edebiyatogretmeni.net forum
Ocak 09, 2009, 11:39:00 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1 2 [3]
  Yazdır  
Gönderen Konu: LEYLÎ VÜ MECNÛN KISSALARI  (Okunma Sayısı 1882 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
lαякαsση
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1327



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #30 : Eylül 21, 2008, 03:24:25 ÖS »

sizin söylediklerinizin yanında belki küçük bir kıvılcım gibi olacak ama...

Ne şair yas döker, ne aşık ağlar,
Tarihe karıştı eski sevdalar.
Beyhude seslenir, beyhude cağlar,
Bir sola, bir sağa çoban çeşmesi...


Bu kıvılcım , denizin içindeki kıvılcım ... Karizmatik
Logged

Şem'i Gör kim Yanmadan Yandırmadı Pervâneyi..
Mevlânâ muhibbi
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1362


AŞK, HAREKETSİZ SÜKÛN, SÜKÛNSUZ HAREKETTİR.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #31 : Eylül 22, 2008, 02:43:00 ÖS »



"Bu kıvılcım , denizin içindeki kıvılcım ... Karizmatik"

 Mana ikliminden bir damla...   Göz kırpan
Logged

Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved
An murâdet zudter hâsıl şeved

                         *Mesnevî*
''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
Mevlânâ muhibbi
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1362


AŞK, HAREKETSİZ SÜKÛN, SÜKÛNSUZ HAREKETTİR.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #32 : Eylül 22, 2008, 02:45:50 ÖS »

Sanma Ey Mecnun....

 Leyla, “leyl” kelimesinden türemiştir ve leyl’ de “gece” demektir. Arabesk şarkıların “ya leyl, ya leyl…” diye uzayıp giden terennümleri hep o çöl gecelerinin ılık hüznünü içerdiği için liriktir. Leyla adı, genellikle kara gözlü, kara saçlı, kara kaşlı kız çocuklarına verilen bir addır. Mecnun’un Leyla’sı da böyle bir kız imiş; hatta bunlara ek olarak onun bahtı da kara çıkmıştır. Gece karanlığı ile Leyla arasındaki bu bütünlük, aşıkın bütün gecelerini aydınlatan bir nur olur ve hayallerinin kırkıncı kapısından girdikten sonra zifiri karanlıklar aşk ile nurlanır. Böylece şairin “…gece Leyla’da akşamlar” ifadesi bir kez daha güzelleşir ve her üçü de karanlıkla ilgili olan bu kelimeler (gece, Leyla, akşam) aşıkın kararan alın yazısını, kara bahtını ve işinin zor olduğunu temsil eder. İşte bu yüzdendir ki şair beytine ikinci bir anlam yükleyerek gözümüzün önündeki perdeyi kaldırır ve aşıka bit öğütte bulunur. Biz de onun öğüdüne uyarak beyitteki “uzakdur (uzaktır)” kelimesinin başına bir virgül koyarak “uzak dur” şeklinde okuyalım.


Sakın sen kuy-ı canandan ,uzak dur.

Sanma ey Mecnun

Seher yola giren aşık gece Leyla’da akşamlar


Şimdi beyitin anlamı şöyle oluyor:


Ey Mecnun!

Aman ha, sevgilinin mahallesinden sakın ve oradan uzak dur(gönlünü oraya kaptırma)!.. Seher vakti yola giren her aşıkın gece hemen Leyla’ya kavuşacağını sanma. (O mahalleye erişmek,öyle kolay işlerden değildir;insanın dünyasını karartır).
Logged

Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved
An murâdet zudter hâsıl şeved

                         *Mesnevî*
''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
müştak
Newbie
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 30



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #33 : Ekim 04, 2008, 10:05:21 ÖÖ »

Mecnun'un bir şiirinden



Toplumda ve tenhada, gece gündüz, yirmi sene, insanların Rabbine dua ettim;

Leyla'nın da benim çilem gibi çile çekmesi, benim sevdiğim gibi sevmesi için...

Yahut benim halimi anlaması veya bana acıması için...

Allah duamı kabul etmedi. Bu yolda benim aşkımı bir geçen de olmadı... Oysa beni bitiren şu aşk yüreğimde artırıldı da artırıldı...

Aşk her âşıkın kalbinde eskiyor; Leyla'ya olan aşkım ise ben yaşadıkça tazelenmekte...

Rabbim! Artık beni ona sevdir, veya bana onunla şifa ver. Yoksa kalbimin çektiği çileden artık dinlendirileyim, Rabbim!...


İskender Pala
Logged

Gece Leyla'da akşamlar!
Mevlânâ muhibbi
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1362


AŞK, HAREKETSİZ SÜKÛN, SÜKÛNSUZ HAREKETTİR.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #34 : Ekim 04, 2008, 08:59:42 ÖS »

 Göz kırpan
Logged

Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved
An murâdet zudter hâsıl şeved

                         *Mesnevî*
''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
Meryem ÖZCAN
Administrator
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1792



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #35 : Ekim 04, 2008, 09:23:28 ÖS »

karaya ak denilir mi
âmaya bak denilir mi
sevene bırak denilir mi
sen de mi leyla........ Kızgın

Ey Mecnun!

Aman ha, sevgilinin mahallesinden sakın ve oradan uzak dur(gönlünü oraya kaptırma)!.. Seher vakti yola giren her aşıkın gece hemen Leyla’ya kavuşacağını sanma. (O mahalleye erişmek,öyle kolay işlerden değildir;insanın dünyasını karartır).


Bu uzak durlar aşkın yükünü kaldıramayacaklar için söylenmiş olmalı. Seven aşkından vazgeçmez yoksa.
Logged

* Her Rüzgar Savuracak Bir Toz bulur,
* Her Hayat Yaşanacak Bir Can Bulur,
* Her Umut Gerçekleşecek Bir Düş Bulur,
* Bulunmayacak Tek Şey Senin Benzerindir...
Mevlânâ muhibbi
Hero Member
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1362


AŞK, HAREKETSİZ SÜKÛN, SÜKÛNSUZ HAREKETTİR.


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #36 : Aralık 07, 2008, 03:56:49 ÖS »

Mecnun bir deli miydi?
 
 
Mecnun adını hepimiz biliriz. Türkçe'deki kelime anlamı "cin tutmuş, çıldırmış, divane" falan demek. Leyla'ya olan aşkıyla efsaneleşen delikanlı, hakikatte bir deli miydi? Eğer deli idiyse derdine kim derman olabilirdi? Sözgelimi çağımızda yaşasaydı psikiyatristler onu tedavi edebilirler miydi? Ayrık bir aşk hastalığına yakalandığı malumdu da, onu bu hastalıktan kim kurtarabilirdi? Hastalığı yüzünden şimdi onu ayıplamak mı gerekir, takdir etmek mi; acımalı mıyız, gıbta mı etmeliyiz? Ve daha çoğaltılabilecek sorular... Fuzulî, Leyla ile Mecnun hikayesinde ona;

"Fezâ-yı aşkı çün gördüm salâh-ı akldan dûrem
Beni rüsvâ görüp ayb etme ey nâsih ki ma'zûrem"
dedirtir.

 "Aşkın fezasını gördüğüm andan itibaren aklın rahatlığından uzak düştüm. Ey öğütler verip duran! Beni böylesine düşkün görüp ayıplama, çünkü özürlüyüm."

Mecnun'un deli olup olmadığını kestirmek için bu beyitteki birkaç kelime üzerinde durmamız gerekiyor. Bilindiği gibi fezâ kelimesi, "ucu bucağı bulunmayan alan, göklerin sonsuzluğu" gibi anlamlar içeriyor. Demek ki aşk ülkesi böylesine mekan ötesi bir genişliğe sahiptir. Salâh kelimesi "düzelme, iyileşme, rahatlık, barış içinde olma" gibi anlamlar ifade eder. Demek ki aklı ön plana alanlar belli bir huzur içindedirler de aklını yitirenlerin rahatı kaçmış, durumu kötüleşmiş olur. Rüsvâ kelimesi "itibarsız, saygınlığını kaybetmiş, rezil" anlamlarını taşır. Belli ki aşk, sevilene itibar kazandırırken, seveni itibardan düşürmektedir. Nâsih, "nasihat eden, öğüt ve akıl veren" demek olduğuna göre galiba aşk, aklın ölçütlerini hiçe saydırmakta, değerlendirmeyi gönül mecrasına çekmektedir. "Özürlü, mazeret sahibi" için ma'zûr deriz. Mazereti olanların sorumlulukları olmadığına, deliye de sorgu sual bulunmadığına göre, demek ki aşk çılgınlığından dolayı kişi sorumlu tutulamaz. O halde aşkın, kişiyi itibardan düşürmesi ne gam!..

Şimdi kelimelerin aynı sırasına göre soralım:

Aşka dair bütün mesafeleri içinde ölçen ve yolculuklarını içine doğru yapan bir mecnun için yeryüzünün her ciheti bir feza sayılmaz mı? Aşkı akla tercih eden bir tutkun için, asıl huzur ve salah, aşk fezasında tadılan azapta (=lezzet) değil midir? İtibar veya itibarsızlık akla göre yapılan bir değerlendirme olduğuna ve âşık da akıl(lılık)dan uzak durduğuna göre aşk yüzünden rüsvâ oluş hakikatte ona bir itibar kazandırmaz mı? Aklı tasnif dışı bırakan bir âşık için her yerde bir nâsih, bir akıl veren bulunması ve onun da bu öğüdü kabul etmemesi garip sayılabilir mi?!.. Bırakın deliyi, akıllılardan da olsa hangi öğüdü kim dinlemiştir ki?!.. Akıldan yoksun olanların dünya ve ahiret sorumlulukları bulunmazken, yani onlar mazur görülürken, aşk ile aklını yitirenin itibar kaygısına düşeceğini kim söyleyebilir?!..

Bütün bunlardan sonra, acaba beyitteki akıl, deliliğin zıddı olan akıl olabilir mi? Fuzulî, aklın karşısına deliliği değil de neden aşkı koymaktadır? Aşk, her ne kadar akıl kavramının tersi gibi görünse ve âşıklığın ilk adımında aklı terk etmek şartı aransa da, böyle bir macerada akıl terk edilince insan deli mi olmaktadır? Eğer öyle değilse, akıl kavramıyla çelişen şey aşk değil, bizzat deliliktir. Âşık olmak akıllılık olarak değerlendirilemez, tamam ama, bu, deli olmak demek de değildir ki!.. Evet, âşık akıldan uzaklaşır ve aklın güdümünde hareket edemez, ama bunun için de kimse ona deli diyemez. Denilse denilse, âşıkın kendisi için özge bir yol seçtiği söylenebilir. O yol ki akıldan uzak bir fezadır, ama sonu nurdan bir ülkeye çıkar. Âşık bu ışıklı ülkeye ulaştığında akıl(lılık)dan çok öte bir itibara kavuşur. Bu da onun sorumsuzluğu, itibarsızlığı vs. için yeterli mazerettir zaten.

İmdi!.. Olgunluk kazanmak için aşk yolculuğuna başvurdu ve dolayısıyla akıl kurallarına uygun hareket etmedi diye hangi deli, Mecnun'u delilikle itham edip tedaviye kalkışabilir?.. Onun çılgınlığı (deliliği değil) binlerce akla bedel iken, kim ona imrenmez de akıl vermeye yeltenir?!.. Büyük veliler çilehanelerin ıssızlığını, nebiler de mağaraların yalnızlığını sünnet etmişlerken Mecnun aşk hastası olup sahralarda tek başına bir hayatı seçti diye kim onu ayıplayabilir?!.. Eğer ayıplanırsa, aşk sayesinde nasıl insan-ı kâmil (mükemmel insan, yetkin birey) olunabilsin ki?!..

Mecnun ki, evet, "deli" demektir; ama ondan evvel "tutkun, çılgın, çıldırasıya seven" de demektir. Arapça'da bu kelime "gizlenen, örtünen, kapanan" anlamı taşır. Akıllanması için babası onu Kâbe'ye dua etmeye götürdüğünde, iltizama başını koyup aşağıdaki dizelerle yalvaran birisi, sizce deli midir, yoksa akıllı mı; aşka sığınmakla başkasına açılmakta mıdır, yoksa içine kapanmakta mı; onun aklı başından gitmiş midir, yoksa aşk ile örtülmüş mü: "Yâ Rab belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni / Bir dem belâ-yı aşktan etme cüdâ beni."

 





Logged

Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved
An murâdet zudter hâsıl şeved

                         *Mesnevî*
''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
Sayfa: 1 2 [3]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Hosting Hizmetleri Saglik
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!