|
Mevlânâ muhibbi
|
 |
« Yanıtla #15 : Haziran 26, 2008, 09:45:21 ÖÖ » |
|
''Tecellayı cemâlinden habibim nev-bahar ateş Gül ateş, bülbül ateş, sünbül ateş hah u har ateş Şua-ı afitâbındır yakan bilcümle uşşakı Dil ateş, sine ateş hem dü çeşm-i eşkibar ateş Hayali şem-i ruyinle aceb mi yansa cân u dil? Nigârım gelde gör kalbimde ateş ah u zar ateş. Ümid-i afiyet besle mi bu cân yârdan hâşa Saçar oldukça gözden ol nigâr-ı gülizâr ateş.''
''Güzelliğinin tecellisinden sevgilim ilkbahar ateş Gül ateş, bülbül ateş, sümbül ateş, diken ateş Güneş gibi parlak yüzünün ışıklarıdır bütün aşıkları yakan Gönül ateş, sine ateş ve her iki gözümden akan yaşların hepsi ateş O güneş yüzünün hayaliyle acaba yanar mı bu ruh ve gönül Güzelim gel de gör kalbimde ateş, ahuzarımda ateş. Bu can sağlık sıhhat ümit eder mi yardan hâşa O gül bahçesinin güzeli gözlerden ateş saçar oldukça.''
Esad-ı Erbili
|
|
|
|
|
Logged
|
Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved An murâdet zudter hâsıl şeved
*Mesnevî* ''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
|
|
|
|
Mevlânâ muhibbi
|
 |
« Yanıtla #16 : Haziran 28, 2008, 05:33:13 ÖS » |
|
Cânı kim cânânı içün sevse cânânın sever Cânı içün kim ki cânânın sever cânın sever
Her kimün âlemde mıkdârıncadur tab´ınde meyl Men leb-i cânânumu Hızr Ab-ı Hayvânın sever
Başa dem düştükçe taksîr eylemez eyler meded Ol sebebden muttasıl çeşmüm ciger kanın sever
Müşg-i Çîn âvâre olmuşdur vatandan men kimi Hansı şûhun bilmezem zülf-i perîşânın sever
Şu ki ser-gerdân gezer başında vardur ki hevâ Gâlibâ bir gül-ruhun serv-i hırâmânın sever
Akıbet rusvâ olub mey-tek düşer il ağzına Kim ki bir ser-mest sâkî lâ´l-i handânın sever
N´olacakdur terk-i ışk etme Fuzûlî vehm edüb Gâyeti derler ola bir bende sultânın sever
Fuzuli
|
|
|
|
|
Logged
|
Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved An murâdet zudter hâsıl şeved
*Mesnevî* ''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
|
|
|
|
Mevlânâ muhibbi
|
 |
« Yanıtla #17 : Temmuz 19, 2008, 10:36:20 ÖÖ » |
|
Hayali
Cihân-ârâ cihân îçindedir ârâyı bilmezler O mâhîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler
Harâbât ehline dûzah azâbın anma iyi zâhid Ki bunlar ibn-i vakt oldu gam-ı ferdâyı bilmezler
Şafak-gûn kan içinde dâğını seyretse âşıklar Güneşte zerre görmezler felekte âyı bilmezler
Hamîde kadlerîne rişte-i eşgi takub bunlar Atarlar tîr-i maksûdû nendendir yâyı bilmezler
Hayâlî fakr şâlına çekenler cism-i uryânı Anınlâ fahrederler atlas ü dîbâyı bilmezler [/color]
Günümüz Türkçe'siyle:
Cihanı bezeyen cihan içindedir aramayı bilmezler O balıklar ki derya içredir deryayı bilmezler
Meyhane erbabına cehennem acısını anma ey yobaz Ki bunlar zamanın kendi oldu yarınki acıyı bilmezler
Şafak renkli kan içinde yaralarını seyretse âşıklar Güneşte zerre görmezler gökte ayı bilmezler
Eğri boylarına gözyaşı ipliklerini takıp bunlar Atarlar dilek oklarını nedendir yayı bilmezler
Hayâlî dervişlik hırkasına öekenler çıplak vücutlarını Onunla övünürler atlası ipekli giysiyi bilmezler
|
|
|
|
|
Logged
|
Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved An murâdet zudter hâsıl şeved
*Mesnevî* ''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
|
|
|
*TILSIM*
Newbie
Offline
Mesaj Sayısı: 4
|
 |
« Yanıtla #18 : Temmuz 22, 2008, 05:08:27 ÖS » |
|
Divan edebiyatı çok hoşuma gidiyor kitap aldığım zamanda genelde İskender Pala'nın kitaplarını alıyorum
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Mevlânâ muhibbi
|
 |
« Yanıtla #19 : Temmuz 22, 2008, 06:30:30 ÖS » |
|
Ne güzel ben de İskender Pala'cıyımdır... 
|
|
|
|
|
Logged
|
Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved An murâdet zudter hâsıl şeved
*Mesnevî* ''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
|
|
|
|
Mevlânâ muhibbi
|
 |
« Yanıtla #20 : Temmuz 26, 2008, 08:22:46 ÖÖ » |
|
Åžeyyad Hamza
Ecel tutmuş elinde bir ulu câm Ki ol câmın içi dolu ser-encâm
Kime ayak sunar kime içürmiş Kimi esrük zatur toprakta müdâm
Ki bir bir içer ol sâkî elinden Bay ü yohsul ulu kiçi has ü âm
Zehi şerbet ki bir kez andan içen Ne subh olduğun bilür ne ahşâm
Ne şerbettir bu hiç rengi bilünmez Kızıl mı ak mıdur puhte za hâm
Ne arslanları yaturmuş bu sâkî Ne ejderhalar olmuştur ana râm
Selâtinler yaturdu sâkî Ki bunlar bir köyü idi Rum ü Şâm
1- Günümüz Türkçe'siyle:
Ecelin elinde bir ulu kadeh var Ki içi dolu ders verici olaylar
Kimine kadeh sunar kimine içirmiş Kimi toprakta esrik sürekli yatar
Ki bir bir içer o sakinin elinden Zengin yoksul küçük büyük olanlar
Ne güzel şerbet ki bir kez içenler Ne sabahı ne akşamı anlarlar
Ne şerbettir bu hiç rengi bilinmez Kızıl mı ak mı olgun ya ham anlamazlar
Ne aslanları yatırmış bu saki Boyun eğmiştir ona ne ejderhalar
Sultanları yatırdı bu saki Ki Anadolu'yu Şam'ı köy sayardı onlar
|
|
|
|
|
Logged
|
Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved An murâdet zudter hâsıl şeved
*Mesnevî* ''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
|
|
|
|
Mevlânâ muhibbi
|
 |
« Yanıtla #21 : AÄŸustos 26, 2008, 01:10:21 ÖS » |
|
gencînen olsam vîrân edersin
âyînen olsam hatrân edersin
tîr-i nigehden dâğ-ı derûna
baksan ne işler seyrân edersin
sâkî keramet sende yâ bende
bahri habâba mihmân edersin
nezzâre-i germ ettikçe ey çeşm
ateşle âbı yek-sân edersin
ey huşk zâhid dem urma meyden
dest-i dû'ayı mercân edersin
zâhid o meh-veş pür-nûrdur kim
bütdür demezsin îmân edersin
mâdâm uçarsın gözlerde ammâ
rûyun perî-veş pinhân edersin
tabl-ı tehîden gümdür sühanlar
bîhûde gâlibefgân edersin
etvâr-ı çarha uy mevlevî ol
seyrân edersin devrân edersin
ŞEYH GALİB
Definen olsaydım kırar dökerdin beni.aynan da olsaydım,kendine hayran ederdin...
Bir baksaydın ok bakışınla yaraladığın gönlüme...neler,neler seyrederdin neler?
Ya sende var keramet,ya bende ey saki; (çünkü sunduğun badeyle) denizi damlaya konuk konduruyorsun.
Yana yakıla(sevgiliye) baktıkça a gözüm,ateş ile suyu eşit arttırıyorsun.aşkın ateşi ile hasretin gözyaşı birbirini ne söndürebilir,ne yakabilir.
Ey hoşgörüsüz sofu! içkiden bahsetme durup dururken.mercan dalı gibi taş mı kesilsin duaya açık ellerimiz? (yoksa özel''mercan duası''mı okuyalım senin için? ! ...)
A sofu! o ay parçası öyle bir nurdur ki,sen bile puttur demez,iman edersin.
Sevgili! periler misali yüzünü gizlemek nedir bir yandan; öbür yandan gözlerde uçup durmak da ne?
Galip! boş davuldan güme gidiyor sanki sözlerinve figanların boşuna! ...
Gel,mevlevi ol.göklerin bir bir etrafında dönüşlerine uyarak kâh dönersin,kâh dönerken gezersin! ......
|
|
|
|
|
Logged
|
Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved An murâdet zudter hâsıl şeved
*Mesnevî* ''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
|
|
|
|
Mevlânâ muhibbi
|
 |
« Yanıtla #22 : Eylül 15, 2008, 11:55:15 ÖÖ » |
|
AÅŸk
Tînet-i Âdemde konmasa eğer sevdâ-yı aşk Cenneti bir dâneye satmazdı ol dânâ-yı aşk
Kenz-i mahfîden zuhûra geldi eşyâ lâ-cerem Bâd-ı hubbiyle temevvüc etdi çün deryâ-yı aşk
Tâlib-i dîdâr olup ayılmaya tâ haşredek Kim ki nûş ede ezel bezminde ger sahbâ-yı aşk
Aşk ü müşg olmaz nihân ânı bilir halk-ı cihân Âşık-ı bî-çâreye mümkün müdür ihfâ-yı aşk
Bülbülün hâlin bilenler gûş ederler nâlesin Bir gül-i bî-hâr içündür bunca hûy u hây-ı aşk
Aşk-ı Şîrîn oldu feryâdına Ferhâd'ın sebep Ey nice dânâyı Mecnûn eyledi Leylâ-yı aşk
Ey Hüdâyî hâlet-i aşkı ne bilsin her meges Kulle-i Kâf-ı hakîkat mürgüdür ankâ-yı aşk
Aziz Mahmut Hüdai
|
|
|
|
|
Logged
|
Gûr-ı hâne-i râz-ı tû çün dil şeved An murâdet zudter hâsıl şeved
*Mesnevî* ''Sırrının mezarı gönül olursa, muradın daha çabuk hasıl olur.''
|
|
|
|