mesnevî*
''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
Belce
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : Haziran 16, 2008, 12:20:06 ÖS »

Git şimdi , Ey Vefalı! Açtırma kötü söz arayanların dudaklarını; sakız verme dedikodu arayanların ağızlarına. Beni aramaya çıktığını aleme bildirip deliliğine ferman yazdırma.

Kimse seni burda görmeden git. Ben ki varım; sen içimdesin, bunu bil!..
Logged
Mevlânâ muhibbi
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1362


AŞK, HAREKETSİZ SÜKÛN, SÜKÛNSUZ HAREKETTİR.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Haziran 18, 2008, 11:25:52 ÖÖ »

Mecnun Leyla'ya olan aşk-ı muhabbetinden dolayı farketmeden namaz kılan bir adamın önünden gecer. Adam namazını bitirir bitirmez hemen Mecnun'un yanına gelir ve hesap sorar:

-Bre gafil adam, sen bilmezmisin ki namaz kılan kişinin önünden gecilmez. İnsan biraz dikkat eder dimi? Ben namaz kılıyorum sen lakait bir şekilde önümden geciyorsun, bu ne gaflettir?

Mecnun adamın sözlerini dinledikten sonra çok manidar bir cevap verir:
-Ben ki Leyla'ya olan aşkımdan dolayı senin önünden gectiğimi farketmedim. Peki sen koskoca MEVLA'nın huzurunda dururken beni nasıl farkettin?
 
 
Logged

Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved
An murâdet zudter hâsıl şeved

                         *Mesnevî*
''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
Mevlânâ muhibbi
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1362


AŞK, HAREKETSİZ SÜKÛN, SÜKÛNSUZ HAREKETTİR.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Haziran 24, 2008, 02:37:21 ÖS »

A Gönül! Mecnun Misali...

Gönül Mecnûn gibi dil-beste olma zülf-i Leylâ'ya

Seni sâhra-neverd-i aşk eden zîrâ Hudâ'dır hep

                                 (Haşmet)

A gönül! Mecnun misali, Leyla'nın zülfüne hemen gönül bağlama.

Çünkü seni aşk çöllerinde gezdirip duran Leyla değil, Mevlâ'dır hep.

Bu beyitte aşkın çilelerini çekmekle hayattan bezmiş bir âşığın yakarışı görülmekte, bunun çaresi olarak da teslimiyetçi bir ruh, yani başına gelenlere çare aramaktansa kaderine boyun eğip ''Hepsi Allah'tan!..'' diyen pasif bir anlayış ön plâna çıkmaktadır. Zaten âşık da sevgili karşısında pasif olmaya mahkûmdur. Ona düşen, başına gelen aşkı çekmek, onun acıları ile yaşamaktır. Bu anlayış, şairin devamlı sürgünde geçen hayatıyla da bir anlamda örtüşmektedir. Elden bir şey gelmeyince, zavallı âşık ne yapsın, ''Mecnun (çılgın) da zaten Leyla için çöllere düşmemiş miydi?'' diye avunur. Önünde böyle muhteşem bir örnek dururken aşk işinde şâirin başka türlü davranması da zaten mümkün değildir. Olsa olsa Mecnun'u geride bırakacak bir çile ile tecrübe kazanıp aşk yollarında pişebilir. Böylece hayatına anlam katacak, kederlerden neşe devşirmeyi, acıları zevk edinmeyi öğrenecektir. Bilir ki, ne kadar acı çekerse, kendisini sevgiliye o kadar yakın hisseder. Aşk, acıdan ibarettir zira. Acı çekmeyince aşkın büyümesinden de, büyütülmesinden de söz edilemez. En büyük aşklar, en çok acı verenler değil midir?

                 İskender Pala...
Logged

Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved
An murâdet zudter hâsıl şeved

                         *Mesnevî*
''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
Mevlânâ muhibbi
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1362


AŞK, HAREKETSİZ SÜKÛN, SÜKÛNSUZ HAREKETTİR.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Haziran 25, 2008, 03:14:20 ÖS »

Mecnun'un bir şiirinden


Mecnun lakabıyla bilinen Amiroğullarından Mülevvah'ın oğlu Kays, çöllerde, sahralarda Leyla'nın aşkı ile divane dolaşırken kendi halini anlatan şiirler söyler, ona yolu uğrayanlar bu şiirlerden okumasını ister, şiirler okundukça dört bir yana yayılır, böylece Leyla adı daha çok bilinirmiş. İşte o şiirlerden bir parça:

Toplumda ve tenhada, gece gündüz, yirmi sene, insanların Rabbine dua ettim;

Leyla'nın da benim çilem gibi çile çekmesi, benim sevdiğim gibi sevmesi için...

Yahut benim halimi anlaması veya bana acıması için...

Allah duamı kabul etmedi. Bu yolda benim aşkımı bir geçen de olmadı... Oysa beni bitiren şu aşk yüreğimde artırıldı da artırıldı...

Aşk her âşıkın kalbinde eskiyor; Leyla'ya olan aşkım ise ben yaşadıkça tazelenmekte...

Rabbim! Artık beni ona sevdir, veya bana onunla şifa ver. Yoksa kalbimin çektiği çileden artık dinlendirileyim, Rabbim!...


İskender Pala
Logged

Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved
An murâdet zudter hâsıl şeved

                         *Mesnevî*
''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
Mevlânâ muhibbi
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1362


AŞK, HAREKETSİZ SÜKÛN, SÜKÛNSUZ HAREKETTİR.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : Haziran 26, 2008, 04:21:53 ÖS »

Fuzûlî'yi Mecnun Eden Aşk
   

Fuzûlî'ye göre dert ve cinnet, şairliğin sermayesidir. Gönlünde bir derdi bulunmayan, ciğeri yaralı olmayan, entellektüel krizler geçirmeyen, hatta çektiği acılar içinde mutlu olmayan hiçbir insanın şiirinde tat bulunmaz. Bu yüzden o, kendisini Mecnun ile özdeşleştirir ve şiirine bir lezzet katar; sonra da canını canan için besleyen, hayatı bir sevgili için yaşayan fedakâr ve avare âşık olma iddiasında haklı çıkar. Aşk kapısına bir dilenci gibi varıp muhteşem bir hükümdar olarak hayat sürmek de işte budur. Her ne kadar kendisi tersini söylese de:

Fakîr-i pâdişeh-âsâ gedâ-yı muhteşemem

    Fuzûlî, aşkın bütün kapılarında bekçi, bütün denizlerinde balık, bütün semalarında bülbül, bütün seslerinde nağme olmayı hedefleyen adamdır. Leyla ile Mecnun mesnevîsinde Kâbe'nin eşiğinde deliliğine çare bulmak için aşktan kurtulma amacıyla dua etmesi gereken Mecnun'a,

    Yâ Râb belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni

    Bir dem belâ-yı aşktan etme cüdâ beni


dedirtmesi biraz da kendi macerasını kâğıda dökmek değil de nedir? Yani ‘‘Tanrım! Beni aşk belâsı ile yoldaş eyle; bir an olsun aşkın belâsından ayırma beni!’’ Belâdan kurtulmak isteyenin duasına bakın siz!..

İskender Pala Efsane Güzeller
Logged

Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved
An murâdet zudter hâsıl şeved

                         *Mesnevî*
''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
Mevlânâ muhibbi
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1362


AŞK, HAREKETSİZ SÜKÛN, SÜKÛNSUZ HAREKETTİR.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : Temmuz 02, 2008, 06:16:27 ÖS »

Leyla'nın Ölüm Haberi !..


Yolunu yitirmiş Mecnun, çöllerde Leyla diye diye dolanıp dururken biri ona,

- A deli, Leyla öldü, deyiverdi.

- Çok şükür Allah'a, diye şükretti Mecnun.

Kara haberi veren adam şaşırdı:

- A dini imanı darmadağın olmuş zavallı! Hem onun için yanıyorsun, hem de böyle diyorsun, ayıp sana!

Mecnun'un cevabı pek hazindi:

- O ay yüzlüden, her an iyiliğini isteyip dururken ben bir şey elde edemedim, kötülüğünü isteyen de bir şey elde edemesin bari. Çünkü bir gün aya sordular "En çok neyi seversin?" diye. "Güneşin tutulup ebediyen perde arkasında kalmasını severim." cevabını verdi ay ve sonra ilave etti: "Değil mi ki onu kendi gözümden bile kıskanıyorum!"






Logged

Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved
An murâdet zudter hâsıl şeved

                         *Mesnevî*
''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
Mevlânâ muhibbi
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1362


AŞK, HAREKETSİZ SÜKÛN, SÜKÛNSUZ HAREKETTİR.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : Temmuz 04, 2008, 09:53:56 ÖÖ »

MECNUN, LEYLA İLE SOHBETTE

Mecnun bir gün fırsat buldu, Leyla ile oturmaya muvaffak oldu. Leyla, onu sınamak için bir dilekte bulundu:

- Ey âşık! Neyin varsa getir.

- A ay yüzlü, dedi Mecnun, aşkınla ne suyum kaldı, ne kuyum. Ne ciğerimde azıcık kan, ne gözümde bir nebze yaş. Aklımı yağma ettin, uykumu çaldın. Artık bir canım var, emreyle onu vereyim.

- Ben onu senden ne vakit istesem alırım, başka neyin var, sen ondan bahset.

Mecnun o vakit arandı, yakasında sakladığı bir iğnesi vardı, onu çıkarıp sevgiliye sundu.

- İşte varlık aleminde sahip olduğum tek şey bu iğnedir. Bunu da neden taşıyorum bilmek istersen, çölde, ovada seni izlerken çok düşüyorum, kendimden geçiyorum; oralarda ayağıma, bedenime dikenler batıyor; bu iğneyle o dikenleri çıkarıyorum.

- İşte bunu istiyordum ben senden. Eğer aşkında gerçek isen bu iğne nasıl layık oluyor sana? Dikeni çıkarırsan buna vefa mı derler?!..
             

İskender PALA 


Logged

Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved
An murâdet zudter hâsıl şeved

                         *Mesnevî*
''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
Mevlânâ muhibbi
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1362


AŞK, HAREKETSİZ SÜKÛN, SÜKÛNSUZ HAREKETTİR.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #13 : Temmuz 12, 2008, 11:25:46 ÖÖ »

Kays


Kays anlamıştı,dünyanın bir gam yurdu olduğunu. Anlamıştı daha ilk günden,buraya dert ve üzüntü çekmeye gelindiğini. Anlamıştı insanlara “gönül”verildiğini ve ezelde aşkın yaratıldığını. Anlamıştı güzeli ve güzelliği.Anlamıştı ilahi sırrı,insanın bir ayna olduğunu ve Yaradan’ın onda kendisini temaşa ettiğini. Eksikliğini anlamıştı. Aynaya aksetmeyen görüntüyü arıyordu. Öteki yarısı yok gibiydi. Kendisini tamamlayacak güzeli arıyordu ve öteki yarısını aramanın niceliğini anlamıştı. O alalade bir çocuk değildi. O bir sevda çekirdeğiydi. Onda kainatın en büyük aşklarından biri yüklüydü. Anladığı da oydu zaten. Bu sebeple ağlıyordu. Onun için ağlıyordu!O’nun için ağlıyordu!!O’nu arayıp bulmaya vasıta olacak öteki yarısı için ağlıyordu. Doğmuştu öteki yarısı ,aynı gecede .Kimseler bilmiyordu bunu ,bilemiyordu..Bilemezdi de. Amiroğulları’nın bi başka beyi Mehdi b.sa’d’ın çadırında doğmuştu Leyla.. Leyla “geceye dair,gece gözlü ,gece saçlı “demekti.Sonradan gece bahtlı da olacaktı. Kays’ın çığlıkları ,işte bu gece renkli güzel için idi. “Güzel” ne kelime !...Kays’ın ruhu ve canı .Güzelsiz ,güzelliksiz Kays olur mu?Misk ,kokmazlık yapabilir mi  Kays ,sevmezlik edebilir mi?Evet ,Kays dadılarını sevmedi,sevemedi ,bir türlü. Tesadüf,bir hilal kaşlı peri–peyker,onu kucağına almıştı. Kesiliverdi çığlıklar,ağlayışlar ,göz yaşları.İlk defa gözlerini açıp uzun uzun baktı bu güzelliğe Kays. Güldü,gülümsedi o mah- cemale. Ah güzellik!..Allah’ın bitmez tükenmez ;sonsuz eksiksiz kudretinin eseri!..İmanın delili ,adem olmanın idraki.O’ndan bir zerre.Zat’ından bir nişane!Aşkın yegane vasıtası!.. Elinde oldukça güldü o güzelin;elinden indikçe ağladı Kays.Artık başkaca ne mürebbi,ne daye!... Bir yandan Amiri “Evlat cevherine bedeldir;evlat bırakan ad bırakır. Emel sandığıma inci doldu,niyet mumum parladı” diye sevinirken öte yanda Kays ‘ın gönlünde şu münacat vardı: -Biliyorum Rabbim!Gam tuzağıdır varlık .Hür olmaz yoklukladır. Ey cefacı dünya!Bildim sendeki kederin çokluğunu. Keder çekmeye arkadaş isterim.Ey felek! Her nerede gam varsa ,gönder benim kederli gönlüme ve sonra bütün alemi gamdan azad et.Bu yolda azaltma nasibimi!Bana aşk ver.Ne geldiğimi bileyim,cihana ;ne de zamanın nice olduğunu! Güzel daye Kays’ı canıyla besler ,süt yerine ciğer kanını sunardı.Bu güzel,ona sevgi emzirir;aşk içirirdi.Kays bir ay parçası,güzel daye halesi.Her geçen gün ona bir kadeh aşk şarabı verirdi,aşk tuzağı ayağını tam bağlasın diye. Zaman!..Ah zaman!..Hem dost ,hem düşman. Hem mazlum,hem zalim.Aktıkça köpüren bir nehir.Yiğide ayak bağı ,namerde at meydanı. Sevdaya tuzak,nefrete dost. Aktıkça ,iyi ile kötünün ;iyilik ile kötülüğün yolunu ayırıcı. Rahmette zahmet;zahmette rahmet madeni... Hayırda şer;şerde hayır gizleyen sır. Gel zaman;git zaman!..

                       (Leyla ile Mecnun–İskender Pala)


Logged

Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved
An murâdet zudter hâsıl şeved

                         *Mesnevî*
''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
Mevlânâ muhibbi
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1362


AŞK, HAREKETSİZ SÜKÛN, SÜKÛNSUZ HAREKETTİR.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #14 : Temmuz 15, 2008, 09:52:49 ÖÖ »

LEYLA MECNUN HİKÂYESİ ÖZET

Zengin bir Arap emirinin yıllar sonra olan oğlu Kays, Büyüyüp okula giderken, sınıf arkadaşı olan Leyla’yla birbirine âşık olurlar. Bu aşk sonucunda Kays Mecnun(cinli) olup çöle düşer, Babası onu Kâbe’ye götürür ama Mecnun orada Allahtan kendisini aşk acısından kurtarmaması için dua eder; duası kabul olur.

Yâ Rab belâ-yı aşk ile kıl âşinâ meni
Bir dem belâ-yı aşkdan etme cüda meni


Tanrım! Beni aşkın belasıyla dost eyle; bir an olsun aşkın belâsından ayrı düşürme beni


Az eyleme inayetini ehl-i derdden
Ya'ni ki çoh belâlara kıl mübtelâ meni


Dert çekenlerden yardımını, iyiliğini esirgeme; yani beni pek çok belâlara tiryaki yap.

Oldukça men götürme belâdan irâdetüm
Men isterem belâyı çü ister belâ meni


Ben var oldukça belâ isteğimi içimden eksik etme; çünkü ben belâyı isterim, belâ da beni ister.


Temkinimi belâ-yı muhabbetde kılma süst
Tâ dost ta'n edüp demeye bî-vefâ meni


Aşk belâsına ağırbaşlılıkla katlanışımı bozma; sonra dostum beni ayıplayıp, bana vefasız demesin.


Gitdükçe hüsnin eyle ziyâde nigârumun
Geldükçe derdine beter et mübtelâ meni


Gittikçe sevgilinin güzelliğini daha da arttır. Her geldiğinde böyle daha güzel olduğunu göstererek, beni onun derdine daha beter tutkun yap.



Ben kandan u mülâzemet-i itibâr ücâh
Kıl kaabil-saâdet-i fakr u fena meni


Ben kim, dünyâ varlığına, büyüklüğe özenip bağlanmak nerede? Beni yoksulluğun ve yok olmanın mutluluğunu kabullenir bir insan yap.

Öyle zaîf kıl temimi firkatinde kim
Vaslına mümkin ola yetürmek sabâ meni



 Onun ayrılığında vücûdumu öyle zayıflat ki, sabah yeli beni savurabilsin, götürüp ona kavuştursun.

Nahvet kilup nasîb Fuzûlî kimi mana
Yâ Rab mukayyed eyleme mutlak bana meni


Tanrım! Fuzûlî gibi bana gururu, kibiri nasip edip beni benliğime tutsak etme.

Bir aşk delisi olarak, yaban hayvanlarıyla birlikte çölde yaşamaya devam eder. Bir Arap beyi Mecnun’un durumundan etkilenir. Leyla ile Mecnun’u kavuşturmak için, Leyla’nın Kabilesine savaş açar. Mecnun ise bu savaşta sadece Leyla’nın tarafı yenilmesin diye Allah’a dua eder; duası kabul olur. Zamanla Leyla evlenir. Ama kocasına kendisine dokunursa, kendisine ta çocukluğundan bu yana âşık olan cin tarafından çarpılarak öleceklerini söyler. Mecnun’un bedduaları tutar ve Leyla’nın kocası ölür. Sonra Çölde ikisi karşılaşırlar ama Mecnun onu tanıyamaz. Artık aşka âşıktır, Leyla’nın cismi önemini kaybetmiştir Mecnun’da, Leyla, içinde yaşadığı bir evren olmuştur. Sonuçta Leyla geri dönüp bir süre sonra da ölür. Onun mezarını ziyaret eden MECNUN DA orada ölünce, aynı mezara gömerler. Leyla ve Mecnunun bu ortak mezarı âşıkların bir tür türbesi olmuştur.
 Ağlayan





« Son Düzenleme: Temmuz 15, 2008, 10:43:51 ÖÖ Gönderen: Mevlânâ muhibbi » Logged

Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved
An murâdet zudter hâsıl şeved

                         *Mesnevî*
''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Hosting Hizmetleri Saglik
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!