EdebiyatOgretmeni.Net Forum
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Şubat 09, 2012, 06:06:17 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: 1 ... 13 14 [15] 16 17 18
  Yazdır  
Gönderen Konu: İlginç Edebi Anekdotlar  (Okunma Sayısı 31444 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11335


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #210 : Kasım 05, 2009, 12:44:22 ÖÖ »

"Lale Devri" döneminde Şair Nedim ve arkadaşları dolaşırlarken yanlarından yaşmaklı, genç ve güzel hanımlar geçer... Nedim'in arkadaşları şairden, o güzellerden birine laf atmasını isterler... Bu talep üzerine Şair Nedim güzellerden birine yanaşır ve ince bir tevriye san' atı ile şöyle seslenir:

"Görmemiştir kimseler canın tenden gittiğini

Ben gözümle gördüm, işte şu giden canım benim."

Logged
SARISALTUK
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #211 : Kasım 23, 2009, 09:37:57 ÖS »

Eşref Edip İle Mehmet Akif birbirlerine çok yakındırlar. Eşref Edip Kadıköy'de Süleyman Nazif de Fatihte oturmaktadır. Bir gün Eşref Edip Akif'e haber gönderir: "Üstadım sizin için bir gül suyu (Edebi sohbet) hazırladım, teşrif buyursanız da birlikte dökünsek." O gün de hava gayet berbattır. Akif merhum, hiç bir kayıkçının gitmeye cesaret edemediği Kadıköye bir kayık kiralayarak, kürek çekerek gider. Bakar ki Eşref Edip matbaada yoktur. (Sebilürreşat o dönemde Eşref Edip'in matbaasında basılmaktadır.) Çırağa sorar "Oğlum ustan nerede?" Çırak, "Sizi gelmeyecek zannetti, onun için bugün matbaaya gelmedi." der. Bunun üzerine Akif: "Geldik hürmet ile gül suyun içmeye, suyunu bulamadım amma ne çiçeksin bildim." beytini söyler, geldiği gibi geri döner. Şairimiz, Eşref Edip'le bir sene konuşmaz, yazılarını da aracı ile gönderir.
Logged
SARISALTUK
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #212 : Kasım 23, 2009, 09:46:57 ÖS »

Abdullah Cevdet, malum her şeyin avrupadan gelmesine taraftar, hatta erkeklerin bile. Bir gün Süleyman Nazif'in sorumlu müdür olduğu gazeteye bir şiir gönderir "Vatanın öksüzüyüm,öksüzlerin gözüyüm" diye. Mürettip, bu şiiri dizerken, "sin"leri unutur, şiir şöyle çıkar: "Vatanın öküzüyüm, öküzlerin gözüyüm." Bunun üzerine Abdullah evdet Merhum Süleyman Nazif'e hiddetle: Üstadım bu nasıl mürettip hatası, böyle hata mı olur! diyerek çıkışır. Süleyman Nazif merhum hiç sinirlenmez, gayrt yumuşak bir şekilde: "Abdullahcığım ona mürettip hatası demezler, mürettip sevabı derler." deyiverir.
Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11335


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #213 : Aralık 22, 2009, 03:34:19 ÖS »

Biz Ölülerimizle Birlikte Yaşarız


Cumhuriyet’în ilk yıllarında,Yahya Kemal’in Madrid büyükelçisi olduğu bir dönemde,kendisine Türkiye’nin nüfusu sorulduğunda Üstat,tereddütsüz ”80 milyon” der.”Ne diyorsunuz Ekselans biz 10-15 milyon biliyorduk”dediklerinde,şair yine tereddütsüz cevap verir:
“Biz ölülerimizle birlikte yaşarız,mezardakiler de nüfusumuza dahildir.”
Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11335


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #214 : Aralık 22, 2009, 07:04:00 ÖS »

ONA EN SON BİNECEĞİZ

Necip Fazıl'a sormuşlar:
"Üstad özel arabanız yok mu?"Üstad anında mütefekkirane bir cevap vermiş:
"Var.Ama ona en son bineceğiz."
Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11335


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #215 : Aralık 22, 2009, 07:06:21 ÖS »

BAKİ'YE GÖRE İSTİKBAL

Büyük divan şairi Baki'ye,"Geleceği öğrenmek ister misiniz?"diye bir soru sormuşlar.O da şu cevabı vermiş:
"Hayır istemem;çünkü geçmişten farkı yoktur."
Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11335


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #216 : Aralık 22, 2009, 07:09:28 ÖS »

DOSTLUKLA DÜŞMANLIK

Namık Kemal'e bir arkadaşı,"Sizin en samimi dostunuzla en şididetli düşmanınız kimdir?"diye sormuş.
Namık Kemal,"İnsanın en samimi dostu da,en şiddetli düşmanı da kendisidir"diye cevap vermiş.
Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11335


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #217 : Haziran 23, 2010, 10:42:31 ÖÖ »

Sonsuz Hayat

"Yaşlılık yıllarında iken niçin kendinizi bu kadar yoruyorsunuz?" diye soran arkadaşlarına,Victor Hugo,şu cevabı vermiş:

"Dinlenmek için önümde sonsuz bir hayat var."
Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11335


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #218 : Temmuz 22, 2010, 07:38:23 ÖS »

DEVLET BİLE ALAMADI

Akif, Halkalı Baytar Mektebindeki hocalığı sırasında bir gün, okula İstanbul’dan gidip dönen ögrencilerin, aralarında,

“Ben yedi trenini aldım, ben yedi otuz trenini aldım…” gibi konuşmalarına şahit olmuş. (Demek ki “binmek” yerine “almak” şeklinde Fransızca taklidi kullanış o zamandan beri varmış. Bugün de bazı çevrelerde çay veya kahve içmek yerine, çay veya kahve almak; banyo yapmak yerine, banyo almak gibi ifadeler kullanılmakta ve haklı eleştirilere hedef olmaktadır.)

Türk Edebiyatı hocası Akif, gençlere bu taklit kokan konuşmalarının dilimiz açısından yanlışlığını uzun izah etmek yerine şöyle demiş:

— Çocuklar, o trenleri henüz koca Türk devleti bile alamadı, siz nasıl aldınız?
Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11335


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #219 : Temmuz 22, 2010, 07:41:30 ÖS »

DEDİ DE DEDİ

Şair Halil Nihat Boztepe (1882-1949) Trabzon askeri rüştiyesinde ögrenci iken, Arapça dersinde hoca, okunan metinde geçen “Kâle Resulullah” ifadesini, peygambere hürmetle bağdaşsın diye hep “Peygamber buyurdu ki” dîye tercüme ediyor,talebeler de aynı şeyi yapıyormuş. Başka bir Arapça dersinde geçen “Kâle’s-şâiru” sözünü de öğrencinin biri “Şair dedi ki yerine”, “şair buyurdu ki” diye çevirmiş. Birkaç sefer buna ses çıkarmayan hoca en sonunda patlamış:

— Ulan senin şair dediğin peygamber mi ki, buyurdu diyorsun! O da senin gibi sersemin biri! Buyurdu değil, dedi de,dedi!
Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11335


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #220 : Temmuz 22, 2010, 07:43:55 ÖS »

SADECE İYİLİK

Gazete yazarlığı ve radyo sohbetleriyle tanınan Nurettin Artam, çehre züğürdü biriymiş. Bunu kendi de bilir ve kabullenirmiş. Bir gün tanıdığı genç ve güzel bir gazeteci kızla karsılaşmış ve hatırını sormuş:

— Nasılsın kızım, ne var ne yok?

— İyilik, güzellik efendim. Siz nasılsınız?

— Valla bizden yalnız iyilik…
Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11335


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #221 : Temmuz 22, 2010, 07:46:03 ÖS »

DİKENLERİNİ HİSSEDİYORUM

İngiliz şairi Milton (1608-1674) gözlerinin âmâ olmasından sonra yeni bir evlilik yapmış. Kendini ziyaret eden bir dostu,şaire yeni hanımının nazik ve bir gül kadar güzel olduğunu söylemiş.

Milton:

— Haklısınız, demiş, her ne kadar gülü görmüyorsam da dikenlerini hissediyorum.
Logged
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11335


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #222 : Temmuz 22, 2010, 08:03:17 ÖS »

O DA AYNI ŞEYİ YAPIYOR

J.P.Sartre’ın, düsüncelerini çekinmeden açıklayan; eleştirilerini, kendince gerekli gördüğü kimselere pervasızca yönelten bir yazar ve filozof olduğu bilinmektedir. Sartre’ın acımasız eleştirilerine en çok hedef olanlardan biri de Cumhurbaşkanı De
Gaulle’müş. De Gaulle’ün yakın çevresi Sartre’ın bu eleştirilerine çok kızar, kendisini kıskırtırlarmış:

— Sayın Baskan, Sartre’ın yaptığının bu kadarı da fazla! Kim olursa olsun herkes biraz haddini bilmeli. Siz her şeyden önce Fransa’yı temsil ediyorsunuz.

De Gaulle bunlara hiç beklemedikleri ve düşünmedikleri bir cevap vermiş:

— Evet, ben Fransa’yı temsil ediyorum, ama Jean Paul Sartre da Fransa’yı temsil ediyor.
Logged
Mevlânâ muhibbi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1371


AŞK, BİZİ BULDU...


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #223 : Temmuz 23, 2010, 10:44:04 ÖÖ »

SEYRANÎ ARADIM ONU HER YERDE

Seyranî, yaşadığı dönemde bazılarınca "Velî", bazılarınca "Sarhoş", bazılarınca "Deli" gibi lakaplarla anılmış, velilikle meczupluk arasında bir bilgelik sürerek ölmüştür. Hakkında pek çok rivayet, menkıbe ve hikaye anlatılmıştır. Rahmetli Hasan Ali Kasır'ın "Seyranî" isimli kitabında bunların hemen tamamı derlenmiştir (İstanbul 2001). İşte bir tanesi:

"Bir gün gözleri artık görmez olan bir dostu Seyranî'ye:

- Aah baba, artık bende dünyayı görecek göz yok, demiş

Cevap:

- Üzülme gayrı, dünyada da görülecek yüz kalmadı zaten!..     Göz kırpan
Logged

"Her çi gûyem 'ışk-râ şerh ü beyân
Çün be-'ışk âyem hacil başem ez-ân"

"Aşk üzerine ne zaman şerh ve beyanda bulunsam aşka gelirim ve ondan utanırım."
Lâle
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11335


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #224 : Ağustos 07, 2010, 02:32:05 ÖS »

NUMARASIZ GÖZLÜK

Türk edebiyatının en büyük hiciv şairlerinden biri olan Eşref'e:

"Üstad, o güzel hicivlerinizde ekseriya isim belirtmediğinizden, kimi hicvettiğiniz belli olmuyor.İsim belirtmemenizin sebebi nedir?" diye sorulması üzerine Şair Eşref:

"Hicivlerim numarasız gözlük gibidir.Her rezile uyabileceği için isim belirtmiyorum" cevabını verir.
Logged
Sayfa: 1 ... 13 14 [15] 16 17 18
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM