İyi olacak hastanın ayağına gelirmiş doktor...

Taşı gediğine koymanın tam zamanıdır.
HACIVAT İLE KARAGÖZ (DİL SORUNU)
HACİVAT – Huu! Karagöz’üm, nerdesin?
KARAGÖZ – Evdeyim, seher haberlerini dinliyorum.
HACİVAT – Aşağı gel de bana da anlat. Ne olmuş?
KARAGÖZ – İki zat kavga etmiş, üç kişi ölmüş.
HACİVAT – Olur mu öyle şey? Karagöz’üm, nasıl olur?
KARAGÖZ – İkisi ne olur bilmem de, öbürü Niyazi olur.
HACİVAT – Karagöz’üm bırak zevzekliği… Haberlerden bahset.
KARAGÖZ – Hacicavcav, gel beraber izleyelim. Hava cereyan yapıyor.
HACİVAT – Peki, Karagöz’üm, boza ister misin?
KARAGÖZ – Yağlı da alırsan yerim.
HACİVAT – Karagöz’üm, hayırlı sabahlar…
KARAGÖZ – Yağlılarla boza kalsın sen defol!
HACİVAT – Aman Karagöz’üm, sen çağırdın.
KARAGÖZ – Her çağrıldığın yere gitme ki adam sansınlar…
HACİVAT – Karagöz’üm, öyle olsun… Hoşça kal!
KARAGÖZ – Gel Hacicavcav gel… şaka yaptım!
HACİVAT – Çok latifecisiniz Karagöz’üm.
KARAGÖZ – Gel sana bizim davayı anlatayım.
HACİVAT – Anlat bakalım.
KARAGÖZ – Geçenlerde kahvenin önünde oturup domino oynuyorduk.
HACİVAT – Eeee!
KARAGÖZ – Yukarı mahalleden Çerkez Ali ve adamları geliyor.
HACİVAT – Bela geliyor desene.
KARAGÖZ – Aşağı mahalleden de Laz İdris ve tayfaları geliyor.
HACİVAT – Eyvah! Zaten aralarında husumet var. Şimdi kan akacak…
KARAGÖZ – Bunlar meydanın ortasında birbirlerine girdiler.
HACİVAT – Kaç Karagöz’üm, durma orda!
KARAGÖZ – Yahu Hacicavcav ne kaçması? Kaçar mıyım?
HACİVAT – Karagöz’üm Niyazi olursun.
KARAGÖZ – Dinle! Kollar bacaklar havada uçuşuyorken…
HACİVAT – Eeee?
KARAGÖZ - Bir düdük sesi. Dütdütttt!
HACİVAT – Eee?
KARAGÖZ – Mahalle Karakolundaki zabitler gelmez mi?
HACİVAT – Durma, Karagöz’üm anlat…Anlat?
KARAGÖZ – Kavga edenleri tuttuğu gibi yaka paça karakola teslim etti.
HACİVAT – Helal olsun bee…
KARAGÖZ – Karakolda olanları duysan şaşarsın…
HACİVAT – Hayır ola, ne olmuş?
KARAGÖZ – Baş zabit bunları sorguya almış. Anlatın ne oldu diye?
HACİVAT – Tabi canım yaptıklarının cezasını çekmeliler…
KARAGÖZ – Çerkez Ali demiş ki; “ifademi Çerkezce vereceğim”
HACİVAT – Hayda? Bu da nerden çıktı?
KARAGÖZ – Baş zabit sormuş. “Niye? Sen Türkçe bilmiyor musun?”
HACİVAT – Bilmiyorlar mıymış?
KARAGÖZ – Biliyorlar da maksat ortalığı karıştırmak.
HACIVAT – Eeee? Baş zabit ne yapmış?
KARAGÖZ – Demiş ki; “siz şimdi Türkçe ifade vermiyorsunuz değil mi? Yatırın bunları falakaya!”
HACIVAT – Sonra?
KARAGÖZ – Zabitler bunlara vurdukça “yandım anam!” diye feryat ediyorlarmış.
HACIVAT – Ellerine sağlık…
KARAGÖZ – Baş Zabit “bak nasıl da öğrendiniz Türkçe’yi” demiş. Ve ilave etmiş “ bu Osmanlı Devleti 600 yıl Osmanlı Türkçe’si ile yaşadı. Şimdiden sonra da bu değişmeyecektir. Bu devlet herkese göre bir lisan kullansa birlik olmaz. Devletin egemenliği ve bekası için devletin tek bir dili olmalıdır. O da Osmanlı Türkçe’sidir.” Demiş.
HACİVAT – Hay! Diline sağlık ne güzel demiş.
KARAGÖZ – Yahu Hacicavcav lafa tuttun yağlılar soğudu.
HACIVAT – Sağlık olsun Karagöz’üm, yenisi getiririm.
KARAGÖZ – Getirmezsen kafanı kemiririm!
HACIVAT – Yok kimseden ayrımız; Laz, Çerkez, Arap, Türk, Kürt aynı topraklardayız. Bölücü ve hainleredir lafımız… sürç-ü lisan ettikse af ola… Yağlılar karnımızı doyura….