EdebiyatOgretmeni.Net Forum
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Şubat 09, 2012, 05:58:42 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: 1 ... 14 15 [16] 17 18
  Yazdır  
Gönderen Konu: İlginç Edebi Anekdotlar  (Okunma Sayısı 31442 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11335


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #225 : Ağustos 07, 2010, 02:32:38 ÖS »

SİZ NASIL ÇALMAK İSTERSİNİZ?

Adı şaibeli birçok hadiseye karışan bir politikacı,edebiyat tarihçisi İbnülemin Mahmut Kemal'in konağında verilen musiki faslı sırasında bir ara:

"Siz burada ne çalıyorsunuz?"diye laf atar.

İbnülemin gayet veciz bir şekilde:

"Biz burada saz çalıyoruz,ya siz mecliste ne çalıyorsunuz?" cevabını verir.
Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11335


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #226 : Ağustos 07, 2010, 09:01:19 ÖS »

KÜÇÜK ŞEYLER

Ne kadar haklı olursa olsun, eleştirileri anlayışla karşılamak çok az insana nasip olan bir olgunluktur. Bu, ilim, irfan,mevki sahipleri; sanat ve edebiyat adamları için de geçerli bir tespittir. Yahya Kemal de büyük şairligine, yurt dışına yayılmış
ününe rağmen bu olgunluğu gösteremeyen bir sanat ve edebiyat adamıdır. Bırakın eleştiriyi, yarı şaka yarı ciddi küçük dokunmalara bile alınganlık gösterirmiş. Bir gün kendisine yöneltilen basit bir elestiriyi hazmedemeyip öfke ile ileri geri konuştuğu
bir sırada bir dostu teselli etmek için söyle demiş:

— Üstadım, ne var bu küçük eleştiriye kızıp köpürecek? Üzerinde durulmaya değmeyecek kadar önemsiz şeyler bunlar.

Yahya Kemal dostunu terslemiş:

— İnsanı esas rahatsız eden bu küçük şeylerdir. Koca bir dağın tepesine oturabilirsin de, bir iğnenin tepesine oturamazsın!..
Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11335


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #227 : Ağustos 07, 2010, 09:09:09 ÖS »

İNSAN GÖRÜN


Edebiyat öğretmeni, şair, yazar Arif Nihat Asya, bir dönem politika ile de ilgilenmiş. 1950 seçimlerinde DP Adana listesinden aday olmuş. Adaylığı kesinleştikten sonra bazı dostları A. Nihat’a:

— Sen, CHP’nin Adana’dan Kasım Gülek, Kemal Satır, Cavit Oral gibi devlerinin karşısına hangi cesaretle çıkıyorsun,demişler.

Seçim öncesi bir mitingde konuşan A. Nihat Asya sözlerine dostlarının uyarılarından ilham alarak şöyle başlamış:

— Sevgili Adanalılar! Politikaya soyunmamızdan sonra bazı dostlarım bana “Sen CHP’nin Adana’dan falan filan devlerine karşı hangi cesaretle çıkıyorsun?” diye sordular. Gerçekte ise bu söz bana cesaret verdi. Çünkü şimdiye kadar sizin
karşınıza hep birtakım devler çıktı. Biraz da insan görün diye ben huzurunuza çıkmış bulunuyorum!..
Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11335


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #228 : Ağustos 31, 2010, 11:15:54 ÖS »

Kiralık Ev

Bir toplantıda bazı büyük adamların ölümünden sonra onlara yaşadıkları evlerin bir müze haline getirildiği ve üzerine levhalar asıldığı konu edilirken, toplantıya katılan şair Nazım, Süleyman Nazif`e dönerek:

-Üstat ben ölünce kapımın üzerindeki levhaya ne yazarlar?

Süleyman Nazif gayet ciddi:

-Kiralık Ev.
 
Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11335


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #229 : Ağustos 31, 2010, 11:38:13 ÖS »

Hangi Kitapları Okur

Eski kitapçılardan Arif Polat`ın dükkânına gelen bir tanıdığı, çeşitli kitapları inceleyip:

—Bazı kitaplara bakıyorum da; bunları kim okur, diye merak ediyorum" deyince, Arif Polat başını kaldırmadan şu cevap vermiş:

— Ben de bazı insanlara bakıyorum da, bunlar hangi kitapları okur, diye merak ediyorum.

Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11335


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #230 : Ağustos 31, 2010, 11:39:38 ÖS »

Bülbül

M. Akif yapmacıklı jest ve mimiklerle şiir okuyanlarda hoşlanmazdı. Bir gün böyle biri, Taceddin Dergâhında Akif`in bülbül şiirini okur. Bu okuyuşa canı sıkılan Akif, şöyle söylenir:

— Bu bülbül bizim Bülbül`e benziyordu ama adam ne kanadını bıraktı, ne kuyruğunu!
Logged
glsh142
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2369


giden gitmiştir ağlamak boşa...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #231 : Ağustos 31, 2010, 11:42:02 ÖS »

Kiralık Ev

Bir toplantıda bazı büyük adamların ölümünden sonra onlara yaşadıkları evlerin bir müze haline getirildiği ve üzerine levhalar asıldığı konu edilirken, toplantıya katılan şair Nazım, Süleyman Nazif`e dönerek:

-Üstat ben ölünce kapımın üzerindeki levhaya ne yazarlar?

Süleyman Nazif gayet ciddi:

-Kiralık Ev.
 
Çok hoş yaaaa.Sağolun hocam anekdotları ayrı bir seviyorum.
Logged

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.


Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11335


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #232 : Ağustos 31, 2010, 11:44:35 ÖS »

Rica ederim canım.Ben de. Göz kırpan
Logged
TeBeSSüM
VIP Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1024


..


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #233 : Eylül 04, 2010, 05:29:17 ÖS »


YIKA DA GETİR

Süleyman Nazif ve Abdülhak Şinasi birlikte yemek yerken, Şinasi garsonu çağırır ve su ister. Şinasi’nin kirden ve mikroptan eldivenle el sıkacak derecede korktuğunu bilen  Süleyman Nazif garsona seslenmeden edemez:

-Oğlum, beyefendinin suyunu yıka da öyle getir.

Logged
TeBeSSüM
VIP Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1024


..


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #234 : Eylül 04, 2010, 05:31:53 ÖS »

AKŞAM  YEMEĞİ


Yahya Kemâl, dostlarından birine:
-Bu akşam yemeği benimle yer misin? Diye sorunca, arkadaşı:
-Hay hay! Der. Çok memnun olurum. Hiçbir mazeretim yok!
Yahya Kemal gülümseyerek karşılık verir:
-İyi öyleyse, bu akşam size geliyorum.
Logged
TeBeSSüM
VIP Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1024


..


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #235 : Eylül 04, 2010, 06:10:48 ÖS »

Düşmanın Canı

Şair Nef’ i bir toplantıda konuşurken, düşmanlarından biri içeri girmiş, fakat herkese selam verdiği halde kendisine:
—Merhaba canım! demiş.
Nef’i durur mu? Hemen cevabı yapıştırmış:
—Derhal çıkıyorum.
Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11335


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #236 : Eylül 05, 2010, 11:28:10 ÖÖ »

<a href="https://media.preachingtoday.com/flash/player.swf?file=http://video.ak.fbcdn.net/video-ak-sf2p/v42107/494/136696196358319_59057.mp4" target="_blank">https://media.preachingtoday.com/flash/player.swf?file=http://video.ak.fbcdn.net/video-ak-sf2p/v42107/494/136696196358319_59057.mp4</a>


Logged
meryemozcan
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8536


Güzel olan sevgili değildir,sevgili olan güzeldir


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #237 : Eylül 05, 2010, 09:29:15 ÖS »

Sigara..

Necip Fazıl çok fazla sigara içer.
Bir gün bir öğrencisi ona gelir ve der ki:
-"Hocam bugün bir rüya gördüm bütün bitkiler Allah'a secde ediyordu, bir tek tütün etmiyordu."
Üstad cevabı yapıştırır:
-"Getirin o kafiri yakalım..."
Logged


Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
TeBeSSüM
VIP Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1024


..


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #238 : Eylül 13, 2010, 09:42:25 ÖS »

Böyle Korunur

Çok değerli olan kütüphanesini millete vakfeden Koca Ragıp Paşa, onların bakımı için tanıdıklarından birini memur tayin eder.

Bir gün ansızın kütüphanesini ziyarete giden Paşa, etrafı ve kitapları toz, toprak içinde bulunca canı çok sıkılır ve belli etmemeye çalışarak:

—Seni tebrik ederim yavrum, der. Gerçekten de emniyetli bir adammışsın. Teslim edilen şeylere hiç el sürmemişsin, âferin!

Logged
TeBeSSüM
VIP Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1024


..


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #239 : Eylül 13, 2010, 09:52:20 ÖS »

Nazım Hikmet'in Bursa Cezaevi'nde tutsaklık günleri. Koğuş arkadaşlarını okumaya yazmaya yönlendiren Nazım, aynı zamanda cezaevi yönetimine de yardım etmektedir.

Cezaevi denetimine Adalet Bakanlığı'ndan bir müfettiş gelir. Bir kaç gün denetim yaptıktan sonra müdüre:
       
- Nazım da buradaymış, çağır da görelim nasıl biridir? der.
         
Nazım'i odaya getirirler. Müdür koltuğuna iyice kurulan müfettiş Nazım'ı tepeden tırnağa süzer ve:
         
-Demek Nazım sizsiniz, der. Nazım'a oturması için yer göstermez. Kısa bir konuşma sonrası, gidebilirsiniz, der.
         
Nazım tam kapıdan çıkarken durur ve müfettişe:
         
-Ömer Hayyam adını duydunuz mu? diye sorar. Müfettiş hemen atılır:
       
-Kim duymaz Hayyam'i.
       
Nazım:Hayyam zamanında İran hükümdarı kimdi? diye sorar. Müfettiş şaşırır. Nazım konuşmasını sürdürür, görüyorsunuz sanatcıyı anımsadınız ama hükümdarı anımsamadınız. Yıllar sonra beni dünya anımsayacak ama dönemin Adalet Bakanı'nı ve sizi kimse anımsamayacak, der çıkar.
         
Müfettiş yaptığı yanlışı anlar, Nazım'ı geri çağırır ama Nazım koğuşunun yolunu tutmuştur.
Logged
Sayfa: 1 ... 14 15 [16] 17 18
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM