|
borges
|
 |
« Yanıtla #45 : Şubat 04, 2009, 06:50:43 ÖÖ » |
|
Başlığı büyük bir heyecanla tıkladım:'İlginç Edebi Anekdotlar' başlığında fıkra tadında anektodlardan oluşuyormuş meğer.Ben oysa başka bir beklentiyle başlığı tıklamıştım.Neyse paylaşıma devam!Saygılar efendim!
|
|
|
|
|
Logged
|
SEVDA DERİNLERDEDİR OYSA FERHAD ÜSTÜNÜ KAZMADA DAĞIN(Hilmi Yavuz Üstadın affına sığınarak)
|
|
|
|
fuzuliye
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #46 : Şubat 23, 2009, 09:19:54 ÖS » |
|
Tanzimat Edebiyatı sanatçılarından Ahmet Mithat Efendi, Servet-i Fünun sanatçıları için, "On günlük eşek yavrusu" anlamına gelecek şekilde okunabilen "dekadan" sözcüğünü kullanmıştır. Yazara göre Servet-i Fünuncular; çok yeni, çok zayıf ve anlamsız bir işin içinde olduklarından eşek yavrusuna benzetilmişlerdir.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
meryemozcan
|
 |
« Yanıtla #47 : Şubat 23, 2009, 09:32:30 ÖS » |
|
FİKRET’İN YALISI
Şair Tevfik Fikret’in Rumeli Hisarı’nda bir yalısı vardı. Yalı bir aralık uzun müddet kiracısız kalmıştı. Fikret, nadir görülen keyifli zamanlarının birinde hem yalının kirasını ayda on liradan sekiz liraya indirdi, hem de şu kıt’ayı büyük harflerle bir kağıdın üzerine yazarak yalının camına astı.
“Gel beri varsa cebinde para
Verilir işbu yalı icara
Evvel on altın idi, şimdi sekiz
Sahibi bakmıyor artık kara.”
|
|
|
|
|
Logged
|
 Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
|
|
|
|
meryemozcan
|
 |
« Yanıtla #48 : Şubat 23, 2009, 09:38:42 ÖS » |
|
NE ALIRSINIZ ?
Çok şişman olan Yahya Kemâl, bir yokuşun sonundaki lokantanın önünde dinlenirken,içeriden çıkan garson:
-Buyurun beyim, diye atılmış. Ne alırsınız?
Yahya Kemâl, tebessüm edip:
-Evlât, demiş. Müsaade edersen biraz nefes alacağım.
|
|
|
|
|
Logged
|
 Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
|
|
|
|
meryemozcan
|
 |
« Yanıtla #49 : Şubat 23, 2009, 09:40:25 ÖS » |
|
GÖNÜLSÜZ GÖNÜL
Abdülhak Hâmid’ in evindeki sohbette, konu gençlik ve ihtiyarlıktan açılır. Yaşı geçmiş bir hanım, Abdülhak Hamid’ e döner ve:
-Efendim, gönül kocamaz! der.
Hamid cevap verir:
-Kocamaz ama, kocamış bir vücut içinde oturmak da istemez.
|
|
|
|
|
Logged
|
 Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
|
|
|
|
meryemozcan
|
 |
« Yanıtla #50 : Şubat 23, 2009, 09:45:01 ÖS » |
|
YAŞADIĞI SÜREDE HİÇ KİTAP YAYIMLAMADI Tanzimat şairleri bu şiiri birleştirme çabalarında yetersiz kalmıştı. Servet-i Fünun'cular yapay ve yapmacık bir dille yetinerek öze inememişlerdi. Oysa sanatçı kendi ulusunun dilini bulmalıydı. Batı'dan edindiği yüksek beğeniyle, Batı şiirine öykünmeyen yerli bir şiire yöneldi. Biçime ağırlık tanıdı. Esinlenmenin yerine dil işçiliğini getirdi. Dize çalışmasındaki titizliği "az ve güç yazıyor" izlenimi uyandırdı. Yaşadığı sürede hiç kitap yayınlamaması da bu izlenimi pekiştirdi. Karşıtları tarafından "esersiz şair" olarak adlandırıldı. Hemen her kesimden eleştiriler aldı. Evet arkadaşlar bu şairimizi hatırlayan var mı? Bu özelliğini ben yeni öğrendim merak uyandırmak için diğer mesajda yazacağım bilen olursa bekliyorum. 
|
|
|
|
|
Logged
|
 Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
|
|
|
|
rengârenk
|
 |
« Yanıtla #51 : Şubat 23, 2009, 09:50:53 ÖS » |
|
Burada bulunan anekdotlar (bunun Türkçesi yok mu bu arada) gerçekten harika. Tüm hocalarıma teşekkür ediyorum. Meryem hocam cevabı sabırsızlıkla bekliyorum. 
|
|
|
|
|
Logged
|
...
|
|
|
|
emretekin
|
 |
« Yanıtla #52 : Şubat 23, 2009, 11:18:57 ÖS » |
|
Yahya Kemal olabilir mi ?
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Ümityaşar
Yeni Üye
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 19
benimde sana anlatacaklarım vardı döndüğümde.
|
 |
« Yanıtla #53 : Şubat 23, 2009, 11:26:03 ÖS » |
|
YAŞADIĞI SÜREDE HİÇ KİTAP YAYIMLAMADI Tanzimat şairleri bu şiiri birleştirme çabalarında yetersiz kalmıştı. Servet-i Fünun'cular yapay ve yapmacık bir dille yetinerek öze inememişlerdi. Oysa sanatçı kendi ulusunun dilini bulmalıydı. Batı'dan edindiği yüksek beğeniyle, Batı şiirine öykünmeyen yerli bir şiire yöneldi. Biçime ağırlık tanıdı. Esinlenmenin yerine dil işçiliğini getirdi. Dize çalışmasındaki titizliği "az ve güç yazıyor" izlenimi uyandırdı. Yaşadığı sürede hiç kitap yayınlamaması da bu izlenimi pekiştirdi. Karşıtları tarafından "esersiz şair" olarak adlandırıldı. Hemen her kesimden eleştiriler aldı. Evet arkadaşlar bu şairimizi hatırlayan var mı? Bu özelliğini ben yeni öğrendim merak uyandırmak için diğer mesajda yazacağım bilen olursa bekliyorum.  yahya kemal beyatlı meryem hocam
|
|
|
|
|
Logged
|
Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş.
|
|
|
|
meryemozcan
|
 |
« Yanıtla #54 : Şubat 23, 2009, 11:28:07 ÖS » |
|
Yahya Kemal diyen bütün arkadaşlarımı tebrik ediyorum. "Vuslat" şiiriyle erotik temaları örselemeden şiire getirir. Bir yandan da tarih tutusuyla dinci ve milliyetçi bir görünüm kazanmaya başlar. "Süleymaniye'de Bayram Sabahı", "Ziyaret", "Atik Valide'den İnen Sokakta" gibi şiirleri bu durumun örnekleridir. Düzyazıları "Peyam" gazetesinde yayınlanan yazılarıyla, "Çamlar Altında Sohbetler"den oluşur. Bu yazılardan bazıları "Süleyman Sadi" ya da "S.S" imzasını taşır. Ayrıca Büyük Mecmua ve Dergah'ta söyleşiler yaptı, eleştiriler yazdı, bunları Hakimiyet-i Milliye gazetesinde sürdürdü. Bitmemiş şiirlerinin bir bölümü 1976'da "Bitmemiş Şiirler" adıyla yayınlandı.
|
|
|
|
|
Logged
|
 Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
|
|
|
|
emretekin
|
 |
« Yanıtla #55 : Şubat 23, 2009, 11:29:30 ÖS » |
|
Şiirlerini ölümünden sonra, dostu olan Nihat Sami Banarlı külliyat olarak yayınlamıştır ve yine ölümünden sonra onun adına Yahya Kemal Enstitüsü kurulmuştur.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
meryemozcan
|
 |
« Yanıtla #56 : Şubat 23, 2009, 11:32:26 ÖS » |
|
Yahya Kemal neşeli bir sohbette, yanında bulunan Abdülbaki Gölpınarlı ve Rıfkı Melül’e şu beyti okumuştu:
“Baki Efendi, Rıfkı Melül bir de bendeniz
Bizler ikinci devre Melamilerdeniz.”
|
|
|
|
|
Logged
|
 Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
|
|
|
|
meryemozcan
|
 |
« Yanıtla #57 : Şubat 23, 2009, 11:35:09 ÖS » |
|
BİT
Ahmet Haşim, Nazım Hikmet’e düşmandı. Eski İstiklal Mahkemesi azalarının da bulunduğu bir mecliste, sesini dehşetle ürperterek yumruğunu masaya vurdu:
-Neden bu alçağı asmıyorsunuz, neden?
Haşim’i kızdırmayı seven bir dostu sordu:
- Neden asalım?
- Komunist…
Dostu gülümseyerek cevap verdi:
- Haşim, bu memlekette mürteci var mı?
- Var…
- Saltanatçı?
- Var…
- Halifeci?
- O da var.
- Eh, ne olur, bir de komunist bulunsun!
Haşim zehir gibi bir kahkaha attı:
- Beyefendi, beyefendi… Sizin başınızda bir bit bulunsa, saçlarınızı şefkatle okşayarak: “Eh, ne olur, bir tanecik de bitiniz bulunsun!” mu dersiniz?
|
|
|
|
|
Logged
|
 Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
|
|
|
|
meryemozcan
|
 |
« Yanıtla #58 : Şubat 23, 2009, 11:47:14 ÖS » |
|
Velâyetin Gördüğü
Fatih Sultan Mehmet, çocukluğunda biraz yaramazlık yapınca, babası olan 2. Murat Han:
-“Ne kadar yaramaz bir çocuksun, senden adam olmaz” diye çıkışır.
Orada bulunan ve velâyet sırrıyla kalp gözü açık olan Akşemseddin Hazretleri, hafifçe gülümseyerek şöyle der:
—Peder ne der, kader ne der.
|
|
|
|
|
Logged
|
 Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
|
|
|
|
meryemozcan
|
 |
« Yanıtla #59 : Şubat 23, 2009, 11:48:06 ÖS » |
|
Sokrat ve Bileytaşı
Talebelerden biri Sokrat’a sormuş:
—Herkese güzel konuşma dersleri verdiğin ve onlara hitabet sanatını öğrettiğin halde, niçin sen de çıkıp bir konuşma yapmıyorsun?
—Evlat, demiş Sokrat. Bileytaşı keskin değildir amma, en sert demiri bile keskin eder
|
|
|
|
|
Logged
|
 Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
|
|
|
|