EdebiyatOgretmeni.Net Forum
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Şubat 09, 2012, 08:04:53 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: 1 [2]
  Yazdır  
Gönderen Konu: İlk tercihte şiir mi? Yoksa şair mi?  (Okunma Sayısı 7930 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
yorgunkanka
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #15 : Temmuz 11, 2009, 11:08:00 ÖÖ »

ŞiiRDiR !!!
Şair arka plandadır...Şair de bunu ister kendisini beğendirme çabası yoktur... Tek istediği şiirinin sevilmesi, gerisinde de takdir, tebrikler, tebessümler beklemesidir...

« Son Düzenleme: Temmuz 11, 2009, 12:49:27 ÖS Gönderen: meryozcan » Logged
halituzan
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #16 : Temmuz 11, 2009, 01:26:45 ÖS »

ßen kitap alırken şaire, şiir okurken de şiire bakarım...
« Son Düzenleme: Temmuz 11, 2009, 02:15:38 ÖS Gönderen: meryozcan » Logged
guzelisim
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #17 : Temmuz 12, 2009, 10:52:56 ÖÖ »

istiklal marşımızı söylerken ne düşünüyorsunuz
bu kadar güzel olduğunu mu yoksa
bunu yazan Mehmet Akif'i mi?
benim ilk aklıma Mehmet Akif geliyor
Logged
Ebruyum
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3390



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #18 : Ağustos 11, 2009, 08:18:14 ÖÖ »




Muptela oldugum sairler var suphesiz ki, onlari okumak ruhuma verdigim bir odul gibi geliyor.

Fakat, amator sair ve siirleri de dikkate aldigim zamanlar oluyor, ve bazen sasirtacak derece de guzeliklerle karsilasiyorum, "iste siir bu, ne yazmis be!" dedigim anlar SIK SIK oluyor..
Logged

Herkes kirilamaz bazen ipince bir dal olmak gerekir kirilmak icin:
Ama dunya kutuklerin...

Yilmaz Odabasi
türkolog pınar
Sürekli Üye
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 127


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #19 : Ağustos 12, 2009, 05:19:29 ÖS »

İlk şair gelir benim için ama şiirde önemlidir.Fakat iyi şair iyi şiir yazar demi?? Göz kırpan
Logged
râh-i revân
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #20 : Ağustos 13, 2009, 06:40:35 ÖS »

Şiir güzelse şairde güzeldir... istisnası vardır. şair güzelse şiir de güzeldir... istisnası vardır.
Logged
mtree
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2071


tavanarasında yağmurun sesini dinleyen şemsiyelere


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #21 : Ağustos 16, 2009, 09:28:34 ÖÖ »

I. Şairin apoletini ancak şiir verir!

Çamuru seven bir kimseyi iyi bir çömlekçi, taşı seven kişiyi ise iyi bir heykeltraş olarak nitelemeyeceğimiz gibi, şiiri seven birine de iyi bir şairdir nitelemesini yakıştırmamız, şiire ve şiirin tüm zamanlarına haksızlık olur. Çünkü iyi bir çömlekçi olmak için çamur, iyi bir heykeltraş olmak için taş; iyi bir şair olmak için şiiri sevmek kadar önemsizdir. Çünkü aslolan libas değil, libasın altındaki ten'dir. Bunlara istinaden şiire gelecek olursak şunu söyleriz: aslolan şair değil, şiirin kendisi olabilmektir. Ama gel gör ki Türk edebiyatında her nasılsa şair olma vasfı, şiire yeğ tutulur. Şair olmak, büyük bir icazetmiş gibi görünür. Eline kalemi alan ve duygusal hezeyanlar yaşadığını düşünen şiir yazıcılar, şiirin beyaz bir sayfayı karalamaktan ibaret olduğunu zannederler ve kendilerine göre şair olmak, kirletilmiş bu beyaz sayfanın başkaları tarafından şair(lik) esvabıyla alkışlanmasıdır. Oysa şiir, ne beyaz bir sayfayı doldurma gayesidir; ne de şair, alkışlanmayı bekleyen o kirletilmiş sayfanın sahibidir. Bilakis şair, o beyaz sayfanın üzerinde gezinen mürekkebin kütüğündeki saf şiirdir ve öyle olmalıdır. Çünkü şiir yazana, şair olma payesini kazandıran yegane güç; şiirin kendisidir. Eğer şiir, kendisini yazandan daha sağlam ve manidar bir yerlere tahtını kurmuşsa, bu özellik kendisini yazanın, şiir oluşuyla ilintilidir. Çünkü şair, önce şiirdir; sonra şair! işte bu yüzden başkaları tarafından kendisine sunulan apoletin kendisini şair kıldığını düşünenler, büyük bir yanılgı içerisindedirler. Bilinmelidir ki şairin apoletini ancak şiir verir! 

II. Şair şiire çilingirdir sadece!

Şiir için şair kimdir? Şair, şiirin neresinde durur? Şairin şiire katkısı nereye kadardır? Bu sorulara bir benzetmeyle karşılık vereyim. Şair, bir tiyatro oyununda oynayacak şiiri kuliste hazırlayan kişidir. Bu nedenle şiirin görünmeyen beldesinde, sözcükler arasında gezinen gölge rolündedir. Şiirin elinden tutar, ona sahneye kadar eşlik eder ve sonra gider. Şairi bir daha göremezsiniz. Artık tüm hüner şiire kalmıştır. Şiirin yapacağı şey, nefesini taşıdığı şairden doğduğunu unutarak kendisini oynayabilmesidir; çünkü artık meydan onundur ve kendi efendisi olmanın rolünü oynamanın tam zamanıdır! Bu durumda şiirin sahibi yoktur diyebiliriz; çünkü şiir kendisine efendi kabul etmez artık. Bu nedenle şiirin sahibi olduğunu düşündüğümüz şair, bir efendi olmaktan öte, bir kapı aralayıcıdır, bir çilingirdir sadece. Ayrıca dolaşıma giren şiir, kendisini yazandan imtiyaz beklemeyecekse, şair olmak o kadar önemli bir konuma gelmeyecektir zaten. Böylece bütün marifet şiire kalacaktır. Aslolan da bu değil midir?

Alıntı(Mühür, Veysi Erdoğan, Nisan)
Logged

valizimi hazırlamama yardım et... kelimeleri sol tarafa koy... söylenmemiş olanları, yürünmemiş yolların yanına.. kollarını mavi gömleğimin boynuna... ayrı ayrı koy... güneşli günlerle karlı günleri karıştırma..

fuzuliye
Ziyaretçi
« Yanıtla #22 : Ağustos 16, 2009, 01:10:25 ÖS »

Şiir güzelse şairde güzeldir... istisnası vardır. şair güzelse şiir de güzeldir... istisnası vardır.

Güzel yorum.
Logged
mtree
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2071


tavanarasında yağmurun sesini dinleyen şemsiyelere


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #23 : Ağustos 29, 2009, 11:35:49 ÖS »

Şiir mi yayımlanır, şair mi? 
 
Geçen sayısında "Şairler yaş haddinden emekli edilmeli." diyen Sincan İstasyonu, temmuz sayısında da dergi çıkaranların karşılaştığı bir zorluğu dile getiriyor. 
 
 
 
'Ustaların kötü şiir yayımlama hakkı var mıdır?' başlıklı kapak yazısında, "Dergi yayın yönetmenleri bilir; bazen şiir, bazen de şair yayımlanır." deniyor. Genç bir şairin dizelerinin dergide yer alıp almamasının sorumluluğunun genel yayın yönetmenine verildiği yazıda, usta şairlerin şiirlerinin 'kötü' olsa bile yayımlanma zorunluluğundan bahsediliyor. Can alıcı soru ise yazının sonunda: "Otuz ya da elli yılda, dişiyle, tırnağıyla geldiği yere, kazandığı ustalık sıfatına zarar verir mi şair?" Osman Namdar ise dergide Orhan Pamuk'un 'Babamın Bavulu' başlıklı meşhur Nobel konuşmasını ele alıyor. Cem Uçan'ın 2006'da yayımlanan kitabından bir öyküyle 'Babamın Bavulu'nun kıyaslandığı yazı oldukça ilgi çekici. 'Şiir de Godot'yu bekler gibi' diyen Abdullah Şevki, şiirin bugünkü durumunu Sisyphos'un yazgısına benzetiyor. Geçtiğimiz günlerde vefat eden şair Kemal Özer'in, İstanbul Şiir Festivali'ni anlattığı yazısı da Sincan İstasyonu'nun sayfalarında yer alıyor.

ZAMAN
 
Logged

valizimi hazırlamama yardım et... kelimeleri sol tarafa koy... söylenmemiş olanları, yürünmemiş yolların yanına.. kollarını mavi gömleğimin boynuna... ayrı ayrı koy... güneşli günlerle karlı günleri karıştırma..

Sayfa: 1 [2]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM